Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hakuşeyeva: 'Moskova'nın Dayattığı Çerkes Bölünmüşlüğü Her Parçanın Hayatta Kalmasını Tehdit Ediyor'
03 Mart 2019 Pazar Saat 19:49
Moskova'nın Çerkes Ulusunu alt gruplara ayırması, yalnızca tipik bir böl ve yönet emperyalist stratejiyi temsil etmekle kalmayıp, aynı zamanda alt grupların dilini ve kimliğini riske sokuyor.

 

Paul Goble, 28 Şubat 2019

Moskova'nın Çerkes Ulusunu alt gruplara ayırması, yalnızca tipik bir böl ve yönet emperyalist stratejiyi temsil etmekle kalmayıp, aynı zamanda alt grupların dilini ve kimliğini riske sokuyor.

Dilbilimci Madina Hkuşeyeva

Madina Hakuşeyeva, merkezin bölmeye çalıştığı diğer Rus olmayan milletlerin de kendileri için bunu bir tehdit olarak kabul etmeleri gerektiğini söylüyor.

 

Kaberdey bilim insanı şöyle diyor; bu nedenle tüm Rus olmayanlar, onların bu şekildeki bölme çabalarını, varoluşlarının bir tehdidi olarak görmelidirler. Moskova açık etmemeye çalışarak, etnik Rus ulusundaki alt grupların tanınmasını engellemeye yönelik çabalarının sinyalini her zaman verdi. (zapravakbr.com/…/1190-khakuasheva-madina-k-probleme-cherkes…).

 

Kuzey Kafkasya'daki çoğu analist, merkezi Rus hükümetinin Çerkeslerin önce yüzde 90'ını sürgün ederek ya da öldürerek, daha sonra Moskova'nın Kuzey Kafkasya'yı kontrol etmesini kolaylaştırmak için tek bir Çerkes milletinin tanınmasını reddederek ulusu böldüğü fikrini çoktan kabul etti.

 

Ancak Hakuşeyeva bir sonraki adımı söylüyor ve bu yapay bölünmenin dilleri ve dolayısıyla bu kimlikleri zayıflatmaya ve hayatta kalmalarını tehlikeye atmaya yönelik olduğunu, bu bölünmeleri sürdürmenin, Rus güçleri tarafından 1864'te başlatılan Çerkes soykırımının, devam eden bir türünü temsil ettiğini öne sürüyor.

 

Kabardey yazarın etnonimleri tartışması ve Çerkeslerin 2020 Rus nüfus sayımına ortak kimlikleri ile katılmasını deklare etmesi, yalnızca Kuzey Kafkasya sınırlarını yeniden çizmek isteyenler için kaygılı bir mesele olarak görülebilir. (https://windowoneurasia2.blogspot.com/…/circassians-long-di…).

 

Ancak Hakuşeyeva, Çerkesya'nın yeniden oluşturulması Çerkeslerin nihai hedefi olsa bile, O, ulusun alt gruplarla devam etmesine karşı çıkmanın, Putin rejiminin Rusça olmayan dillere ve dolayısıyla Rus olmayan milletler aleyhine kampanyalarına karşı gerekli bir savunma olduğunu gösteriyor.

 

Tıpkı bir bardak su içinde küçük parçalara ayrılmış bir kütleyi eritmenin daha kolay olması gibi, eğer Rus olmayan uluslar ilk önce dilleri, kültürleri ve kimlikleri çok daha büyük bir risk altında olan küçük gruplara ayrılırsa, Rusça konuşan etnik olmayan Rus ulusunun içinde onları eritmek daha kolaydır.

 

Bu da başka bir anlam ifade ediyor: Moskova'nın bu küçük grupların tanınmasının, Rus olmayanlara önem verdiği iddiası, bu yaklaşımı kullanarak yalnızca Çerkeslere karşı değil, bütün Rus olmayan milletlere karşı da asimilasyon ve hatta soykırım politikalarını gizlemeye yönelik bir karar verdiğini gösteriyor.

 

Kabardey yazar, "Her geçen yıl, Moskova'nın dayattığı şu anda var olan Çerkes etnik adlarının, akademisyenlerin, analistlerin ve Moskova'daki bazı Çerkeslerin kafasında kafa karışıklığı yaratan aldatmacaların yıkıcı etkilerini daha net olarak görüyoruz" diyor.

 

"Bizi Sovyet döneminden ayıran önemli zaman aralığına rağmen" diye devam ediyor, "Günümüzde tamamen harikayız, hepimiz aynıyız, onun rehineleriyiz. Çerkesler hakkında bir bütün olarak bir fikrin yokluğu, onların yaşamlarının tüm alanlarında yıkıcı bir etkiye sahip olmak demektir."

 

Daha da önemlisi, Hakuşeyeva "tek bir halkın böyle bir şekilde bölünmesi, ortak bir emperyalist politika eylemiydi. Rus rejimi Çerkeslerin % 95'ini yok etti ve ana vatanda yalnızca yüzde beşini bıraktı. SSCB haritayı yeniden çizerek, Çerkeslerin kendileri de dahil olmak üzere herkes tarafından kullanılmaya başlanan bu bölücü etnonimleri empoze etti." diyor.

 

Dünyadaki bütün ülkelerde, günümüzde, tarihi anavatan sınırlarının ötesinde %90'lık bölümü yaşayan, Çerkes halkınınkine benzeyen bir durum bulmak zordur ve onların tarihi anavatanlarında yaşayan yüzde 10'uda dört ya da beş farklı idari bölgeye bölünmüştür.

 

Moskova'nın niyeti gerçekte, şu anda bu halkları sadece bölmek değil, onları dolaylı olarak asimile etmek olduğu, merkezi hükümetin diğer Rus olmayan gruplara karşı benzer politikalar kullandığı, ancak etnik Rus ulusundaki alt gruplar için bunu uygulamayı reddetmesi ile doğrulanıyor.

 

Hakuşeyeva'nın vardığı sonuç: "Çerkes halkının uygun bir şekilde kendini tanımlamasını, kültürel entegrasyonu ile bilimsel ve genel gelişimini engelleyen, daha önceki eski anti-bilimsel Sovyet etnik isimlerini değiştirme gerekliliğine ihtiyaç duyuyoruz"

 

Kaynak:https://windowoneurasia2.blogspot.com/2019/02/moscow-imposed-divisions-of-circassians.html?m=1&fbclid=IwAR2SegeYN2riyrpgEDIMXMhqkTNCWMsfvsK1POFv5k6egQgx2KME3TP1mDo

 

Çeviri:Tlepşuko Ömer Çakırer

Cherkessia.net, 3 Mart 2019

***

 

Moscow-Imposed Divisions of Circassians Threaten Survival of Each Part, Khakuasheva Says

 

Paul Goble, Staunton, February 27 

Moscow’s division of the Circassian nation into subgroups not only represents a typical divide-and-rule imperial strategy but also puts the language and identity of the subgroups at risk, Marina Khakuasheva says, a fact that other non-Russian nations that the center is seeking to subdivide must recognize as a threat to themselves as well.

 

All non-Russians must thus view efforts to divide them in this way as a threat to their continued existence, the Kabardin scholar says, something Moscow has inadvertently signalled by its continuing efforts to block any recognition of subgroups within the ethnic Russian nation (zapravakbr.com/…/1190-khakuasheva-madina-k-probleme-cherkes…).

 

Most analysts of the North Caucasus have long accepted the idea that the central Russian government divided up the Circassians first by expelling or killing 90 percent of them and then splitting the nation up by rejecting any recognition of a single Circassian nation in order to make it easier for Moscow to control the North Caucasus.

 

But Khakuasheva takes the next step and argues that this artificial division is intended to weaken the languages and thus identities of these groups and put their continuing survival at risk, an argument that suggests that maintaining these divisions represents a kidn of slow-motion genocide that continues the genocide of the Circassians begun by Russian forces in 1864.

 

The Kabardin writer’s discussion of ethnonyms like the calls of many Circassians to declare that as their common identity in the 2020 Russian census may strike many as a marginal issue, of concern only to those who want to redraw the borders in the North Caucasus (https://windowoneurasia2.blogspot.com/…/circassians-long-di…).

 

But Khakuasheva shows why, even if the restoration of Circassia is the ultimate goal of Circassians, opposition to the continuing division of that nation into subgroups is a necessary defense against the Putin regime’s campaign against the non-Russian languages and thus the non-Russian nations.

 

Just as it is easier to dissolve something that has been crushed into small bits in a glass of water, so too it is easier to dissolve non-Russian nations with the Russian-speaking non-ethnic Russian nation if the former are first divided up into smaller groups, whose languages, cultures, and identities are at far greater risk.

 

And that means something else: Moscow’s claim that its recognition of these smaller groups shows its solicitude for the non-Russians is a smokescreen decided to hide its assimilatory and even genocidal policies, not only against the Circassians but against all non-Russian nations Moscow is using this approach.

 

With each passing year, the Kabardin writer says, “we recognize ever more clearly the destructive impact of the currently existing Circassian ethnonyms” that Moscow has imposed, ethonyms that are creating confusion in the minds of scholars, analysts and some of the Circassians Moscow has imposed them on.

 

“Despite the significant interval of time which separates us from the Soviet era,” she continues, “it is perfectly obvioius today that we all the same remain its hostages. The absence of an idea about the Circassians as a single whole is having a destructive influence on all spheres of their life.”

 

More to the point, Khakuasheva says, “such a division of a single people was yet another act of a common imperial policy. The Russian regime destroyed and dispersed 95 percent of the Circassians throughout the wrld, leaving in the motherland only five percent. The USSR redraw the map, imposing these dividing ehtnonyms which have begun to be used by all, including the Circassians themselves.”

 

“It is difficult to find a contemporary situation analogous to that of the Circassian people 90 perecent live beyond the borders of their historical motherland in all countries of the world … and 10 percent living in their historical motherland are divided into the territories of four or five subjects.”

 

That Moscow’s intentions now are to assimilate these peoples and not just divide them up is indirectly confirmed by the fact that the central government is using similar policies against other non-Russian groups but rejecting them out of hand for subgroups within the ethnic Russian nation.

 

All this means, Khakuasheva concludes that “we stand before the necessity of changing the former anti-scientific system of Soviet ethnonyms which blocks the adequate self-identificaiton, cultural integration, and scholarly and general development of the Circassian people.”


Bu haber toplam 1957 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net