Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Devrimin 100'üncü Yaşında Sessizlik: 'Putin'in Çarlığın Başarısızlığından Çıkardığı Ders'
08 Kasım 2017 Çarşamba Saat 13:16
Ekim Devrimi'nin bir zamanlar coşkuyla kutlanan yıldönümünün 100'üncüsünde Rusya'da sessizlik hakim. Deutsche Welle'de bir makale kaleme alan tarihçi Karl Schlögel, Putin siyasetinin kendi 1917 çıkarımlarını yaptığı görüşünde.

Ekim Devrimi'nin bir zamanlar coşkuyla kutlanan yıldönümünün 100'üncüsünde Rusya'da sessizlik hakim. Deutsche Welle'de bir makale kaleme alan tarihçi Karl Schlögel, Putin siyasetinin kendi 1917 çıkarımlarını yaptığı görüşünde:

Lenin heykeli ve Moskova

"7 Kasım, yani "Büyük Sosyalist Ekim Devrimi'nin" yıldönümü, bir zamanlar Sovyetler Birliği'nde en önemli bayramdı. 1 Mayıs'tan ve hatta Zafer Günü 9 Mayıs'tan da önce geliyordu. Geçitler, korolar, havai fişekler... Devrimin 100'üncü yıldönümündeyse bayram havasına girildiği pek söylenemez. Birçok ülkede "yüzyılın olayı" ile ilgili sergiler ve konferanslar düzenleniyorken, devrimin gerçekleştiği Rusya'da ise daha ziyade konuyla ilgili ilgisizlik ve bilgisizlik hakim. Devrim gerçekleşirken Sankt Petersburg'daki Saray Meydanı'nda bulunan Kışlık Sarayı'na düzenlenen saldırıyı yeniden canlandırma fikri reddedildi.

Alman Doğu Avrupa tarihçisi ve yayıncı Karl Schlögel,1948 doğumlu. 

Rus modernitesi ve Stalinizm alanlarında uzman, 2013 yılına kadar Frankfurt an der Oder'deki Viadrina Avrupa Üniversitesi'nde Doğu Avrupa tarihi profesörü olarak görev yaptı.

 

Neredeyse 100 yıl boyunca Sovyetler Birliği'nin kuruluşunun başlangıcı ve dünya tarihinde bir dönüm noktası olarak kutlanan olayla ilgili bu sessizliğin ne anlama geldiğini merak ediyor insan. Ve 2005'ten bu yana devrim anmasının yerini neden yeni bir bayramın almış olduğunu: 1612 yılında Polonyalıların Moskova'dan zorunlu göç ettirilmesi ve bunun sonucu olarak "kaos döneminin" sona ermesi ve Romanov Hanedanı'nın hükümdarlığının başlangıcı anısına kutlanan 4 Kasım "Ulusal Birlik Günü".

 

Yıldönümlerine bakış, her dönemin "Kızıl Ekim'e" dair kendine özgü bir duruşu olduğunu gösteriyor. Devrimin onuncu yıldönümünde, yani 1927'de, Sergey Eisenstein, aslında hiç de öyle gerçekleşmediği bilinen Kışlık Saray saldırısını beyaz perdeye aktarmıştı. "Ekim" filminin kahramanlarından biri olan Leo Troçki ise bu tarihte çoktan sürülmüştü bile. 1937'deki kutlamalar ise Stalin imzalı, devrimin öncülerinin de aralarında olduğu isimlerin öldürüldüğü "Büyük Terör" ile aynı zamana denk gelmişti.

 

1941'de Kızıl Meydan'da düzenlenen, Moskova'nın Almanların saldırısını püskürtmesini sahneye koyan geçit ise bir efsane hâline geldi. Stalin kişi kültünü kınayan 20'nci Parti Kongresi'nin ardından, 1957'de ise artık Stalin'in Ekim Devrimi'ndeki sözde öncü rolünden değil, "gerçek Leninizm'e dönüşten" bahsediliyordu.

 

Devrimin 50'nci yıldönümü olan 1967 yılında, başta "Üçüncü Dünya" ülkelerinden olmak üzere birçok ülkeden önemli isimler Moskova'da bir araya geldi. Daha sonra ise yıldönümü giderek ''tatil günü olan bir bayram'' karakterine büründü.

 

1987'de, Glasnost ve Perestroika'nın başlangıcından sonra tartışma, Rus Devrimi ve devrimin sonuçlarının radikal bir şekilde yeniden değerlendirilmeye tabi tutulması hâlini aldı: Nikolay Buharin gibi, o ana dek tabu olan isimler yeniden tezahür edilir hale geldiler, on yıllar boyunca yasaklı olan metinler kitlesel olarak basıldı.

 

1990'lı yıllarda ise bayrama ilgi söndü ve bu gün yalnızca çöküntüye uğramış Komünist Parti'nin üyeleri tarafından kutlanmaya başlandı. Belli ki insanlar "Ekim fikirlerinden" ziyade Sovyetler Birliği sonrası toplumun gündelik sorunlarıyla ilgilenmekle meşguldü.

 

Putin'in çarlığın başarısızlığından çıkardığı ders:

Peki ya bugün? Dünya çapında da artmakta olan toplumsal eşitsizlik, şiddet ve istikrarsızlık, insanı aslında bu gerilimlerin ardında yatan sebepler ve yapılması gereken reformlar konusunda kafa yormaya yönlendiriyor. Birinci Dünya Savaşı'nın yükü altında çöken Çarlık, dış düşman ve düşmanın yurt içindeki ajanlarına karşı birlik yakarışını kurtaramamıştı.

 

İşte tam da bugünün Sovyet sonrası Rusya'sında da bu hiçbir perspektif sunmuyor. Ülkenin modernleşmesinin önündeki engellerin içeride olduğunu herkes biliyor. Rusya, 1922'de SSCB biçiminde kurulan çok uluslu imparatorluğun yükünü yeniden üstlendi ve ülkenin daha modern ve daha fazla özgüven sahibi vatandaşlardan oluşan bir millete evrilmesine on yıllar boyunca engel oldu.

 

Putin siyaseti, Çarlığın başarısızlığından yalnızca tek bir ders çıkardı: Değişim korkusu ve düzenin her ne pahasına olursa olsun korunması. Ancak bu, ülkenin modernleşmesinin vatandaşlar olmadan ya da onlara karşı değil, yalnızca onların ve gerekli kurumların mevcudiyetiyle gerçekleşebileceği bir çağda yetersiz kalıyor.

 

Kaynak: DW

Cherkessia.net, 8 Kasım 2017


Bu haber toplam 1672 defa okundu.


burak demirci

Rusya Rusya boşşş Rusya. Kıtanın çoğunu kaplayan koftiden süper güç. Çürümüş yozlaşmış rusya. 40 yahudiyle birlikte putinin oyuncağı olmuş bir ülke.
Bugün Rusya'nın bir Kaliforniya kadar etmediğini bilenler Rusya'yı ciddiye almaz. Ama reklam iyi yapılmıştı bir kere soğuk savaş vasıtasıyla. Oysa soğuk savaş neydi?Tek bir merkezden yönetilen 2 ayrı kutbun dümenden çekişmesiydi. Lakin patron halen aynı patron o patron ne Putin'dir ne Trump'dır.

11 Kasım 2017 Cumartesi Saat 18:39
Bergun Harun Çevik

Romantik faşizmin bir örneğiydi Ekim devrimi. Eşitlik, hak, adalet diye Sovyet çatısı altında birleşenlerin ince ince soykırıma uğradığı bir dönemin başlangıcıdır ve ancak 70 yıl dayanabilmiş içi boş abartılan bir ihtilal.

Evet Türkiye'ye yararı olmuştur.Bu sayede Adana'ya kadar uzanan Ruslar geri çekilmiş kurtuluş savaşında Türkler doğu cephesi ile uğraşmamıştır. Ekim devrimine büyük yerine ölü bir devrim dense daha iyi.Kutlanması kadar saçma bir hareket yok ancak anılabilir, uğruna ağıtlar yakılabilir.
Putin taktik adamı tabi karşı söylem veya yüceltme yapmayacak Rusya'da %80 popüleritesini niye düşürsün şimdi 100 sene önce yapılmış 25 sene önce yıkılmış sistem için.

10 Kasım 2017 Cuma Saat 17:58
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net