Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Marx’ı Raftan İndirmek
19 Ağustos 2019 Pazartesi Saat 17:51
Semir Ataullah, 15 Ağustos 2019
 
Eğer kitapevlerinin daimi ziyaretçilerinden iseniz raflarında temel bir değişiklik olduğunu fark etmişsinizdir. Bu değişiklik, Karl Marx’ın Das Kapital kitabının ideolojiler bölümünden kendisinin komşu olmayı hiç istemeyeceğini düşündüğüm yazarların bulunduğu felsefe bölümüne yanına taşınmasıydı.
 
Görünüşe bakılırsa Marx’ın şansızlığı, yaşarken olduğu gibi öldüğünde de onu terk etmemiş.
 
Evet, ey yoldaş Marx, bu olayın şansızlıktan başka bir açıklaması yok!
 
Uzun bir hayatı dünyadaki yoksullara çözüm bulmaya adadın ama senden ilk vazgeçenler ve senin adına kurdukları partilerin kapılarına kilit vuranlar da onlar oldu.
 
Uzun geceleri ve kısa günleri çözümler aramak, insanları, düşünce ve gelenekleri geçersiz kalmak ile geçirdiğin Londra’daki adresini bile aralarında hatırlayan kalmadı...
 
Oysa bu sırada; Lübnanlı rahmetli ve aziz politikacı Raşid Kerami’nin misafirlerini mangalda ısınmasını nedeninin aşırı tasarruf eğiliminden değil de tahtanın yanarken çıkardığı kokunun zevkini çıkarma isteği olduğuna ikna etmeye çalışması gibi anneleri çocuklarını soğuğun kışın meyvelerinden biri olduğuna ikna etmeye çalışır ve ailen içecek doğru düzgün bir çorbayı bile zor bulurdu.
 
İkamet ettiğin Soho Caddesi’nde kolera salgını görüldüğünde bütün komşuların kaçarken senin ailen ile gideceğin hiçbir yerinin olmadığı, 1 yıl sonra da Dean Street’teki evine polisin geldiği ve zaten birkaç parçadan oluşan eşyalarına el koyduğu, çocuklarının botlarını ve tek paltonu satmak zorunda kaldığın günü hatırlıyor musun ey yoldaş?
 
Peki komşularından birinin, eşine annesinden kalan tek şey olmasına rağmen size ait olması mümkün olmadığı için polise evinizdeki cam vazonun çalıntı olduğu ihbarında bulunduğu günü hatırlıyor musun?
 
O gün; koruyucun, dostun ve düşünce arkadaşın Friedrich Engels’e şöyle yazmıştın: “Şimdi ilk kez, şansızlığın ne anlama geldiğini anladım.”
 
Affedersin ama hiçbir şey anlamamışsın!
 
Bugün, dünyanın herhangi bir şehrinde kitapçıya girip uzun yıllar yer aldığın raflarda artık sana uygun bir yer kalmadığını gördüğünde asıl şansızlığının boyutunu anlayacaksın.
 
Dünyayı birbirine karşı kışkırttın, onu ikiye ayırdın, şehirlerin sokaklarında senin adına sloganlar atan, sözlerine ve sloganlarına yer veren, kapitalizmi ilelebed yerle bir ettiğine dair umutlu ve gürültülü gösteriler düzenlenmesine yol açtın.
 
Ama burada, Dean Street’te 1853 yılında evine gelen yetkili polis senin ve ailenin durumu ile ilgili hazırladığı tutunakta şöyle yazmıştı:
 
“Her şey ama her şey kırık ve parçalanmış. Kitaplar, el yazmaları, gazeteler, çocuk oyuncakları ve eşinin kullandığı dikiş malzemelerinin üzerinde bir toz tabakası birikmiş. Fincanların kenarları kırık, kaşıklar, çatallar, bıçaklar ve lambalar kirli. Bazı kazanlar çamur, kül ve tütün lekeleri ile dolu. Bütün bunlar Marx’ın sigara dumanı kaplı odasının girişine yığılmış. Burada oturacak bir yer aramak tehlikeli bir iş. Yanındaki sandalyenin sadece 3 ayağı var diğer sandalye sağlam ama çocuklar üzerinde oynuyor.”
 
Sence bütün bunlar, kitapçılardaki çalışanların kitaplarını, sadece kesin olarak kuşku duyanların durduğu felsefe rafına taşımalarından daha mı katı ve acımasızdı ey yoldaş!
 
 
Cherkessia.net, 19 Ağustos 2019

Bu haber toplam 2686 defa okundu.


Meral Özel Ataseven

İngilterede bir kütüphane müd milletvekili oluyor, görevi bitince kütüphane müd geri dönüyor. (İsmi aklımda değil. Fraklı Engels'in yazarı) Niye bu göreve geldiniz diyorlar. Mesleğime geri döndüm diyor. 1980 sonrası, ideolojik kitapları diğer kitapların raflarında görmek beni güldürüyor.

21 Ağustos 2019 Çarşamba Saat 15:50
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net