Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şanghay Trenine Yeni Yolcular!
08 Haziran 2017 Perşembe Saat 17:00
Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, İran'ın Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üye olmasının vaktinin geldiğini düşündüklerini söyledi.

 

Türkiye'nin üyelik niyetini belli ettiği Şanghay İşbirliği Örgütü ŞİÖ'nün liderler zirvesi bugün Kazakistan'ın başkenti Astana'da yapılacak. Şimdilik sadece "diyalog ortağı" statüsü olan Türkiye için zirvede üyelik gündemde bulunmazken, örgütün bu zirvede Hindistan ve Pakistan'a "tam üyelik" vererek genişlemesi bekleniyor. Bir başka önemli gelişme ise, Rusya'nın İran'ın tam üyeliğine yeşil ışık yakması.

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, İran'ın Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üye olmasının vaktinin geldiğini düşündüklerini söyledi. İran'ın ŞİÖ'ye üyelik için yaptığı başvuruyu değerlendiren Uşakov, "Rusya, İran'ın başvurusunu olumlu değerlendirmek için tüm koşulların oluştuğunu düşünüyor" dedi.

 

Öte yandan Uşakov, Hindistan ve Pakistan'ın ŞİÖ'ye üyeliğinin örgütün otoritesini ciddi biçimde artıracağını kaydetti.

 

Sputnik'in aktardığına göre Hindistan ve Pakistan'ın ŞİÖ'ye üyeliğinin örgüt için yeni bir aşamanın başlangıcı olacağını belirten Uşakov, "Bu üyeliklerin gerçekleşmesi sonucunda, ŞİÖ'ye ülkelerinin toplam yüzölçümü dünyanın yüzde 23'üne denk gelecek, dünya nüfusunun yarısına yakını ŞİÖ'de yer alacak ve küresel GHYİH'nin yaklaşık dörtte biri ŞİÖ içinde oluşacak" ifadelerini kullandı. 

 

Bu arada Kommersant gazetesi Hindistan ve Pakistan'ın üyeliği ile örgütün güçleneceğini, diğer yandan Rusya ve Çin eksenindeki etki mücadelesine de denge gelebileceği yorumunu yaptı. İki yeni üyenin katılması ile örgütün dünya siyasetindeki ağırlığının da artması bekleniyor.

 

Örgüte "diyalog ortağı" olarak en hafif bağla bağlı olan Türkiye'nin tam üyelik talebi ise dile getirilmiş olmasına rağmen Ankara bu yönde resmi başvuru yapmış değil. Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl sonunda yaptığı açıklamalarda, “Mesele şu; Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. ‘Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği’ dememeli. Benim kanaatim bu. Yani, bazıları eleştiriyor olabilir ama ben de kendi kanaatimi söylüyorum. Mesela, ‘Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?’ diyorum. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye’nin Şanghay Beşlisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum” demişti.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üye olabileceğine dair açıklamasının ardından ŞİÖ yeniden ülkenin gündemine girmişti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Geng Şuang, Türkiye'nin ŞİÖ'ye üyelik başvurusu yapması durumunda bu başvuruyu değerlendirmekte istekli olduklarını açıklamıştı. Rusya Parlamentosu'nun üst kanadı Federasyon Konseyi'nin Savunma Komitesi üyesi Aleksey Puşkov ise Twitter paylaşımında "Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üyeliği Erdoğan için mantıklı bir adım olurdu. ŞİÖ, AB'den farklı, onun yerine geçemez. Fakat AB'den farklı olarak ŞİÖ üyeleri tamamen egemen" ifadelerini kullanmıştı.

 

Beş soruda Şanghay İşbirliği Örgütü, BBC Türkçe'den Onur Erem derledi:

 

1. Şanghay İşbirliği Örgütü nedir?

 

ŞİÖ, bölgesel bir işbirliği örgütü. Ana işbirliği konusu güvenlik olan ŞİÖ, ilk olarak 1996'da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından "Şanghay Beşlisi" adıyla kuruldu. 2001'de Özbekistan'ın da katılmasının ardından adını Şanghay İşbirliği Örgütü olarak değiştirdi.

 

Türkiye, Şangay İşbirliği Örgütü'yle diyalog ortağı.

 

Örgütün uluslararası yapısında düzenli olarak toplanan Devlet Başkanları Konseyi ve Hükümet Başkanları Konseyi'nin yanı sıra sekretarya, Bölgesel Anti-Terör Yapısı, Dışişleri Bakanları Konseyi gibi yapılar yer alıyor.

 

Örgütün sekretaryası Çin'in başkenti Pekin'de, "Bölgesel Terörle Mücadele Kuruluşu" ise Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bulunuyor.

 

Bugün örgütün 6 üyesinin yanı sıra 6 gözlemcisi ve 6 "diyalog ortağı" bulunuyor.

 

Gözlemciler; Afganistan, Belarus, Hindistan, İran, Moğolistan ve Pakistan.

 

2006 yılında üyelik başvurusu yapan Pakistan ve 2014 yılında üyelik başvurusu yapan Hindistan'ın 2017'de ŞİÖ'ye üye olmaları bekleniyor.

 

Örgütün diyalog ortakları ise Ermenistan, Azerbaycan, Kamboçya, Nepal, Sri Lanka ve Türkiye.

 

ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor.

 

Buna gözlemciler ve diyalog ortakları da eklendiğinde ŞİÖ, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını içeriyor.

 

ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor.

 

2. Hangi amaçla kuruldu?

 

Hükümetler arası bir kurum olan ŞİÖ'nün kuruluşunda Çin ve Rusya'nın Asya'da güvenlik üzerine işbirliği yapma amacı bulunuyordu.

 

Örgütün güvenlik konusundaki endişelerinden biri, Orta Asya'daki İslamcı örgütler ve uyuşturucu ticaretiydi.

 

ŞİÖ üyeleri, bunlara karşı birbirileriyle istihbarat paylaşımında bulunuyor, ortak askeri tatbikat düzenliyor, "suçluları" birbirlerine iade ediyor.

 

Örgüt, Rusya ve Çin'in Orta Asya'ya yönelik politikalarını koordine etmenin bir aracı olma özelliği taşıyor. Askeri bir ittifak ise değil.

 

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün eski direktörü Bates Gill'e göre örgütün kuruluşunda Rusya ve Çin'in ABD'nin Asya'daki olası müdahalelerine karşı ortak hareket etme isteği de vardı. Gill, Brookings Enstitüsü için yazdığı makalede, örgüte üye ülkelerin imzaladığı anlaşmalarda yer alan "Diğer ülkelerin iç işlerine 'insani müdahale' veya 'insan haklarını koruma' gerekçesiyle yapılacak müdahalelere karşı çıkmak ile ülkelerin güvenlik meselelerinde birbirlerine yardım etmesi" ifadelerinin bunun kanıtı olduğunu söylemişti.

 

Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Sacha Koulaeva ise ŞİÖ'yü "içe kapalı otoriter ülkeler kulübü" olarak tanımlıyor.

 

Sacha Koulaeva, "Ülkelerin gizli servisleri diğer ülkelere engellenmeden girip, hatta girdikleri ülkenin güvenlik güçlerinden yardım alarak 'suçlu' ilan ettikleri kişileri alıp geri götürebiliyorlar" diyor.

 

3. AB'den ne farkı var?

 

Avrupa Birliği, üye ülkelerin üzerinde yer alan bir hükümetler üstü yapıyken ŞİÖ, işbirliği için kurulmuş hükümetler arası bir yapı özelliği taşıyor.

 

AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil.

 

ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor.

 

2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti.

 

Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti.

 

4. Neden Türkiye'nin gündeminde?

 

Türkiye 2011 yılındaki başvurusunun ardından 2013'te ŞİÖ'nün diyalog ortağı konumuna gelmişti.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tarihten sonra hem başbakanlığı hem de cumhurbaşkanlığı döneminde pek çok defa Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye olarak kabul edilmesi karşılığında AB'ye tam üyelik başvurusunu geri çekebileceğini açıklamıştı.

 

Erdoğan'ın, son olarak geçen hafta "Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. 'Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği' dememeli. Mesela, 'Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?' diyorum. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye'nin Şanghay Beşlisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum" açıklaması üzerine ŞİÖ üyeliği tekrardan gündem oldu.

 

5. Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi?

 

Peki ŞİÖ, Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi?

 

Avrupa Birliği ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol'a göre bu sorunun cevabı "Hayır".

 

AB'nin kendine özgü bir entegrasyon süreci olduğunu, ŞİÖ'nün ise ekonomiden ziyade siyasetle ilgili ve NATO'ya alternatif olabilecek bir oluşum olduğunu söyleyen Baydarol, "Erdoğan'ın bu konudaki mesajı ŞİÖ'nün AB'ye alternatif olarak görülmesini değil, Erdoğan'ın Batı dünyasına bir alternatif arayışını ifade ediyor, NATO'yu tartışma haline getiriyor" diyor.

 

Erdoğan'ın bugün NATO Parlamenterler Meclisi toplantısında ittifak üyelerine sert mesajlar verdiğini hatırlatan Baydarol, "Türkiye'nin Batı'yla entegrasyonu bırakıp ŞİÖ üyeliği yoluna girmesi çok çok zor. Türkiye'nin ekonomisi Batı'yla entegre. Bunu koparıp da yerine kısa vadede, hele böyle bir konjonktürde bir alternatif bulması olası gözükmüyor" uyarısında bulunuyor.

 

Baydarol, Avrupa Birliği müktesebatının bir AB üyesinin ŞİÖ üyesi olmasına imkân tanımadığını, bu açıdan yasal ve teknik engeller olduğunu belirtirken "Batı dünyası içindeyseniz Çin ve Rusya ile yanyana yer alamazsınız" diyor.

 

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmaları Direktörü Sadık Ünay ise ŞİÖ'yü Türkiye için AB'ye karşı hem siyasi hem de ekonomik olarak önemli bir denge unsuru olarak görüyor.

 

ŞİÖ'nün siyasi olarak AB'nin net bir alternatifi olmadığını belirten Ünay, "ŞİÖ enerji güvenliği ve lojistik bağlantılar açısından yükselen Asya'yı temsil ettiği için, içinde dünya ekonomisinin yükselen güçleri olduğu için dünya sisteminin temel ekseninin kaymakta olduğu bir yörüngeyi temsil ediyor" diyor.

 

'Türkiye'nin böyle açılımlara ihtiyacı var'

 

Ünay'a göre Türkiye-AB ilişkisinin bozulduğu bir dönemde Türkiye'nin, yükselen bir ekonomi olarak diğer ekonomilerle yakın ilişkiler geliştirmesi anlaşılır bir tutum:

 

"AB ile hem ekonomik hem de siyasi sorunlar yaşanıyor. Gümrük Birliği'nin mevcut yapısı Türkiye'nin dış politikasını istediği gibi dizayn etmesine engel oluyor.

 

"Siyaseten de AB'den son dönemde terörle mücadele ve mülteci sorununda Türkiye'nin beklentilerinden uzak açıklamalar geliyor.

 

"Üstelik kıtada aşırı sağ yükseliyor, Türkiye ve Erdoğan karşıtı, İslamofobik yaklaşımlar yükselişe geçiyor".

 

Türkiye'nin ŞİÖ üyeliğinin Avrupa çıpasını tamamen terk etmek ve doğuya yönelik bir eksen kayması değil bir dengeleme olacağını söyleyen Ünay, "Türkiye AB ile ilişkileri kesmeden ŞİÖ üyesi olabilir" diyor ve ekliyor:

 

"Türkiye-AB ilişkisi her zaman bir şekilde devam edecektir. Ama Türkiye'nin Asya'daki pazarlara erişimi açısından böyle açılımlara da ihtiyacı var".

 

Kaynak: : http://www.turkrus.com/403164-sanghay-trenine-yeni-yolcular-xh.aspx

Cherkessia.net, 8 Haziran 2017

 


Bu haber toplam 1168 defa okundu.


Murat Ozturk

Demokrasinin can çekiştiği tren. Bu treni oluşturan devletlerin demokrasi indeksleri, 167 ülkede yapılan araştırmaya göre içler acısı.

Çin: 136. sıra.

Kazakistan: 140.sıra

Kırgızistan: 93.sıra

Rusya: 132.sıra

Tacikistan:158.sıra

Özbekistan:159.sıra

Not: Türkiye en son 97.sıradaydı

10 Haziran 2017 Cumartesi Saat 02:52
ÖzGüR-Bursa

Hindistan ve Pakistan katılınca dünya nüfusunun nerdeyse yarısını örgüte bağlamış oluyorlar. Türkiye'nin devlet aklı diye birşeyi varsa bunların arasına girmez.

09 Haziran 2017 Cuma Saat 16:35
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net