Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İçi, Dışına Çıkan İktidar
17 Şubat 2021 Çarşamba Saat 22:52
Navalni, yetkililerin içlerini dışlarına çıkartmalarını sağladı. Mide bulantısının sebebi ortada.
 
Bu korkunç yapının nasıl nefes aldığını anlamak daha zor. İçinde farklı şeyler görmekteyiz. Birileri “Navalni, rejimin belini kırdı.” derken diğerleri de “boşa kürek çektiğini” iddia ediyor. Bazıları “güvenlik güçleri iktidarı ele geçirdi” derken diğerleri “her şey darmaduman oluyor” diye yanıt veriyor. Bazıları “Batı, Putin karşısında geri çekiliyor” derken bazıları da “Batı asıl şimdi Putin’e zarar verecek” diyor.
 
Lilia Shevtsova:Rusya ve Avrasya uzmanı. Politolog.
 
Birbirleriyle bağdaşmayan yorumları şu şekilde devam ettirmek mümkün: totalitarizmin eşiğindeyiz; Rusya, totalitarizmin çürümesine tanıklık ediyor; Putin yarın gidecek; Putin “sonsuza dek” kalacak. İçinde bulunduğumuz sistemi nasıl adlandıracağımız konusunda anlaşamıyoruz: seçim demokrasisi mi seçim otokrasisi mi? Veya gerçek seçimlerimiz olmadığına göre bambaşka bir şey mi?
 
Her şey karmaşık kolektif bir bilinç gibi görünüyor. İroni şudur ki pek çoğu da doğru: birbirini dışlayan itkiler sergileyen bir sistemde yaşıyoruz. Aynı zamanda, sistem tıpkı dalga geçer gibi; zıtlıklar, doğru ve yanlış, hukuk ve kanunsuzluk, demokrasi ve otokrasi arasındaki farklılığı yok ediyor.
 
Sistem bize yalanlara bürünmeyi öğretti ve biz de aldanmaya hazırız.
 
Bilincimiz, bütünleşme gibi görünen çürüme algısıyla başa çıkamıyor. Resmi sadeleştirerek veya metaforlarla süsleyerek baş ağrımızdan kurtulmaya çalışıyoruz. Özde olanı stille değiştiriyoruz ya da çıkış yolunu başkalarının düzenlerini benimsemede buluyoruz. Dahası, herkes kendi bakış açısına uyanı görmek istiyor. Bazıları işlevsizliğin nedeni olarak hükümetin norm saydığı şeyi görüyor. Diğerleri ise aksine, Kremlin’in normunda sistemsel bir hata olduğunu düşünüyor.
 
Tüm bunlar olurken sistem, kafa karıştırıcı bir biçimde şekil değiştiriyor. Kendi yarattığı “Navalni Faktörü”nü yok ederken Kremlin şiddete başvuruyor. Bunu totalitarizme doğru bir dönüş olarak görmekteyiz. Ancak bir ideoloji olmadan ve dekoratif kurumların varlığıyla bu mümkün müdür?
 
Vatandaşların dışarı çıkma isteğini ortadan kaldırmak için bir "kozmonot'' sürüsünü fırlatarak Kremlin, kendini temize çıkarmaya çalışıyor. Otokrasi sahibi birinin, halkını “Orada benim malım olarak gösterilen hiçbir şey, ne bana ne de yakın akrabalarıma aittir ve asla da olmamıştır" diyerek inandırdığını nerede gördünüz? Sızlanmak “güçlü bir elin” yönetimine yakışmaz.
 
Kremlin, sokakları temizledikten sonra seçimlere hazırlanmaya başladı. Ancak tutuklamanın ve seçim kampanyasının bir arada olması şizofreni değildir de nedir?
 
Rusya kendi postmodernizmini Batı'ya ihraç ediyor. Rusya'nın Avrupa Konseyi üyeliği Kremlin'in 10.000 kişiyi hapse atmasını engelleyemiyor. Ancak liberal demokrasilerde katılımcıların %66'sının Rusya'ya olumsuz yaklaşması, Batı'nın Rusya ile bilişsel uyumsuzluğunun tedavi edilebilir olduğunu gösteriyor.
 
Kremlin kendi diyalektiğini oluşturuyor. Hükümet, çıkarların bağımsız ifade kanallarını yok ederek, lider-muhalif çevresindeki siyasi ve ideolojik farklılıklar üzerine kendiliğinden bir hareket şeklinde yanıt veriyor. "Dikey Muhalefet", iktidarın ahlaki reddi ile beraber hoşnutsuzluğunu daha hızlı arttırıyor. Ancak bu, sistem karşıtı bir protestoya dönüşmek zorunda olmayan rejim karşıtı bir protestodur.
 
Sözde demokratik kurumlar ve seçimler, otokrasinin güvencesidir. Temsil ilüzyonu yaratarak gerçek temsil için umudu yok ederler.
 
Sistemin, vatandaşların değişim için çabalamasını istediği ve aynı zamanda da onları engellediği bir durum ortaya çıkar.
 
Bu arada, biz yorumculara otokrasinin yeniden üretilmesinde düşen bir rol var. Genellikle dikkati önemli olan şeylerden uzaklaştırırız. Beklenti veya umutsuzluk yaratırız. Rusya'nın öngörülemezlik tarafından yönlendirildiği konusunda ısrarcıyız, çünkü sistemin yapısını kurcalayamayacak kadar tembeliz.
 
İnternetten bilgi alma imkanı olan Rusların bile %43'ünün ülkenin "doğru yolda" ilerlediğine inanması ve "Saray”ın gösterilmesinden sonra Başkan Putin'in onaylanma oranının %64 olduğu gerçeği (Levada Center anketleri, "yabancı ajan" olarak adlandırılmaktadırlar) topluma bu "doğru yol" denen şeyin ne olduğunu açıklayamadığımızın bir göstergesidir.
 
Düşünsel egzersizlerin bazı sonuçları vardır. Navalni'nin rejime ölümcül bir darbe indirdiğine dair inanç, memnuniyetsiz insanların onu bitirmek istemesine ve bunun bedelini mahvolmuş bir hayatla ödemesine neden olabilir. Her şeyin anlamsız olduğu düşüncesi bir kıyamet yaratabilir.
 
Analitik pop müziği durdurmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Peki ya nasıl düşüneceğimizi unuttuysak?
 
Sonuçta farklı bir konuda uzmanlaştık: bir anlığına ve tercihen Kremlin tarafında tepki vermek. Onun hakkında ne kadar az şey bilirsek, o kadar çok konuşuruz. Putin hapşırdı, bu ne anlama geliyor ki? Medvedev siyasi bir ceset mi yoksa hayata dönecek mi? Sobyanin'in bir şansı var mı? Bir de bu Volodin….
 
Ve böyle sonsuza kadar gider.
 
İktidar hakkında fısıldaşmak Rusya'da bir uzmanlık alanı haline geldi. En popüler ilgi alanı da “Putincilik”. Okurlarımıza, başlıkta değerli "Putin" kelimesi yoksa okunacak bir şey olmadığını öğrettik. Zaten canlı yayını açıp evdeki zamanı iyi değerlendirmek varken neden okuyasınız ki?
 
Bu durum, sonu olmayan bir sözlü yağmur şeklindeki bir ek güvenlik ağı elde eden iktidar için iyidir. Onaylayıcı veya gerçekleri açığa vurucu şekilde olmasının bir önemi yok. 
 
Bunun Kremlin’e ne zararı var ki? Bırakın iftira atsınlar!
 
 
Kaynak: https://www.facebook.com/ShevtsovaLilia
 
 
Çeviri: Ahsen Sıla Gökpınar  
 
Cherkessia.net, 17 Şubat 2021

Bu haber toplam 1036 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net