Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Geleneksel Sosyonormatif Kültürün Bir Bileşeni Olarak Adıgağa
22 Ocak 2021 Cuma Saat 23:10
Geçen yüzyılın 30'lu yıllarında İngiliz E. Spencer, Çerkesya ve Çerkesleri yakinen tanıdıktan sonra, Çerkes toplumunun yapısı hakkında hiç de şaşırtıcı olmayan bir şekilde söz etti.  "Bu izole edilmiş halkın ulaştığı medeniyet derecesine hayran kalmamak elde değil. Tüm bunlar, atalarının gelenekleri ve ozanlarının şarkıları dışında, başka düzenleyicileri olmadan, herhangi bir yazılı yasa olmaksızın" diye belirtiyor (Spencer 1855: 192).
 
Böyle bir sosyal ilişkinin, Adıge xabze’nin Adıge ahlak, hukuk kodlarında ve Adıge etiğinde  (Adıgağa)  biriken zengin kültürel öz örgütlenme deneyimi nedeniyle, eski Hatti uygarlığıyla genetik bağlar sayesinde sürdürüldüğü bilinmektedir.
 
Dr. Bgajnoko Barasbi
 
Bunlar, Çerkeslerin geleneksel sosyonormatif* kültürünün iki bileşenidir ve her biri kapsamlı bir çalışma gerektirir. Bu nedenle, burada açıkça ahlaki felsefe ve kültürel antropoloji ilkelerine dayanan, tarihsel - hukuk ve  pratik etik (asıl etik) olmak üzere iki yönüyle  araştırma konusu ortaya çıkıyor.
 
Geçen yüzyılda şekillenen ilk yönü, modern tarihçiler ve etnologların eserlerinde geliştirildi.
 
Daha az bilinen ve üzerinde çalışılan, sosyal ilişkilerin ahlaki düzenlemesi deneyimidir. Her durumda, özel olarak seçilmemiş ve etik teori açısından incelenmemiştir.  Bu bağlamda, etiğin görevinin, tarihsel olarak yerleşik ahlaki ilişkiler deneyimini tanımlamak, genelleştirmek ve sistematik hale getirmek, sıradan unsurların arkasına gizlenmiş ahlaki ilkelerin mantığın kanıtına dayalı, gündelik hayatın akıntısının ve rutininin arkasında göstermek olduğunu belirtmek isterim.
 
Adıge ahlakına ilişkin, bu görev tamamlanmadı. Yakın zamana kadar, iyi koordine edilmiş ve organize bir sistem olarak Adıge etiği sorunu, 1957'de Yu.K. Namitok’un doğru bir şekilde Adıgağa’nın olması gereken en iyi ahlaki niteliklerden biri olduğunu kaydetmesine rağmen, bilimimiz gündemine  bile gelmemiştir. Aslında gerçek bir Çerkese özgü ve doğasında olması gereken ahlaki nitelikler dizisi: insanlık, saygı, misafirperverlik,verilen bir yükümlülüğe sadakat vb. (Namitotok 1957:31). Bilimsel literatürde, bu, Adıge etiğinin gerçekliğinin ilk göstergelerinden biridir.
 
50-60 yıllarında, etik bir sistem olarak Adıgağa ile ilişkin, iki dilde Çerkesçe-Rusca sözlüklerinde ve  Çerkes dilinin açıklayıcı sözlüğünde  yer aldı. Bunu takiben, 70'li ve 80'li yıllarda, Adıgağa’nın doğası ve işlevlerinin daha net ve daha anlamlı bir yorumunu bulabileceğiniz yayınlar ortaya çıktı (Bkz.: Şorov; Bğajnokov). Çalışmalarımda, Adıgağa’nın, Çerkes toplumunun  sistemik entegrasyonu için bir mekanizma olduğu, etnik toplumun ahlaki gücünü ve enerjisini üreten bir mekanizma olduğu defalarca vurgulandı.
 
Daha yakın zamanlarda, bu Adıgağa kurumunun anlam ve amacının felsefi ve genel sosyolojik bakış açısıyla  ele alındığı makaleler ve kitaplar ortaya çıkmıştır (Hanahu, Tsvetkov 1995; Hanahu 1997; Kaslandziya 1995).
 
Bu çalışmalarda Adıge etik sisteminin detaylı bir analizi bulunmamakla birlikte, konunun  kendisi Adıgağa’nın  temel özelliklerine nüfuz etme derinliği ile büyülüyor, bu yönde gerçek bir atılımı işaret ediyor. Adıgağa’nın  tarihsel olarak hüküm süren manevi, ahlaki düşünce ve davranış kalıplarının bir sistemi olduğu, bu sistemin etnik toplumun dünya görüşü, imajı veya yaşam tarzıyla karşılaştırılabilir olduğu vurgulanmaktadır. Adıgağa’nın en önemli sosyal işlevlerinin listesi de vurgulanmaktadır: iletişimsel, özdeşleşim, ideolojik, aksiyolojik, eğitici, dünya görüşü, bilişsel (Hanahu 1997: 50-51).
 
Çerkeslerin ahlaki kültürüyle ilgili en son araştırmalar da dahil olmak üzere diğer, etnografi, pedagoji, kültürel çalışmalar çerçevesinde yapılan çalışmalar bu anlamda sadece bir adımdır (Bkz. Örneğin: Mafedzev 1991; Zagazejev 1996; Gutov 1997). Bu eserlerde, ihmal edilebilecek önemsiz bir değermiş gibi  "Adıgağa" teriminden bahsedilmiyor bile.
 
Ancak, Adıgağa konusuna "dikkatsizlik" denilebilecek ve bazı nesnel nedenlerden kaynaklandığı söylenebilir.
 
Öncelikle, geçmişin bilinen ideolojik tutumlarının ataleti ve bu tür değerlere odaklanmanın bile onaylanmadığı gibi baskıcı bir tutum kendini  hissettiriyordu. Ancak en önemli engel, elbette, "Adıgağa" kavramının karmaşıklığıdır. Tarif  etmesi, tanımlaması ve analiz edilmesi zor olan ince bir konudur. Bir çok eserde "Adıgağa" kelimesinden bahsedilirken, genellikle sadece gündelik insanlık,saygılı olma, misafirperverlik gibi erdemlerle birlikte,bazen  Çerkes görgü kuralları ile eşanlamlı olarak kullanılmaktadır (Mamxegova 1993: 7).
 
Bazen de Adıgağa, Adıge Xabze’nin yapısal birimlerinden biri olarak kabul edilir ve bu da gerçeğe uymaz (Mafedzev 1997: 47). Bu yazarların araştırmaları da, genellikle eserlerinin hiçbir zaman rasyonel bir açıklama bulamayan bir konuya adanması açısından oldukça merak uyandırıyor. Bütün bunlar,  Adıgağa hakkında analiz, açıklama, tanımlamaya uygun olmayan,  geçici mistik bir fenomen olarak, bir tür mit yaratılmasına büyük ölçüde katkıda bulunur.
 
Aslında, oldukça basittir: Adıge Xabze teriminin  önemli ölçüde iki farklı anlamda kullanılması, geleneksel sosyonormatif kültürün senkretizminin bir sonucu, bir tür sonradan etkisidir. Adıge Xabze, ahlaki ve hukuki bir yasadır. Yani ahlaki (öncelikle görgü kuralları) ve hukuki kuralları düzenlenerek tek bir bütün halinde birleştirildiği  toplumsal bir kurumdur.  Aynı zamanda örf ,adet hukukunun ve görgü kurallarının sentezi veya örgütsel birliğin ideolojik temeli olan geleneksel etiğin Adıgağa  olduğu gerçeği bizim için çok önemlidir.
 
Adıgağa, Adıge Xabze normlarına, amaca yönelik programların karakterlerini, sinerjik bir tasarım ve plan temelinde sosyal davranış modellerini verir.
 
Adıge Xabze’nin tanımı gereği, Adıge etiği tarafından kontrol edilmeyen, ilkeleri ve idealleri ile çelişen, normları (kuralları) olamayacağı anlamına gelir. Son olarak, bundan çok önemli başka bir sonuç daha ortaya çıkmaktadır: Adıgağa’nın doğasına değinmeden, Adıge Xabze’nin kendine özgü özelliklerini anlamak, kavramak  ve bütünüyle tasavvur etmek imkansızdır.
 
Ne yazık ki, bu bağlamda, Çerkeslerin geleneksel sosyonormatif kültürü sorunu hiçbir zaman gündeme getirilmedi.
 
Bu nedenle, "Adıge Xabze"(Aдыгэ Хабзэ), "Wuerk Xabze" (Уэркъ Хабзэ), "Adıgağa"(Адыгагъэ) gibi kavramlar hakkındaki yargılar çok yüzeyseldir ve çoğu zaman çelişkili ve ikna edici değildir.
 
 
*Sosyonormatif : Bir dizi yasal, ahlaki ve diğer sosyal kuralları içeren norm oluşturan bir kültürdür. Toplumun tüm sosyokültürel alanını, yani tüm sosyal kurumları içerir. (Rus Sosyolojik Ansiklopedisi/ Akademisyen G.V. Osipov, Norma-İnfra,M, 1998). (Y.B.)
 
Kaynak: Bğajnoko Barasbi,Адыгская этика- Adıge etiği ( Adıge ahlaki değerler sistemi), Nalçik,EL-Fa ,1999
 
Çeviri: Beşto Yılmaz Beştepe
 
Cherkessia.net, 22 Ocak 2021

Bu haber toplam 3438 defa okundu.


Adeje Bülent Atçı

Adıgağe Medeni Toplum, Kamil İnsan, Erdemli Toplum..
Xabze gelenek örf adet ve hukuk, Bu Xabze kapsamı olan her iki alanı da statik kılmaz değişkendir. Bu değişkenliğinde kriterini belirleyen mutlak anlayış Adıgağe'dır. Adıgağe der ki Yeku- Yemuk,, (Yemuk burada ayıp manasında asla değil..) Ölçütü koymuş değişimin Medeni Topluma ve bireye uygun olan ve olmayan .

Yani değişim mutlaka

1- İhtiyaçtan olmalı,

2- Mevcut var olandan daha iyi olmalı .

3- Teknoloji ve günün şartlarından kaynaklı olmalı.. Nacizane bu şekilde anladım ve yorumladım ..

Yılmaz Beştepeye de çok tşk ederim, güzel çeviri yapmış.

23 Ocak 2021 Cumartesi Saat 16:26
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net