

Bir din aliminin yanına şeker hastası olan çocuğunu getiren anne, alime rica eder:
-Hoca efendi, yavrum şeker hastası okusanızda geçse.
- Hanım, hanım, kırk gün sonra gel...
Kadın cocuğunun hemen okunacak bir duayla iyileşeceğini umarken kırk gün sonraya gün verilmesine hem üzülür hemde sevinir. ‘Ne olmuş ki; kırk gün sonra, her şey düzelecek.’ diye düşünür.
Zaman geçer, acılı anne yine hoca efendinin karşısındadır. Alime;
-‘Kırk gün demiştiniz, vakit geçti geldik. İşte çocukta burada.’ der.
Hoca şeker hastası çocuğu kucağına alır:
- ‘Oğlum şeker yeme, sana dokunuyor, hastalanırsın.’ diye salıverir, hiç bir duada okumaz.
Kadın şaşırır, hocaya kızar;
- ‘Kırk gün bunun içinmi bekledik?!’ der.
Hoca yanıtlar:
-Hanım ben balı çok severim, her gün bir kaşık bal yerim. Ağzım bal kokarken şuncacık çocuğa tatlı yeme desem inanırmıydı. ‘Oğlum şekerli tatlı şeyler yeme’ diyebilmek için kırk gün ağzıma bir lokma tatlı koymadım.
***
Son yıllarda Çerkes(Adıge) cumhuriyetlerinde olan olayları duymayan kalmamış olmalı.
Çerkes hareketleri liderleri dövüldü, baskı altına alınmaya çalışıldı. Bazıları faili meçhul cinayetlere kurban verildi. Bir kaç yıldır, hemen hemen her gün cana kıyan eylemler oluyor.
Bazen bir hoca öldürülüyor, bazende cemaatten birileri öldürülüyor. Kumarhaneler-striptiz barlar patlatılıyor.
En son ise Adıge cumhuriyetlerinde halk arasında Xabzist (Xabzeyi toplumsal siyasi yapılanmanın çekirdeği gören) diye tanınan gruptan bir bilim insanı faili meçhul bir cinayete kurban verilir. Evinden Çerkes(Adıge)ce olarak dışarı çağrılıp başından vurulur.
Ben kendi adıma kumarhanelerden de striptiz barlardan da hoşlanmıyorum.
Dinimi seviyorum, elimden geldiğince de dinime uygun yaşamaya çalışıyorum. Ama biliyorum ki kumarhanelerin striptiz barların bombalanması çözüm ve doğru bir yöntem de değil.
Adıge Xabzesinide seviyorum ve elimden geldiğince uygulamaya çalışıyorum. Ama Xabzeyi her şeyin önüne koyan hatta Çerkeslerin eskiden yaşadıkları din daha iyiydi, bıtha’ya, şıbletha’ya inansak daha iyi olur aşırı akımlardanda hoşlanmıyorum. Ama onlara karşı eline silah alanlardan da hiç hoşlanmıyorum.
Biliyorumki, bütün bunlar sadece ulusumu bölüp parçalamaktan başka hiç bir şeye yaramıyor.
Hepsini duyuyor, görüyor haklarında da elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Yazıyor söylüyor sokaklarda yürüyorum. Mitinglere katılıyor imzalar topluyorum. Seçimlerde oy da verebileceğim artık. Vatanımda yaşıyorum. Bana oy kullanma hakkı veren vatandaşlığa da artık sahibim.
***
Milletimin, ulusumun fertlerine yapılan bu saldırılara üzülmemek elde değil. Bunların hepsi ulusumun varlığına yönelik, birliğini bütünlüğünü bozucu tehditler.
Birde sağır, kör ve dilsizlerimiz var. Milletimin adını, varlığını, varlık şeklini değiştirmeyi kendilerine amaç ilan ettiklerini, bunu da ulusum adına yapacaklarını açıklayanlarımız var.
Siyasallaşacaklarmış.
Yüzyıllık uykudan uyanmışlarcasına mahmurlar ve gözleri çapak dolu.
***
Sağır kör ve dilsizler.
Milletimi bölmeyi kendilerine ilke edinmişler. Vatandaki ve diasporadakiler birbirinden farklı olabilirler diyorlar. Diasporada biz farklılaşacağız, farklı bir yapıda örgütleneceğiz diyorlar. Ve bunları açık açık yazabiliyor, belgeleştirebiliyorlar.
Siyasallaşacaklarmış birde....
Ağzınız bal kokuyor, bal kokuyor her tarafınız, daha dün milletimi bölme kararı almış iken bu gün Çerkes(Adıge)leri parçalamak için çalışanları, eli silahlı insanları kınayan mitingler yapaсakmışsınız. Bal kokan ağzınızla.....
Ağzınız bal kokuyor, milletimin bir parçası olan diasporasını farklılaştırma, özünden ayrı bir yapıya dönüştürme projeniz varken, bu söyledikleriniz hiçte inandırıcı değil.
Her taraftan bal kokuyor....
Haydi siyasallaşalım, tabandan gelen baskıyı biraz azaltırız. Süreci geciktirebiliriz belki....
Haydi yürüyelim arkadaşlar.
Herkesi sağır, kör ve dilsiz mi sanıyorsunuz?
Vatandakiler başka biz de başka olmalıyız, konjonktür gereği.... Milletimi bölmeyi ilke edinmeniz üzerinden daha kaç gün geçti.
Herkes, bazıları gibi sağır dilsiz ve de kör değil.
Ve bölücüler, ‘bölücülere karşı miting yapmalı’ diyorlar. Bal koktu yine....
çok teşekkür ederim mine hanım.. gözümü nasıl bir hırs ve kin bürüdüyse artık.. herşeyi karıştırmışım.. neyse bu vesileyle ayhan beyin hayatını da öğrenmiş bulundum..
size gelince adnan kaya, amacınız yazımda bahsettiğim hain ellere hizmet etmekse, bu emelinize hiç bir zaman ulaşamayacağınızı bilmenizi isterim..
adige way wayy..
Sn Suat galiba siz Adnan bey'i Ayhan Kaya ile karıştırıyorsunuz. AOT toplantısının moderatörü olan kişi Prof. Ayhan Kaya idi. Yanlış anlaşılmayı önlemek istedim. İyi pazarlar.
16 Ocak 2011 Pazar Saat 13:14“Adnan Kaya” nick’li sahsin kim oldugunu bilmiyoruz. Kendisini bize tanitmadigi halde, burada herkese GBT sorgusu yapma yetkisi oldugunu dusunen enteresan bir kisilik ile karsi karsiyayiz. Ama cok da onemli degil. Temsil ettigi misyonu biliyor olmamiz yeterli.
Cok acik bir sekilde goruluyor ki, bu sahsin asil derdi merhum TSIPINE Aslan veya diger xabzistler hakkinda Hilmi Bey’in ne dusundugu degil. Onun asil derdi, Hilmi Bey’in bir suredir Kaffed ve OATciler hakkinda yazmis olduklari. Aradan biraz zaman gectikten sonra farkli bir noktadan o makalenin yazarina saldirmaya calisiyor akli sira. Adnan Bey sinekten yag cikarmaya calisiyorsunuz. Yoksa “okuz altinda buzagi ariyorsunuz” mu desek?
Xabze, soyluluk vb kavramlari kullanarak yapmis oldugunuz samimiyetten yoksun yorumlar, Muaviye’nin Kur’an sayfalarini mizrak uclarina gecirtip muhaliflerine saldirmasini hatirlatiyor. Bosuna ugrasmayin, o devirler gecti. Hilmi Bey'in yazacagi diger makaleleri bekleyin. Belki aradiginiz koz o zaman elinize gecer.
Turkiye’ye 150 yil once surgun edilen Cerkesler’i, vatanlarindan ve oradaki kardeslerinden sonsuza kadar koparmak uzere kapali kapilar ardinda yapilan pazarliklar, bildiri adi altinda yayinlanan o kagit parcalari gibi, bir sonuca ulasamadan yok olup gidecek.
Bu statukocu zihniyet, kendini oyle bir kaptirmis ki, durdurabilene askolsun. Orada hic bir dayanak yok iken, genel kurullarinda 250 kisiyi dahi bir araya getiremez iken, Turkiye’deki 5-6 milyon Cerkes’i temsil ettiklerini soyleyebiliyorlar. Yetmiyor; bu milyonlarca kisi adina aciklama ve ucuncu kisiler ile pazarlik yapma haklari oldugunu iddia edebiliyorlar. Yoksa 19. YY’daki feodaliteyi yeniden canlandirip kendilerini “pshi, work, fekholh”, geri kalan milyonlari da “wuneut” ilan etmisler de, bir bizim mi haberimiz yok?
