

İnsanlar dönemin gereksinmelerine göre konulara yaklaşımda bulunurlar. Adıgecenin öğretilmesi konusu da öyle. Sovyetlerin ilk günlerinde Adıgece öğretimi başlatıldığında, ilk ödev, herkese okuma yazma öğretme işiydi. Adıgeler bu işte başarılı oldular.

Şu içinde yaşadığımız günlerde dış ülkelerden (söz gelişi Suriye’den) gelen ailelerin ve çocuklarının Adıgece ile Rusçayı birlikte ve kısa sürede öğrenmeleri sorunu ile karşı karşıya gelmiş bulunuyoruz. Erişkinler her iki dili de kendi kendilerine öğrenmeyi yeğleyebilirler. O gibi kişileri özendirmek daha kolay olur. Bu gibi durumları da dikkate alarak, Adıge yurduna dönüş yapmış kişilere her iki dili de öğretmek daha yerinde ve daha kolay olacaktır, sorun da, kısa sürede çözülebilecektir. Cumhuriyet (-AC-) gazetelerinde yazılan yazılar da bu görüşü doğrular nitelikte.
Öncelikle belirtmeliyim, dili öğretmede yaşın önemi büyük. Herkes bunu bilir. Ayrıca, dil öğreniminde, hızlı öğrenme konusunda görsel araçlar da önemli. Adıgece öğretilirken sözcükleri resimlerle desteklemek de çok önemli. Bu araçlardan yararlanıldığında, öğretilen sözcük sayısı iki üç katına çıkabiliyor, böylece anlamı kavranan sözcük sayısı artmış oluyor. Resmini de göstererek dil öğretmede, öğretilenin bilimle bağlantılı olması, kullanılan sözlükte de karşılığının bulunması gerekir. Bebelerin, çocukların iki dilde eğitilmeleri çalışmalarında bir uzman olan Prof.Tambıy Cantığe’nin ilkokul sınıfları için yazılmış olan ders kitaplarının büyük yararı olacaktır. Bu ders kitapları kütüphanelerde bulunuyor.
Adıgeceyi daha derinlemesine öğrenmek, konuşma dili kurallarını kavramak isteyenler de var. Gazeteci M. Lebedev’in yazdığına göre, Suriye’den gelmiş olan Osim ile Bibars da onlardan, dil kuramı/ dil teorisi konusunda eksiklikleri var. Teorik sorunlar konusunda «Изучаем адыгейский язык» (З.У. Блэгъожъ, А.Н.Блэгъожъ, Мыекъуапэ, 1997)/ “Adıge Dili Üzerine Çalışma” (Z.V. Bleğoj, A.N. Bleğoj, Maykop, 1997) adlı kitapta gerekli bilgiler bulunuyor. Kitapta Adıgece ile Rusça karşılaştırmalı, özetlenmiş ve örneklerle desteklenmiş belgeler sunuluyor. Kitapta, aranabilecek her türlü örneği bulabiliyorsunuz.
Kuşkusuz, Adıgeceyi öğretenlerin ya da öğrenenlerin yardımcı kitaplara gereksinimi var: Dili öğrenmenin, o dili kişinin kendi istediği biçimde öğrenmesinin de anlamı büyük. Bunu sürekli akılda tutmak, o konuda gerekli olacak kitapları elde bulundurmak gerekir.
İki dili öğretme konusunda biz öğretmenlerin dikkat etmeleri gereken bir konu da, anayurda dönüş yapmış kişilerin hangi işleri ve meslekleri seçmek istedikleri konusudur. Biri aşçı olmak, diğeri ticaretle uğraşmak, bir üçüncüsü tabip/ hekim, bir diğeri de inşaat mühendisi, başka biri de sosyal hizmetler uzmanı, her biri kendi alanında çalışmak istiyor. Sporla ilgilenenler de az değil. Nereye gidersen git mesleğinle ilgili terimleri çok iyi öğrenmen gerekiyor. Bu bilgiler ne kadar çabuk elde edilirse, mesleğinde başarılı adım atmak da o denli kolaylaşır.
Anayurda dönüş yapmış olup Adıgece ile Rusçayı kısa sürede öğrenmek isteyenler için, seçecekleri meslek dallarına ilişkin sözcükleri Z.V. Bleğoj, A.N . Bleğoj’un 2009’da Maykop’ta yayınlanmış olan “Adıgece- Rusça Konuşma Kılavuzu” adlı kitabı önerilebilir (özgün adı: «Адыгейско-русский разговорник» З.У. Блэгъожъ, А.Н. Блэгъожъ). Kitapta yararlanılmak istenecek sözcükler ayrı ayrı, bölümler halinde Adıgece ve Rusça olarak yazılı. Bu sözcüklerle birlikte konuşmak isteyenler için de örnek cümleler veriliyor.
Bu kitaplardan söz etmemin nedeni kısa sürede her iki dili, Adıgece ve Rusçayı birlikte öğrenme gereği doğmuş olduğu için. Sözünü ettiğim bu yöntem, yaklaşım biçimi işi hızlandırıcı özellikte görünüyor bana.
Adıgece ile Rusçayı birlikte öğrenme konusunda yardımcı kitap sayısı az değil. Ancak bunları yeniden gözden geçirmek gerekiyor, iyi de olur.
Ama, içlerinde, tükenmiş olup yeniden yayınlanması gerekenler de var. Biz, daha çok işi hızlandırma konusu üzerinde duruyoruz, ama başarabileceğimiz şeyler arasında başardıklarımız azınlıkta kalıyor. Sözle yetinmeyip sorunlarımızı çözecek olursak, daha ilerilere doğru adımlar atmış oluruz diye düşünüyorum.
Dr. Bleğoĵ Zulkarin,
Maykop, Adıge Devlet Üniversitesi’nde Profesör, İki Dilde Eğitim Laboratuvarı Başkanı.
Adıge mak, 24 Ekim2013
Çeviri: Hapi Cevdet Yıldız