Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Judy Dempsey:Britanya’nın Seçim Sonrası Geleceği
11 Haziran 2017 Pazar Saat 20:46
Erken genel seçim Britanya ve Başbakan Theresa May için siyasi çöküşe neden oldu. Ne sonuç ama!İktidardaki Muhafazakarlar parlamentoda çoğunluğu sağlayamadılar.

 

Judy Dempsey, 9 Haziran 2017

 

Erken genel seçim Britanya ve Başbakan Theresa May için siyasi çöküşe neden oldu.

 

Ne sonuç ama! İktidardaki Muhafazakarlar parlamentoda çoğunluğu sağlayamadılar. Oysa Başbakan Theresa May 8 Haziran’da erken seçim yapılacağını duyurduğunda tam da bunu hesap ediyordu.

Judy Dempsey:Carnegie Europe yerleşik olmayan kıdemli uzmanı, Strategic Europe sayfası baş editörü. 

 

Muhafazakar hükümetin Brexit görüşmelerine elini güçlendirerek girme beklentisi suya düştü. Ortaya hiçbir partinin çoğunluğu sağlayamadığı bir parlamento tablosu çıktı. 

 

Birleşik Krallık belirsizlik dönemine giriyor. AB’den çıkmaya çalışan ve Birleşik Devletlerin desteğine bel bağlayamayacak bir ülke için bu iyiye işaret değil. 

 

Bu durum Avrupa’nın da hayrına değil. 19 Haziran’da başlaması planlanan Brexit müzakereleri ertelenebilir. Böylece tarafların çirkin söylemi yerini daha sağlıklı bir iklime bırakabilir. 

 

Seçim sonuçlarına hızlıca bir göz atalım. 

Muhafazakarlar oyların yüzde 42.4, sandalyelerin 318’ini kazandılar. Jeremy Corbyn liderliğindeki İşçi Partisi yüzde 40 oyla 261 sandalye aldı. Liberal Demokratlar on iki sandalye kazandılar. 

 

İskoç Ulusal Partisi tam 21 sandalye kaybetti. Çoğu Muhafazakarlara gitti. Böylece lideri Nicola Sturgeon’ın İskoçya’yı Birleşik Krallıktan çıkarmak için gitmeyi düşündüğü referandumu kazanma olasılığı kalmadı.

 

Popülist ve AB-karşıtı Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi (UKIP) yüzde 1.8 oy aldı. 2015 seçiminde yüzde 12.6 oy almıştı. Bu iyi haber…

 

Ama May dümeni sağa kırdı. Göçün denetlenmesi gerektiğinin altını çizdi. AB ile anlaşmaların anlaşmasını yapacağını söyledi. UKIP seçmenleri May’in yenilenmiş Muhafazakar Partisine kolay uyum sağladılar. 

 

Muhafazakarların kötü performansını birkaç sebebe bağlamak mümkün. 

 

May’in Financial Times gazetesine 3 Mayıs günü verdiği mülakatın ortaya koyduğu gibi başbakan ve danışmanlar çevresi kendi tezleriyle ters düştüler. 

 

Durumları birçok yönden İşçi Partili Tony Blair’in başbakanlığının son yıllarına benziyordu. Blair Irak Savaşı ve “en iyisini lider bilir” inancı yüzünden halktan kopmuştu.

 

May seçim kampanyası sürecinde birkaç defa tökezledi. Sosyal güvenlik – bilhassa yaşlıların bakımı – konusunda yalpaladı. 

 

Britanya’nın AB’yi hangi koşullarla terk edeceği meselesinde de – sıkı pazarlık veya çözümsüzlük – hata yaptı. Sanki gündemi tek başına kendi ülkesi belirliyordu.

 

Terörizmle mücadelede temel insan haklarını çiğneyeceğinin sinyallerini verdi. Bu IŞİD ve destekçileri için bulunmaz bir nimetti. Teröristlerin hedeflerinden biri demokratik değerlerin zayıflamasıydı.

 

En önemlisi, May seçmen psikolojini tamamıyla yanlış okudu. Corbyn bundan yararlandı. 

 

Corbyn demiryolları (ki bu çok da kötü olmazdı) gibi kilit işkolları için devletçiliği ön gören fanatik bir solcu gibi algılandı ve önemsenmedi. 

 

İnsan hakları konusunda tutarsız davrandığı ve baskıcı rejimleri desteklediği söylendi. Ama Corbyn kendini eleştirenlere meydan okudu. 

 

Yoksulluğa odaklandı. Sosyal yapıyı kemiren eşitsizliği… Sağlık sistemi, eğitim ve güvenliğin kalitesinin düştüğünü… Margaret Thatcher’ın özelleştirdiği devlet konutlarına erişimin zorlaştığını gündeme taşıdı.

 

Corbyn dikkatleri çekmeyi başardı. Kamuoyu araştırmalarında May lehine çıkan yüzde 20’lik farkı kapattı. Oysa May bu farka güvenerek erken seçime gitmişti. May bir seçim zaferinin AB ile müzakere ederken elini güçlendireceğine inanıyordu. Şimdi her şey belirsizliğe gömüldü.

 

Gelecek günler Muhafazakar Parti için bir sınav olacak. May ve kabinesi bu seçimden yenik ve yıpranmış olarak çıktı. 

 

Başbakan hükümeti Kuzey İrlandalı Demokratik Birlik Partisinin desteğiyle kuracağını duyurdu. Ama kendi partisinin içinde May’in başbakanlık görevini bırakmasını isteyenler var. 

 

Britanya’da genel seçim geride kaldı. Ama ne Birleşik Krallığın ne de May’in geleceği netlik kazandı. 

 

Çeviri: Dr. Ömer Aytek Kurmel 

Cherkessia.net, 11 Haziran 2017

 

***

Britain’s Postelection Future 

Judy Dempsey, June 09, 2017

 

A snap general election has turned into a political debacle for Britain and its leader, Prime Minister Theresa May.

 

What a result! With votes in all but one of the parliamentary seats counted, Britain’s governing Conservatives have failed to win the majority that their leader, Prime Minister Theresa May, had so hoped for when she called a snap general election for June 8. Despite her repeated mantra during the campaign that Britain needed strong Conservative leadership and stability that would give her a firm hand in the negotiations to withdraw the UK from the EU, she has achieved neither.

 

Britain has emerged with a hung parliament, in which no party has a majority. The UK is now in for a period of uncertainty, hardly a good omen for a country that is opting out of the EU, that cannot rely on the United States, and whose strategic vision has been strangled by the arrogance of power. None of these factors is good for Europe. The Brexit negotiations, which are scheduled to start on June 19, could be delayed. At least the nasty rhetoric of both sides might give way to a more sober atmosphere.

 

A quick recap of the election results. The Conservatives won 42.4 percent of the vote and 318 parliamentary seats. The Labour Party under Jeremy Corbyn won 40.0 percent and 261 seats. The Liberal Democrats won twelve seats. The Scottish National Party lost a staggering 21 seats, many going to the Conservatives. Out goes the possibility that its leader, Nicola Sturgeon, could win the referendum she seeks to pull Scotland out of the UK.

 

As for the populist and deeply anti-European UK Independence Party (UKIP), it won 1.8 percent of the vote—down from the 12.6 percent it won in the 2015 election. This is good news. But then again, May moved her party to the Right, relentlessly hammering home the need to control immigration and cut the deal of all deals with the EU. UKIP voters found a home in May’s refashioned Conservative Party.

 

The Conservatives did badly for several reasons. As revealed by the Financial Times interview with May on June 3, there was a real sense of self-denial by the prime minister and her tight circle of advisers. In some ways, it was a reminder of Tony Blair’s last years as Labour prime minister: he was isolated from the public mainly because of Britain’s involvement in the Iraq War plus a belief that the leader knows best.

 

May was tripped up several times during the campaign. She zigzagged over social welfare, particularly care for the elderly. She flip-flopped over what terms Britain would set for leaving the EU—a hard deal or even no deal—as if it were up to Britain alone to set the agenda. And she challenged the fundamentals of human rights to deal with terrorism. What a gift to the self-proclaimed Islamic State and its supporters. Weakening democratic values has been one of the goals of terrorists.

 

Above all, May completely misjudged the mood among voters. That is what Corbyn tapped into. Written off as a zealous left-winger who wanted to reintroduce state ownership for certain key sectors such as railroads (which might not have been a bad thing), was hypocritical over human rights, and supported nasty regimes, Corbyn defied his critics. He homed in on poverty, on the growing social inequality plaguing British society, on the deteriorating quality of the health service, education, and security, and on the lack of access to state housing that the former Conservative prime minister Margaret Thatcher had sold off.

 

Corbyn struck a chord. So much so that he overturned May’s 20 percentage point lead in the polls—one of the reasons why she called an election in the first place. She believed Labour would hand her a handsome majority that would secure her political future and give her the leverage she needed in dealing with the EU. Now, everything is in doubt.

 

The coming days are going to test the Conservative Party. May and her cabinet emerge from this election humiliated and seriously weakened. The prime minister has pledged to form a government with the support of Northern Ireland’s Democratic Unionist Party (DUP). But there are enough rivals in May’s party who would like her out of Downing Street. Britain’s general election is over. But it has brought no clarity to the UK’s future, or to May’s.

 

Nonresident Senior Fellow, Carnegie Europe, Editor in chief Strategic Europe

 


Bu haber toplam 1525 defa okundu.


Yurdakul Recep

TÜRKÇE'DE BUNA "DİMYAT'A PİRİNCE GİDERKEN EVDEKİ BULGURDAN DA OLMAK DENİR." :)

11 Haziran 2017 Pazar Saat 23:28
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net