Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Barasbi Bgajnokov Hakkında
15 Aralık 2020 Salı Saat 19:49
Sufyan Jemuhov, 12 Aralık 2020, echo.msk.ru echo.msk.ru/
 
Barasbi Khaçimoviç Bgajnokov’un hayatını kaybettiğine inanmak hâlâ çok güç... Pek çok kişi için bu, telafisi mümkün olmayan ulusal ve kişisel bir kayıp. Barasbi, benim için en değerli insanlardan biriydi. Yaşam ilkelerimi, bilimsel yaklaşımlarımı ve toplumsal faaliyetlerimi derinden etkilemişti.
 
Bgajnoko Barasbi
 
Bgajnokov'un fikirlerinin gücü, onun kişisel kimlik krizine bir cevap niteliğinde olmalarındaydı. Barasbi, babası Khaçim Gumaroviç Bgajnokov (1915-2002) Sosyalist Emek Kahramanı olduğunda 12 yaşındaydı, o zamana kadar ve ondan sonra da bölge komitelerinde, bölge yürütme komitelerinde, kolhozlarda ve fabrikalarda yöneticilik yapmıştı.
 
Babanın devamlı olarak bir şehirden diğerine seyahatlerle geçen çalkantılı parti ve iktisat faaliyetlerinin karşılığı çocuklarının, o dönemin önde gelen diğer figürlerinin çocuklarının da olduğu gibi Ruslaştırma ve Sovyet ideolojisi faaliyetlerine maruz kalmaları oldu.
 
Barasbi, üniversiteye girdiğinde ana dilinde okuyup yazamadığını anlatırdı. Ana dilini Kabardey-Balkar Devlet Üniversitesi’nin Filoloji Fakültesi’nde öğrendi ve daha sonra SSCB Bilim Akademisi Dilbilim Enstitüsü’nde “Psikodilbilimsel İletişim Sorunları” (1974) adlı doktora tezinin savunmasını yaptı.
 
Dil ile beraber kültürünü de öğreniyordu. Ebeveynlerin çocuklarına selamlaşmayı, sofrada oturmayı, yaşlılarla ve karşı cinsle iletişim kurmayı öğretmek için baz aldığı ünlü “Adige Görgü Kuralları” (1978) adlı eseri yazan Bgajnokov, “Ben görgüsüz bir insanım” diyerek şaka yapmayı severdi.
 
“Şenhabze” (görgü) şeklindeki yeni kelimeyi kullanıma soktu. Daha sonra "Adigeler Arasındaki İletişimin Etnografyası Üzerine Denemeler" (1983) adlı eseri yazdı ve daha sonra da “İletişim Kültürü ve Etnik Gruplar” (1985) üzerine doktora tezinin savunmasını yaptı. O yıllarda genç Bgajnokov, halka açık dersler vererek çoktan büyük bir dinleyici kitlesi elde etmişti. Ben de karşılaştırmalı görgü kuralları üzerine yaptığı konuşmaları dinleyen öğrencilerden biriydim.
 
Sufyan Jemuhov, Politolog.
 
Bgajnokov ile "Çerkes Şenliği" (1991) adlı kitabını bitirirken tanıştık. Bgajnokov, "Dans, kimliğin temellerinden biridir ve gözlerimizin önünde yitip gitmekte" derdi. Komsomol* gençliğinde dans etmeyi hiç öğrenmemiş olan ben, SSCB’nin dağılmasının ardından Adige dansının ana vatanında veya diasporada bulunan, sadece Rusça, Türkçe, Arapça, İngilizce veya İbranice bilen, genç insanlardan oluşan yeni bir nesli bir araya getirdiğinde Bgajnokov’un yaptığı çağrıyı dikkate aldım.
 
Fakat büyük resim zaman geçtikçe görünmüştü. Bgajnokov’un kitabının gerçek anlamını ancak yıllar sonra Amerikan bilim insanı Charles King sayesinde anlamıştım. (bu arada “History of the Caucasus” adlı kitabı hakkında Bgajnokov bir inceleme yazısı yazmıştı.) 2008 yılında Nalçik'i ziyaret eden King, her hafta Abhazya meydanında düzenlenen Çerkes şenlikleri (Adige Ceug) 
karşısında çok etkilenmişti.
 
Amerikalı profesör, ünlü koreograf Kazbek Balkarov ile arkadaş oldu ve onunla birlikte İskoç gaydası eşliğinde yapılan danslar düzenledi. O zamanlar King beni, İskoçların erkek etekleri için kullanılan ekoseli kumaş gibi “eski” insan yapımı ürünlerin çoğunun aslında yakın zamanda icat edilmiş şeyler olduğu teorisiyle tanıştırmıştı.
 
King, bana “Adige Ceug” olgusunu beraber araştırmayı teklif etti. Araştırmamız hiç beklenmedik bir bulguyla sonuçlandı. “Adige Ceug” teriminin Bgajnokov’un “Çerkes Şenliği” isimli kitabının başlığının birebir çevirisi olduğu ortaya çıktı.
 
Bu eserden önce Adige dilinde “Adige” ve Ceug” kelimeleri hiçbir zaman beraber kullanılmamıştı. Dans hareketinin kurucularından biri olan Zalina Şeriyeva, kendisinin ve arkadaşlarının, 2005 yılında Bgajnokov’un kitabından esinlenerek “Adige Ceug”u nasıl yeniden canlandırdıklarını anlatmıştı. Ancak aslında bunu yeniden canlandırmamış, yaratmışlardı.
 
Bgajnokov tarafından kaleme alınan “Kanjal Savaşı” (2008) ve aynı ismi taşıyan konferansın organizasyonu modern bilim ve toplumsal hayatta bir dönüm noktası oldu. Bu ikisi, 2008 ve 2018 yıllarında 1708 Kanjal Savaşı’nın yıldönümlerinde yapılan atlı geçiş törenleri şeklindeki başka bir hareketin bilimsel temelini attılar.
 
Bgajnokov şaşırtıcı derecede çok yönlü bir insandı. 1990’ların başlarında siyasi kürsüden Kabardey ulusal hareketinin liderlerinden ve Abhazya’nın bağımsızlık mücadelesinin düzenleyicilerinden biri olarak konuşmalar yapardı.
 
Bunu izleyen yıllarda kendini bilime adadı. 2007-2014 yılları arasında İnsani Araştırmalar Enstitüsü’nü yönetti, “Adige Görgü Kuralları” (1999) ve “Ahlakın Antropolojisi” (2010) adlı eserlerinde empati ve özsaygının ahlaki kategorilerini inceledi. İkincisinin bölümleri İngilizce’ye çevrildi ve Amerika’da yayınlandı.
 
Barasbi Bgajnokov’un dolu dolu geçirdiği hayatı ve verimli faaliyetleri, Çerkes kimlik krizine bir yanıt niteliğindeydi. Komünist totalitarizminin ve post-Sovyet ideolojik boşluğunun zorluklarından geçen fikirleri; durgunluk, Perestroyka, ulusal yeniden doğuş çağındaki genç nesilleri şekillendirdi.
 
Sokaklara ve meydanlara onun ismi verilecek. Bu özel insan hakkında tezler ve kitaplar yazılacak. Hâlâ Bgajnokov’un çalışmalarının, nasıl büyük ölçüde onun görgü kuralları ve ahlakı üzerine kurulan modern Çerkes ulusal kimliğinin kavramsal temeli haline geldiğini idrak etmemiz gerekiyor.
 
*Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin gençlik kolu
 
 
Kaynak: https://echo.msk.ru/blog/word/2756672-echo/?fbclid=IwAR04dzWqMSJBqiV-bTgVR2G8dhG61Srm3nc7TEACjTw3lSypX5319JF6cfo
 
 
Çeviri: Ahsen Sıla Gökpınar
 
Cherkessia.net, 15 Aralık 2020

Bu haber toplam 3613 defa okundu.


Yılmaz Dursun

Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun inşallah.

15 Aralık 2020 Salı Saat 20:48
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net