Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bir Dil İçin Üç Alfabe
14 Mart 2021 Pazar Saat 09:25
14 Mart’ta Kuzey Kafkasya'nın Çerkes cumhuriyetlerinde Çerkes dili ve yazı günü kutlanıyor. Etkinlik büyük önem taşıyor. Çünkü Çerkes dili, Rusya ve dünyanın birçok küçük halkların dili gibi, yok olma tehlikesi altındadır. Bu nedenle özel bir dikkat gerektiriyor.
 
Çerkes (Adıge) dili, Kuzey Kafkasya halklarının izole edilmiş bir dil grubuna ait olup, dünyanın diğer dilleriyle güvenilir bir akrabalık ilişkisi yoktur. Bugün Batı (Adıge-Çerkes veya k’akhe/ кIахэ), Doğu (Kabardey-Çerkes) dillerine veya lehçelere bölünmüştür. Bununla birlikte, tek bir gelişmiş literatür formla birleştirilmiş, günlük yaşamda kullanılan bir çok lehçe ve ağıza ayrılmıştır.
 
Antik Yunanlardan İslami hacca
 
Çerkeslerin ataları arasında yabancı bir alfabe kullanılarak sözlerini yazma geleneği uzak geçmişe dayanıyordu. Eski Sindika (şimdiki Anapa), madeni para ve mezar taşlarında Yunan alfabesiyle yazılmış eski Çerkes sözcükleri bulundu. Benzer bir gelenek Orta çağ’da, Bizans İmparatorluğunun etkisi altında Çerkesler arasında Hıristiyanlığın yayıldığı dönemde de izlenmiş, ancak bu uygulama Osmanlı İmparatorluğu'nun istilası ile kesintiye uğramıştır.
 
Bu nedenle,18. Yüzyılın sonuna kadar bu dil yazı diline sahip olamamıştır.
 
Yerel asırlık geleneksel ulusal hafızanın ahenkli bir sözlü aktarım sistemi geliştirmiş olduğundan, Çerkeslerin buna özellikle ihtiyacı yoktu.
 
Çerkes soyluların çocukları küçük yaştan itibaren hitabet sanatı konusunda yetiştirildiler, dini ihtiyaçları için, Osmanlı  İmparatorluğu'nun din adamı temsilcileri Türkçe ve Arapça okuryazarlığı konusunda eğitildi. Dini alanda, Mekke'yi ziyaret eden saygın kişilerin, Hacıların eski mezar taşlarında bugün hala görülebilen Arap alfabesi ile eski Osmanlıca yazı kullandılar. Yazı sadece nüfusun dar bir katmanına erişilebilir olarak kaldı.
 
 
Çerkes (Adıge) yazı sistemi nasıl oluşturuldu?
 
İlk girişimler ve ilk sözlükler
 
 
Kabardey ve Batı Çerkesya'da farklı zamanlarda bir alfabe oluşturmak için ayrı girişimlerde bulunuldu, ancak hiçbir başarı sağlanamadı. Batılı Çerkesler arasında, böyle bir girişim 19. yüzyılın başlarında Şapsığ Natauk Şeretluk tarafından yapıldı. Ancak el yazmalarını yakmak zorunda kaldı. Rivayete göre, yukarıdan sesler duydu, gerçekte büyük olasılıkla din adamlarının direnişiyle karşılaşmasıdır. 1846'da bir sözlük yayımlayan Etnograf ve Kafkas uzmanı Leonti Lyulye , Batı Çerkesçenin gramerini yaratmaya çalıştı.
 
Kabardey'de, Kiril bazında bir alfabe yaratmaya yönelik ilk faydalı girişim, St.Petersburg Üniversitesi'nin öğretmeni oryantalist Ivan Mihayloviç Gratsilevski tarafından yapıldı. 1829'da, Sultan-Azamat-Girey'ın komutasındaki Leib Muhafızları Kafkas-Gorski müfrezesine üniversitenin mütevellisi olarak gönderilerek, Rus dili tercümanı ve öğretmeni olarak görev yaptı. Gratsilevski, filo subayların eğitimi için Kabardey dilinin alfabesini ve temel dilbilgisini Kiril alfabesi temelinde bağımsız olarak derledi. Çerkes eğitimci Negume Şora, Arapça grafiklerin kullanımına paralel olarak, kendi Kabardey alfabesi versiyonunu geliştirdi. 1830'da, Kiril grafiğinde tam teşekküllü bir alfabe oluşturmak için Gratsilevski'nin çalışmalarıyla destekledi, ancak hiçbir zaman yaygınlaşmadı.
 
14 Mart Çerkes Dili ve Yazı Günü" olarak kutlanması, Bırsey Wumar 'ın 14 Mart 1853'te Tiflis'te yayımlanan ve 1860'a kadar sadece dar bir kapsamda kullanılan ilk "Çerkes dilinin alfabe kitabı" ile ilişkilidir. Stavropol spor salonundaki dağ okulu mezunu ve öğretmeni olan Bırsey Wumar, 1850'lerde Çerkes dilinin yeterli yazılı formunun yokluğuyla karşılaştığı zaman sorun üzerinde çalışmaya başladı. Kıdemli bir öğretmen olarak, öğrencilerine öğrettiği Arapça harfler temeline dayalı " Çerkes dilinin alfabe kitabı " nı yayımladı. Bırsey Wumar 'ın eserinde, alfabetik sıraya göre düzenlenmiş 81 kelimeden oluşan kısa bir Rusça-Çerkesçe sözlük de içeriyor. Kelimeler Rusça transkripsiyonları verilmiştir. Rus grafik temelinde oluşturulan Çerkes alfabelerinden farklıdır. Bu alfabeye dayanarak, bilim adamı, Kafkas uzmanı Peter Uslar, Bırsey ile birlikte geliştirdiği Kiril "Kabardey alfabesini" 9 yıl sonra yayımlandı (1862).
 
Alfabe çalışmaları
 
Tam teşekküllü bir çalışma, 20. Yüzyılın başında, Çerkes alfabesinin Arapça temeline dayanan birkaç versiyonunun aynı anda ortaya çıkmasıyla başladı. 1890’larda Kabardey’de Bırsey ve Uslar'ın çalışmaları temelinde, dilbilimci Lopatinski'nin Kabardey sözlükleri, gramerleri ve ders kitapları yayımlandı. 1920’de yerel uzmanların çalışmasıyla güncellenmiş bir alfabenin yayımlanmasıyla birlikte gelecekte eğitim materyallerin geliştirilmesine devam edildi. Aynı zamanda, bazen aynı yazarlar tarafından Arap harfli versiyonlar da geliştirildi.
 
 
Batı Çerkeslerin en iyi alfabe versiyonu, 1918’de Yekaterinodar'da (Çerkesçe,Bjeduğkale, 1920’den sonra Krasnodar YB) Yekaterinodar Çerkes Yardımlaşma Cemiyeti kurslarından mezun olan dil bilimci Bekuh Ahmed tarafından oluşturulup baskısı yapılan alfabe olarak kabul edildi. Devrimden sonra, Kuban devrimci komitesi alfabe formatında bir ders kitabı yayınlamaya karar verdi. Bu alfabe, 1927 yılına kadar Adıgey Özerk bölgesi basını, gazete, edebiyat ve ders kitaplarının basımında kullanıldı. Bu alfabenin gelişimi, temel olarak alınan Çerkesçenin Çemguy lehçesinin literatür formunun aktif yayılmasına katkıda bulunmuştur.
 
Aynı zamanda yabancı Çerkes diasporasında, 1910’da Muhammed Kemal Huaj’ın Kahire’de Arapça olarak yayımlanan "Çerkes alfabesi", 1917’den itibaren de Türkiye'de dilbilimci Blanau Batokov tarafından geliştirilen Latin temelli alfabe Ahmed Bekuh'un da okuduğu okulda kullanıldı. Ayrıca Türkiye’de Muhammed Pçehatluk (Dr. Mehmet Ali Pçehatluk) tarafından Arapça grafik temelinde bir alfabe oluşturularak yayımlandı.
 
Sovyet tarzı birleştirme ve dilin bölünmesi
 
1924 yılında, SSCB halklarının alfabelerini Latin harflerine dönüştürme fikri Çerkeslere de ulaştı. Dilbilimci Nikolay Feofanoviç Yakovlev, Adıgey'deki meslektaşı Aşhamaf Daud Aşeviç ile birlikte Çerkesçenin Latin alfabesine dönüştürme projesini tasarladılar. 1926'da proje ortaya çıktı. Bir yıl içinde daha basit hale getirildi. Daha sonra Adıgey bölgesel halk eğitimi bölümünde temel alındı.
 
Aynı şekilde Yakovlev, Kabardey dilinin Latin bir sözlüğünü oluştururken dilbilimci Bati Hurano’ya danıştı. 1933-34 yıllarında, ayrıca sözlükler ve yazım ders kitapları yayımlandı. Bu şekilde, büyük harfler olmadan ve SSCB dilleriyle birleştirilmeden, sözlükler büyük ölçüde Kiril’e çevrildiği 1938 yılına kadar sürdü. Kabardey'de bu geçiş dilbilimci Tuta Borukaev tarafından yönetildi.
 
1938'e gelindiğinde, Kuzey Kafkasya'daki Çerkeslerin modern yazı biçimleri oluşturulmuş oldu. Bununla birlikte, dillerin edebi biçimlerine dilsel sınır çizgisi ve karışık lehçeler dahil edilmediğinden, paralel gelişmelerle birlikte doğu ve batı Çerkesçenin tamamen bölünmesine yol açmıştır. Sonraki Adigey ve Kabardey alfabelerini birleştirme girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı.
 
Bugün, Adıgey ve Kabardey dilleri, gençler arasında konuşanların kaybıyla ilişkili olarak, öyle ya da böyle sorunlar yaşıyor. Bugün de Kafkas halkı Çerkeslerin binlerce yıllık bilgeliğini oluşturan esnek ve canlı formu olan eşsiz dillerini korumalarını diliyorum.
 
Halkın ve devletin modern dil öğretim yöntemlerini bulma çabalarının, tüm insanlığın kültürel mirası paneli içinde bu parlak mozaiğin korunmasına yardımcı olacağına inanmak istiyorum.
 
Kaynak: https://nazaccent.ru/content/32483-tri-alfavita-dlya-odnogo-yazyka.html?fbclid=IwAR0An4vkLPtQ2rq5FJtPjPyNJXKG0ZqZkgtnNTkZIJeMCIm10i0cvNVSBmI
 
 
Çeviri: Beşto Yılmaz Beştepe
 
Cherkessia.net, 13 Mart 2021

Bu haber toplam 2611 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net