Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çerkesler Daha Önce de, Salgın Hastalıkla Mücadelenin Geleneksel Deneyimi Olarak Karantinayı Yaşadılar.
11 Nisan 2020 Cumartesi Saat 20:56
Kuzey Kafkasya'da salgın hastalıklar daha önce de ortaya çıkmıştı. 18. yüzyılın sonlarından beri Kuzey Kafkasya'daki büyük veba salgınları belgelenmiştir.

Naima Neflyaşeva, Kavkaz uzel, 12 Ocak 2020

 

Kuzey Kafkasya'da salgın hastalıklar daha önce de ortaya çıkmıştı. 18. yüzyılın sonlarından beri Kuzey Kafkasya'daki büyük veba salgınları belgelenmiştir.

Naima Neflyaşeva: Kavkaz Uzel yazarı, araştırmacı

 

Veba salgınları 1706, 1760, 1790'da yaşandı. 1772 ve 1798'deki veba salgını özellikle Mezdok bölgesinde şiddetliydi.

 

1801-1807'de ayrıca, 1801-1805'te Büyük ve Küçük Kabarda'daki veba salgınlarına dikkat çekiyoruz, burada etkilenen yerleşim yerlerinin çoğunun ovalarda olduğu görülüyor. 1816-1817 veba salgını şimdiki Stavropol Bölgesi, Karaçay-Çerkes ve Kabardey-Balkar cumhuriyetlerinin topraklarını vurdu.

 

Tarihçi Zaurbek Kojev, Kabardey'deki veba salgınlarının demografik sonuçlarına atıfta bulunarak şöyle yazıyor: "1807'de Kuzey Kafkasya'yı ziyaret eden ve Kabardey bölgesindeki Tau Sultan (Talosteney Kabardey ) yerleşim alanlarını ve hane sayısını ayrıntılı olarak açıklayan Henrik Klaprot, çoğu veba nedeniyle tahrip olmuş 2.690 aile (avlu ) saydı ve Gilahsteney Kabardey’de ise hayatta kalan sadece 500 aile."

 

Elbette, geleneksel tedavi yöntemleriyle, kanlı hasat toplayan veba salgınıyla başa çıkamadılar. Ancak, insanların bazı beceri ve deneyimlerini dikkate almak gerekir.

 

1. Çerkesler, köylerin giriş çıkışların "kapatılmasını" , tarımsal işlerin durdurulmasını ve diğer faaliyetleri içeren karantinaları biliyorlardı . Hatko Samir Çerkes etnopolitik alanın (XIV–XV. yüzyıllar) oluşumunda "Kara ölüm faktörü" adlı makalesinde, Avrupalı yazarlardan alıntı yaparak yazıyor:

 

Tabu de Marigni, 1820'de, Pşada'dan (Пшада) bir tlekotlesh olan Mehmed Indaroko'nun (Çupako), Anadolu’dan getirilen vebadan, ölümlerin önlenmesi için kendi topraklarında karantina ilan ettiğini belirtmiştir."

 

Çepsin Körfezi'nde, diye devam ediyor Hatko Samir, İngiliz J. Bell, Çerkes sahillerinin güney kısmına sevkiyatı yapılacak tahılların yüklenmesini gözlemledi: "Koyda büyük bir tekne vardı, güney bölgesi için gıda malzemesi yüklemesiyle meşguldü. Geçen yıl oraya getirilen veba salgını nedeniyle arazi ekimi durdurulmuş. "

 

Bu arada, ayrı bir özel evde misafir yerleşimi kunatskaya, diğer bölgelerden yeni gelenlerin aynı izolasyonunun prototipi değil mi?

 

2. Yemeklerde ölçülü olmak, stoacı açlık deneyimi.

 

Nart destanının kahramanları yemek konusunda ölçülü oldukları fark edilen bir özellikleridir. Çerkeslerde aşırı iştah ve tokluk kötü bir form olarak kabul edildi. Bir kişiyi alay konusu etmek ve ele vermek için bir nedendir.

 

Ünlü etnolog M. Yu Unarokova, geleneksel Çerkes beslenme sisteminin iki önemli prensibi, "minimum doygunluk ilkesi" ve "ayrı beslenme ilkesi " olarak tanımladığı ölçülü olma ilkesini vurguluyor. M. Yu Unarokov'a göre, "Çerkeslerin yemek konusunda ölçülü ve kısıtlama, özellikle de aşırı koşullarda erkeklerin açlık duygusunun üstesinden gelme stoacı sabır ve dayanıklılık, literatürde tekrar tekrar kaydedilmiştir. "

 

Salgın hastalıklar sırasında bu nitelikler gerçekleştirildi, et suyu, ayı, porsuk ve keçi yağı kullanılarak tedavi diyetlere takviye edilmesi hastalığın seyrini kolaylaştırdı.

 

3. Çerkesler akciğer hastalıklarını, bronşiti, öksürüğü tedavi ettiler. Tabii ki, 21. yüzyılda, öğütülmüş kül tariflerine dönmeyeceğiz. ama balgam söktürücü, terletici kaynatılmış bitkisel içeçekler dikkate almak, belki de mantıklı olabilir.

 

Ihlamur çiçeği, frenk üzümü yaprağı, böğürtlen köklerinin ve meyvelerinin enfüzyonları, Çerkeslerin akciğer hastalıklarının tedavisinde kullandığı sadece bunlar değildir.

 

Öksürük için, süt ve tereyağı, keçi yağı ile süt içtiler, keçi yağı ile göğüs ovuşturulur ve daha sonra sarılırdı.

 

Galina Tkhagapsova Çerkeslerin halk hekimliği üzerine yaptığı çalışmalarda bunlar ve çok daha fazlası hakkında ayrıntılı olarak yazılmıştır.

 

4. Suya karşı kutsal ve rasyonel tutum. Çerkesya su kaynakları ile doluydu : Coşkun dağ nehirleri ve gölleri, temiz, maden ve termal suları olan yeraltı kaynakları. Çerkeslerin , su kaynakları arama sanatı ile ayırt ediliyordu ve Çerkesya'nın ovalarından yüksek dağlara, yaylara ve kuyulara kadar nüfuz etmişti.

 

Çerkesler sadece suyu kutsallaştırmakla kalmadılar, ona büyülü özellikler ve yetenekler kazandırdı, aynı zamanda gıdalar için kullanılan suya seçici davrandılar.

 

Açık su depolarından gelen su tüketilmedi, akan nehir suyu tercih edildi. Kuyuların etrafındaki alan kalabalık nüfus yoğunluğu olan yerlerden uzak alanlardan seçildi , temiz tutuldu ve kuyu kesinlikle bir kapakla kapatıldı. İçme suyu bir gün durduysa, bayat kabul edildi ve yenisi ile değiştirildi. Ailenin bireyleri ortak bir su tankından içmesi alışılmış değildi ve ailenin her üyesi kendi payına sahipti.

 

5. Temizlik ve hijyen, çileci Çerkes yaşamının alfa ve omega'sıdır.

 

Rus hizmetinde 18. yüzyılda Kabardey’i ziyaret eden Alman bilim adamı Peter Simon Pallas, "Köylerinde ve evlerinde çok temiz yaşıyorlar: Kıyafetlerinde ve hazırladıkları yemeklerde de aynı temizlik kurallarını uyguluyorlar." diye yazdı.

 

Julius von Klaprot, 1807 ve 1808'de Kafkasya ve Gürcistan'a yaptığı seyehatlerin açıklamasında "En büyük temizlik evlerinde, kıyafetlerinde ve yemek pişirme yöntemlerinde hüküm sürüyor" diye ifade ediyor.

 

Bu tür kanıtlar çok ama çok fazladır.

 

Kaynak: https://www.kavkaz-uzel.eu/blogs/1927/posts/42643?fbclid=IwAR3bPQ74pRq-iMCIR7PJYBK8H_-5fUiooa7vR5u7PbFuLN9elJY2HjyW7ak

 

Çeviri: Beşto Yılmaz Beştepe

Cherkessia.net, 11 Nisan 2020

Bu haber toplam 2375 defa okundu.


YUSUF ZAHİT-SAKARYA

Pandemi zamanında zahmet edip çevirdiğiniz için sağolun Yılmaz bey.

Düzce'den selamlar. Sağlıklı günler dilerim.

20 Nisan 2020 Pazartesi Saat 14:46
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net