Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dil İmal Edilmez, Sadece Öğrenilir
08 Ekim 2019 Salı Saat 21:15
Her dilin kapısı açıktır, Adıgece de onlardan biri.
 
Bir dil başka bir dilin sözcüklerini kullanabilir, yabancı kökenli sözcükler, girdiği yeni dilin görüntülerine bürünürse, o dilin sözcüğü imiş gibi olur.
 
Ğış Nuh: Dil bilimleri doktoru, Profesör.
 
Rusça ya da başka bir dilden gelmiş diyerek uzun bir süreden beri ulus tarafından kullanılan sözcükleri Adıgece-Çerkesçeden atmak doğru olmaz. Daha önce Adıgece olarak geniş bir biçimde kullanılmış olan ay adları daha çok Latince kökenlidir. Ama bu adlar, birileri beğenmemiş olmalı ki Adıgeceden atıldılar. İlginç olan şey ise, Latin kökenli olan o sözcükler, adlar, kendi dillerinde karşılıkları olmasına karşın, olduğu gibi Rus, Gürcü, Ermeni, Alman, vd dillerde halen kullanılıyorlar.
 
Biz Adıgeler, herkesten daha akıllı ve daha dil zengini olmalıyız ki, alıştığımız sözcükleri dilimizden attık. Bu tutum Adıgeceyi bir koruma ve geliştirme yöntemi olamaz, dili daha da yoksullaştırır.
 
Adıgece bir kalıp gibi, bir basılı kitap gibi sırf Adıgece sözcüklerden oluşmuş bir dil değil, Adıgece kuruluş özelliği bulunan her sözcüğü Adıgece bir sözcük olarak kabul edebiliriz.
 
Adıgece için anadili diyoruz, ama hiçbir anne Adıgece konuşan bir bebek dünyaya getirmez.
 
Diğer diller de öyle. Ulusun dili anadili değildir, seçilerek, belirlenerek öğretilmiş olan dildir.
 
Anadili olan canlılar ise hayvanlardır. Adıgelerin anadili dedikleri şey, ana babaların bebeleriyle Adıgece konuşarak öğrettikleri dildir. Ana babalar çocuklarıyla İngilizce konuşurlarsa, İngilizce de öğretebilirler, bu durumda çocuğun anadili İngilizce olur. Bu nedenle çocuğun anadili öncelikli olarak anne ve babasının çocuğuna öğrettiği, çocuğu ile konuştuğu dil olur. Bundan şu anlam çıkar, “dil imal edilmiyor, yapılmıyor,  öğreniliyor”. Bunu ana babaların anlamaları, Adıgeceyi Adıge (Çerkes) ulusunun kaybetmemesi için, Adıgelerin çocukları ile Adıgece konuşmaları şart.
 
“Adıge dili resmi dil yapıldı” demek yetmez, dil üretilen, imal edilen bir meta, bir mal değil, o bakımdan sırf resmi dil demekle dil sorunu çözülmüş olmuyor. 
 
Dil bir eşya gibi üretilemez, imal edilemez, öğrenilir ve öğretilir, dedik. 
 
Yeni baştan altını bir kez daha çizerek söyleyelim, bir sürü bahane sıralamaya gerek yok. 
 
Başka dillerden Adıgeceye girmiş olan sözcükler Adıgeceyi zayıflatmaz, dilimizde çok sayıda sessiz (мэкъэзэращэ) sözcük bulunuyor olması dile zarar vermez, alfabemizde çok sayıda işaret bulunması bahane olamaz, okullarda Adıgece ders saatinin azaltılmış olmasına da bir çözüm yolu bulunabilir. 
 
Adıge edebiyatını Rusça çevirileri üzerinden okutmak  Adıgeceyi öğrenme anlamına gelmez, çözüm olamaz. Adıgeceyi öğrenen kişi Adıgece sesleri de duymalı, Adıgeceyi öğrenmek isteyen kişi Adıgece konuşmalı (1). 
 
Bu da ayrılan süreye (saate) bağlı, bunun için gerekli para, eğitim fonundan, hafif bir esnetmeyle, değişiklikle karşılanabilir. Örneğin, öğrencilerin dinlenmeleri için bütçeden fona aktarılmış bir hayli para var. 
 
Kent okullarında okuyan ve Adıgece bilmeyen öğrenciler, yaz tatili süresince, gruplar halinde Adıge köylerine götürülüp oralardaki okullarda tatil yapmaları sağlanabilir, o yolla çocuklar Adıgece ve Adıge kültürü, geleneği ile tanıştırılabilir. 
 
Bütün bu işler öğretmenler gözetiminde, öğretmenlerin çocuklar  arasında bulundurulmasıyla başarılabilir. 
 
Öğretmenlere dinlence fonundan ders ücreti ödenebilir.
 
Adıgecenin toplum yaşamımızdaki yerinin azalmakta olması (erimesi) sorununu, yazım kuralları, alfabe ve Adıge halklarının birbirinden uzak  yerlerde yaşıyor olmaları gibi nedenlere bağlayamayız. 
 
Asıl neden, kişilerin Adıgeceyi kullanma düzeyi, dile duydukları sevgi ile açıklanabilir. Tanrı dili insanlara konuşup anlaşmaları, kullanmaları için verdi. 
 
Adıgece bu özelliğini, kullanılma durumunu yitirmeye başlayınca, Adıgece bilim ve onu öğrenme düzeyi de düşmeye başladı. 
 
Adıge halkları dillerini sevecek olurlarsa, yok olmaya yüz tutmuş olan bu kötü  gidişi durdurabilirler (2). 
 
Olanaklar  çoğaldı: Kitaplar, dergiler, gazeteler, radyo, televizyon, telefon, bilgisayar, spor, bilim, dünya toplantıları, vb. Adıgeler o denli olanakların bulunmadığı, okuma yazma bilen sayısının çok az olduğu dönemlerden de geçtiler. 
 
Hatko Ahmed’in “Adıge psevç’e” gazetesinin  ilk sayısı için yazıyorum” adlı şiirinde, yeni doğmuş bir bebek için söylenen sevgi dolu sözcükler şöyleydi:
 
"Yeni doğmuş bu bebeğin, başını okşuyorum,
 
Kendimi tutamıyor, bebeğe iki üç kez daha bakıyorum.
 
İlk gazete sayfasına bakıp takılma,
 
Sonrası farklı olur.
 
Yanıtını bulursan,
 
Geleceğe  haykır,
 
Sevgili çocuk, emekçiler arasından ışıldıyorsun".
 
Yaşlı Łımafe resmi göstererek sevinçle gazetenin ilk sayısını yaşlı eşine böyle  okuyordu. 
 
Şimdi herkes okuma yazma  biliyor, okunacak  dünya kadar kitap var, ama okuyan insan sayısı azaldı. 
 
Öğretmenler, bizler ve yaşlılarımız, çocuklarımızı Adıge gazetesini, Adıgece kitapları seven ve okuyan kişiler olarak yetiştirmeliyiz. 
 
Okuma yazma bildikleri halde K'eraş Tembot, Meşbaş İshak, Yevtıh Asker, Aşın Hazret, Beretar Hamid, Kuyeko Nalbıy, Şencentsuk Ali, Kışeko Ali, Çeleşbıy İsmail, Utıj Boris ve diğerlerinin Adıge dillerinde yazdıkları kitapları okumama nedenini anlayamıyorum. 
 
Televizyon, bilgisayar ve cep telefonu başında vakit öldürenler için yazarlarımızın yazdığı kitaplar, şayet okuyacak olurlarsa ilaç yerine geçecektir.
 
Bizler, hepimiz, bozuk bir Adıgece konuştuğu için yaşlı komşumuz Guğejuj'un (Гугъэжъужъ) kınadığı komşusu gence söylediği şu sözleri unutmamalıyız: "A evladım, dil imal edilmez, öğrenilir". 
 
Bizler Adıgecenin yaşadığı bir dönemde doğduk, Adıgeceyi öğrenmek görevimiz. 
 
Adıgeceyi öğrenmek için Adıgece konuşanlarla daha fazla bir arada olmalı ve konuşmalıyız, Adıgece yayımlanmış kitapları daha fazla okumalıyız. 
 
Adıge yüreği taşıyan, ulusunun yok olmasını istemeyen herkes Adıgeceyi iyi öğrensin,  güzel Adıge geleneklerini de yaşatsın.
 
Ğış Nuh, Dil bilimleri doktoru, Profesör.
 
Adıge mak, 23 Eylül 2019
 
 
(1) - Politik baskı Adıgeceyi öldürüyor. Türkiye Adıgeleri içinden çok kişi Adıgece biliyor ama konuşmuyor. Çünkü Adıgece korku nedeniyle kullanılmayarak işlevsiz hale getirilmiş. Adıgece radyo ve tv yayını olmaması da gerilemeye ve güncel gereksinmeleri karşılayacak terim ve sözcüklerin üretilmesini engelliyor. Adıgece istenmeyen dillerden biri olmuş. Bu da dili paslandırıyor, çürütüyor. - hcy
 
(2) - Dili sevmek, öznel, bireysel bir durum, kanımızca dili yaşatmak için yetmez. İsrail Adıgeleri,  Osmanlı, İngiliz ve İsrail yönetimleri altında yaşadılar. Bu nedenle baskı ve aşağılanma politikaları ile karşılaşmadılar. Kafkasya Adıgeleri  baskıcı, asimilasyoncu Kruşçev ve Brejnev dönemlerini yaşadılar. Sovyetler Birliği’nin dağılmasında bu baskıcı politika ana neden oldu. Sovyetlerde, Gorbaçov öncesinde Rusça dışında bir dilde, özellikle Doğu kökenli bir dilde konuşanlar aşağılandılar, zaman zaman da dövüldüler. Adıgeler şimdi de Putin dönemini yaşıyorlar. Türk ve Arap yönetimleri de, baskıcı. Baskılar devlet eliyle uygulanıyor, o halde çözüm Adıge halklarının kendi devletleri (AC, KBC, KÇC) eliyle baskıya karşı yasal önlem almalarından geçer. Sorun Rusya Federasyonu azınlık halklarının ortak sorunudur. Radikal çözüm devlet eliyle olabilir, bunun dışında alınacak önlemler  geçici önlemler, aspirin tedavileri olmaktan ileriye gidemez. - hcy
 
Çeviri: Hapi Cevdet Yıldız
 
Cherkessia.net, 8 Ekim 2019

Bu haber toplam 2998 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net