Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ukrayna’nın Çerkes Soykırımını Tanıması Gerekiyor mu?
17 Haziran 2022 Cuma Saat 08:58
Kuzey Kafkasya’da yaşayan Çerkesler ve diaspora Çerkesleri, XIX. yüzyılda Kafkasya Savaşı esnasında bu milletin verdiği devasa kayıpları anmak üzere 21 Mayıs gününü Yas Günü olarak ilan etti.
 
Kafkasya’nın fethi Rus İmaparatorluğu tarihinin inanılmaz derecede kanlı sayfası ve en uzun askeri kampanyası haline geldi zira bölgenin yerli halkı, işgalcilere karşı şiddetli ve etkili direniş gösterdi.
 
Pavlo Podobed: “Prometeus” güvenlik ortamı araştırmaları merkezi analiz uzmanı.
 
1763-1864 savaşı, bölgenin birçok halkının tarihini değiştirdi, ancak Adıgelerin (Çerkeslerin kendilerini tanımladığı isim) faciası gerek boyutları, gerekse sonuçları açısından özel bir yer tutuyor. KAFKASYA SAVAŞI ESNASINDA EN SON ÇERKESLERIN DIRENIŞI KIRILDI.
 
21 Mayıs 1864 tarihinde General Grabbe Kbaada vadisinde (Krasnaya Polyana) askeri tören geçidini düzenledi.  Bu savaş, Rusya İmparatorluğu için fethedilen toprakların ilhakı ile, Çerkesler için ise inanılmaz insan kayıpları (toplam nüfusun ¾’ten fazla) ve Osmanlı İmparatorluğuna sürgünle sonuçlandı.  
 
Çerkeslerin bugünkü milli kimliği iki temel sütuna dayalıdır :
 
Kafkasya Savaşı esnasında Çerkeslerin Soykırımının uluslararası düzeyde tanınması için mücadele; Bugünkü Adıgey Cumhuriyeti, Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkesya topraklarını kapsayacak birleşik Çerkesya’yı kurma niyetleri. Bugünkü Rusya Federasyonu şartlarında her iki hedef oldukça hayali ve hatta umutsuz gözüküyor. Burada nokta koyabilirdik ancak Çerkesler burada da herkesi şaşırtabildi.
 
Çerkes diasporası ve Gürcü paradoksu.
 
Muhaceret (yani Müslümanların savaşlar sonucunda Müslüman Devletine toplu olarak göç ettirilmesi) Kafkasya Savaşı sonucunda devasa boyutlara ulaştı. Yüzbinlerce Çerkes göçmeni Kuzey Kafkasya’nın sınırları dışına sürüldü. Bugünkü Türkiye, Ürdün, İsrail ve diğer ülkelerin topraklarında yaşayan Çerkes muhacirlerinin torunları, ABD ve Almanya’daki göçmen toplulukları Çerkes milli hareketinde önemli rol oynuyor. 2006 yılında Nobel edebiyat ödülünü kazanan Türk yazarı Orhan Pamuk herhalde bugünün en ünlü Çerkesidir. Ataları Çerkes muhacirleri idi.
 
Çerkeslere en yakın halk Abhazlardır. Çerkes (Adıge) dili Abhaz dili ile beraber Abhaz-Adıge dil ailesine aittir (?).
1992-1993 yıllarında Abhazya savaşı esnasında Ukrayna’dan UNSO (Ukrayna Ulusal Kendini Koruma – aşırı sağ milliyetçi grup)  gönüllüleri Gürcistan’ın yanında savaşırken Abhazlar, Ruslar, Çeçenler ve Çerkesler karşı tarafta savaştılar. Askeri uzmanlar, General Sosnaliyev komutasındaki Çerkes gönüllülerinin bu savaşta önemli rol oynadığını belirtmektedir. Gerek Rusya Federasyonunda, gerekse diasporada Çerkesler tarafından düzenlenen toplu eylemlerde ve protesto yürüyüşlerinde Çerkes milli bayrakları yanında tanınmamış “Abhazya Cumhuriyeti” bayrakları bugün de görülebilir.
 
Ancak Çerkes-Gürcü ilişkilerinin zor olmasına rağmen 20 Mayıs 2011 tarihinde Gürcistan Parlamentosu, Rusya İmparatorluğu tarafından işlenen Çerkes halkı soykırımını tanıdı. Gürcistan Parlamentosunun kararı öncesinde Çerkes diasporası tarafından yıllar boyunca yürütülen bilgilendirme faaliyetleri, Gürcü bilimadamları ve politikacıların katılımıyla müteaddit “yuvarlak masa” toplantıları düzenlendi.
 
Parlamento Komiteleri, hazırladığı sonuç raporunda Gürcü mülletvekillerine aşağıdaki önerileri sundu :
 
Rusya-Kafkasya Savaşı döneminde Çerkeslerin (Adıgelerin) toplu imha edilmesini ve tarihi vatanından zorla sürgün edilmesini “Kara Harbinin Kanunları ve Adetleri” 18 Ekim 1907 tarihli IV. Lahey Sözleşmesi ve “Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması” 9 Aralık 1948 tarihli BM Sözleşmesi uyarınca soykırım eylemi olarak tanımak;
 
Rusya-Kafkasya Savaşı döneminde ve bu savaş sonrasında vatanından zorla sürgün edilen Çerkesleri “Mülteci Statüsü” 28 Temmuz 1951 tarihli BM Sözleşmesi uyarınca mülteci olarak tanımak. Karar, toplantıya katılmak üzere kayıt işlemini yaptıran milletvekillerinin ezici çoğunluğu tarafından kabul edildi: 95 Milletvekili “evet” oyunu kullandı, “hayır” ve “çekimser” oyunu kullanan sayısı - 0. Bu konunun görüşülmesi esnasında Parlamentoda hazır bulunan Çerkes kuruluşları temsilcileri, oylama sonuçlarını ayakta durarak ve alkışlayarak karşıladı. Karar sadece diasporalar tarafindan değil, Rusya Federasyonundaki Çerkesler tarafindan da olumlu karşılandı, ancak doğal olarak Moskova’nın kızgınlığını uyandırdı.
 
Bugüne kadar Gürcistan, Çerkes halkının soykırımını resmi olarak tanıyan dünyanın tek ülkesi kalmaya devam etmektedir.
 
Çağdaş Çerkes-Ukrayna temasları
 
Çerkesler arasında farklı siyasi görüşlere ve jeopolitik sempatilere sahip insanları bulabilirsiniz, bu da bütün dünyaya dağılmış beş milyonluk halk için tuhaf bir şey değildir. Ancak Çerkesler ile Kafkasya’nın diğer halkları arasındaki ilişkiler uyumdan ve karşılıklı sevgiden oldukça uzak. Gürcistan Parlamentosunun tarihi kararı onaylamasından sonra bile Tiflis’e açıkça soğuk bakan Çerkeslerin sayısı az değil.
 
Moskova ise Çerkeslerin her türlü uluslararası temaslarını son derecede sancılı algılıyor. Bu husus sadece Çerkesler için değil, genel olarak RF’nun tüm yerli halkları için geçerli ancak hem Kuzey Kafkasya halkları, hem de Sibirya ve İdil-Ural halkları Çerkeslerin uluslararası aktivitelerine gıpta ile bakabiliyor. Ukraynalılar ile Çerkesler arasındaki ilişkiler de pürüssüz değil ancak bu husus Ukrayna kamuoyu tarafından tam olarak bilinmemektedir.
 
Ukrayna-Çerkes temaslarının ilk tecrübesi Kafkasya Savaşı zamanlarına dayanıyor. Zaporog Kazaklarının torunları, bu savaşa ve savaş sonrası Kuban kolonizayonuna aktif olarak katıldılar.
 
Kafkasya’nın Rusya İmparatorluğu tarafından fethedilmesi Çerkes halkının tarihinde kilit konumunda bulunduğundan başta Karadeniz Kazakları olmak üzere Kuban Kazakları ile etkileşimin tarihi tecrübesi Çerkesler için son derecede büyük önem taşıyor ve bugünkü Ukrayna ve Ukraynalıların değerlendirilmesini de etkiliyor.
 
Çerkeslerin (Adıgelerin) tarihi nostaljisi son derecede gelişmiş durumdadır. Sosyal ağlardaki Çerkes gruplarında beş yüz yıllık tarihi haritalarla ilgili görüşmeler, geçen Cuma günü meydana gelen muharebeler görüşülüyormuş gibi canlı bir şekilde cereyan ediyor.
 
Moskova da “tarihi hesaplaşmalar” konusunda büyük bir coşku sergiliyor. Çerkeslerin soykırımı ile ilgili tarihi sorumluluğun Rusya İmparatorluğundan kaldırarak Zaporog Kazaklarının torunlarına üstlendirilmesi Kremlin’e birkaç sorunu birden çözme imkanını veriyor.
 
Birincisi Rusya İmparatorluğunun suçlarından sorumluluğu bugünkü Rusya Federasyonundan kaldırmak.
 
İkincisi Çerkes aktivistlerinin Ukrayna ile siyasi temasları kurmaya yönelik her türlü teşebbüslerinin askıya alınmasını sağlamak (zira bu tür temaslar belirli Çerkes grupları tarafından eleştirilecek).
 
Üçüncüsü Çerkes kimliğini daha da damgalamak (stigmatise), yeni düşmanları ve suçluları aramaya sevketmek.
 
Ancak Çerkes-Ukrayna temasları, sadece sosyal ağlar sayfalarındaki tarihi tartışmalardan ibaret değildir. 2014-2015 yıllarında ABD ve diğer ülkelerdeki Çerkes diasporaları, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü açık olarak destekledi, hatta Rus diplomatik temsilcilikleri önünde protesto eylemlerini düzenledi.
 
2014 yılında Milletvekili Oleg Lyaşko, Ukrayna Parlamentosunu “Rus işgalcileri tarafından Çerkeslerin soykırımı”nı tanımaya çağırdı. 2015 yılında Lyaşko’nun “Radikal Partisi” grubunu temsil eden Milletvekili Dmitro Linko, “Rusya-Kafkasya savaşı esnasında Çerkes (Adıge) halkının soykırımı tanınması konusunu inceleme işleminin başlatılması”na dair taslak kararname tescil ettirdi.
 
Söz konusu belgede üç madde öngörüldü:
 
1. 1763 – 1864 yılları arasında Rusya İmparatorluğunun Kafkasya’da sömürgeleştirme politikasını yürütürken işlediği Çerkes (Adıge) halkı soykırımının tanınması ile ilgili konunun Ukrayna’da inceleme işlemini başlatmak
 
2. Ukrayna Bakanlar Kuruluna konuyla ilgili eylem planının hazırlanmasını ve yerine getirilmesini önermek, bu çerçevede 1763-1864 döneminde Rusya İmparatorluğunun Kafkasya’daki sömürgeleştirme politikası ve Kafkasya’nın yerli halklarına karşı işlenen suçlar konusunda Ukrayna Milli Bilimler Akademisi ve Ukrayna Ulusal Hafıza Ensitüsünün katılımıyla uluslararası bilimsel konferansın düzenlenmesini öngörmek ve bu kararnamenin onaylandığı günden itibaren altı aylık süre içerisinde konuyla ilgili bilimsel, tarihsel, siyasal ve hukuksal sonuç ve öneri raporunu Ukrayna Yüksek Meclisine sunmak
 
3. Ukrayna Yüksek Meclisi İnsan Hakları, Milli Azınlıklar ve Uluslararası Komitesi, Kültür ve Manevilik Komitesi, Hukuki Politika ve Yargılama Komitesi ve Dış İşler Komitesine konuyla ilgili olarak ortak toplantı düzenlenerek kendi sonuç ve öneri raporunun hazırlanmasını önermek. Ukrayna Bakanlar Kurulunun sonuç ve öneri raporu dikkate alınarak Ukrayna Yüksek Meclisince onaylanacak ilgili karar hazırlamak.
 
Ancak bu inisiyatif “önerilen taslak” statüsünde kaldı. 2015 yılından itibaren Ukrayna’da Çerkes soykırımının tanınması konusunda herhangi bir hareket hakkında hiçbir şey duyulmadı, bu konuda tartışmalar bile yok.
 
Enformasyon boşluğu
 
Herhalde Çerkes-Ukrayna temaslarını yoğunlaştırma yolundaki en büyük engellerden biri, 1763-1864 Kafkasya savaşı, Çerkeslerin faciası ve Çerkes halkı bilinirliğinin Ukrainler arasında düşük olmasıdır. Hiçbir tarihsel ve hukuksal sonuç raporu bu boşluğu dolduramaz.
 
Ancak diğer engelleri de belirtebiliriz:
 
Çerkeslerin proaktif tutumunun olmayışı. Belli ki kararnamenin “Ukrayna bürokratik cehenneminde” ölümü, Ukrayna’nın veya Ukraynalıların Çerkes konusunda nihai tutum belirledikleri anlamına gelmiyor. Hayır, bu tür inisiyatifleri ortaya koymakla sınırlı kalmayıp takip etmek te lazım. Bunun için ciddi bilgilendirme çalışmalarına ve Ukraynalı politikacı, bilim adamları, sivil toplum aktivistleri ve basın temsilcileri arasında müttefik aramasına ihtiyaç vardır. Çerkes soykırımının Ukrayna tarafından tanınması, Ukraynalıları
Çerkeslerden daha çok ilgilendiremez.
 
Enformasyon materyallerinin eksikliği.
 
Ukraynalılar Çerkesler ve Kafkasya savaşı hakkında çok az biliyor. Halkımızın bu konuyu ilk başta Taras Şevçenko’nun “Kafkasya” şiiri sayesinde bildiğini söylersek bu büyük bir abartı olmaz. Milli şairimizin bu konuyu çok belirgin anti-Moskova ve anti-sömürgecilik duygularla ele aldığı bellidir. Çerkeslerin gerek akademik çevrelerde diyaloğu, gerekse Ukrayna dilinde bilgilendirici içeriğin oluşturulmasını başlatmaları gerekiyor. Ukrayna vikipedisi için kapsamlı bir makalenin hazırlanmasıyla başlanabilir. Ukrayna’daki Erzya diasporası ve inyazor (Erzya/Mordvin halkının lideri) Sires Bolyaen’in faaliyetleri örnek olarak gösterilebilir (Bolyaen’in lobicilik çalışmaları hakında The Jamestown Foundation için bir makale yazdım).
 
Gürcistan karşıtı pozisyon
 
Ukrayna ve Ukraynalılar, hiç bir zaman ve hiç bir şartta Gürcü karşıtı söylemleri kullanmaz veya kardeş ülkenin egemenliğine açık bir şekilde zarar verebilecek siyasi adımları atmaz. Dolayısıyla “bağımsız Abhazya” sembollerinin kullanıldığı Çerkeslerin her türlü siyasi aktiviteleri resmi Kiev yönetimi için toksik olur.
 
Çerkes-Ukrayna temasları, Ukraynalılar tarafından belirli empatiyi de öngörmektedir.
 
RF’NUN DEZENTEGRASYONU DURUMUNDA UKRAYNA’NIN DOĞU SINIRLARINDA “BAŞKA BİR RUSYA” DEĞİL, YENİ DEVLETLERİN ORTAYA ÇIKABİLECEĞİNİ ANLAMAMIZ LAZIM. BUNLARDAN BİRİ ÇERKESYA OLABİLİR.
 
Bugün böyle bir gelişme tam fantastik olmayıp uzun vadeli bir gelişme olarak gözükse de Çerkes halkı ile dostluk temaslarını şimdiden kurmak lazım. Gürcülerden ders alınabilir.
 
Kaynak: https://novynarnia.com/2021/05/21/chy-potribno-ukrayini-vyznavaty-henotsyd-cherkesiv/?fbclid=IwAR2bgfDoHYassdXoDlv9PwZvVcVRX9ZVkwDZD-W3chjb0t5jLlQFy6Oobmc
 
 
Ukraynaca'dan çeviri: Havjuko Serdar.
 
Cherkessia.net, 17 Haziran 2022

Bu haber toplam 2592 defa okundu.


Cahit Karden

Ukrayna'nın da Avrupa ülkelerininse hatta Amerikan'ında tanıması lazım İslam ülkelerinin de tanıması lazım Çerkesler için 100 yılın en büyük fırsatı değerlendirmeleri lazım. saygılar.

23 Haziran 2022 Perşembe Saat 17:23
Metehan Kanbek

'Dünya üzerinde Rusya merkezli yeni bir sistem oluşurken Rusya'nın dağılacağını nasıl düşünüyorsunuz anlam veremiyorum. Rusya gibi "süper güç" kategorisinde bulunan ülkeler "Grand Strateji" çalışırlar. Batı kendi ayağına sıktı kimsenin haberi yok!"

22 Haziran 2022 Çarşamba Saat 23:19
Abreg Kemal

Paylaşımınız dolayısıyla, bilgilendirmeniz için teşekkür ederim

17 Haziran 2022 Cuma Saat 22:54
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net