Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İlyas Soobtsokov: Ben, Bunu Çerkes Diasporasına Nasıl Açıklayabilirim?
14 Temmuz 2011 Perşembe Saat 00:04
Pek çoğunuz 2008 yılında Gürcistan'ın Güney Osetya'daki agresif tutumu karşısında Çerkes diasporasının Rusya'nın yaklaşımını destekleyen, kalabalık kitle katılımlı gösterilerini hatırlarsınız. Rusya basını bunu fark etmedi. Rusya Federasyonu Başkanı D.A. Medvedev Ürdün'de ki Çerkes diasporasına bu konfliktte Rusya Federasyonu'nu destekledikleri için şükranlarını açıkladı.

Adıgey Cumhuriyeti Adıge Xase (Tahtamıkuay) yöneticisi İlyas Soobtsokov ile yaptığımız sohbet;

"TV Center - Moskova" televizyon kanalında Alekseey Puşkov tarafından hazırlanan "Postscriptum" isimli program cumhuriyetimizde, toplumumuzda büyük yankı uyandırdı. Sizin konu hakkındaki yorumunuz nedir?

Bu yayının, bu konunun dışında öncelikli olarak başka şeylere değinmek istiyorum. Size, gayet net olan, açık-seçik göreceğiniz, çıkarımda bulunacağınız şeyler sunmak istiyorum.

Pek çoğunuz 2008 yılında Gürcistan'ın Güney Osetya'daki agresif tutumu karşısında Çerkes diasporasının Rusya'nın yaklaşımını destekleyen, kalabalık kitle katılımlı gösterilerini hatırlarsınız. Rusya basını bunu fark etmedi. Rusya Federasyonu Başkanı D.A. Medvedev Ürdün'de ki Çerkes diasporasına bu konfliktte Rusya Federasyonu'nu destekledikleri için şükranlarını açıkladı. Rusya Federasyonu Dış İşleri Bakanı İstanbul’da Türkiye'deki Çerkes organizasyonları liderleri ile bir toplantı yaparak onlara, Türkiye'deki Çerkeslere, desteklerinden dolayı şükranlarını sundu.

Rusya basını bunlarıda fark etmedi.

Devlet Duması da, ilk defa olmak üzere, Diaspora Çerkes organizasyonları liderleri ile görüşmede bulunuldu. Yapıcı niteliklerdeki bu görüşmede katılımcılar tüm sorunlar üzerinde görüştüler ve dialoğun sürdürülmesi üzerine anlaştılar. Konu ile alakalı çalışmalar ise hala devam etmekte.

Bu olayı da Rusya basını görmedi. Aslında Rusya elçilikleri, regional yönetimler, toplumsal organizasyonlar vb. tarafından yapılan bu çalışmalar en azından herhangi bir şekilde Rusya basınına düşmeliydi. Ama bu gerçekleşmedi.

Merkezi basın organları tarafından basılan her şey, elektronik basının yayınladıkları kendilerine mahsus bir sınıflandırma ve parlatılmış bir bakış açısı taşıyorlar. Bu ‘Çerkeslerin’ Rusya’nın potansiyel düşmanı oldukları düşüncesinden temel buluyor.

Durum aklımıza bir soru getiriyor. Bu enformasyonel resmin çerçevesini kimler belirliyor? Nasıl bir amaç güdülüyor?

Devletin politika pratiği ile enformasyonel politikası arasında nasıl bir ilişki var; bu sadece kaos mu, akıl almaz bir durum.

Biliyor musunuz, bu günlerde, günümüzde, Çerkes diasporasından Çerkes organizasyonları denetiminde gelen çocuklar Soçi’ye yaptıkları gezinin ardından Adıgey’e döndüler. 12 Temmuzda da Türkiye’ye dönecekler. Adıgey’de Krasnodar eyaletinde pek çok görüşmede bulundular, yetişkinlerin ve çocukların edinimleri pozitifti.

Ve dün akşam, bu programı izledik. Ben bunları,  ülke genelinde yayın yapan bir kanalın Çerkes diasporasını Rusya'nın düşmanı olarak lanse etmesini, bu söylemin nasıl bir sebepten dolayı dile getirildiğini, Rusya devletinde, resmi kanallarla davet edilmiş olarak bulunan,  İnegöl kenti Çerkes organizasyonu yöneticilerine nasıl izah edebilirim?

Geçtiğimiz hafta, bir grup Çerkes diasporası organizasyonu Rusya Büyükelçiliğine parlAmenterlerden oluşan bir heyeti davet ettiklerini ilettiler. Elbette bu televizyon yayını onlara da ulaşacak. Rusya Büyükelçisi bunu onlara nasıl izah edecek?

Bana kalırsa, bu konuda bir şeyler yapılmalı.

Bu şekilde çalışmak imkansız. Böyle yaşamak mümkün değil.

Kaynak: http://www.natpress.net/index.php?newsid=7004

Çeviri: Cherkessia.net


Bu haber toplam 3187 defa okundu.


Ferit Özgür

Sayın Eskişehirli, Büyük Çerkesya diye bahsettikleri yer 16. 17 ve 18. yüzyıllarda Çerkeslerin hakimiyetleri altında tuttukları bölgelerdir.

Yani, Çerkes Pşıları tarafından vergiye-haraca bağlanmış Osetya, Dağıstanın bir kısmı, Çeçenistanın ve İnguşetyanın vs. bir kısmıdır.

Benim anladığım kadarıyla ''Büyük Çerkesya'nın peşinde bunlar'' dediklerinde Asetin, İnguş, Çeçen,kumuk vs. gibi diğer kafkasya halklarına Çerkesler yeniden sizin topraklarınızı da almak istiyor diye propaganda yaparak Kafkasyadaki diğer halklarla Çerkeslerin arasını açmak istiyorlar.

Günümüzde, vatanımızdaki tüm adıge xaselerin özellikle böyle bir şey istemediklerinin altını çizmelerine rağmen bu propagandayı yapıyorlar.

Hatta türkiye'de bile farkında olmadan iki deniz arası çerkeslerin olmalı, iki deniz arası Çerkeslerindir diyenlerde çıkıyorlar. İki Deniz Arasında Büyük Çerkesya diyenlerde çıkıyor. Mesela Ankara derneği dağıstana kadar olan tüm kafkasya halklarını Çerkes ilan edince ''Çerkeslerin ülkesi Çerkesyadır'' gerçeği ile buraların hepsini büyük çerkesya ilan etmekte.

İşte büyük çerkesya diyenler böylelikle sizin deyiminizle küçük Çerkesyanın oluşmaması için diğer kafkas halkları ile Çerkeslerin arasının açılmasını sağlıyorlar.

Çerkesyanın Çerkeslerin ülkesi olduğunu sizde biliyorsunuzdur.
Benim bu sitede gördüğüm kadarıyla hiç bir yazar, Dağıstanı, Çeçenistanı, Abhazyayı, Osetyayı Çerkesya yapmaya çalışmıyor. Buradaki milletleride Çerkes yapmaya çalışmıyor. Yani O ''büyük Çerkesya'' lafı sadece ortalığı karıştırmak isteyenlerin kullandığı bir söz.

Belki düzgün anlatamadım arkadaşlar, ancak site yöneticileri veya Çerkesya Yurtseverleri yanlışım varsa düzeltsin.

21 Temmuz 2011 Perşembe Saat 03:04
eskisehirli

Sayin site yetkilileri,
Sayin Cerkesya yurtseverleri.
Sitenizin ön sayfasi sol alt kisminda Tarihi Cerkesya haritasi bulunmakta, ve yine sitenizin ön sayfasinda bulunan 13 Haziran 1861 gecmis degil,gelecegimizdir baslikli
deklerasyonunuzu \\\"Cerkesyayi yeniden kurmak ve yasatmak boynumuzun borcu olsun\\\" diye bitirmektesiniz.

Sayin Site Yetkilileri ve Cerkesya yurtseverleri

Tarihi cerkesya , Büyük Cerkesya olarakda adlandirilabilirmi?

Yoksa sizlerin yeniden kurmak ve sonsuza dek yasatmayi boynunuzun borcu gördügünüz Cerkesya Kücük Cerkesyamidir ? veya Neresidir?

Lütfen bu konuda aciklamalarinizi bekliyorum.

17 Temmuz 2011 Pazar Saat 13:04
hapi cevdet yıldız

Sn.Semih Akgün,
Rusya Federasyonu düşman bir ülke olarak algılanmamalı.Orası çok uluslu federal bir ülke.Ama yeterince açık bir ülke değil,Türkiye\\\'deki gibi ırkçısı ve faşisti oldukça çok olan bir ülke.Bizim açımızdan ve birçok yönüyle Rusya kapalı bir kutu,bir muamma.Örneğin o ülkede kaç ulus yaşıyor ya da kaç dilde eğitim sunuluyor?Bilemiyoruz.Türkiye\\\'dekini biliyor muyuz?Medvedev bir konuşmasında \\\'Rusya\\\'da 182 ulus yaşıyor\\\' demişti,ya da medyaya öyle yansıtılmıştı,kimi yayınlarda da \\\'Rusya\\\'da 140 üzeri dilde eğitim veriliyor\\\' deniyor,ancak iş denmekle kalıyor.Gerisi bize ulaşmıyor.
Kafkasya\\\'dan gelenler de doğru düzgün bilgi veremiyorlar.Ya ilgisizlik var ya da bilgisizler,bu gibi nedenlerle bilgi edinmek zor.Korku da sözkonusu olabilir.
Rusya\\\'nın Çerkes diasporasını düşman olarak göreceğini pek sanmıyorum.Çerkes diasporası dışında Rusya\\\'ya destek verecek bir dış çevre olacağını da pek sanmıyorum.Çerkeslerin eleştiri ve demokratik taleplerde bulunmak dışında bir istekleri,özellikle Rusya aleyhtarı ya da düşmanı bir tutumları yok.Bazı marjinal gruplar uç (ekstremist) görüşler öne sürebilirler.Bu da toplumu bağlamaz.
Bir de Çerkeslerin bir \\\"Büyük Çerkesya\\\" politikası güttüğünü söyleyenler de var.Böyle birşey yok.Tarihsel Çerkesya\\\'yı incelemek,ortaya koymak,geçmişi araştırmak,değerlendirmek ve onun doğru tanınmasını istemek bilimsel çalışma kapsamına girer,Büyük Çerkesya\\\'yı istemek değildir.Büyük Çerkesya gerçekçi de değildir.Tarihi Çerkesya sınırlarına dönecek olursak,bugün o sınırlar içinde yaşayan nüfusun belki onda biri yerlidir,belki de oran onda birden de azdır.O sınırları kuşatan nüfus da Çerkes değildir.
O halde gerçekçi olmak,\\\"Büyük Çerkesya\\\" iddialarının Rus faşistlerine ya da işbirlikçilerine ait bir iddia olduğunu bilmek gerekir.
Bizim isteklerimiz,anayurda dönüş ve çifte vatandaşlık hakkı,dönenlerin huzur içinde yaşayacakları demokratik bir ortam oluşturma gibi taleplerdir.Biz savaş,kavga ve sürtüşme istemiyoruz.
Bugün faşist görüş ve politikalar uluslararası kamuoyundan destek görmüyor,faşizmi tanımak da artık kolaylaşmıştır.Televizyonlara papağan misali çıkan faşistlerin,militaristlerin müşterileri de giderek azalmaktadır. İnsanlar barışı ve karşılıklı hoşgörü anlayışını istiyor ve savunuyorlar.Onun bunu dili ve dini onları ilgilendirir,bizi ilgilendirmez.Ama onlara bir baskı uygulandığında bizi ilgilendirir.Çünkü demokratik haklar evrensel haklardandır.Birini yok eden öbürünü de yok etmek isteyecektir.Faşizm karakteri/yapısı gereği duramaz,baskı ve saldırıdan beslenerek varlığını sürdürür.
Günümüz dünyasında güçlenen taraf doğruyu,yani demokrasiyi savunan taraftır.Bunu bilerek hareket etmeli,halklar arasına fitne ve nifak sokucu davranışlardan kaçınmalı,kararlı olmalı,bu çerçevede ulusumuzun haklarını aramalıyız.Hiçbir zaman da umutsuzluğa düşmemeliyiz.
Saygılarımla.

16 Temmuz 2011 Cumartesi Saat 13:18
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net