Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Synduk Ergün
Benim Çerkesyam
21 Eylül 2010 Salı Saat 17:53

İstanbul hazanını yaşarken bir yandan da  enerji yükselir Eylül’de. Öğrenciler şehre geri döner, çalışanların tatilleri sonlanır. Televizyonlarda yeni yayın dönemleri başlar, ev hanımları tekrar programlardan kurtulur. Aile babaları son bir gayretle bitmek üzere olan yılda performanslarını arttırıp patronlarından gelecek sene için sıkı bir zam isteme planını bu aylarda yapmaya başlarlar. Çocuklar okullarda iki aydır görmedikleri arkadaşlarına kavuşmanın sevinci ile sevimsiz okul binaları ve yoğun ders programlarının içine düşmenin getirdiği mutsuzluğun çelişkisini yaşarlar. İşsizler bu dönemde umutlarını cilalayıp daha güzel sabahlara uyanırlar. Üniversiteler yeni kayıt yaptıran öğrencilerin şaşkınlığı ve yaz tatilinde zorunlu ayrılık yaşayan sevgililerin aşklarıyla şenlenir. Şehir kendine gelir. Yazın sıcağın etkisiyle azalan verim artar sonbaharlarda. Ben severim sonbaharları. Ne içimi karartır ne de ilkbaharlarda olduğu gibi mevsim geçişinden dolayı yorgun olurum.

Yazları gözlemlediğim tüm bu rehavet durumlarına karşın Çerkesya şu ya da bu nedenle askıya alınacak konu değil. Mevsim ne olursa olsun hep önemli her daim gündemimizde. Lakin yine de hem kendimde hem sitenin yazarlarının önemli bir bölümünde yaz rehaveti yaşandığı bir gerçek. Çerkesya sevdalası olan herkesin yolu engin ve alabildiğine uzun. Bu unutulmamalı.

Önümüzdeki dönemde yani 2010-2011 kış döneminde hem site yazarları arasında hem de Çerkes camiasında Çerkesya kavramı daha çok tartışılacaktır. Bu kavram konusundaki en yalın düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim. Dolandırmadan çok kısa ve net.

Çerkesya,

Yazarken bile beni heyecanlandıran bu üç hece son dönemde pek gündemde. Bağırıp çağıranlar, epey ağır ithamlarla yazıp çizenler, cherkessia.net ve şurekasını Rusçulukla, ulusalcılıkla, şunla bunla (uzar gider bu) suçlayanlar mevcut ve anlaşılan her zaman da olacaklar. Kumdan kaleler mi yıkıldı acep? Yıkıldıysa kumdan kaleler bu olumlu bir gelişmedir. Çerkesya’yı oraya buraya sündürüp deforme etmek isteyen fikirler, yaklaşımlar özellikle sanal alemde çokça mevcut. Buna da alışmalıyız anlaşılan.

Benim Çerkesyam şöyle;

Çerkesya demek vatanını  özlemektir. Durduk yerde hiçbir uyaran unsur olmadan hem de. Koşulsuz şartsız yurdunu sevmektir.

Savaş çığırtkanlarına inat barıştır Çerkesya. Barıştan yana umudumuzu kırmadıkları sürece hiç saldırgan olmadı olmaz da Çerkesler.

Çerkesya Adigelerin, Abazinlerin üzerinde  yaşayan tüm  kardeş halkların vatanıdır. Kardeşçe ve barış içinde yaşayan, üreten her halk bu toprakların gücünü arttırır.

Çerkesceyi öğrenip konuşan farklı etnik unsurlar gururumuzu okşar. Adigece konuşan Çerkesyalı bir Tatar’dan, Rus’tan daha insani ve keyifli bir durum var mıdır?

Çerkesya Maykop’tur, Nalçik’tir, Tuapse’dir, Çerkessk’tir. Bazen de İstanbul Taksim Çerkesya oluverir bir 21 Mayıs günü. Umutla gülümsetir beni.

Çerkesya’ya inanmak sakin ve sabırlı olmaktır. ‘Siz ayrımcılık yapıyorsunuz, Çerkes kavramını sahiplenme hakkını kim verdi size?’ diyen her sese kulak verebilmektir. Bıkmadan, kırmadan haklılığımızı anlatabilmektir. Kafkasya’da yaşayan tüm kardeş halklarla anavatanda da diasporada da birbirimizi anlamak, dinlemek demektir Çerkesya.

Kafkasya’da bugün en zor durumda olan halkın Çerkesler olduğu tüm kardeş halklara sabırla anlatılmalıdır. Çerkesya derken kimseyi dışlamadığımızı ama artık Çerkesler olarak kendi yolumuzda yürürken tezahürat olmasa da engele, provokasyona tahammülümüzün olmadığını dostlara aktarmaktır.

Çerkesya Anadolu bozkırında, Orta Doğu çöllerinde ya da Central Park’ta hiç olmazsa hala dans eden Çerkesleri görüp mutlu olmaktır. Gençlerin gözündeki ışığı önemsemektir. Umudun hala olduğunu hissetmektir, dillendirmektir.

Çerkesya anavatanına geri dönmektir. Çerkesya dönüş konusunda yeniden örgütlenmektir. Çerkessiz Çerkesya’nın var olamayacağını bilmektir.

Çerkesya çocuklarımızın  kendi dilinde şarkılar söylemesidir.

Çerkesya kimsenin sana gül bahçesi vaat etmediğini bilmek ama yine de yılgınlığa düşmemektir.

Çerkesya gelecektir, umuttur, örgütlenmektir, aşktır, kavgadır, bazen anlaşılamamaktır, direniştir, zordur kısacası, benim için hayatın ta kendisidir.

Çerkesya dünya toprakları üzerindeki tüm halklardan ne daha üstün ne de daha geride olan Çerkes halkının vatanıdır.

İşte budur kısaca benim Çerkesyam.


Bu yazı toplam 3127 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net