

Dünya haritasında, Kolombiya’da (Güney Amerika’da) gördüğüm şey, neşe ve aynı zamanda öfke içerisinde, kendime “İdiot’un düşü gerçekleşti” dedirttirdi.
Burada ne unutmuş olabilirim ki?
Hiçbir şey, sadece bir sefer, internet arama motorlarında kendi ulusumun etnonimlerinden birisi hakkında iletişim ağı üzerindeki bilgilere ulaşmak istedim.
Fakat, “Kadınların elinde makinalar demir yığınlarına mı dönüşüyorlar, ne?” ve işte bu yüzden, kadın aklımla, Circassia yerine, ona çok benzeyen başka bir şey “Circasia” yazmışım.
Siz nasıl bir sonuca ulaştığımı düşünüyorsunuz?
***
Aradığım etnonim (ulusal isimlendirme) ile alakalı olarak, yerkürenin yüzeyindeki, toponimler, coğrafi (yer, bölge) isimlerinin vesairenin yer aldığı, ulaşmak istediğim isme sahip bölgenin bugünkü nem-rutubet oranlarının ve yarınki hava durumunu gösteren heybetli bir liste önümde.
NASIL OLUR??? – diye kendi kendime çığlık attım, – Bu gezegende artık, tüm Çerkesleri kanunen kendi vatandaşı sayan, her Çerkesin pasaportunda olan, bunlara yarın değişebilecek bir yönetim tarafından iptali tehlikesi olmadan sahip olan, böyle bir ismi olan, ÇERKESYA adında bir ülke mi var?
Demek ki, bu yaşamda atalarımız ve gelecek nesillerimiz için her şeyi kaybetmiş değiliz. Bu dünya üzerinde hala, biz suçlu, acımasızca dağıtılmış, parçalanmış, atılmış, ama bir milleti olduğuna hala inananları bekleyen cennetten bir köşe var.
Ve ULUS, Rusya federasyonu içerisinde (Kabardey-Balkar, Karaçay-Çerkes vd.) Rus-Kafkas Savaşları esnasında ve ardında tüm dünyaya dağıtılmış etnosun kalıntısı.
***
Ve ne yazık ki böylesi tutku ve iştah dolu bu düşüncelerden sıyrılıp bulduğum bölge hakkında gerçek bilgilere dikkat etmeye başladım.
Açıklamalara göre Kolombiya’nın kuzeyinde yer alan Ermenistan (ç.n. :Kolombiya’da bulunan bir bölgenin ismi) bölgesi başkentinin yedi kilometre kadar kuzeyinde Kindio bölgesindeki bir kasabanın adı, Çerkesya.
1884 yılında Hawyer Arias tarafından (2005 yılı nüfus sayımlarına göre 28 800 nüfuslu) kurulan bir kasaba. Kuruluş tarihinin bize gösterdiğine göre, bu kasabanın isminin, kuruluşundan birkaç on yıl önce (19. yüzyılın ikinci yarısında) yapılan kanlı Rus-Kafkas Savaşı, Kolombiya’da bu bölgede yeni yerleşim yerleri kuran insanlara belkide isimlendirme konusunda ilham olmuştur.
Ve adına bakılırsa, kendi topraklarını kurtarmaya çalışırken öfke içinde ölen Çerkesler ile belki dolaylı (belki de direkt) ilişkisi var.
Bu cennet köşesinin özel konumu, bizimle adaşlığı dolayısıyla, etnik geleceğimizin yol alacağı aydınlık yol ve bazı karanlık yollarda bize yüreğimizi kaldırıcı cesaret verici olması.
Circasia, bugün emekliler, boş vakitlerini sakin bir yerde geçirmek isteyenler için güzel bir yer.
En ünlü şeyi ise (Üç defa tahmin edin) …
Bedava mezarlığı. Herkesin, milliyeti dini gözetilmeden defnedilebileceği mezarlığı 1933 yılında kurulmuş. Mezarlığı özgürlük ve eşitliğin sembolü imiş.
***
Sayın, özgürlük ve eşitliği kendi etnonimi (Çerkes adı) altında düşleyen soydaşlarım, işte bize bir cennet köşesi: doğmak için, aktifleşmek için, kominikasyon ve hatta etnosu temsil etmek için şartlar hazır.
Gariban Çerkes’e daha fazla ne gerekir ki?
Yeter, bırakın artık, bizim aktif ve pasif (acırga turptan hiçte tatlı değildir) politikacılar ile önderlerin özenle yarattıkları, karanlık geleceği beklemeyi.
Yurtdışına dağıtılmış olanlarımız için, onların ulusumuzun adının ne olduğuna karar vermelerini bekleyene kadar; yurtdışında yaşayan soydaşlarımızın bizimle aynı yaşamı istemelerini bekleyene kadar, (eğer tüm olanlardan sonra canlı kalırsak) bugün elimizdeki “Çerkes” adımızı da unuturuz.
…Ve sonra o Güney Amerika’daki cennet mekanına bile varamayacağız.
Ve dolaysıyla – hadi, hazırlayın bavulları!!!
Circasia (Çerkesya) da buluşalım – aynı yerde, aynı saate.
Khuako Fatimet
***
СБЫЛАСЬ МЕЧТА …!!!
«Сбылась мечта идиота», – говорю я себе когда, радуясь и негодуя одновременно, оказываюсь на карте мира в районе Колумбии (южная Америка).
Что я там забыла?
Да ничего, просто захотелось мне однажды найти в Интернет-поисковике один из этнонимов своего народа, принятых в сети.
Однако «машина в руках женщины – груда металла»? И потому ума у меня хватило набрать вместо Circassia нечто очень похожее, но не то – Circasia.
И что же вы думаете?
***
Услужливый поисковик тут же выдал мне внушительный список этих этнонимов (национальных названий), точнее, топонимов, т.е. географических территорий на поверхности нашей планеты с таким названием (вплоть до подробного описания стоящей там сегодня и могущей появиться завтра погоды и влажности).
КАК??? – кричу я себе, – на этой планете уже есть страна ЧЕРКЕСИЯ, где каждый из черкесов считается законным гражданином своей родины, имеет паспорт, дающий ему это право официально, и не боится быть изгнанным завтра, с очередной сменой власти, из одноименной державы.
Значит, не все потеряно нами, нашими предками и потомками в этой жизни. Есть еще на этом свете райский уголок, ожидающий нас, грешных, безжалостно разбросанных, раскиданных и расшвырянных, но страждущих иметь свой конкретный один единый народ.
Причем НАРОД, а не бесплатные придатки к этносам, подселением к которым от нас избавились в РФ (см. Кабардино-Балкария, Карачаево-Черкесия и т.д.), либо к этносам, приютившим нас по всему миру в течение и после Кавказской войны.
***
И, привлеченная такими буйными и страстными мыслями, начинаю вникать в подробности обнаруженной территории.
Как выясняется, городок Circasia является муниципалитет в северной части отдела Киндио, Колумбия, расположенный в семи километрах к северу от столицы департамента Армении.
Городок (численность по оценкам 2005 г. 28800 чел.) был основан в 1884 г. неким Хавьер Ариас. Судя по дате основания человек, оказавшийся в Колумбии перед необходимостью найти название для поселения, возможно, имел некоторое отношение к кровопролитной и беспощадной войне, клубившейся в эти десятилетия (вторая половина XIX в.) на Кавказе.
А судя по названию, он также имел некоторое (если не самое прямое) отношение к пытающимся спасти свои клубящиеся земли, мечущимся в ярости, но угасающим народам, в частности, к черкесам.
Основными достопримечательностями этого райского уголка, являющегося для нас одноименным и потому обнадеживающим нас в нашем этническом будущем, оказываются близость к солидному шоссе, еще парочка плохих дорог.
Circasia является сегодня основным местом для пенсионеров, приходящих сюда в поисках тихого места для проведения своего свободного времени.
Но главную известность сообщают ему (догадайтесь с трех раз) … Бесплатные Кладбища. Основанные в 1933 г. они представляют собой место, на котором любое лицо может быть похоронено, независимо от религиозных убеждений. Кладбище являет собой там символ свободы и равенства.
***
Ну что ж, дорогие мои соплеменники, мечтающие о свободе и равенстве под прикрытием своего этнонима (под именем «черкес»), вот вам и райский уголок: есть условия, место для рождения, активности, коммуникации и даже для ухода представителя этноса.
Что еще надо бедному черкесу?
Хватит дожидаться черного будущего, тщательно порождаемого нашими активными и пассивными (хрен редьки не слаще) политиками и руководителями (тем более не слаще).
Пока мы дождемся, чтобы им удалось сформулировать хотя бы то, как наш раскиданный народ называется; пока мы дождемся, чтобы наши живущие за границей соплеменники захотели жить с нами одной жизнью, мы (если останемся после всего происходящего живы) забудем и имеющееся сегодня название «черкес».
…А тогда не сможем попасть даже в находящийся в Южной Америке райский уголок.
И потому – вперед, к чемоданам!!!
Увидимся на Circasia (черкесской) территории – на том же месте в тот же час.
Фатимет Хуако
Bina gibi tuğla tuğla şiir
Semih Akgün
Şiirde çatı kurmak da
Benzemez mi bütün bunlara?
Önce bir söz çıkar
Ortaya temel olur
Sonra sözcük sözcük örülür
Bina gibi tuğla tuğla şiir
Şiirin mühendislerine selam!
Onların yükü duvarcı
Ustalarından da ağır
Kişi ölse bile ardında
Kalır rahmet okutur yapıtları
Ne mutlu yaratıma katılanlara
Bir dilden binlerce sözcükten
Halkının kültür evini
Dilinden yüreğine
Aklından yaşama taşıyanlara...
Bu sefer çevirmen bütün sınırlarını zorlayarak senin o güzel duygularını çevirmeye çalışmış ama yinede zor. Çevirmek, anlatmak zor. Sevgili Fatimet. Sevgili gelinimiz. Sana ve Hilmi'ye selamlarımı yolluyorum. Kendine iyi bak.
13 Şubat 2011 Pazar Saat 00:26Nıse..!!! Thawiğapsow.!!
Txam psavnuge kuşet.
Bu sitenin en mütevazi ve güzel insanına sevgi ve saygılarımı iletiyorum.
Toplumumuza böyle kültürlü ve kaliteli yazarların katkısı çok büyük oldu olacak diye düşünüyorum..
