Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Etok Anıtı
09 Şubat 2022 Çarşamba Saat 11:02
Cherkessia.net yayın kurulu notu:
 
Etok anıtı her açıdan Rus Çarlığı, Sovyet ve günümüz Rusya tarihçilik anlayışı açısından Çerkeslerin tarihi hakkında belirlenmiş sınırların dışına çıkan bir arkeolojik eser. Yunan harfleriyle ve Yunan ve Kril karışımı olduğu düşünülen Yunanca ve Çerkesce yada bilinmeyen bir dilde denilerek yazılmış iki dilli bir anıt. Hangi döneme ait olduğu konusunda şimdiye kadar kesin ortak bir bilimsel sonuca da varılmış değil. 
 
Bir yüzünde ateşli silahlı adam figürü olduğunun Güldenshtadt tarafından farkedilmesi, bu farkedilen figürün sonradan anıtta oluşturulduğu izlenimini de vermekte ve hâlâ tartışmalı bir konu. Yunan ve Kril karışımı harflerle yazılmış olduğu iddia edilen diğer dile harflerin ses karşılığı verildiğinde ortaya Kabardey diyalekti ile çözülen kelimelerden oluşan cümlelerin çıkması ve zaten bunu Şora Negume'nin de daha önce farketmesi oldukça dikkat çekici bir konu. Bu açıdan bakılınca, Rus tarih tezlerinin Çerkesler için koyduğu sınırların dışında bir tarihi realite ortaya çıktığı için, yazıttaki Yunan ve Kril harfleri karışımı bir alfabe olduğu iddia edilen diğer dile ait yazılmış ifadeler konusunda Çerkeslere ait olduğunun inkarı ve reddine dayalı bir yaklaşım oluşmuştu. 
 
Rus resmi tarih tezlerine göre Çerkesler Merkezi Kuzey Kafkasya'da 14-15. yüzyıldan önce yoktular. Yani Rus tarih tezleri Çerkeslerin 14-15. yüzyıldan önce Merkezi Kuzey Kafkasya'da olmamaları yönünde bir sınır çizmiştir, diğer bir çok tarihi ve etnolojik konuda Çerkeslere daha başka sınırlar çizdiği gibi. Elbette Turçaninov'un da ortaya attığı iddilara mesafeli yaklaşmak gerekir. Ancak Turçaninov'dan bağımsız olarak Etok anıtına değinmiş Kafoev ve Şore Negume'yi de dikkate almak gerekir. Okuyucunun çeviriyi bunları da gözönünde bulundururak okuması faydalı olacaktır.
 
***
 
Etok anıtı (Etok heykeli - Duka-bek heykeli - Otobüs Anıtı), 265 cm yüksekliğinde, çizimler ve oyma yazıtlarla kaplı granit bir anıttır. Yapılış zamanı kesin olarak belirlenememiş olmasına rağmen bazı tahminlere göre MS 4. yüzyılda, diğer verilere göre ise 12. yüzyıl veya 15. yüzyılın sonu ile 16. yüzyılın başlarında yapılmıştır. Anıt, 1773 yılında İ. Güldenshtadt tarafından Nalçik-Pyatigorsk yolunun sağında, şimdiki Etok köyünün yakınlarında keşfedildi. 1881 yılında anıt, o zamandan beri bulunduğu Moskova Tarih Müzesi’nin 12. Salonuna getirilmiştir.
 
Etok Anıtı - 4. yy. * 12. yy. * Milattan sonra 15. yy. sonu - 16. yy. başı
 
Granit. Yükseklik: 265 cm
 
Devlet Tarih Müzesi, Moskova
 
İçerik
 
1. Anıtın Tanımlanması
 
2. Anıtın Kaderi
 
3. Yazıtların Deşifre Edilmesi
 
4. Çerkes Efsanesi
 
5. Eleştiri
 
6. Ayrıca bkz.
 
7. Notlar
 
8. Bağlantılar
 
Etok anıtının 1787 yılında Yohann Güldenshtadt tarafından çizimi:
 
 
Anıt, ilk olarak 1771-1773 yıllarında Alman gezgin ve doğa bilimci Yohann Güldenshtadt tarafından Kafkasya gezisi sonrasında tasvir edildi. 1773 yılının Mayıs ve Haziran aylarında Kabardey’i ziyaret ettiği sırada burada Podkumka'nın sağ kolu olan Etoko Nehri kıyısında bir anıt gördü. Höyüğün üzerinde bir savaşçının heykeli duruyordu, yanından bir pınar akıyor ve bir yol geçiyordu.
 
Anıtın çizimini ayrıntılı bir tasvirle birlikte “Reisen durch Russland und im Caucasischen Gebürge” adlı kitabında yayınladı. Y. Güldenshtadt, Etok heykelinin runik yazıtını yeniden oluşturdu ve anıtın ayrıntılı bir tasvirini yaptı. Daha sonra çizim Kont Jan Potocki'nin "Astrakhan Bozkırlarına ve Kafkasya'ya Yolculuk" (T. 1, Paris, 1829) adlı kitabında tekrarlandı.
 
Ünlü Rumyantsev Kütüphanesi'nin kurucusu Şansölye Kont Nikolay Rumyantsev, Rusya'nın vilayetlerine defalarca bilimsel geziler yaptı. 1823 yılının yazında ise, Pyatigorsk’un çevresinde bilimsel bir keşif gezisi yaptı.
 
23 Haziran 1823 tarihinde Metropolit Yevgeniy Bolhovitinov’a yazdığı mektubunda N. Rumyantsev, anıtın ayrıntılı bir tanımını verdi:
 
“Anıt, 8 fit 8 inç yüksekliğinde bir granit taştan oluşmaktadır. Ellerinden beline kadar bir insan figürünü kabaca tasvir etmektedir ve belin altında bir yazı görülmektedir. Kısmen Yunan, kısmen de Slav harfleriyle bilinmeyen bir dilde yazılmış olması oldukça ilginçtir. İmzadan sonra çeşitli kaba figürler oyulmuştur. Biri iki şövalyeyi tasvir etmektedir. Heykelin yüzü Moğol'a benzememektedir, çünkü burnu uzundur ve Çerkes’e de benzememektedir çünkü çok yuvarlaktır. Ancak en ilginç ve farklı sonuçlara yol açabilecek olan şey, yakanın arkasında bulunan küçük bir haç tasviridir.”
 
Adıge halkının aydınlarından Şora Bekmurzin Nogmov da, 1893 yılında "Adıge Halkının Tarihi" adlı kitabında şöyle açıklıyor:
 
“Bu anıt, işlemeli bir kep ve boyuna dikişli, kesimi günümüzün beşmetine benzer bir elbise içindeki genç bir adamı temsil ediyor. Dört adet dörtgen toka ile tutturulmuş ve korse altında ortada dikilmiş dar bir deri kemer ile iliklenmiştir; elbisesi kıvrımlıdır. Bacaklar yapılmamıştır, ancak alt kısım, ön yüzünde Yunanca yazıt bulunan bir sütunu ve hayvan avlayan insanları temsil eden birçok figürü, yaya olarak oynanan askeri oyunları ve atlı oynanan oyunları, sağ tarafta heykelin belinin altında oklu bir sadak, sol tarafta ise Gürcü kılıcı gibi saplı bir kılıç ve bir kılıf içinde yayı temsil etmektedir. Bu Yunanca yazıtta, pek çok şeyle beraber Baksan'ın adını da bulabilirsiniz…”
 
Şora Nogmov, anıtla ilgili Adıge efsanelerini yeniden anlattı ve ayrıca yazıtın sonunda anıtın üzerine 4. yüzyılı gösteren bir tarihin oyulduğunu belirtti.
 
Y. Güldenshtadt, anıtın alt kısmında silahla ateş eden bir adamın kabartma olarak tasvir edildiğini fark eden ilk kişiydi ve ateşli silahlar Kafkasya’da 15. yüzyılın sonlarında ve 16. yüzyılın başlarında ortaya çıkmıştı, bu yüzden Duka-Bek büyük ihtimalle bu döneme aittir.
 
 
1849 yılında, Odessa Antika Severler Derneği'nin bir üyesi A. S. Firkoviç'in onu ileride yok olmaktan kurtaran ısrarı üzerine anıt, Pyatigorsk'a getirildi. Burada “Tsvetnik” parkındaki Elizavetinskaya (şimdiki adıyla Akademiçeskaya) Galerisi'nin altında bulunan “açık hava müzesinde” bulunuyordu. Anıt, Moskova'ya, bugüne kadar kaldığı Devlet Tarih Müzesi'ne getirildiği 1881 yılına kadar Pyatigorsk'un mülkü olarak kalmıştır.
 
 
Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Ulusal Müzesi'nde (Nalçik), muhtemelen anıtın bir kopyası sergilenmektedir. Anıtın başka bir kopyası ise Pyatigorsk Yerel Tarih Müzesi'nin lobisinde bulunmaktadır. Bunun, Goryaçaya Dağı’ndaki (Maşuk mahmuzu) peyzaj müzesinin merkezi sergisi haline getirilmesi planlanıyor. 1886 yılında anıtla ilgilenmeye başlayan akademisyen V. V. Latışev, açılış satırlarını kendisi okudu: "Tanrı'nın hizmetkarı Georgiy sakinleşti, Grek... 12 Mart 130 yılında” Bilim insanı Latışev, anlamlarının "tam olarak verilemeyeceğini" söyleyerek sonraki satırları okumayı reddetti.
 
1947 yılında Profesör G. F. Turçaninov, Etok yazıtının metnini Yunanca ve Adıge dillerinin açısından deşifre etti.
 
İlk bölüm Yunanca yazılmıştır ve şu şekilde tercüme edilmiştir: “Tanrı'nın hizmetçisi Yunan Georgiy, sakinleşti (öldü), 12 Mart 130 yılında” Ancak Turçaninov, "Yunan" (Grek) yerine "Pek" şeklinde okunması gerektiğini fark etti.
 
Turçaninov, yazıtın ikinci bölümünü Kabardey dilinde Yunan harfleriyle çevrisini yazdı:
 
"Тыкъу къуй Къаныкъу, къу Пек у(ы) цӏэрэ (хе), хайа Мэрэмэкъу ы къуй, я(й)уэ ытыку" (çevriyazı)
 
Günümüz Kabardey dilinde ise kulağa şu şekilde gelmektedir: "Тыкъуэ икъуэкӏэ Іэ Къаныкъу (и къуе) Пек уи цӏэр хэхауэ, Мэрэмыкъуэ и къуэкӏэ яиуэ итщ” ve şu şekilde çevrilmektedir: “Tuko oğlu Kanuko oğlu - Pek (Bek), size ait olan (bu yazıtta yer alan) isim, Maremuko oğlu tarafından yapılmıştır (oyulmuştur)”
 
G. F. Turçaninov'un elde ettiği sonuca dayanarak, A. Kafoyev, Etok yazıtının kendisine göre bir okumasını yaptı: “Таукъуэу къуий, къаныкъуэу къуэу Пакъ ут Заурэ хэуа. Iэрэмэкъуэу уэ уи къуэу лӏий яйщ” Çevirisi ise şu şekildeydi: “Pak'ın oğlu ve öğrencisi olan Tav'ın sekiz oğlu Gotlarla girdikleri savaşta öldüler. Sekiz erkeğe, (ya da en cesur sekiz kişiye) bir grup oğula adanmıştır (anıt). Yazar, burada verilen Etok yazıtının sözlerini "Dav'ın oğlu Baksan'ın Hikayesi" efsanesinin sözleriyle karşılaştırmıştır. 19. yüzyılın Kabardey aydını Şora Nogmov, onlar tarafından yazıldığı iddia edilen Adıge efsanesinden bahsetmektedir (sadece onun el yazmasıyla bilinmektedir).
 
4. yüzyılda, sekiz oğlu ve bir kızı olan prens Dav, Baksan Nehri kıyısında yaşıyordu. En büyük oğlu Baksan, anavatanının tanınmış bir Nart'ıydı. Tüm kardeşleri ve en tanınmış seksen Nart ile birlikte "Gothların kralı" tarafından öldürüldüğü söylenir. Bunu duyan halk ümitsizliğe kapıldı: “Хьэдащ, хьэдэщ Дауо и къуийр, хьэдэ мыгъуэщ! Дауо и къуий, уей Дауо и къуий” yani “Öldürüldüler! Dav’un sekiz oğlu öldürüldü!! Ah, ne yazık! Dav’un sekiz oğlu!” diyerek erkekler göğüslerini dövdüler ve kadınlar saçlarını yoldular.
 
Efsaneye göre, öldürülen Dav oğullarının kız kardeşleri, cenazelerini Kabardey'e nakletmiştir, onları Etoko Nehri kıyısına onurla gömmüştür ve mezarın üzerine bir taş anıt dikmiştir. Halk bu anıta "Davko Baksan" yani "Dav'un oğlu Baksan" diyor. Efsane bir şarkı ile tamamlanmaktadır.
 
G.F. Turchaninov'un Etok yazıtının (anıtı) Adıge kökeni hakkındaki versiyonuna açık ve uzlaşmaz bir kabulü var, aynı zamanda Adıge dilinde herhangi bir kitabenin bulunamaması ve 5-6. yüzyıla ait bulunan yazıtların sahte olduğu hakkında Tarihsel Bilimler Doktoru, Rusya Bilimler Akademisi'nden N. N. Miklukho-Maclay'in adını taşıyan Etnoloji ve Antropoloji Enstitüsü Baş Araştırmacısı V. A. Shnirelman bu konuda şunları yazmıştır:
 
 
“1940'larda ve 1950'lerde, atalarına bir dizi eski yazılı anıt atfedilerek, Kabardeylere derin bir tarihsel gelenek suni olarak bahşedilmeye çalışıldı. Marr'ın öğrencisi olan dilbilimci G. F. Turçaninov, özellikle bununla öne çıkmaktadır. 1946 yılının Ağustos ayında Nalçik'te Kabardey Araştırma Enstitüsü'nün bir oturumunda, Kabardey dilinde Yunan alfabesiyle yazılmış 5-6. yüzyıllara ait bir yazıt hakkında sansasyonel bir raporla konuşma yaptı (Bu yazıt Etok anıtındaki değil. ç.n.).
 
Onun muhakemesine göre, Kabardeyler o sırada ana Adıge masifinden ayrılıp modern Çerkesya topraklarına taşınmış (günümüz Kabardey-Balkar topraklarına. ç.n.), Bizans ile iletişim kurmuş ve kendi yazılı geleneklerine sahip olmuşlardır (Turçaninov 1946). Ancak, Turçaninov'un da daha sonra kabul ettiği gibi, yazıt (Etok anıtındaki yazıt değil. ç.n.) sahteydi (Lavrov 1966, s. 18; 1967, s. 203). Sonra Turçaninov, Yunan alfabesiyle yazılmış bir dizi belirsiz ortaçağ yazıtlarını Kabardeyce okumaya çalışmıştı. Bu, onun ortaçağ Kabardeylerinin topraklarını doğuda Terek'in ağzına ve kuzeyde Stavropol Bölgesi'nin kuzeybatı kısmına kadar önemli ölçüde genişletmesine izin vermişti (Turçaninov 1947; 1948; 1957)
 
Ayrıca, Etok anıtının ortaya çıkma dönemi de sert bir şekilde eleştirilir:
 
“... yeni araştırmaların ışığında, kökeni belirsiz olan Etok anıtının, Lavrov'un dediği gibi 12. yüzyıla değil, 17. yüzyılın başlarına tarihlenmesi gerekmektedir.” (Kuznetsov 1999a; Kuznetsov, Çeçenov 2000, s. 61-62)
 
Kaynakça:
 
1-Nogmov Sh.B. (erişilemeyen bağlantı). / Ed. A.P. Berge. -  2. baskı, ek.. - Tiflis: Tip. Kafkas Valisi Ana Müdürlüğü, 1861. - 178 s.
Nogmov Ş. B. Adıge halkının tarihi: Şora-Bekmurzin Nogmov tarafından Kabardeylerin efsanelerine göre derlenmiş, oğlu Yerustan Şora-Bekmurzin Nogmov tarafından tamamlanıp düzeltilmiştir. -  3. baskı, ek. - Pyatigorsk: Yazın. I.P. Afanasiyev, 1893. - 144 s.
Nogmov Ş. B. // Adıge halkının tarihi: Kabardeylerin efsanelerine göre derlenmiştir. / Giriş yazısı ve metnin hazırlanması T. H. Kumıkova. - Nalçik: Polygrafkombinat im. 1905 Devrimleri, Elbrus, 1994. - 232 s. -- ISBN5-7680-0850-0, ISBN 978-5-7680-0850-5
 
2-Kafoyev A. J. 12 Kasım 2014 Wayback Machine'de. - Nalçik: El-Fa Yayınevi, 1999. - ISBN 5-88195-324-X
 
3-Latışev V.V., Turçaninov G.F. ve Lavrov L.I., anıtı 12. Yüzyıla tarihlendiriyor.
 
4- Russkaya Planeta
 
5-Gutdenstadt J.A.-St. Petersburg: Verlage der Kaiserlicher Akademie der Wissenschaften, 1787. - 511 s. (Almanca)
 
6-Potocki O. Podróż przez Stepy Astrachania ve Kaukaz 1797-1798. -- NetPress Dijital Sp. z o.o. -- ISSN netpress_pbi_07062 (Lehçe)
 
7-Rusya Dışişleri Bakanlığı tarihi üzerine yazılar. 1802-2002: 3 ciltte T. 3. // Dışişleri Bakanlarının Biyografileri. 1802-2002 / Ed. I. S. Ivanova ve diğerleri - M.: Olma-press, 2002
 
8-Grişenko N. // Stavropolskaya Pravda, 26 Ocak 2007
 
9-Sosnina E.L. - Essentuki: BLG'nin yaratıcı atölyesi, 2006. - 205 s. - (Kılavuzun Hikayeleri, Sayı 5). - BBK 84. R7 C 85
 
10-Jessen A. A. Kabardey-Balkar arkeolojik anıtları // Kabardey-Balkar arkeolojisine ilişkin materyaller / Ed. ed. M.I. Artamonova. - M., L.: SSCB Bilimler Akademisi yayınevi, 1941. - 326 s. - S.7-50. - (3 No'lu SSCB arkeolojisi üzerine malzeme ve araştırma)
 
11-Voynikov J.G. (erişilemeyen bağlantı) // Eski Alano-Bulgar Mektubu (Prof. G. F. Turchaninov'un anısına). - V. Tarnovo: Faber, 2011. - 250 s. - S. 158-163. -- ISBN 9-544-00430-0, ISBN 978-9-544-00430-9
 
12-Voynikov J.G. // Eski Alano-Bulgar mektubu (Prof. G. F. Turçaninov'un anısına) / Per. Bulgarcadan "Marat el-Bulgari". - (Bulgaristan). 2009
 
13-Şnirelman V. A. Alan Olmak: XX yüzyılda Kuzey Kafkasya'da entelektüeller ve siyaset. - M.: New Literary Review (IEA RAS), 2006. - 696 s., - s. 217
Etnoloji ve Antropoloji Enstitüsü. Şnirelman V.A. Alan Olmak: 20. yüzyılda Kuzey Kafkasya'da entelektüeller ve siyaset. - M.: New Literary Review, 2006. - 696 s., ill., s. 218
 
Kaynak: https://www.wiki.ru-ru.nina.az/%D0%9C%D0%BE%D0%BD%D1%83%D0%BC%D0%B5%D0%BD%D1%82_%D0%91%D1%83%D1%81%D0%B0.html?fbclid=IwAR1-daBsI7gA_-hShW0-6-5-cirmKGbtMEMyBHlSgK6idx3YvcZ3h1RlDy8 
 
Çeviri: Ahsen Sıla Gökpınar
 
Cherkessia.net, 9 Şubat 2022

Bu haber toplam 3401 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net