Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adıge Mak:Devlet Başkanı Carıme Aslan Büyük Bir Sorumluluk Yüklenmişti
01 Ağustos 2018 Çarşamba Saat 23:15
Yugoslavya’da patlak veren savaştan soydaşlarımızı çıkarma ve Anayurda getirme konularında tarihsel görev Adıge Cumhuriyeti Devlet Başkanı (Президент) Carıme Aslan’nın omuzlarına yüklenmişti. Konuyla ilgili bir söyleşi yapmak istedik.

 

Yugoslavya’da patlak veren savaştan soydaşlarımızı çıkarma ve Anayurda getirme konularında tarihsel görev Adıge Cumhuriyeti Devlet Başkanı (Президент) Carıme Aslan’nın omuzlarına yüklenmişti. Konuyla ilgili bir söyleşi yapmak istedik.

 

- Dönüş Günü 20 inci yılını yaşıyor, hepimiz dönüş işini başlatan, ilerleten ve sonuçlandıran kişinin sen olduğunu biliyoruz. Aradan hayli zaman geçti, geriye doğru bir baktığınızda neler görüyorsunuz, ele aldığınız o zorlu sorunu çözdüğünüzü söyleyebilir misiniz?,

- On yıl süreyle Devlet Başkanlığı yaptım. Zorlu bir dönemdi. Cumhuriyet oluşum aşamasındaydı, her iş bizim için bir ilkti. Bu zorlu görevlerden biri de güç bir duruma düşmüş, anayurda yüzünü çevirmiş ve anayurda dönüş özlemi içindeki soydaşlarımızla bir bağ kurmaktı. 


Her şeyden önce, cumhuriyet öncesinde, yıllarca özlemini çektiğimiz ama bir türlü kuramadığımız Adıge diasporası ile ilişki kurmak için gerekli olan “Rodina” (Eve dönüş) örgütünü kurduk. Cumhuriyet olduktan sonra Anayasamıza her nerede yaşıyor olurlarsa olsun, Adıge Cumhuriyeti’nin bütün Adıgelerin yurdu olduğuna ilişkin bir madde koydurduk. Böylece Rusya’da bulunan devlet yöre birimlerinin (субъект) hiç birinde olmayan “Geri dönenler kanununu” (Закон о репатриантах) bir ilk olarak biz çıkardık, yasayı destekleyen benzeri yasa ve kararlar aldık, bunu ülkeye ilişkin bir kitap haline getirdik, dönüş yapanlara maddi destek sağlama bağlamında bir fon da oluşturduk. Bu işlerle ilgilenirken birçok devlet sorununu da çözdük. Bütün bu yapılanlar içinde öne çıkan durum, soydaşlarımızı savaş ateşine yakalanmadan önce, Kosova’dan getirip Maykop yakınında bir köy kurup oraya yerleştirmek oldu.

 

Yugoslavya Adıgeleri ile daha önceleri de tanışmıştım. 1979 yılında bir turist kafilesinin başında olarak Belgrad’da küçük oğlu Alkas ile birlikte gelen Śey İshak’la karşılaşmış, gece boyunca konuşmuştuk, bana anayurda dönmek istediklerini, dönmemeleri durumunda yok olacaklarını söylemişti, beni ikna etmişti. İshak’ı kaygılandıran şeyler hep aklımdaydı, ancak yardım etme olanağım yoktu, arayışlar içindeyken mevkim (statüm) yükseldi, olanaklarımız arttı, içten isteyerek Kosova’da yaşayan küçük Adıge topluluğunu, içlerinde İshak ve ailesi de olmak üzere bu soydaşlarımızı anayurda getirme olanağını elde ettik, sevinçliyim, omuzumdan ağır bir yük kalkmış, büyük bir sorumluluğu yerine getirmiş olmanın ferahlığı içindeyim.

Devlet Başkanı olduğum yıllarda başardığım ya da başaramadığım işler var. Ama Adıgelerin yurda dönüş yolunu açtığımız için memnunum, benimle birlikte çalışmış olan gençlerden de memnunum. Ŝeveṡıқu Pşımaf, Becene Murat, Çemışo Ğazıy, Źıbe Mus bunlardan. Kısa bir görüşme içinde olsak da, bu arkadaşlarımın adlarını belirtmeden geçemeyeceğim, ulusları içinde dürüstçe çalıştıkları için onlara “teşekkürlerimi” sunuyorum.

 

Bu arada Adıgelerin getirilmesi sorununa destek veren RF Hükümetine (Başbakan S. V. Kirilenko), Dışişleri Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı yetkililerine (bakanlar Y. M.Primakov, S.K. Şoygu), Dışişleri Bakanlığı bakan yardımcısı (V. İ. Çurikin), RF Belgrad Elçiliği mensuplarına (Elçi Y. M. Kotov) teşekkürlerimi iletmek isterim.

 

Kosova’dan gelen kardeşlerimizle karşılaştığımız ilk sabah onların bizi sevinç ve neşe içinde karşıladıklarını, çoktan beri bugünü beklemekte olduklarını belli eder biçimde memnuniyetle bizi karşıladıklarını bugün gibi anımsıyorum.

“Hoş geldiniz, zorlu bir yolu aşıp geldiniz, yolculuğunuz nasıl geçti, geceyi rahat geçirebildiniz mi?” diye karşıma çıkarılan yaşlıları Jev Şahib’e sorduğumda, ellini sallayarak bana yanıt verdi. “Yaşım 100 yıla yaklaştı, bu geceki gibi rahat uyduğumu anımsamıyorum, hiçbir yanım sızlamıyor, şükürler olsun, Tanrı sana da sağlıklar versin, hepimize sağlık versin”.

 

“Evet, baba, bizim de istediğimiz bu. Huzur içinde yaşamanızı diliyorum. Gerisi, biz Adıgelerin geleneği uyarınca dayanışır birşeyler yaparız”, - dedim. Yaptık, görüyorsunuz. Mafehable köyü genişliyor, güzelleşiyor, gençler evleniyorlar, okuyor, çalışıyorlar, bizden birileri oldular, karşılıklı özlemlerimiz gerçekleşmiş oldu.

 

Bugün sadece Kosova’dan gelenlerle sınırlı olmayarak, ülkesine dönüş yapmış olan herkesi kutluyorum, Tanrı attıkları adımları uğurlu kılsın, Tanrı hepimize bugünü mutlu gün kılsın, sevgili ülkemizde mutlu bir yaşam sürdürelim.

 

Şu an işlerin yürüme biçiminden memnun muyum, değil miyim? Kısaca söyleyeyim: memnun değilim. Bizim dönemimizde bu işle daha özgürce ilgileniyorduk, federal merkez bize daha fazla güven duyuyordu. Şimdi, ulusumuzu bir araya getirmek için çıkarmış olduğumuz yasa ve kararlar, “bunlar federal yasaya aykırı” denerek iptal edildi. Bir yasal dayanak olmadan sorunlar çözülebilir mi? Çözülemez.

 

Suriye’de savaş başlayınca, Adıgelerin bu ateşten çıkarılacaklarını umdum, öyle olması gerektiğini halen düşünüyorum, ama olmadı. Ülkelerinden zorla çıkarılan Adıgelerin torunları “Ata diyarına dönmeliyiz” diyorlarsa, onların hiçbir engelle karşılaşmadan geri dönmeleri olanağını yaratmak gerekiyor. Bunun için büyük bir çalışma yürütmemiz gerekiyor.

 

Yeniden bu mutlu günü sevinçle kutluyorum!

 

-Teşekkür ederim.

 

Siĥu Goşnağu, Adıge Mak

 

Kaynak: http://www.adygvoice.ru/wp/iофышхом-ипчэгу-итыгъ/

 

Çeviri: Hapi Cevdet Yıldız

Cherkessia.net, 1 Ağustos 2018


Bu haber toplam 1812 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net