Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adıge Mak: Anadile Değer Vermek Milletini Korumaktır
09 Temmuz 2017 Pazar Saat 19:43
Kısa bir süre önce genç bir hanımefendi yanıma geldi ve benden kızına okuldan verdikleri Çerkesçe ev ödevi için yardımcı olmamı rica etti.

 

Ç'emeş Fatim, Adıge Mak, 3 Temmuz 2017

 

Kısa bir süre önce genç bir hanımefendi yanıma geldi ve benden kızına okuldan verdikleri Çerkesçe ev ödevi için yardımcı olmamı rica etti. ‘’Çerkesim fakat Çerkesçeyi pek iyi bilmiyorum, aynı zamanda yazmayı da’’ ve tüm bunları Rusça söyledi gelen hanımefendi. İşittiklerim aklıma takıldı ve üzerine epeyce düşündüm

Tarih kitaplarının sayfalarına bakıldığında Çerkesler en eski ve kadim milletler arasındaki yerlerini alırlar. Dedelerimiz yaşadıkları tüm olumsuzluklara, zorluklara rağmen büyük bir farkındalıkla anadillerini en güçlü silah, miras olarak görmüş, kullanmış ve ellerinden geldiğince bizim için muhafaza etmişler.

 

Peki, bugün gelinen noktada ne durumdayız diye sorduğumuzda cevabın pekte iç açıcı olmadığı su götürmez bir gerçek ve ne yazık ki bu bizi üzen ve zavallı hissettiren bir durum. Dil bilmek insan için büyük bir artıdır, aklın ve kültürün bir simgesidir, farklı milletlerle iletişimde önemlidir. Bildiğimiz dil bizi o millete daha çok yaklaştırır. Fakat bu demek değildir ki kendi diline saygın olmasın kendi dilinden utanasın sıkılasın. Üzücü bir durum lakin içimizde maalesef bu tarz insanlar mevcut. 

 

Çerkes- Rus savaşları sonucu başta Türkiye olmak üzere dünyanın dört bir tarafına sürülmüş dağılmış olan biz Çerkesler eğer kendi dilimize hassasiyet göstermez, kendi dilimize eğilmezsek beraber yaşadığımız milletlerin içerisinde eriyip, yok olmak bizi bekleyen hazin bir sondur.

 

Çocuk dünyaya geldiğinde ana sütüyle beraber duyduğu ilk seseler artık onun kanına işler. O sesleri ne kadar çok işitirse bir o kadar da o dilin tadına varır ve aynı zamanda o sesler aklında yer edinir. Küçüklüğümüzde nenelerimiz bize masallar, hikayeler anlatırlardı, biz de yatma vakti gelene kadar bekler dinlerdik, bilirdik yine ilginç ve bilmediğimiz yeni şeyler işiteceğimizi. Kendisi de bıkmadan yorulmadan masalların o yumuşak tınısıyla bizi de olayın içerisine çekerdi.

 

Günümüzde çocuklarla güzel bir üslupla konuştuğumuzu zannederken aslında farklı, karışık dillerle çocuğa yaklaşıyoruz. Aylar geçiyor. Çocuk konuşmaya başlayacağı zaman zorluk çekiyor, farklı dillerin getirdiği kafadaki karışıklık, çocuğun anadilini yetkin bir şekilde kullanmasını engelliyor. 

 

Peki neden evde konuşulan dil Çerkesçe değil? Farklı dile yönelen çocuk, zamanla o dilde düşünmeye başlıyor. Ünlü bir bilim adamının da dediği gibi ‘’İnsan anadilinde düşünme yetisini yitirip, başka bir dille düşünmeye başladığı zaman bu demektir ki, o birey artık o milletin bir ferdidir.’’

 

Çerkes bir ailenin daveti üzerine gittiğim bir evde otururken yan odada televizyon izleyen, henüz beş yaşındaki yeğenleri koşarak geldi ve Rusça ‘’kendi dilinizde ilgileneceğiniz bir yer orası gidiniz’’ dedi. Bunu söyleyen çocuğun annesi de babası da Çerkes idi. Herkes biran duraksadı ve ortama sessizlik hakim oldu. Çocuklarımızın benliklerini yitirmemeleri adına anne¬¬-babalar, bakıcılar, öğretmenler, bilim adamları el ele vermeli ve herkes bu konuda elinden gelenin en iyisini yapmalı.

 

Kreşlere giden çocuklara baktığımızda o biraz bildikleri Çerkesçeyi de unutmaktalar, nedeni ise ortamda konuşulan dilin sadece Rusça olması. O kreşteki çocuklar anlasalar da maalesef konuşamıyorlar.

 

Durumu kritik olan Çerkesçe’ye ortaokullarda ayrılan ders saati de hayli yetersizdir. Çerkesçe ders saati haftada iki saati geçmez. Çerkes, Rus ve diğer milletlerden çocuklar hepsi bir arada okumaktalar. Çerkesçe anlayıp konuşan çocukla, her ikisinden de yoksun çocuğun Çerkesçe iletişim kurmaları nasıl mümkün olabilir? Çerkes Dili ve Edebiyatı üniversitelerde Rusça olarak okutulmakta. Eğitimciler isteseler de istemeseler de derslerde Rusça’yı kullanmak zorundalar. 

 

Çerkesçe’nin Rusça olarak okutulması dilimizin güzelliğinin ve derinliğinin anlaşılabilmesine büyük bir engel teşkil ediyor. Çünkü yazar ve şairlerimizin eserlerinin tamamının ders dili olan Rusça’ya çevrilmesi olanaksızdır. Bir kelimenin dahi o dilde neyi karşıladığını, kelimedeki anlamsal derinliğini anlamını yitirmeksizin farklı bir dille ifade etmek, tam olarak o dildeki karşılığını bulmak ve tüm bunları sadece haftada iki saate sığdırmak hiç şüphe yok ki hayli güçtür.

 

Eğitimciler derslerde ellerinden geldiğince işi öğrenciler için kolaylaştırmak adına farklı çözüm yolları üretiyor. Öğrencilere küçük kısa skeçler ve farklı oyunlar oynatmak suretiyle. Lakin bu iş, üzerinde daha fazla durulması, üzerine daha fazla kafa yorulması gereken bir meseledir. 

 

Program, hem öğrencilere hem öğretmenlere haftada iki saatten fazlasını vermiyor. Bu gerçekten az ve hayli yetersiz. Acı olan cumhuriyetimizin resmi dili olarak Çerkesçe dışında Rusçanın da aynı konumda yer alması. Her ikisi de 25 yılı aşkın süredir resmi dil olarak yerlerini alsalar da Çerkesçe’nin Rusça’nın yarısı kadar önem ve değerinin olmaması gerçekten utanç duyulacak bir durumdur.

 

Diğer yandan ebeveynleri tarafından anadilinden mahrum bırakılmış bir çocuk, büyüyüp genç bir birey olarak farkındalık sahibi olmaya başladığı zaman, kanındaki o Çerkesçe seslerin sıcaklığı, iliklerinde varlığını hissettiği fakat kelimelere, cümlelere dökemediği o dil, kimi zaman o genç için büyük bir hayal kırıklığına dönüşür. 

 

Arkadaşları, akranları aralarında Çerkesçe konuşurken içten içe anadilini bilmemenin utancını yaşar,  her ne kadar dahil olmak istese de sohbete dahil olamaz. Genç farkındadır anadilini bilmek gibi büyük bir hazdan geri kaldığının, fakat ebeveynlerin de kendilerince haklı sebepleri vardır. Çerkesçe’nin geri planda bırakılmasının sebebi ileride çocuğun Rusça’yı iyi bilmesinin Çerkesçe bilmesinden daha büyük getirileri olacağını düşünmeleridir. Farkındalık kazanan genç, bilmesi gerektiği anadilini öğrenmek için ekstra zaman, artı emek harcamasını ve bu konudaki tüm eksikliklerinden ebeveynlerini sorumlu tutar.

 

Zaman hızla ilerliyor. Teknolojinin de bu hıza eşlik etmesiyle önceleri sahip olmadığımız birçok imkana artık sahibiz. İnternetle birlikte yaygınlaşan akıllı telefon ve tabletler küçük büyük herkesin elinde. Kullanımları, konuşmalar, yazışmalar vs genel olarak yabancı diller aracılığıyla. İşte tüm bunlar bizi anadilimizden biraz daha uzaklaştırmakta. Lakin getirilerinden de söz etmek mümkün.  2015 yılından itibaren internet kullanımının yaygınlaşmasıyla siteler, sayfalar, programlar aracılığıyla Çerkesçe de daha ulaşılabilir ve öğrenilebilir bir dil halini aldı. Bu anadilimize bir nebze de olsa katkıda bulunacak, umut verici bir durum.

 

Tüm diller ait oldukları milletlerce değerli, özel, gurur kaynağı ve paha biçilmezdir. Anadilimizin tarihi, derinliği, değeri ve ilginçliği üzerine çalışan farklı coğrafyalardan insanların çalışmalarını benimsemez, bu çalışmalara sahip çıkmazsak bizi bekleyen güzel bir sondan da bahsetmek maalesef mümkün olamaz.

 

Çerkesçemizin tekrar kendi ayakları üzerinde sağlam bir şekilde durabilmesi için yapmamız gerekenler hiçte az değil. Çerkes camiasının ileri gelenleri, tanınmış sporcularımız, yazarlarımız, şairlerimiz okul ve üniversitelerde öğrencilerle daha çok buluşturularak çocuk ve gençlerin anadillerine daha sağduyulu yaklaşmalarına, anadilin değer ve önemini daha iyi anlamalarına imkan sağlayabilir.

 

Anadilimizde televizyon programlarının yapılıyor olması gayet hoş, fakat bunun yanında tüm Kuzey Kafkasya’da sürekli Çerkesçe yayın yapan bir televizyon kanalımız da olmalı. Diğer bir husus: başkentimizde ve köylerimizde cadde ve sokak isimlerinin Rusçanın yanında Çerkesçe isimlerinin de  yer alması şart. Aynı durum okul, hastane, mağaza ve dükkan tabelaları için de söz konusu. Biz Çerkesler sayıca az bir milletiz,  bu yüzden bize aktarılanları, bizim de, eksiltmeksizin gelecek nesillere aktarmamız ve aşılamamız boynumuzun borcu ve ilk üstesinden gelmemiz gereken problem de anadilimiz.

 

Bana kalırsa Çerkesçe kar suyu kadar temiz, kar tanesi kadar yumuşak, güneş kadar sıcak. Başka hiçbir şeyle kıyaslanamayacak, boy ölçüştürülemeyecek kadar özel. Anadilim benim varlığım.

 

Çeviri: Merzey Erol Yavuz 

Cherkessia.net, 9 Temmuz 2017

***

Зыбзэ зыгъэлъапIэрэм илъэпкъ къеухъумэ

2015-рэ илъэсым къыщегъэжьагъэу адыгабзэм изэгъэшIэнкIэ сайтым Iоф ешIэ. Ащ ишIогъабэ къэкIонэу тэгугъэ.

 

БэмышIэу бзылъфыгъэ ныбжьыкIэ горэ садэжь къакIуи къысэлъэIугъ ипшъэшъэжъые еджапIэм адыгабзэмкIэ къыщыратыгъэ IофшIэныр къызэрехьылъэкIырэм къыхэкIэу IэпыIэгъу сыфэхъунэу. «Сыадыг шъхьаем, адыгабзэр тэрэзэу сшIэрэп ыкIи сытхэшъурэп», — урысыбзэкIэ къысиIуагъ къэкIуагъэм. Зэхэсхыгъэр сшъхьэ итIысхьагъэу, бэмэ саригъэгупшысагъ.

 

Тарихъым инэкIубгъохэм къызэрагъэлъагъорэмкIэ, лъэпкъ анахьыжъэу, лъэпсэ куу зиIэхэм адыгэ лъэпкъыр зэу ащыщ. Ижъ-ижъыжькIэ къыщегъэжьагъэу тятэжъ пIашъэхэм, сыд фэдиз хьазаб хэтыгъэхэми, сыд фэдиз гъогу къин къызэпачыгъэми, гулъытэ яIэу, бзэр Iэшэ чанэу агъэфедэзэ, тиныдэлъфыбзэ зэрафэлъэкIэу къытфаухъумагъ.

 

Адэ джы «тилъэпкъыбзэ сыд изытет?» пIоу укIэупчIэмэ, джэуапым узэримыгъэрэзэщтыр хэткIи шъэфэп. Ары пакIошъ, тхьамыкIэгъо гупшысэхэм уакъыфищэнэу щыт. Бзэ нахьыбэ пшIэ къэси нахь дэгъу. Ар Iушыгъэм, культурэм хэхьэ. Лъэпкъ зэфэшъхьафхэм тыгухэр зэфэщагъэ хъунхэмкIэ бзэр амалышIу. Зыбзэ тшIэрэ лъэпкъым нахь пэблагъэ тэхъу. Ау ащ къикIырэп ныIа убзэ лъытэныгъэ фэмышIыжьыныр, урыгущыIэным утеукIытыхьажьыныр?! ГухэкI нахь мышIэми, ахэм афэдэхэри къытхэтых. Тэ тыбзэ пыдз тшIыжьмэ, ар дгъэкIодмэ, Кавказ заом илъэхъан егъэзыгъэкIэ икIыжьыгъэхэу, Тыркуем къыщегъэжьагъэу фэшъхьаф IэкIыб хэгъэгу пчъагъэхэм ащыпсэухэрэм къазэращышIыгъэу, адрэ лъэпкъхэм тахэткIухьажьыщт, лъэпкъри кIодыжьын ылъэкIыщт.

 

Сабыир къызыхъукIэ, быдзыщэм дыкIыгъоу апэрэ мэкъамэхэр ытхьакIумэ еIох, ылъ щыщы мэхъух. А мэкъамэхэр нахьыбэрэ зэхихы къэс, бзэм иIэшIугъэ нахь зэхишIэщт, ышъхьэ къинэжьыщт. ТицIыкIугъом тинэнэжъ таурыхъхэр, пшысэхэр къытфиIуатэщтыгъэх, тэри гъолъыжьыгъор къэсыфэ тшIуабэ дашIэу тежэщтыгъэ — тшIэщтыгъэ джыри зы хъугъэ-шIэгъэ гъэшIэгъон тызэредэIущтыр. Ежьыри мыпшъыжьэу пшысэхэм ымэкъэ шъабэкIэ тахищэщтыгъэ.

 

Джырэ тилъэхъан сабыим ицIыкIугъом гъэшIуабзэкIэ тыдэгущыIэ къытшIошIызэ, бзэ зэхэпхъагъэкIэ тедэхашIэу етэгъажьэ. Мазэхэр лъэкIуатэх. Сабыир гущыIэнэу зыщыригъэжьэщт уахътэм къин елъэгъу — бзэхэр зэрэшIузэхэкIуакIэхэрэм къыхэкIэу иныдэлъфыбзэкIэ гущыIэныр къехьылъэкIы. Адэ унагъохэу адыгабзэкIэ зыщымыгущыIахэхэрэм? Хымабзэм техьэгъэ сабыир а бзэмкIэ гупшысэуи регъажьэ. ЗэлъашIэрэ шIэныгъэлэжьым зэриIуагъэу, «цIыфым ежь ыбзэ армырэу, нэмыкIыбзэкIэ гупшысэу зыщыхъурэм, а бзэр зыер ары лъэпкъэу зыщыщ хъурэр».

 

Адыгэ унагъо горэм сырагъэблэгъагъэу сыщысызэ, телевизорым еплъэу адрэ унэм исыгъэ япхъорэлъф цIыкIоу илъэситф зыныбжьыр къачъи, къызIуипхъотыгъ: «Идите, идите, там что-то интересное на вашем языке показывают». Ар зыIогъэ сабыим яни, яти адыгэх. ЗыкъэтшIэжьэу, тызэгупшысэжьэу, тисабыйхэр лъэпкъым щыщэу къэнэжьынхэм пае тIэ зэкIэдзагъэу зэкIэми — ны-тыхэр, кIэлэпIухэр, кIэлэегъаджэхэр, шIэныгъэлэжьхэр — тфэлъэкIыщтыр тшIэн фае.

 

КIэлэцIыкIу IыгъыпIэхэм сабыйхэр зыкIохэкIэ, адыгабзэкIэ ашIэгъэ тIэкIури ащэгъупшэжьы, сыда пIомэ ахэм янахьыбэм урысыбзэм нэмыкIкIэ ащыгущыIэхэрэп. Бзэр къагурэIоми, рымыгущыIэжьхэу къычIэкIых.

 

ГумэкIыгъоу щыт адыгабзэр гурыт еджапIэхэм зэращызэрагъашIэрэр, нахь тэрэзэу къэпIон хъумэ, щарагъэшIэнэу сыхьат пчъагъэу къаратырэр зэримыкъурэр. ТIо нахь тхьамафэм адыгэбзэ урокхэр еджапIэхэм янахьыбэм щакIурэп. Адыги, урыси, нэмыкI цIыф лъэпкъхэм якIэлэцIыкIухэри зэхэсхэу еджэх. Бзэр зытхьакIумэ итэу е ар зыIулъ сабыйхэмрэ ащ зи хэшIыкI фызимыIэхэмрэ сыдэущтэу зэдэхъунхэ алъэкIыщта? Адыгэ литературэм урысыбзэкIэ еджапIэхэм ащырагъаджэх. КIэлэегъаджэхэр фай-фэмыехэми а бзэр адыгэбзэ урокхэм ащагъэфедэн фаеу мэхъу. Тиныдэлъфыбзэ идэхагъэ, икуугъэ тэрэзэу зэхэпшIэн плъэкIыщтэп нэмыкIыбзэкIэ уеджэмэ, сыда пIомэ титхакIохэм, поэтхэм япроизведениехэр зэбдзэкIынкIэ IэшIэхэп — а зы гущыIэм плъышъоу иIэр, купкIэу кIоцIылъыр, имэхьанэ нэмыкIыбзэкIэ къырипIотыкIынэу гущыIэ къэгъотыгъуаеу бэрэ къыхэкIы.

 

КIэлэегъаджэхэм зэрафэлъэкIэу, хэкIыпIэхэр къагъотхэзэ, еджакIомэ бзэм изэгъэшIэн нахь къулай зэрафэхъунэу урокхэр агъэпсых, театрализованнэу сценкэ цIыкIухэр къарагъэшIхэзэ, джэгукIэ зэфэшъхьафхэр агъэфедэзэ яIофшIэн шIыкIэ-амалхэр къыфагъотых. Мы Iофым изытет нахь куоу егупшысэгъэн, зэшIохыгъэн фае. Программэу щыIэм бзэмрэ литературэмрэ язэгъэшIэнкIэ сыхьатитIу нахь къытырэп. Ар мэкIэ дэд. Гукъаор тиреспубликэ и Конституцие бзитIу — урысыбзэмрэ адыгабзэмрэ —къэралыгъуабзэхэу щыбгъэфедэнхэу итми, илъэс 25-м ехъугъэу ащ икъу фэдизэу мэхьанэ зэрэрамытырэр ары.

 

НэмыкI лъэныкъуи игугъу къэтшIын. ИцIыкIугъом иныдэлъфыбзэкIэ зыдэмыгущыIэгъэ сабыир лIыпкъым иуцоу, гулъытэ иIэ зыхъукIэ, ылъ хэлъ бзэм имэкъамэхэр шIогунэсхэу, ахэм яфэбагъэ ыгукIэ зэхишIэу мэхъу. Зыхэт илъэпкъэгъухэр яныдэлъфыбзэкIэ гущыIэхэ зыхъукIэ, бзэр зэримышIэрэм пае мэукIытэшъ, нахьыбэм зеушъэфы, зэрэфаеу адэгущыIэжьын ылъэкIырэп. КъыгурэIо ныбжьыкIэм ыпсэ щыщ IэшIугъакIэ горэ зэрэчIинагъэр, ау ащ ицIыкIугъом янэ къышIошIыщтыгъэ исабый зыкъиIэтмэ, щыIэкIэшIу иIэным пае ныдэлъфыбзэр IэкIыб ригъэшIми хъунэу, урысыбзэр нахьышIоу къызIэкIигъэхьаныр зэкIэми анахь Iофэу. Джы зиакъыл уцугъэ лъфыгъэм бзэм изэгъэшIэнкIэ уахътэу шIокIодыгъэр къыгурыIожьыгъэу, ицIыкIугъом пIуныгъэу ратыгъэм иныдэлъфыбзэ зыкIимыгъусагъэмкIэ къэзылъфыгъэхэр егъэмысэх.

 

Уахътэр псынкIэу макIо. ЩымыIэгъэхэ технологиехэр шIэныгъэм икъэкIопIэ ин хъугъэх. Интернетыр, планшетыр, телефоныр ини цIыкIуи яIэрылъхьэх. Мыхэр зэрагъэфедэхэрэр, зэрарыгущыIэхэрэр хымабзэхэр ары. Ащ пае аужырэ илъэсхэм хэпшIыкIэу тиныдэлъфыбзэ джыри нахь тпэчыжьэ хъоу ригъэжьагъ. Ау, Интернетыр пштэмэ, 2015-рэ илъэсым къыщегъэжьагъэу адыгабзэм изэгъэшIэнкIэ сайтым Iоф ешIэ. Ащ ишIогъабэ къэкIонэу тэгугъэ.

 

Зэрэдунаеу сыд фэдэрэ лъэпкъи ыбзэ шIолъапI, шIодах, рэгушхо, рэгущыIэ. Тиадыгабзэу ишIыкIэ-гъэпсыкIэ зэрэгъэшIэгъоным, зэрэкуум апае нэмыкI къэралхэм арыс цIыфхэм зэрагъашIэрэр къэтымыухъумэмэ, къытэхъулIэщтыр нафэ.

 

Адыгабзэм ылъэ пытэу теуцожьыным пае макIэп тшIэн фаер. ТицIыф пэрытхэр, дунаим щызэлъашIэрэ тиспортсменхэр, титхакIохэр нахьыбэрэ еджапIэхэм рагъэблагъэхэмэ, ящыIэныгъэ, ятворчествэ фэгъэхьыгъэу пчыхьэзэхахьэхэр зэхащэхэмэ, кIэлэцIыкIухэм акъыл-гулъытэу яIэм хэхъощт, гущыIэм кIуачIэу, амалэу иIэр нахь зэхашIэщт.

 

ТыбзэкIэ къэтынхэр телевидением зэхещэх, ар дэгъу, ау зэрэ Темыр Кавказэу зэрэщыщытэу, спутниковэ телевидениемкIэ къагъэлъагъоу, тыбзэкIэ Iоф ышIэу канал тиIэн фае. Бэрэ зигугъу тшIырэмэ ащыщ: тикъэлэ шъхьаIи, тикъуаджэхэми яурамхэм ацIэхэр, еджапIэхэм, тучанхэм, сымэджэщхэм — тыдэ гъэзэгъэ къэралыгъо тамыгъи урысыбзэм игъусэу адыгабзэкIи тхыгъэныр игъу. Тэ, адыгэхэр, тылъэпкъ макI, арышъ, щыIэныгъэм исыд фэдэрэ лъэныкъокIи дэхагъэу, шIугъэу тхэлъхэр зи хэмызэу къыткIэхъухьэрэ ныбжьыкIэхэм къафэтыухъумэныр типшъэрылъ. Апэ къызщедгъэжьэн фаер бзэм иIоф.

 

СэркIэ сиадыгабзэ осэпс шIэтым фэдэу къабзэ, осыцэ фыжьым фэдэу шъабэ, тыгъэнэбзыим фэдэу фабэ. ЫкIи зыми пэсшIыни, езгъэпшэни слъэкIыщтэп. Сэ сыбзэ — сищыIэныгъ.

 

КIЭМЭЩ Фатим.

Лъэпкъ гъэзетэу «Адыгэ макъэм» иIофышI.


Bu haber toplam 1519 defa okundu.


hapi cevdet yıldız

Yakınma, berbat durumu sergileme... ötesi yok... peki ne yapılmalı ya da yapılabilir?

Bunu söyleyen tek bir öğretmen gördüm: Çerkesçe eğitim yasası çıkarılmalı, anadili koruma altın alınmalı diyor Hamid kızı Sayın Kuleko Emm

http://www.cherkessia.net/news_detail.php?id=7126

Başkaları da o noktaya varmalı...

Ortada bir cumhuriyet var, cumhuriyetin iki resmi dilinden biri Çerkesçe. Esas resmi dil ise Rusça. Çerkesçe lüzumsuz, aşağılanan bir dil.
O düzeye düşülmüş. 1970'lerde Türkiye'de yapıldığı gibi.

Okulda 2 saat Çerkesçe. Devlet bir dilini sınırsız okutuyor, diğer dil ise, o da isteyen 10 öğrenci çıkarsa seçmeli ders dili olarak okutuluyor.

Adıge Cumhuriyeti 1990'larda "egemen devlet" statülü olarak Rusya Federasyonu'na alındı. 1992'de Adıgey'e gittiğimde 4 yıllık ilkokulda bütün dersler Adıgece okutuluyordu. Bir de şimdiki duruma bir bakmalı. Bir de işbirlikçilere tabii.

1960'lı -70'li yılların Kruşçev ve Brejnev'i dirilmiş. O dönemlerde küçük dillerin (Rusça dışındaki dillerin) Rusça içinde eritilmeleri politikası uygulanıyordu. Bunu "emperyalist politika" diye kitaplarında Gorbaçov itiraf etmişti. O Rusçu politika sonucu Sovyetler sonunda batmıştı. Şimdi de aynı terane.

Kreş var, Rusça öğretiyor. Anaokulu var, Rusça öğretiyor. Okul var, Rusça öğretiyor. Haftada 2 saatlik Adıgece dersi için bir sınıf açılacak olsa bile, Adıge öğrencilerin içine hiç Çerkesçe bilmeyen Rus öğrenciler serpiştiriliyor.

Çerkesçeyi sevdikleri için mi? Deveye hendek atlatılıncaya kadar (ki atlatılamaz), atı alan Üsküdar'ı geçiyor, Adıgece dersi fiilen kaynıyor.
Adıgeceye tanınmış 2 saati de sabote etmek olmuyor mu bu?

Vaziyet berbat. Aklı başında kişiler aklını başına almalı, bir hal çaresi aramalı. Rusçu yöneticilerle olmuyor bu iş. Rus'a yağ çekmeye son verip yönetime ağırlık koymak gerekiyor. Yağ çekme o noktaya ulaşmış ki, 78 yaşına ulaşmış ünlü proflar bile "Bize Rusça lazım" diyebiliyorlar.

Herkesin Rusça konuşmaya başladığı bir ortamda bunun bir mantığı olabilir mi?...

Artık 'sivnukçuklar' (bebekler) Rusça bilir olarak doğuyorlar, zil takıp oynayabilirler. Türkiye'de Türkçe, Arabistan'da Arapça bilir olarak doğdukları gibi.

Buna nasıl bir son verilebilir? Karaçaylar gibi, Çeçenler gibi, Adıgeler'de ağırlık koyabilecekler mi?

2006'da Başkan Şevmen Hazret bu işe öncülük etmek istemiş, Adıge öğrencilerle sınırlı olarak, bir yasayla Adıgece derslerini (ki haftada 2 saat kadardı) zorunlu dersler arasına aldırmıştı. Yalnız kalmıştı. Slav dünyası, işbirlikçiler ayağa kalkmış, yeri göğü inletmişlerdi.
Seçmeli bir öğretim dili olan Adıgece nasıl zorunlu bir eğitim dili olan Rusça ile bir tutulabilir, eşit düzeye çıkarılabilir, diye. Kimse ses çıkarmamıştı.
Herhalde korku dağları bekliyor olmalıydı?
Rus sopası herkesi ürkütmüş müydü ne? Şevmen Hazret harcandı gitti.

Bu iş korkuyla düzelmez. Naziler ilkin komünistlere, Yahudilere gittiler, onları kamplara doldurup imha ettiler. Sosyalistler ve liberaller sustular, biz komünist ya da Yahudi değiliz diye. Yılan bizi sokmaz diye. Ama sıra onlara da geldi.

Rusya'daki gidiş berbat. Türkiye'de halkın en az yarısı Erdoğan'a karşı. Kılıçdaroğlu, Cehennem sıcağında Ankara'dan İstanbul'a yürüdü, "Adalet" diye. Yüzbinler adalet için yürüdü.
Rusya'da bunun kırıntısı bile yok.
Sonrası, sonrasını ben söylemeyeyim...

09 Temmuz 2017 Pazar Saat 20:51
Yurdakul Recep

BİRİLERİ "DÖNÜŞ" İLE ASİMİLASYONDAN KURTULACAĞIZ DİYE BİRİLERİNİ KANDIRIYOR AMA!

09 Temmuz 2017 Pazar Saat 20:28
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net