Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Gürcistan ve Abhazya Niçin Hala Uzlaşmadan Çok Uzaktadırlar ?
07 Ekim 2016 Cuma Saat 16:44
Bu yurt dışından “geri dönüşçüler”, boş Gürcü evlerine yerleştirilecektir diyerek iddiasını sürdürdü Avalishvili. “Bu düşünceler, ortak bir zemin bulunması ihtimalini uzaklara ötelemektedir. Sadece statükonun devamını idame ettirebilmektedir” dedi uzman.
 
Giorgi Menabde, 06 Ekim 2016
 
27 Eylül’de Gürcü otoriteleri ve aktivistleri, Suhumi’nin düşüşünün 23. yıl dönümünü andılar. 1993 yılında bu gün, Abhazya’da konuşlanmış olan Rus birlikleri tarafından çeşitli şekillerde, gizli-kapaklı desteklenen silahlı Abhaz ve Kuzey Kafkasyalı savaşçılar, bölgesel başkent Suhumi üzerinde kontrolü sağlamaya muvaffak oldular. Geleneksel olarak şehrin çoğunluğunu oluşturan Gürcü nüfus, çocuklar da dahil olmak üzere düzinelerce insanın açlık ve açık havada bırakılma sonucunda öldükleri, dağlardaki yüksek geçitleri geçerek terketmeye zorlandılar (http://newsday.ge/new/index.php/en/component/k2/item/24992-27-of-september-sukhumi-massacre ).
 
Giorgi Menabde: Gürcistan'da yerleşik gazetecidir.
 
Bunun bir sonucu olarak Abhazya’daki etnik Gürcülerin nüfusu, 240.000’den 30.000-40.000’e kadar düşürüldü. Geride kalan Gürcü nüfusu çoğunlukla, Gürcistan’ın geri kalan bölgesine sınır olan Abhazya’nın Gali bölgesinde mukimdir. Böylelikle, 27 Eylül Gürcüler için “Abhazya’nın Kaybı” nı sembolize etmektedir (http://abkhazeti.info/news/1305685446.php).
 
27 Eylül "Suhumi'nin Düşüşü" Anması 
 
Abhaz tarafı, Gürcü versiyonunun zıddı noktalara temas edecek şekilde, uyuşmazlıkla ilgili kendi  anlatısına sahiptir. Abhazlar 27 Eylül yerine 30 Eylülü anmaktadırlar. 30 Eylül 1993’te silahlı ayrılıkçı gruplar, Enguri nehrine ulaşmış, böylelikle yüksek rakımlı Kodori dağ geçidi haricinde, eski Gürcü  otonom bölgesinin tamamını ele geçirmişlerdir. Ağustos 2008’de, Rusya’nın Gürcistan’a ait bir diğer eski özerk bölge olan Güney Osetya’yı  işgal etmesinin ardından, Abhaz savaşçılar, Kodori Geçidi’ni ele geçirdiler  (Svante E. Cornell and S. Frederick Starr, The Guns of August 2008: Russia’s War in Georgia, New York: Routledge, 2009) 
 
İhtilafın geçmişine rağmen, Gürcistan  Başbakanı Giorgi Kvirikashvili, Abhazlar ve Gürcüler arasında yeniden “köprülerin onarılması” çağrısında bulundu. Kvirikashvili, 27 Eylülde, ülkenin toprak bütünlüğü için ölen Gürcü asker ve görevlilerini anmak için inşa edilen anıtı ziyareti esnasında bir konuşma yaptı. Başbakan, “Gürcüler ve Osetler arasındaki, Gürcüler ve Abhazlar arasındaki köprüleri, sadece barış yoluyla adım adım onarma konusunu düşünmeliyiz, çünkü ülkemizin barışa ihtiyacı var” vurgusunda bulundu (http://www.civil.ge/eng/article.php?id=29465) .
 
Önceki gün, Kvirikashvili, “Gürcü-Abhaz Uzlaşması” ile ne söylemek istediğini izah etti. Gürcü Başbakan, Enguri nehrinin “Abhaz kıyısındaki” Ganmukhuri köyünü ziyaret etti (ki bu köy Gürcistan’ın geri kalanı ile ayrılıkçı Abhazya arasındaki fiili sınırın tamamen değil ama kısmen üzerinde yer almaktadır). Ganmukhuri Gürcistan tarafından kontrol edilen bölgenin içerisindedir. Resmi heyet, Başbakanın “yerel nüfusun refahı ve yerel altyapının gelişmesine katkı” olarak değerlendirdiği lüks bir otel ve botanik bahçelerin inşası nedeniyle düzenlenen törene katıldı.  Başbakan bu projeler “devletin barış ve uzlaşma politikası ile tamamen aynı çizgidedir” diyerek dikkat çekti (http://www.civil.ge/eng/article.php?id=29465). İktidardaki Gürcü Düşü koalisyonunun kurucusu olan milyarder Bidzina Ivanishvili, projeyi finanse etti. Ivanishvili bu projeler için kendisine ait ortak yatırım fonundan 80.000.000 USD ayırdı. 
 
Gürcistan otoriteleri tarafından uygulanan ve Abhazya ile uzlaşı amacını taşıyan bir diğer büyük proje, çok pahalı cerrahi müdahale gereken hallerde herhangi bir ücretin talep edilmeyeceği en iyi Gürcistan hastanelerinde etnik Abhazların tıbbi tedavilerinin bedelsiz sağlanmasıdır (https://jamestown.org/program/why-are-ossetians-and-abkhazians-coming-to-georgia-for-medical-treatment/). Ne halihazırda Abhazya’da mukim bulunan küçük Gürcü nüfusun, ne de Gürcistan’dan kopan bölgelerde yaşayan diğer etnik grupların, Gürcistan’dakine benzer  bedava tıbbi tedavi hakları bulunmaktadır. Bu program kanalıyla Tiflis, uzlaşma ümidiyle, Abhazlara yönelik iyiniyetli iletişim çabası içerisindedir . 
 
Fakat Gürcistan’dan kopan Suhumi’deki yönetim, -çoğunlukla Avrupa Birliği ile uygulanan– benzer insani projelerin, Abhazya’nın Gürcistan’dan tamamen bağımsızlığının başarılmasına yönelik rotasını değiştiremeyeceğini defalarca işaret etti (http://www.mfaapsny.org/news/index.php?ID=4565 ,20 Eylül). Abhaz liderler Gürcistan otoritelerini, bölgenin uluslararası bağlarını sınırlandırmaya teşebbüs etmekle sık sık suçlamaktadır. Suhumi’deki otoriteler, Abhazya’nın sadece eski Sovyet Bölgesi ülkeleri ile olan değil, aynı zamanda Batı ile olan dış bağlarının altını oyma çabası olduğunu ileri sürerek Gürcistana ihtarda bulunmaktadırlar. Gerçekte ise, Rusya hariç şu ana kadar Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) üyesi ülkelerden hiç biri Abhazya’yı egemen bir devlet olarak tanımamıştır. 
 
Gürcistan Haber Ajansı’ndan (GHN) bir uzman olan David Avalishvili, “Gürcistan’dan bağımsızlık, söz konusu bölgenin bağımsız bir devlet olma özelliklerine sahip olduğunu göstermez” dedi. Avalishvili, “Herkes bilmektedir ki Abhazya, Rusya’ya tam bağımlıdır. Ruslar, Abhazya’nın karadaki ve denizdeki sınırlarını kontrol etmektedirler. Abhazya’nın bütçesi neredeyse % 100, Moskova’nın finansal yardımlarına, Rusya pazarına yapılan ihracatlara ve Rus turistlere bağımlıdır. Gürcistan örneğinden de bildiğimiz üzere, Moskova ekonomik kaldıraç butonunu, partnerinin üzerinde baskı uygulamak için son derece istismar etmektedir” diyerek dikkatleri  konuya çekti (Yazarla mülakat, 30 Eylül). 
 
Ancak, eğer Abhazya gerçekten bağımsızlık ve kendi kaderini tayin için çaba gösteriyorsa, Suhumi’deki rejim niçin, Moskova’nın etkisini “dengelemek” adına, basit taktik gerekçelerle,  Tiflis ile bir diyalog tesis etme teşebbüsünde bulunmamaktadır ? Neden Abhazya’nın retoriği, Gürcistan Devleti’ni hiçbir şekilde dikkate almamaktadır ? Analist David Avalishvili, bunun sebebinin sadece Abhazya’nın Rusya’ya olan sonsuz bağlılığı ile açıklanamayacağını, fakat aynı zamanda 1993 trajedisine kadar geriye giden Abhaz-Gürcü menfaatler çatışması temelinin de dikkate alınması gerektiğini düşünmektedir. “O tarihlerde yüzbinlerce etnik Gürcü, Abhazya’dan ayrılmak zorunda kaldı ve hiçbir Gürcü hükümeti bu ayrılanların bölgeye dönmesi fikrini terk etmedi. Abhaz otoriteleri, bunların dönüşü konusunda hiçbir zaman aynı fikirde olmayacak” iddiasında bulundu Avalishvili. 
 
Onların ulusal amaçları, Rus-Kafkas Savaşı’nı takiben 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’na sürülen yüzbinlerce etnik Abhazın ahfadını Abhazya’ya cezbetmektir diyor Avalishvili. Bu yurt dışından “geri dönüşçüler”, boş Gürcü evlerine yerleştirilecektir diyerek iddiasını sürdürdü Avalishvili. “Bu düşünceler, ortak bir zemin bulunması ihtimalini uzaklara ötelemektedir. Sadece statükonun devamını idame ettirebilmektedir” dedi uzman. Rusya,  Abhazya’daki nüfuzunu arttırmak ve her iki tarafa da baskı yapmak üzere uyuşmazlığı kullanmak amacıyla, Gürcüler ve Abhazlar arasındaki bu temel ve uzlaşılmaz “menfaatler çatışması” ndan başarılı bir şekilde istifade etmektedir diyerek açıklamalarını sürdürdü Avalishvili. Her iki taraf da bunu idrak edene ve üstesinden gelmek için çalışacakları ana kadar, uzlaşma muhtemelen imkansız olacaktır. 
 
 
 
 
Çeviri:Dr.Karden Murat 
 
Cherkessia.net,07 Ekim 2016 
   
***
 
Why Are Georgia and Abkhazia Still Far From Reconciliation?
 
By: Giorgi Menabde
 
On September 27, Georgian authorities and activists commemorated the 23rd anniversary of the “Fall of Sukhumi.” On that date in 1993, an armed group of Abkhaz and North Caucasian fighters, clandestinely supported in various ways by Russian forces stationed in Abkhazia, managed to establish control over the regional capital of Sukhumi. The Georgian population, which traditionally comprised a majority in the city, was forced to flee Abkhazia via passages high in the mountains, where dozens of people, including children, died of starvation and exposure (Newsday.ge, September 27). As a result, the number of ethnic Georgians in Abkhazia was reduced from about 240,000 to 30,000–40,000. The remaining Georgian population resides primarily in the Gali district of Abkhazia, which is adjacent to the rest of Georgia. Thus, for Georgians, September 27 symbolizes the “loss of Abkhazia” (Abkhazeti.info, May 17, 2011).
 
The Abkhaz side has its own narrative of the conflict, which stands in pointed opposition to the Georgian version. The Abkhaz commemorate September 30 instead of September 27. On September 30, 1993, armed separatist groups reached the Enguri River, thus capturing the entire territory of the former Georgian autonomy with the exception of the high-altitude Kodori mountain gorge. In August 2008, after Russia invaded Georgia’s other former autonomy of South Ossetia, Abkhaz fighters captured the Kodori Gorge itself (Svante E. Cornell and S. Frederick Starr, The Guns of August 2008: Russia’s War in Georgia, New York: Routledge, 2009). Fearing for their lives, thousands of Georgians (Svans) left the Kodori Gorge (Kuna.net, August 9, 2008).
 
Despite this history of conflict, Georgian Prime Minister Giorgi Kvirikashvili again called for a “restoration of bridges” between the Georgians and the Abkhaz. Kvirikashvili made the statement on September 27, during his visit to the memorial commemorating those Georgian soldiers and officers who died for the territorial integrity of the country. “We must think about restoring bridges between Georgians and Ossetians, between Georgians and Abkhazians step by step—only through peace because our country needs peace,” the prime minister emphasized (Civil Georgia, September 27).
 
On the previous day, Kvirikashvili demonstrated what he meant by “Georgian-Abkhaz reconciliation.” The Georgian prime minister visited the village of Ganmukhuri on the “Abkhazian shore” of the Enguri River (which partially but not entirely follows the de facto border between separatist Abkhazia and the rest of Georgia). Ganmukhuri is located on territory controlled by the Georgian government. The official took part in the dedication ceremony for the construction of botanical gardens and a luxury hotel, which he said “contribute to the wellbeing of the local population and the development of local infrastructure.” These projects are “fully in line with the state’s peace and reconciliation policy,” he stressed  (Civil Georgia, September 27). The founder of the ruling Georgian Dream coalition, billionaire Bidzina Ivanishvili, funds both projects. He has allotted $80 million for them through his Co-Investment Fund.
 
Another large project, which the Georgian authorities implement for the purposes of reconciliation with Abkhazia is providing free medical treatment for ethnic Abkhaz in the best Georgian hospitals, where they undergo expensive surgeries at no cost to them (see EDM, March 9, 2015). Neither the small Georgian population that still resides in Abkhazia nor the other ethnic groups that live in the Georgian breakaway territory are eligible for similar free medical treatment in Georgia. Through this program, Tbilisi is trying to communicate its good will toward the Abkhaz, hoping for reciprocity.
 
However, the breakaway government in Sukhumi has repeatedly signaled that such humanitarian projects—often implemented with European Union support—cannot change Abkhazia’s course toward achieving complete independence from Georgia (Mfaapsny.org, September 20). Abkhazian leaders often accuse Georgian authorities of attempts to limit the region’s international ties. The authorities in Sukhumi admonish Georgia for trying to undermine Abkhazia’s external ties not only with the countries of the post-Soviet space, but also with the West. Indeed, with the exception of Russia, to date, none of the member countries of the Organization for Security and Cooperation in Europe (OSCE) have recognized Abkhazia as a sovereign state. “Independence from Georgia does not mean that the territory has the features of an independent state,” noted David Avalishvili, an analyst with the Georgian news agency GHN. “Everybody in the world knows that Abkhazia is fully dependent on Russia. Russians control Abkhazia’s borders on land and sea. Abkhazia’s budget is nearly 100 percent dependent on financial injections from Moscow, exports to the Russian market and Russian tourists. On the example of Georgia, we know how well Moscow can exploit economic levers for exerting pressure on its partners,” Avalishvili pointed out (Author’s interview, September 30).
 
But if Abkhazia is truly seeking independence and self-determination, why has the regime in Sukhumi not attempted to establish a dialogue with Tbilisi simply for tactical reasons to “balance out” Moscow’s influence? Why is Abkhazia’s rhetoric completely dismissive of the Georgian state? Analyst David Avalishvili thinks that the reason is not only explained by Abkhazia’s utter dependence on Russia, but also on a fundamental Abkhazian-Georgian conflict of interest that dates back to the tragedy of 1993. “Back then hundreds of thousands of ethnic Georgians fled Abkhazia, and no Georgian government will give up the idea of returning them [to this territory]. The Abkhazian authorities, in their turn, will never agree to that,” Avalishvili asserted. Their national goal is to attract to Abkhazia the descendants of the hundreds of thousands of ethnic Abkhaz who were deported to the Ottoman Empire in the 19th century following the Russian-Caucasian war. Those “returnees” from abroad would then be settled in the empty Georgian houses, he argued. “These ideas are so divergent that it is impossible to find common ground. Only some sort of status quo can be maintained,” the expert said. Russia successfully exploits this fundamental and irreconcilable “conflict of interest” between the Georgians and the Abkhaz, Avalishvili explained, to increase its influence in Abkhazia and use the conflict to put pressure on both sides. Until both sides realize this and work to overcome it, reconciliation will likely be impossible.
   

Bu haber toplam 1553 defa okundu.


Кушу ф.

Gürcüler ileriye dönük olarak Rusya tehdidinden kurtulmak istiyorlar ise mevcut durum ile ilgili şu Radikal tespitleri yapmak zorundadırlar.
1-Abhazya ve Osetya yi tekrar yeniden Gürcistan topraklarına katmak imkansızdır.
2- Daha önce Bu bölgelerde yaşayıp da bugün Gürcistan'a kaçıp gelen insanları Abhazya ve Gürcistan la yeniden komşuluk ilişkilerine girilerek uluslarası insan hakları na istinaden evlerine geri gönderilmek isteniyorsa Abhazya ve Osetya nin bağımsızlıklarını tanımak gerekmektedir..
3-Bu gün Abhazya ve Osetya Rus hegemonyasinda ise bunun sebebi başka ülkelerin bu ülkeleri resmi olarak tanımaması ve Rusya dan başka hiç bir hayat kapılarının olmamasıdır. Ancak Gürcistan bu ulkelerin bağımsızlığını tanirsà işte o zaman uluslararası toplum da Osetya ve Abhazya yi tanıyacak, uluslarası ticaret ve yardımlar çerçevesinde Rusya'nın hegemonyasinda olmaktan kurtulacaklardir..
Bu gün Abhazya dan Gürcü tarafına doğru yeniden bir yakınlık olabilmenin tek şartı Abhazya yi resmi olarak taşımaktır.

08 Ekim 2016 Cumartesi Saat 14:32
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net