Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
QHA (Kırım Haber Ajansı)'na Tekzip Çağrısı!
24 Eylül 2018 Pazartesi Saat 17:56
QHA'nın Manipülatif Yayınları Hakkında Cherkessia.net Yayın Kurulu'nun 24 Eylül 2018 tarihli Açıklaması Şöyledir:

QHA'nın Manipülatif Yayınları Hakkında Cherkessia.net Yayın Kurulu'nun 24 Eylül 2018 tarihli Açıklaması Şöyledir:

QHA'nın 18.09.2018'de Rusya Federasyonu'na bağlı Kabardey-Balkarya Cumhuriyeti'nde Çerkes (Adıge) - Kabardeylerce Kanjal Zaferi'nin 310. yıldönümü münasebetiyle başlatılan "Kanjal Zaferini Onurlandırma Atlı Yürüyüşü" nedeniyle çıkan olaylar hakkında 20.09.2018 tarihinde "Kabardey Çerkez milliyetçileri, Balkar Türklerinin köylerine saldırdı" ve 21.09.2018 tarihinde "Kabardey-Balkar'da yaşanan gerginliğinin arka planında ne var?" başlıklı haberlerinde, Çerkes halkını dayanaksız suçlayıcı provokatif ifadeler ve imalar kullanılmıştır.

Bahse konu haberlerin linkleri: 

http://qha.com.ua/…/kabardey-cerkez-milliyetcileri-…/173624/

http://qha.com.ua/…/kabardeybalkar-da-yasanan-gergi…/173660/

 

Tarihi konuları tam olarak bilmeden yapılan bu iki haberde, Kanjal Savaşının bir "ikon" savaş olduğu ve dünya savaş literatüründe yer aldığı gözden kaçırılmış. Tam aksine Balkarların 2008'deki aynı konuda çıkan olaylarda ortaya attıkları "bu savaşın Kırım Hanlığı ve Balkarlar arasında olduğu" iddiaları esas alınmıştır. Ancak Tatar tarihçi Gulnara Abdulaeva'nın dahi bu savaşın Osmanlı İmparatorluğu-Kırım Hanlığı Birleşik güçleri ve Çerkes (Adıge) - Kabardeyler arasında olduğu ilgili belgesel yayını vardır. ( https://m.youtube.com/watch?feature=share&v=UPPekknBEY8 )

 

Bu ikon zaferin onuruna kutlama ve atlı yürüyüş yapmak Çerkes halkının hem yasal hem de doğal hakkıdır. Rusya Federasyonu federal ve Kabardey-Balkarya yerel yasalarına göre de, atlı yürüyüş yapmalarına bir engel yoktu.

 

QHA'nın gözden kaçırdığı bir diğer konuda, Çerkes aktivist ve halkın Kanjal Dağına gitmek için Gundelen köyünden geçen otoyol dışında bir güzergah alternatifleride yoktur. Gundelen köyüne geldiklerinde ise yolun kenarında çok daha önceden toplanmış Balkar kadınların ve çocukların taşlı-sopalı saldırısına maruz kalan ve asla karşılık vermeyen Çerkeslerdir. İlave olarak, OMON adındaki faşist Rus özel birliklerini ve Silovikleri köye çağırarak, çıkardıkları olayların büyümesine neden olanlar da gene Balkarlardır ve provakasyon'un kaynağı budur.

 

Olayların başladığı 18.09.2018 tarihinde daha saat 15:00 sularında New r. rus adlı haber ajansı başta olmak üzere Kremlin yanlısı bir çok yayın ajansı "Kabardey-Balkarya'da etnik çatışma, Kabardey ve Balkarlar arasındaki etnik çatışmalar büyüyor" diye haberler servis etmeye başladı.

 

https://news-r.ru/news/kabardino_balkar_republic/249723/

https://news-r.ru/news/kabardino_balkar_republic/249230/

 

QHA, olayları ilk günden takip etmediği için bu konularda belli ki bir ınformasyon eksikliği var. Ortada bir etnik çatışma yoktu. Çerkesler kendilerine yapılan bütün tahriklere rağmen, Balkarlar ile çatışmadılar. Çerkes halkının Gundelen'deki otoyoldan geçerken onlarca otomobili, yol kenarındaki Balkar kadınlarca taşlı ve sopalı saldırılar ile hasar gördü. Ancak Çerkesler Balkarlara zarar vermedi. 

 

QHA ise haberi Çerkesler ve Balkarların taşlı-sopalı çatıştığı şeklinde verdi. QHA'nın göremediği ve haberlerinde yazmadığı şeylerden biride şudur: Çerkes protestocuların, Kabardey-Balkarya'da Rus Siloviki ve OMON birlikleri ile Çeçenya, İnguşya ve Kuzey Osetya'dan cumhuriyete takviye bahanesi ile getirilen yerel polis güçleri ile karşı karşıya kaldığıdır. Yüzlerce Çerkes genci, Bahsan, Zayukovo, Nalçik gibi yerlerde tutuklanıp gözaltına alındı. Günlerce gözaltında sorgulandı ve işkence gördü.

 

QHA'nın göremediği bir diğer önemli detay ise Karaçay-Çerkesya'dan, içinde Karaçay sivillerin bulunduğu 100 araçlık konvoyun Gundelen'e gelmesi ile yapılan provakasyondur. Dikkat edilirse Karaçay-Çerkesya ve Adıgey'den Kabardey-Balkarya'ya gelen Çerkes yoktur. Kabardey-Balkarya'da Çerkes (Adıge)-Kabardeyler ile Balkarlar arasında etnik bir çatışma çıkarma amaçlı bu provakasyonu yapanları RF ve Kabardey-Balkarya yönetimi en kısa sürede tespit edip açıklamak, yasaların öngördüğü cezayı vermek ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

 

Olayların kökenindeki tarihi olayları daha iyi anlayabilmek için 1765 yılından önce Zeliqo ve Bahsan Rayonlarında Balkarların yaşamadığını, ilk Balkar köyünün 1765'de Yukarı Çerek'ten Orusbiyler ile göçeden 100 hanelik bir grup tarafından kurulan günümüzdeki adı Ogarı Bahsan olan yerleşim yeri olduğu bilinmeli. Olayların vuku bulduğu Zeliqo ve Bahsan ilçelerinde yer alan şimdiki Balkar köyü Gundelen köyü ise 1868'de kurulmuştur. Aynı bölgedeki diğer Balkar köyleri Bedık ve Bılım köyleri ise çok daha sonra kurulmuştur. 

 

Bölge daha önce Çerkes (Adıge)'ler ile meskundu ve Kabardey beyleri Kasey ve Janhot'ların yönetimindeydi. Şu an bölgede Balkarların yaşadığı Janhoteko ve Malka yerleşimleride daha önce Çerkes (Adıge) - Kabardey yerleşimleriydi. Malka'nın adı ise Çerkes Kabardey soyu Aşebiy'lerin adını taşıyordu. Bılım köyü ise 1920'de kurulmuştur. Bu konuda şu kaynak QHA tarafından incelenirse, bölge hakkında sağlıklı haberler yapmasını sağlayacaktır.(http://dergipark.gov.tr/download/article-file/491144 )

 

Bunun yanında QHA, Kanjal savaşında Osmanlı-Kırım ordusuna karşı savaşanların sadece Kabardeyler olmadığı, Osetlerin de Kabardeyler ile birlikte olduğu hakkındaki Rusya Bilimler Akademisi'nin açıklamasına yer vermiş. Biz düzeltelim, bu açıklamada Kabardey, Balkar ve Osetlerin müşterek olarak Osmanlı-Kırım ordusunu yendiği belirtilir. Ancak Rusya Bilimler Akademisi, 1708 yılında Oset ve Balkar nüfusu konusunu es geçmektedir. O dönemde Balkarlar dört küçük köy halinde Kabardey-Balkarya'nın güneydoğusunda bulunan Yukarı Çerek bölgesinde küçük yüz ölçümlü bir alanda, üstelik Çerkes, Oset-Digorlar ve Svanlar ile içiçe yaşıyorlardı.18. yüzyılın ikinci yarısı Balkar nüfusu 500 haneydi (Bkz. Balkar Tarihçi Miziev). Karaçayların ise 1711'de, Balkarlar'dan ayrılıp, Yukarı Kuban'a 200 hane olarak göçettiği ve burada 19. yüzyılın sonlarına kadar üç köyde gene Svanlar ile içiçe yaşadıkları bilinmektedir.

 

Çerkes halkının 1763-1864 arasında Rus Çarlığına karşı verdiği İstiklal mücadelesi sonucu Çerkes halkı soykırıma uğramış, yenilince soykırım yanında sürgüne tabi tutulmuş, Çerkeslerden boşalan yerlere Rus Çarlığı, dağların yüksek kesimlerinde yaşayan az nüfuslu verimli arazileri olmayan dağlı etnosları Çerkeslerden boşalan ekime müsait geniş düzlüklere iskan etmeye başlamış ve bir çok etnik grup Çerkes halkından boşalmış topraklarda, Rus Çarlığı ve ardından gelen Sovyet döneminde etnik yayılma alanlarını genişletmişlerdir. 

 

Çerkes - Rus savaşlarının bitimi olan 1864 öncesinde Çerkes nüfusu çeşitli kaynaklarda 700 bin ile 2 milyon arasında verilmektedir. En çok kabul gören rakam ise 1 milyon 200 bin'dir. Karaçay ve Balkarlar ise o dönem Çerkes nüfusunun %1'i kadardılar. Az nüfuslu küçük halklar olan Karaçay ve Balkarların, Rus Çarlığına karşı direnen ve onları Rus saldırılarından koruyan Çerkes bariyeri ortadan kalktıktan karşı karşıya geldikleri Rus Çarlığına savaşmadan bağlandıkları da bilinen bir diğer gerçektir.

 

Kanjal Savaşı ve Zaferi dışında da, Çerkesler ve Kırım Hanlığı arasında daha bir çok savaş olmuştur. Bu savaşlardan gene Çerkeslerin zaferi ile sonuçlanan bir savaşlardan örnek verecek olursak, "Baksan Savaşı ve Zaferi" veya diğer adıyla "Kırım Duvarları Savaşı ve Zaferi", Çerkesler açısından Kanjal Savaşı kadar önemlidir. Klaproth'un yazdığı gibi, Kırımlılar "Kabardey'e güçlü bir orduyla girdi". Başka bir kaynakta ise Bahsan Savaşı hakkında "İki gün süren bu savaş sırasında Kırım Tatar ordusunun yıkımıyla birlikte, bu orduya komuta eden iki Kırım Sultanı da öldü: Bahtı Giray ve Murat Giray" diyor ve Bahsan Savaşı ve Zaferi'nin kesin tarihi ise 26-28 Nisan 1729. (Kaynak: S.Bronevsky "Kafkasya. Son Coğrafi ve Tarihsel Taberler, 1823", orjinal adı: С.Броневский. Новейшие географические и исторические известия о Кавказе. М., 1823.) 

 

Ancak Kanjal savaşı, daha öncede ifade ettiğimiz gibi uygulanan savaş taktikleri nedeniyle dünya savaş literatürüne girmiş ikon savaşlardan biri olması nedeniyle Çerkesler tarafından "Zafer Kutlaması" yapılan bir savaştır ve Kanjal savaşının Ruslar, Balkarlar ve diğer Kuzey Kafkas Halkları ile bir ilgisi yoktur. Onların bu kutlamadan rahatsızlık duymaya neden hiç bir haklı gerekçeleri olamaz. Hatta Kanjal savaşı, Kırım Tatarları ve Çerkesler tarafından ortak bir değer olarak kabul edilebilmelidir, ki iki halkın ortak tarihi olayıdır. Ayrıca, ilerde Çerkesler, 26-28 Nisan tarihlerinde "Bahsan Savaşı ve Zaferi" ni de kutlamak isteseler bunun kime ve ne zararı olacaktır. Bunlar neticede, olgunluk ile kutlanan kültürel ve tarihi değerler olarak Çerkes halkının ulusal hafızasının bir parçasıdır.

 

Çerkes halkının Kırım Tatar halkıyla tarihsel derinliği olan köklü bir ilişkisi vardır. Birbirleri ile savaştıkları dönemlerde olmuştur. Ancak iki halk Rus Çarlığının işgal ettiği coğrafyalarda birbirine en yakın kaderi yaşamış iki tarihsel komşu halktır. Tarihte Çerkes (Adıge) - Kabardey halkının Büyük Prensi İdar Temruk'un kızının Çar İvan Grozni ile evliliği hakkında imalı bilgi veren QHA, Kanuni Sultan Süleyman'ın daha önce İdar Temruk'un kızı Mahidevran ile evlendiği ve Çar İvan Grozni'nin bu nedenle Kanuni ile yakınlık kurmak amacıyla İdar Temruk'un diğer kızı ile evlendiği bilgisini ise vermeyerek, okuyucusuna eksik bilgi sunmuştur. 

 

QHA, bazı Kabardey Birliklerinin Rus Çarlığı safında Kazan ve Astrahan seferine katıldığını yazarken, Kırım Hanlarının Astrahan, Litvanya ve Moskova, Osmanlı Devletinin İran seferlerinede Kırım Hanları ile birlikte katıldığını es geçmiş. Timur'un Altınordu Hanlığını istilası sırasında Terek nehri kenarında günümüz Kabardey-Balkarya Cumhuriyeti'nin tarihi Çerkes bölgesi "Jılakhstaney" de bulunan Julat köyünde Tohtamış ile Timur arasında olan "Terek" savaşında, Tohtamış Han'ın en önemli müttefikinin Çerkesler (ve Nogaylar) olduğu gerçeğinide es geçmiş. Polonya Askeri Aristokrasi'sini Rus Çarlığına karşı yeniden düzenleyen unsurun, Polonya'ya giden bazı Çerkes Prensleri olduğunu da es geçmiş. 

 

Evet, tarihi konularda daha bir çok müşterekler ve karşıtlıklar yazılabilir bu konuda. Ancak Çerkesler, Rus işgali ile vatanlarından sürülmüş, soykırıma uğramış, kendileri ile benzer kaderi yaşamış Kırım Tatar halkının her zaman yanındadır. Çerkes ve Kırım Tatarları arasındaki tarihi bağlar ve yıkılmaz köprüler, bu tür yanlı haberler ile elbette ortadan kalkmayacak, ancak QHA'nın bu gibi haberler yaparken daha hassas olması ve doğru kaynaklardan yararlanması gerekmektedir.

 

Cherkessia.net yayın kurulu olarak; daha önceki bazı haberlerimizde kaynak olarak kullandığımız QHA sayfasının,  Kanjal konusunda Çerkes tarihi ve gündemi ile ilgili çarpıtma ve manipülasyon içeren yayınlarını kınıyoruz.

 

Çerkes gündemi üzerine, QHA nın enformasyon eksikliği ve kaynaklı bilgi edinmesi konusunda üzerimize düşen katkıyı yapacağımızı belirterek, ilgili yayınların tekzip edilmesini rica ediyoruz.

 

Kamuoyuna saygı ile duyururuz.

 

Cherkessia.net Yayın Kurulu

 

Cherkessia.net, 24 Eylül 2018


Bu haber toplam 2525 defa okundu.


Gışh Macid

Burak kardeşim Kırımlıyla dalga geçmek bizlere yakışmaz. Eksikleri hataları söylenir, diyalogla konuşulur medenice eleştirilir.
Başka benzetmeler kullanmaya gerek yok. Lütfen..

26 Eylül 2018 Çarşamba Saat 12:39
burak demirci

Ruslar Kırım'ı 2014 te 6000 askerle 4 saatte aldılar tek kurşun atmadan. Hala dertleri Çerkesle, hey kırımlı kamiller adam olaydınız da koca Kırım'ı 4 saatte teslim etmeyeydiniz, bari 2 kızkaçıran falan patlataydınız.

25 Eylül 2018 Salı Saat 02:27
GENAR

Cerkesya Net'den de hiçbir sey kacmiyor. Abiler yalnız onların Ukrayna işbirliği ve Kirim Tatarlarının milli mücadelesi konusunda herkes tarafından örnek alınması gereken tarafları var. Siz benden daha iyi biliyorsunuz. Tatar sitesi, doğal olarak Kırım Çerkes savaşı anması olunca objektif olmayı unutmuşlar dolduruşa gelmişler. :)

24 Eylül 2018 Pazartesi Saat 21:44
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net