Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Eve Giden Yol
22 Şubat 2021 Pazartesi Saat 21:53
Madina Khakuaşeva: Haklarında hiçbir şey bilmediklerimin, isimlerini bir kere bile duymadıklarımın ruhları şad olsun
 
Çocukluğumda bir gün bir kabustan uyanışımı ve büyükannemin bana dua okuyuşunu hatırladım.
 
Çok geçmeden duayı hararetli ve neredeyse sessiz bir şekilde okumaya devam etmişti ancak buna rağmen açık bir şekilde bana garip gelen sözcükleri ayırt edebiliyordum.
 
Bu sözcükler çocuklara veya aileye değil millete adanmıştı: “Allahım sen büyüksün, milletimden geriye kalan bir avuç insanı sakla ve koru!”
 
Şaşırmıştım, ama hemen unutmuşum ve şu ana kadar da bir kez olsun hatırlamamıştım. Çocukluk kabusum gerçeğe dönüştü. Şaşırtıcı değildi. Bu korkunç ama kendi tuhaf yarım kalmışlık hissimden özgürleşen gerçeğin beklentisiyle yaşadığım artık belli oldu.
 
Büyükannemin gece ettiği dualarıyla, söylenmemiş sözlerle, yaşlıları ağlatan hacılar hakkındaki ilahilerle ve kalbimde, sanki hiç dolup taşmamışçasına, açlık hissi asla bitmeyen bir bulimia hastası gibi dış dünyanın izlenimlerini açgözlülükle emen ve yine de kaybolmayan bir açıklık kalan, doldurulamayan bir boşlukla ona hazırdım.
 
"La-ilaha-illallah," diye fısıldadım ama kabus geçmedi. Kalbimin güm güm atışını hissettim ve içi boş kalbime yavaşça sızan acıyı dinledim.
 
Dayanılmaz bir hale geldiğinde gözlerim karardı ve nefessiz kaldım. Ve sonra zihnimin karanlık derinliklerinden aniden büyükannemin bana herkesten gizli öğrettiği bir dua gün yüzüne çıktı. Eski ve yeni sözcükler sıraya dizilmişlerdi ve gözyaşlarından tuzlanmış gibiydiler.
 
Dr. Madina Hakuşeyeva
 
Sanırım, yarı unuttuğum ana dilimde hiç bu kadar uzun süre konuşmamıştım: “Yüce Allah’ım! Haklarında hiçbir şey bilmediklerimin, isimlerini bir kere bile duymadıklarımın, ölen akrabalarımın, bu akrabalarımın ölen akrabalarının, ölen arkadaşlarının, binlerce çocuğun, yaşlıların, isimsiz bedenimden ve kanımdan olan, defalarca çürüyüp yeni bir kılıkta, ben olarak tekrar doğan kadınların ve erkeklerin ve şu anda bu dünyada olanların ruhlarını dinlendir.
 
Çürümeyen ruhları yanan çukurlardan ve evlerden kurtulmaya çalışan canlı canlı yakılanların; bedenlerinin ardında denizin dibini görmenin mümkün olmadığı, o istekle bakılan, başkasına ait lanetli sahili hiç görmemiş olan canlı canlı gömülenlerin ruhunu şad eyle. “Halkımdan geriye kalan bir avuç insanı”, duyduğum sözleri hatırladım, “yeryüzünde sakla ve koru. Milletimin dünyanın dört bir yanına dağılmış milyonlarca insanını sakla ve koru!”
 
Babalarının topraklarında yeniden bir araya gelmeleri için onlara hafıza, güç ve heves ver. Kendi Tanrılarını, milletlerini, dillerini unutmalarına izin verme. İz bırakmadan kaybolmalarına, diğer milletlerin içinde dağılmalarına izin verme. Sadece yüzyıllardır soluklaşan, boğuk çıkan seste kalmalarına izin verme.
 
Birilerinin, çocuklarına “Vardılar ama artık yoklar” demesine izin verme.
 
Zamanla savaşta kendilerini savunan ve bin yıllık çatlak yumurtadan eşsiz bir ifadeyle ve yüce bir ruhla uçup giden binlerce kişinin anısına ihanet edilmesine izin verme!
 
Uçabilen milletin kanatlarını koru!”
 
 
Kaynak: http://www.natpressru.info/index.php?newsid=9638&fbclid=IwAR3T7PoDM-i-_s-QaXahf1tVvwa4k3EzRptyKulDys3xNLsUg2bEdVP3vbo
 
 
Çeviri: Ahsen Sıla Gökpınar 
 
Cherkessia.net, 22 Şubat 2021

Bu haber toplam 822 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net