

Şhalaho Abu mesleği nedeniyle edebiyatçı olarak bilinirsede onun esas gönüllerde taht kurmasını Adiğe ulusal çalışmalarından dolayı olduğunu düşünüyorum. Abu ,uzun yıllar orta ve yüksek öğrenim kurumlarında edebiyat öğretmenliği yapmış, 1977-2009 yılları arasında Adiğe Cumhuriyeti Bilim Araştırma Enstitüsü Edebiyat Bölüm Başkanı görevinde bulunmuştur. Sözlü ve yazılı edebiyat tarihi, edebiyat ders kitapları ve edebiyatın ulusal toplumsal sorunlarımızla ilgisi üzerine bu güne kadar bir çok kitabı, gazete ve dergiler için yazdığı makaleleri yayımlanmıştır.
Sönmeyen yıldızlar (Мык1осэжрэ жъуагъохэр) 1994,Yiğitlik ateşi (Л1ыхъуж маш1у) 1998, Halk biliminin ocak ateşi (Лъэпкъ ш1эныгъэм иджэныкъо маш1у)1999, Yaşam, Edebiyat, Eğitim(Щы1эныгъэр, Литературэр, П1уныгъэр) 2002, Kalpteki iğne (Гум хэлъ мастэр) 2004, Sözün gücü,zamanın soluğu (Псалъэм илъэк1 уахътэм ижьыкъащ) 2009, İğnenin açtığı patika,ipliğin gideceği yol (Мастэм илъагъо 1уданэм игъогу) 2013 kitaplarından bazılarıdır.
Edebiyatla ilgilendiği kadar siyasal toplumsal sorunlarımızla da ilgilenmiştir. Bu alandaki çalışmaları ile herkesin sevgi ve takdirini kazanmıştır. Sivil toplum kuruluşu Adiğe Xace-Çerkes Parlamentosu'nun kurucularından olup ilk başkanlığını yapmıştır. Halen de onursal başkanıdır. 1993-96 yılları arasında Dünya Çerkes Birliği Başkanlığını yerine getirmiştir.
Tevuçoj ilçesi ve Maykop şehir meclisi üyeliği,Adiğey parlamentosu milletvekilliği görevlerinde bulunmuştur.
Halkı için yapmış olduğu üstün hizmetlerinden dolayı Adiğey'in en yüksek madalyası olan “Adigey övünç madalyası”, Tevuçoj Tsığu edebiyat ödülü,Abhazya “Ahdz-aşpa” madalyası sahibidir.
“Adiğe edebiyatının tarihi” adlı çalışmasıyla 2009 yılında A.C.nin edebiyat ödülünü almıştır.
Voçepşıy ve Şıncıy köyleri ile Adiğekale şehri ve Tevuçoj ilçesinin saygın hemşerisidir.
Adiğe edebiyatının duayeni, Şhalaho Abu 19 Nisan tarihinde 85 yaşını tamamlıyor.
Bu yıl Mıyekuape'ye gelecek olanlar Abu'yu kutlamayı unutmasınlar.
DÖNEMEYEN ADAMIN ÖYKÜSÜ
Öykümüzün kahramanı Peneşü Mahmut Penejukuay küyünde doğar, İkinci dünya savaşının başlaması ile askere alınıp Ukrayna'ya götürülür. Henüz eline silah almadan Almanlara esir düşer ancak haber köyüne yaşamını yitirdiği şeklinde ulaşır.Geleneklere göre gerekli cenaze törenleri yapılır. Dul kalan eşi oğlunu Amcasının ailesine bırakarak başkası ile evlenir.
Savaş sonu serbes kalan Mahmut Almanya'dan ayrılıp Türkiye'ye yerleşir. “Ölümünün” üzerinden kırk yıl kadar geçtikten sonra Türkiye'den Adiğey'e turist olarak gelen birileri Mahmut'un sağ olduğu haberini Penejukuay köyündeki ailesine ulaştırır. Bu arada Mahmut'un oğlunun da evli barklı bir aile olduğunu, eşinin de, ikinci eşini de kaybetmesi üzerine oğlunun yanında kalmakta olduğunu, Mahmut'un da Türkiyede evlenmediğini ve yalnız yaşadığını belirtelim.
Sağ haberi alındıktan bir kaç yıl sonra Mahmut ailesini ziyarete gelir,birkaç ay yanlarında kalır. Bazı işlerini halledip geleceğini söyleyerek Türkiye'ye döner.
Birkaç yıl daha geçtikten sonra yine ailesini görmeye gelir,birkaç ay durur ve yine aynı sebeplerle Türkiye'ye dönmek isteyince ailesi onun bir daha dönmeyeceğini anlar ve ağlaşarak kendisini yolcu
ederler.Aile için bu Mahmut'un ikinci ölümü olmuştur.
Aradan biraz zaman geçtikten sonra Mahmut Türkiyede vefat eder.Ailesi üçüncü kez Mahmut'un yasını tutar.
Mahmut'un öyküsü aynı zamanda bir türlü vatanlarına dönemeyen bir çok Çerkesin de öyküsü değil midir?
KAFKAS GÖÇÜ
Rus Çerkes savaşlarının sona erişi,Çerkes sürgün ve soykırımının 150 nci yılı nedeniyle araştırmacı yazar Murat Papşu tarafından atlas dergisi için yapılan çalışmanın dergi kapağında “Kafkas göçü”olarak verildiğini görmüş bulunuyoruz.150 nci yıl tarihi gerçeklerimizin,ulusal sorunlarımızın kendi toplumuza,birlikte yaşadığımız halklara ve tüm dünya kamu oyuna anlatılabilmesi için bize önemli fırsatlar sunabilecektir.Bu fırsatları kullanırken tarihi gerçekleri doğru bir biçimde dile getiremez isek bundan fayda yerine zarar görmemiz kaçınılmaz olacaktır.
Son 25 yılda yapılan bütün tarih çalışmaları 150 yıl önceki olayın bir “Kafkas göçü” olmayıp bir Çerkes sürgün ve soykırımı olduğu konusunda hemfikirdir.
Adiğey, Kabardey-Balkar ve Gürcüstan parlamentoları tarafından da bu gerçek tescil edilmiştir.
ŞERETL(ЩЭРЭЛ1ЫКЪО) AİLESİ
19ncu yüzyılda Çerkes halkı tarafından verilen vatanı savunma mücadelesinde adı çok geçen aileler arasında Şeretl ailesi ön sıralarda yer alır.
Önce belirtmek gerekir ki vatan savunmasının efsanevi önderlerinden Tuğujuko Kızbeç bu ailenin mensubudur. 1777-1840 yılları arasında yaşayan Kızbeç,tüm oğullarını yaptığı savaşlarda kaybetmiş, kendisi de savaşlarda vücuduna almış olduğu altı yarası ile yaşamını yitirmiştir.
Tuğujuko Kızbeç hac görevini de yapmış olmasına rağmen şarkı söylemeyi,dans etmeyi ve savaşmayı son günlerine kadar bırakmamıştır.Kendisine şarkı ve dansın hacılıkla bağdaşmadığını söyleyenlere “dans yoksa cenneti de istemem” dediği söylenir.
Şeretl ailesinin vatan savunmasına katkıları Kızbeç ile sınırlı değildir.A.C.Bilim Araştırma Enstitüsü arşivlerinde yer alan Şeretlıkoların şarkısı (Шэрэл1ыкъомэ яорэд) adlı ağıttan Şeretlıko kardeşlerin (Muhammet, Şumaf, Lemğan, Levustenbeç, Levustan al, Hatğujuku, Temirkan, Jantemir ve kızkardeşleri Hanife ) vatan savunmasında büyük yararlılıkları olduğunu öğreniyoruz.
Bu şarkıdan bir bölüm:
ШЭРЭЛ1ЫКЪОМЭ ЯОРЭД
Шэрэл1ыкъоу зэкъо-зэшыбэ гущэмэ
Ойдэ рида рида
Зэшыбэмэ зэдирапщыналъ.
Дышъэплъы гущэр зэдыракъутас.
Быслымэнмэ игъуаджэу ащэш1.
Ц1ыфыбэмэ къызэлъагъаз
Ячатэхэри къызэлъа1ат.
Зичатэм лъыпсыр къыпычъы гущ
О пшыпхъоу Xьаджхъан дах.
Лъынэпсы гущэри къыфырегъэх.
Bu ünlü aileden halen vatanımızda yaşayan kalmamış olup,Türkiye'de Samsun, Düzce, Bursa gibi illerde yaşadıkları bilinmektedir. Söz açılmışken bu ailenin mensubu olan Hatice Şenvar'dan sözetmeden geçmek olmaz. O da aynı ataları gibi imkansızı isteyen, en zor görevlere talip olan biri olmalı ki vatanına dönüş yapmış, dil engellerine aldırmadan Adiğe dili ve edebiyatı fakültesine kayıt olmuş ve bir kaç ay sonra mezun olacaktır.
Wopsew!
21 Ocak 2014 Salı Saat 20:24İbrahim bey vatandan yazdıklarınızı merakla okuyorum.
Büyük bir eksikliği gideriyorsunuz.
Elinize sağlık.
