Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Moskova, Ankara’nın İstanbul Boğazı’nı Bypass Etme Planlarından Endişeli.
02 Nisan 2020 Perşembe Saat 18:01
Baliyev ve Areshov, açıkça, kanala karşı Türkiye’deki muhalefeti kışkırtarak ya da projenin dış finansmanını engellemeye çalışarak Moskova’nın kanalı bloke edecek adımlar atması şeklindeki, Rus başkentinde birçok kişinin düşüncelerini yansıtmaktadırlar.

 

Paul Goble, 31 Mart 2020

2020 Martının ilk günlerinde, Türkiye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karadeniz ve Marmara denizleri arasında planlanan inşaat için, Ankara’nın yakında ihaleye çağrıda bulunacağını ilan etti (RIA Novosti, 8 Mar). Erdoğan, modern Türkiye’nin kuruluşunun yüzüncü yılı olan 2023 yılına kadar projenin 25 milyar dolar maliyet ile tamamlanacağını umduğunu, böylelikle gemilerin şu anda Karadeniz’den Akdeniz’e geçiş için kullanmak zorunda oldukları İstanbul Boğazı-Çanakkale Boğazı rotasında (Türk Boğazları), mezkûr inşa edilecek kanaldan geçme imkânına kavuşacaklarını söyledi. Bu son gelişme, Moskova’da alarm zillerinin çalmasına neden oldu, çünkü Ankara, yeni kanalı kullanacak gemilerin, 1936 Montrö Sözleşmesi’nde belirtilen kısıtlamalara tabi olmayacağı fikrini çoktan tedavüle soktu. Gerçekten de Rusya, buna ilaveten, Kanal İstanbul’un yapılmasının, halihazırdaki rotalar hakkındaki 80 yaşını devirmiş sözleşmenin, hükümsüz kaldığının ilan edilmesi için Türkiye’yi cesaretlendirebileceğinden korkmaktadır.

 

Moskova’nın Montrö Anlaşması’na yönelik tutumu uzun zamandır karmaşık bir seyir izlemektedir. Fakat genel olarak, Rusya, mezkûr anlaşmada, Karadeniz’e kıyısı bulunan ülkelere ait olmayan askeri gemilerle ilgili olarak bahsedilen, herhangi bir anda Karadeniz’e geçmesine izin verilebilecek gemilerin toplam tonajları ve gerek gemilerin sayısı ve gerek gemilerin büyüklüğüne ait kısıtlamaları emreden sözleşmenin devam ettirilmesi gerektiği konusunda ısrarcıdır (Bakınız EDM, October 1, 2019April 23, 2019April 2, 2019).

 

Eğer teklife konu olan kanal gerçekten inşa edilecek olursa ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi bu kanal için geçerli olmazsa, Karadenize kıyısı olan ülkelerin Moskova’dan yüz çevirmesini cesaretlendirecek ve görünüşe göre Rus ulusal güvenliğini tehdit edecek şekilde,Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü’nün (NATO- North Atlantic Treaty Organization) ya da diğer bazı anti-Rus ülkeler ittifakının, Karadenize herhangi bir zamanda herhangi bir sayıda savaş gemisini sokacağından korkmaktadır. Rus resmi görevlileri ve yorumcuları, endişelerini uzun uzadıya açıklamışlardır. Fakat şu anda, Erdoğan’ın demeciyle açık bir şekilde alarm durumuna geçtiler. Rusların endişelerinin çoğu, Moskova’nın etkili Stratejik Kültür Vakfı’na düzenli bir şekilde yazan Aleksey Baliyev ve Voyenno-Promyshelenny Kuryer ve Moskova Oryantal Çalışmalar Enstitüsü’nden bilim adamı Andrey Areshev tarafından kaleme alınan ve geçenlerde yayınlanan makalede yansıtılmıştır (Voyenno-Promyshelenny Kuryer, 14 Mart).

 

Baliyev ve Areshev’in işaret ettiği gibi, söz konusu kanal benzeri by-pass projeleri, 16. yüzyılın ortalarından bu yana tartışılmaktadır ve 1990’lı yıllarda, o zamanlar Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı olan Mustafa Bülent Ecevit tarafından yeniden gündeme getirilmiştir. Aynı şekilde, önceki Türk devlet yetkilileri ve bu fikri ortaya atan Ecevit de,böylesi bir kanala ihtiyaç olduğunu zira, İstanbul ve Çanakkale Boğazları’nın haddinden fazla trafiğe maruz kaldığını iddia etmişti. Fakat Ecevit, böylesi bir kanalın, Sovyetler Birliği mirasının canlanmasında önemli bir “jeopolitik” rol oynayabileceği önerisi üzerine Moskova’da sinirden küplere binmişti. Ecevit, 2004 yılında öldü, fakat Erdoğan onun fikrini aldı ve 2009 ve 2012’de kanalın inşası için ön çalışmaları organize etmek konusunda başarı sağladı.   

 

Erdoğan’ın yeni planlarına göre, iki deniz arasındaki yeni kanal İstanbul’un 25-30 km batısında olacak ve belirlenmiş olan 150 metre genişliği ve 25 metre derinliği dikkate alındığında, dünyadaki en büyük bazı gemiler ve askeri gemiler de dahil olmak üzere yıllık 85.000 geminin geçişini sağlayacak. Böylece, yapıldıkları zamanda Panama ve Süveyş kanallarına benzer şekilde jeopolitik etkilere neden olacağı yönündeki Erdoğan’ın tahminlerini kabul etmek için bazı sebepler bulunmaktadır. En önemli nokta da burası olduğundan dolayı, Baliyev ve Areshov 2018 yılından bu yana yazdıkları gibi Ankara, Montrö Sözleşmesi’nin Kanal İstanbul’dan geçecek gemilere uygulanmayacağı konusunda ısrar etmektedir.  

(Kaynak:EPA)

Ve iki Rus analist, küresel petrol fiyatlarının şu andaki çöküşünün ve uluslararası ticaretteki düşüşün, mega kanal projesinin uzun vadedeki uygulanabilirliğini tehdit ettiğini ileri sürmektedir. Netice olarak, projenin ilerleyebilmesi için tek yolun, NATO ülkelerinin finansman sağlaması olduğunu tartışmaktadırlar. Eğer Batı bunu yaparsa, Kanal İstanbul’un bütünüyle Kuzey Atlantik İttifakı’nın Karadeniz’deki rolünün genişletilmesi için inşa edilmesinin ıspatlanmış olacağını, Türklerin iddia ettiğinin aksine kanalın ekonomi ile bir ilişkisinin olmayacağını söyleyerek devam etmektedirler

 

Moskova’nın Ankara’daki büyükelçisi Aleksey Yerkhov,Aralık ayında, bir olasılık için alarmın tuşuna basmıştır. Yerkhov, Kanal İstanbul yapılsa bile, Montrö Sözleşmesi’nin bu kanal için de uygulanması zorunluluğunun, Moskova’nın bu konudaki pozisyonu olduğunu söylemiştir. Diplomat ve Rus hükümeti, buna ilaveten, İstanbul’da ve Türkiye’de büyük maliyeti ya da çevre sorunları nedeniyle yeni kanala itiraz eden kişilere olumlu bir kapsama alanı (ve muhtemelen örtülü bir destek) yaratmışlardır (Voyenno-Promyshelenny Kuryer, 14 Mart).  

 

Tahmin edilebilir ki Ankara, Batı’nın desteğiyle her şekilde ileriye gidecektir, Baliyev ve Areshev, kanal için Türk planları ve Montrö Sözleşmesi hükümlerine karşı devam eden hasmane tavır göz önünde bulundurulduğunda, “belirli Rus araştırmacıların, Erdoğan ve onun talimatları konusunda münhasır bir bahse giren Moskova’yı, makul bir şekilde eleştirdiklerini” özellikle ilave etmektedirler. İki konu bilhassa vurgulanmaktadır, kanal olmadan Montrö’nün geçersiz sayılması ihtimali mevcut değildir; ve bunun sonucu olarak , Ankara, kanaldan de gerçekleşecek gemi geçişlerine ilişkin Montrö kısıtlamalarını kabul edinceye kadar kanalın inşası yavaşlatılmalıdır (Voyenno-Promyshelenny Kuryer, 14 Mart).  

 

Baliyev ve Areshov, açıkça, kanala karşı Türkiye’deki muhalefeti kışkırtarak ya da projenin dış finansmanını engellemeye çalışarak Moskova’nın kanalı bloke edecek adımlar atması şeklindeki, Rus başkentinde birçok kişinin düşüncelerini yansıtmaktadırlar. Türk Boğazları üzerindeki kontrolün bir şart olarak dayatıldığı ve bu nedenle kendilerine bir vazife tahmil edildiği düşüncesine sahip olan Türkiye’deki bazı kimseler, Montrö’nün kısıtlamalarından kurtulmak arzusuna sahiptirler. Bu iç tartışma, Türkiye’deki yeni kanalın inşa edilmesi için Türkiye’nin çabalarını yoğunlaştıracaktır ve Moskova ile Türkiye ve Batı ile Doğu arasında yakın zamanda gerçekleşecek tansiyonun bir nedeni olacaktır.    

 

Kaynak: https://jamestown.org/program/moscow-worried-about-ankaras-plans-for-canal-bypassing-bosporus-straits/

 

Çeviri: Dr. Karden Murat

Cherkessia.net, 02 Nisan 2020


Bu haber toplam 1907 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net