Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kuzey Kafkasya’da Yerel Dillerin Kaybı Ruslaşma Anlamına mı Gelecek, Yeni bir Kafkasya Halkının Doğumu Anlamına mı?
02 Mayıs 2017 Salı Saat 23:14
Rusların çoğunun umuduyla Rus-olmayanların korkusu aynı şey… Kuzey Kafkasya’da yerel dillerin yerini Rusçanın alması… Ulusal kültürlerin silinmesi… Etnik Rus ulusuyla kaynaşma.

 

Paul Goble, 1 Mayıs 2017 

 

Rusların çoğunun umuduyla Rus-olmayanların korkusu aynı şey… Kuzey Kafkasya’da yerel dillerin yerini Rusçanın alması… Ulusal kültürlerin silinmesi… Etnik Rus ulusuyla kaynaşma. 

 

Bir olasılık daha var. Bu olasılık Moskova için hiç cazip değil, bölgenin geleceği için de çok önemli. Rusça bölge halklarının daha sıkı işbirliğine vesile olabilir, hatta etni-üstü yeni bir “Kafkasya halkı” doğabilir.  

 

Sovyetlerin Kuzey Kafkasya’da ve başka yerlerde ulusal dilleri desteklemesinin sebebi halkları bölmek ve daha kolay yönetmekti. Ortak bir dil etrafında toplanırlarsa on dokuzuncu yüzyılda olduğu gibi direnme yoluna gidebilirlerdi.  

 

Moskova Arapça ve Çağatay Türkçe’sini yok etmeye çalıştı. Zira bu diller İmam Şamil’in liderliği altında Kuzey Kafkasya birliğinin temeliydi. Rusçanın Kafkasyalıları asimile edeceği, böylece birleşip direnemeyecekleri varsayıldı.  

 

Son otuz yıl Moskova’nın varsayımının bir yanılgı olduğunun kanıtlarıyla dolu. Mesela Çeçenler Rusça sayesinde ezilen Kuzey Kafkasya halklarına uzanabildiler.  

 

Kuzey Kafkasya’daki İslami gruplar ulusal diller yerine Rusçayı tercih ettiler. Zira çok sayıda halka ulaşmaları mümkün oluyordu.  

 

Kısaca, Moskova Kuzey Kafkasya’da Rusçayı teşvik ederek kendisi için ciddi bir sorun yarattı.  

 

Emine Süleymanova OnKavkaz portalındaki yazısında şu soruyu soruyor: Kuzey Kafkasya’da yerel dillerin daha az kullanılması “Ruslaşma ile mi neticelenecek yoksa bölgede yeni bir halk – Rusça konuşan Kafkasyalılar mı ortaya çıkacak?” (onkavkaz.com/news/1665-obrusenie-kavkaza-neotvratimo-narody-rastvorjayutsja-zachem-moskve-sohranjat-kavkazskie-respubl.html). 

 

Yerel diller açısından Dağıstan, Karaçay-Çerkes ve Kabardey-Balkar gibi çok-uluslu cumhuriyetlerin durumu daha kötü. Burada Rusça hızla yayılıyor. 

 

Çeçenya, İnguşetya, Kuzey Osetya gibi tek-etnili cumhuriyetlerde durum “biraz daha iyi” olsa bile buralarda da kök halkların dilleri her yıl biraz daha az kullanılıyor. 

 

Son yüzyılda Rusça toplumlar arası iletişim dili haline geldi. On dokuzuncu asırda Arapçayı tahtından indirerek ortak dil oldu. Bazı gözlemcilere göre gelecekte Türkçe Rusçanın yerine geçecek.  

 

Süleymanova kısa vadede ivedi görünen iki soruyu gündeme getiriyor: Dil değişikliği kimlik kaymalarına yol açar mı? Moskova ulusal cumhuriyetleri koruyacak mı yoksa halkların ulusal kimlikleriyle bağlarının koptuğunu düşünerek onları tasfiye mi edecek?  

 

Dilin değişmesi her zaman kimliğin de değişeceği anlamına gelmiyor. En azından değişim arzulanan yönde olmuyor.  

 

Kuzey Kafkasya’da anadilini bilmeyen birçok genç kendi halkına meylediyor. Hem de dil bilenlerin meyletmedikleri kadar. 

 

Süleymanova bu konuda Kafkas diasporalarını örnek gösteriyor. Birçoğu günlük hayatta Türkçe veya Arapça kullanıyor, “genç kuşak anadilini konuşmuyor.” Ulusal soruna ilişkin görüşlerini Rusça veya İngilizce dile getiriyorlar.  

 

Ama bu durum uluslarıyla özdeşleşmelerine engel olmuyor.  

 

(Yorumcu dile getirmese bile İrlanda örneğini hatırlamak gerekiyor. İrlandalılar Kelt dilini bırakıp imparatorluk dilini konuşmaya başladıktan sonra milliyetçi oldular. Keltçenin dirilmesini talep eden ulusal hareket İngilizceyi kullandı.) 

 

Süleymanova “gençler anadillerini Kafkasyalı zihniyetinden daha hızlı kaybediyorlar” diyor. Yani Rusya içinde Rus-dilli Kafkasyalıların sayısının artması ciddi bir olasılık gibi görünüyor.  

 

Bölge halklarından oluşan, Rusça konuşan ama Rus-karşıtı olan bu topluluk karşısında Moskova çok zor durumda kalacak. Rusça-olmayan dilleri teşvik ettiği günleri özleyecek.  

 

Kısaca, Moskova’nın karşıtları Rusça konuşabilir ama muhalif kimlikleri kaybolmayacak.  

 

Çeviri: Dr. Ömer Aytek Kurmel  

Cherkessia.net, 2 Mayıs 2017

 

***

Will Loss of Native Languages in North Caucasus Mean Russification or Formation of New Caucasus People?  

 

Paul Goble , May 1, 2017 

 

Staunton – Most Russians and many experts expect, and many non-Russians fear, that the declining use of native languages in the North Caucasus will lead to the russification and then the russification of the peoples of that region, the disappearance of the national cultures and their eventual fusion with the ethnic Russian nation. 

 

But there is another possibility, one far less attractive to Moscow and potentially far more important to the future of the region: the current trend of increasing use of Russian may lead to broader cooperation among the peoples of the region and even the formation of a new super-ethnic “people of the Caucasus.” 

 

It is sometimes forgotten that one of the reasons the Soviets promoted national languages in the North Caucasus and elsewhere was to divide the populations and thus make them easier to rule, given that if a lingua franca among them emerged, that could lead to greater resistance as was the case in the 19th century. 

 

Thus, Moscow worked to destroy Arabic and Chagatay Turkish, which were the bases of the unity of North Caucasians under Imam Shamil. But the Russians assumed that promoting Russian as a common language was different and that it would promote the integration of the Caucasians rather than be the basis for broader intra-regional cooperation and resistance.      

 

Over the last 30 years, evidence that Moscow has miscalculated on this point has been growing. Chechnya-Ichkeria, for example, used Russian not only because many Chechens spoke it better than they did their national language but because it allowed them to reach out to others in the North Caucasus who were also oppressed by Moscow. 

 

And more recently, various Islamist groups in the North Caucasus have chosen to use Russian rather than national languages because it allows them to recruit, mobilize and command followers from a variety of ethnic groups rather than only one.  In short, by promoting Russian in the North Caucasus, Moscow has created a serious problem for itself. 

 

In a commentary on the OnKavkaz portal, Amina Suleymanova directly confronts this issue by asking whether the declining use of native languages in the North Caucasus will lead to “complete russification or the transformation of all peoples of the region into a new Caucasus people … Russian-speaking Caucasians” (onkavkaz.com/news/1665-obrusenie-kavkaza-neotvratimo-narody-rastvorjayutsja-zachem-moskve-sohranjat-kavkazskie-respubl.html). 

 

From the point of view of indigenous national languages, Moscow’s policies and budget stringency means that the situation in the multi-national republics in the North Caucasus – Daghestan,, Karachayevo-Cherkessia and Kabardino-Balkaria is especially bad; and that Russian is thus spreading quickly. 

 

But the situation is only “a little better” in the mono-ethnic republics of Chechnya, Ingushetia and North Ossetia; and there too, Suleymanova says, the use of the languages of the titular nationalities continue to fall “year in and year out.” 

 

Over the last century, Russian has come to play the language of inter-ethnic communication and in that regard, it replaced Arabic which was the lingua franca there in the 19th century.  And some believe that in the future Turkish may displace Russian in much the same way. 

 

However, there are two more immediate questions, the commentator suggests: Will language change lead to identity shifts? And will “Moscow itself preserve the national republics” or abolish them if it believes that “the residents themselves have ceased to identify with a particular people?” 

 

Language change doesn’t always mean identity change or at least identity change in the direction those who promote it seek.  Many young people in the North Caucasus “who don’t know their native language nonetheless demonstrate a level of attachment to their people that many who do know it do not.” 

 

Suleymanova gives as an example the Caucasian diasporas abroad.  Many of them are Turkified or Arabized, and “the younger generation practically doesn’t know its language.”  They use Russian or English to talk about national issue but this in no way reduces their national identifications. 

 

(She does not mention but it is worth recalling that the Irish did not become nationalists until they ceased speaking Gaelic and began to speak the language of the empire.  Their national movement was based on English, even though many of its leaders and their successors have sought to promote a revival of Gaelic.). 

 

“Practice shows,” she says, “that young people are losing their native languages faster than their Caucasian mentality.”  And thus there is a very real possibility that the Russianization Moscow has promoted will “lead to the appearance within Russian society of a new quasi-ethnos, Russian-speaking Caucasians.” 

 

If that happens and if Moscow is confronted by a broader anti-Russian but Russian-speaking people uniting all the nations of the region, the center will face a far larger problem than it has when it was promoting the non-Russian languages. In short, its opponents may speak Russian but they will be no less Moscow’s opponents for that.  

 


Bu haber toplam 2014 defa okundu.


Adnan Khuade

100 yıl sonra ne hale geliriz bilemiyorum. Ancak bizim Türkiye de son 50-60 yılda yaşadığımız başkalaşmaya benzer süreç burada son 20 yılda başladı. Daha öncede vardı ama Sovyet sistemi ya da rus elit az gelişmiş Çerkes halkını kentlerde istemediği için köylere hapsetti ve sistemin verdiği haklarla farkında olmadan asimilasyonun önüne set çekti. Şimdi hızlı kentleşme ve kentlerde hızlı asimilasyon süreci başladı. Devletinde azınlık dil ve kültürleri koruma derdi olmadığından bu sürece yenik düşmemenin tek çaresi mücadele kültürünün oluşturulması. Hedef - direnme - mücadele - sonuç alma. Hayatın her alanında.

Kafkasya halklarının birleşmesi konusu ise her zaman farklı değerlendiriliyor. Ne için neye karşı ve nasıl birleşme. Ne için olduğunu bilmeden Rusyaya karşı birleşmedir daha çok savunulan. Neyse konu uzuyor. Başka zaman...

07 Mayıs 2017 Pazar Saat 17:49
Adıǵe Laş

Adnan Khuade bey düşünceleriniz açıkçası beni rahatlattı.
Diğer taraftanda endişelendirdi.
Rahatlattı çünkü bir halkın dilini unutup başka dili edinmesi o halkın başkalaşması demektir.
Diğer taraftan endişelendirdi çünkü Kafkasya halklarının birleşmesi dilimizin ve diğer dillerin haliyle kültürlerinin yaşaması için ciddi bir avantaj.
Durum çok kırılgan ve karmaşık.
Ne desem bilemiyorum...

Diğer taraftan son yorumunuz olmazsa olmazlardan.

07 Mayıs 2017 Pazar Saat 17:46
Adnan Khuade

Rusça ile yeni bir Kafkasya halkı doğacaksa bunu oldu bitti sayın. Sovyetlerde büyük ve güçlü rusça ile yeni bir sovyet halkı inşa etmek istemişti. Bir ölçüde de başarılı oldu zira bu sovyetleşmeninde bugüne yansımaları az değil. Günümüz Rusyası yeni bir ''rusyalı - rossiyani'' halkı oluşturmayı idea olarak tasdikledi. Azınlık dil ve kültürlerinin ciddi anlamda destek almamaları hatta resmen devletçe asimilasyon programlarının ''rusyalı'' adı altında ruslaştırma politikalarının işletilmeye başlanması tesadüf değil. Rusya ancak siyasi ve ekonomik krize girdiğinde ayrılıkçı ve merkezi yönetimden uzaklaşmaların önünü kesmek için azınlıkların ağzına bir parmak bal çalar.

Yani bence yeni bir Kafkasya halkı oluşmaz. Çünkü bu halklar farklılıklarını ve çıkarlarınıda geleceğe taşıyacaklar. Çok özel bir programla ve ortak dil rusçanın sağlayacağı iletişimle çıkar birlikteliğinin kurulması mümkün ancak kırılması çok kolay camdan bir birlik olur bu. Hele bunu kırmak isteyen rusya gibi bir güç olduğu müddetçe.

Dön dolaş hep aynı yere geliyoruz. Bize güçlü demoktratik bir Rusya lazım. Demokratik olmayan güçlü rusya da demokrasi gelinceye kadar ne idüğü belirsiz bir hale geliriz. Demokratik olmayan bir rusya da ise tercihim zayıf olması.

07 Mayıs 2017 Pazar Saat 17:44
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net