

Vıbıh dili, Adıge dili konuşan bir alanın içinde küçük bir nüfus tarafından konuşuluyordu. Küçük bir nüfus tarafından konuşulan diller büyük dilin etkisi altına girerler.
Sn. Semih Akgün’ün değindiği gibi, Çerkesya coğrafyasında lingua franco/ ortak dil, aynı zamanda büyük dil olan Adıgece idi. Küçük nüfuslu halklar büyük kültürel ürünler/ folklor yaratamazlar.
Derlenen Nart tekstleri, kahraman adları, vs ortada. Nartolog Hadeğale Asker’in tablolarına bakılabilir. Gövde Adıge. Adıge’ye göre diğerleri, Abhaz, Abazin, Vıbıh, Karaçay ve Oset tekst ve kahraman bölümleri azınlıkta.
Bu da Vıbıhların ve diğerlerinin sayısı 2- 3 milyonu bulan Adıge dünyası içinde yer aldıklarını ya da etkisinde olduklarını gösteriyor. Zaten 1 milyonu bulmayan bir ulus destan ve büyük folklor ortaya koyamaz. Büyük yazar ve araştırmacı Yaşar Kemal de bir konuşmasında,-Karacaoğlan’a ilişkin olmalıydı-, buna, bir milyon gibi bir nüfusun olması gerektiğine değinmişti.
Maalesef Rus istilası halkları ayırma dışında, dil ve coğrafi bütünlük bağlamında Adıge ulusunu da parçaladı.
Vıbıh dilinin sönmüş olması konusuna gelince, küçük dil büyük dili şu veya bu şekilde öğrenme gereği duyar, Türkiye’de Türkçe’nin, Rusya’da Rusça’nın öğrenilmesi gibi. Karma evlilikler de küçük dil aleyhine, herkesin bildiği dil lehine sonuç doğurur. Vıbıh Adıgece biliyor, ama Adıgece konuşan Vıbıhça bilmiyor. Bu durumda ortak dil Adıgece oluyordu.
Maalesef günümüzde ortak dil Türkçe ve Rusça’ya dönüşmüştür, çünkü denklemden Vıbıhça düşmüştür, Adıgece de o yolda koşar adım ilerlemektedir.
Böylesine bir ortamda konuşanı kalmamış Vıbıhça canlandırılabilir mi?
Maalesef Rus, gündem saptırma amaçlı bazı işbirlikçiler bulmakta güçlük çekmiyor. Birkaç yıl önce, DÇB ve Kaffed öncülüğünde Kabardey ve Adıge yazı dillerini tek bir yazı dilinde birleştirme gibi bir proje öne sürülmüş, kampanyalar yürtülmüştü. Biz de bunun olamayacağını yazmıştık. Sonuç, bilimdışılık ve fiyasko olmuştu.
Ama bu kampanya ile örtülerek Rusya'da Rus olmayan halkların canına okunmuş, anayasanın cumhuriyetlere ve halklara tanıdığı haklar budanmış, Adıgece de kenara itilmişti. Adıgece, şimdi anayurdunda da can çekişiyor. Bunu algılamak gerekir. Böyle bir ortamda efendiler iki yazı dilini birleştirmeye kalkışmışlardı. Resmi Adıge makamlar , Adıge biliminsanları ‘Hadi sen de’ demişlerdi. Bu da övgüye değer bir Rus karşıtı davranıştı.
Değil iki yazı dili, aynı lehçenin iki şivesi bile birleştirilemez. Çünkü ayrı ayrı birer varlıktırlar ve örtüşmezler. Bu nedenle içlerinden biri geliştirilir ve yazı diline temel olur. Adıge ve Kabardey yazı dilleri öyle oluşturulmuştur.
Soçi’de bugün yarım milyon insan (Rus) yaşıyor, Lazarevsk ilçesi dışındeki nüfus dışında (5- 6 bin kişi) hepsi Rusça konuşur.
Soçi 1864 yılı öncesi Adıgey’in ya da Çerkesya’nın Parlamentosu’nun açıldığı/ bulunduğu yerdi. Parlamento Vıbıh, Şapsığ, Abzah, Natuhay ve diğerlerinin Adıge/ Çerkes üst kimliğinde bir ulus olarak birleştiklerini deklare etmişti. Şu durumda Adıge bütünlüğünü korumak gerekir.
Peki Kabardey, Adıge, Şapsığ gibi üniteler yok mu denebilir. Varlar ama bunlar ulus adları değil, Adıgelerden ayrı bir kimlik ifade etmezler, idari ve coğrafi yörelerdir.
Özerk ilçe yönetimleri kaldırılan, daha sonra “az nüfuslu yerli halk statüsü” verilen Karadeniz kıyısı Şapsığlarının perişan durumu Sn. Adnan Huade'nin sözleri ve dönek dediği Çaçuh Mecid'in bile yakınmaları ortada .
Biz de konuya defalarca değindik. Ama yararı yokmuş anlaşılan.
Böylesine bir ortamda Vıbıhçılık canlandırılabilir mi? Hiç sanmam.
Bu nedenle hayalci girişimlere pirim vermemek, inadına özgürlükleri savunmak, dilin yaşaması, elde kalmış vatan parçalarını kaptırmamak için çalışmak gerekir.
Rus Bilimler Akademisinin son filogenetik haritalarında yayımlamış buluduğu tablolara göre, 2200 yıl kadar önce Adığebze ile Wıbıhıbze birbirinden ayrılmış görünüyor.
2200 yıldan önceki döneme Ortak-Proto-Çerkesçe dili dönemi diye adlandırabiliriz. Ortak Proto-Çerkesçe ile Abhaz-Abaza dilinin ayrışması ise 2800-2900 yıl kadar önce gerçekleşmiş. 2900 yıl öncesi döneme de Ortak-Kuzey batı Kafkas dili dönemi diyebiliriz.
Bu tabloya göre, sürekli bir şeyler eksildiği(dilde ses ve harf sayısında düşmeler olduğu) dikkate alınmalıdır. Atalar, ortak bir dil ve gramer geliştirdiler. Fakat tarih, sonuçta kendi yatağında akıyor. Bu dilsel ayrışmalar yaşanırken, insanlar yan yana yaşamayı da sürdürdüler.
Bölge 148 yıl önce çok dilli bir konumdaymış. Çok dillilik ile ilgili olarak, şu şekilde algılanmalı, Soçi merkezli 100 km çapa sahip bir bölgeden söz ediyoruz. Yani bir kere çok büyük bir bölge değil. Tarihi Çerkesya içinde. 3 dil var bölgede ve 3'ü de aynı kökene sahip. Tarihsel olarak içlerinde bir tanesi ön plana çıkıyor. Yani "Lingua Franco" (Ortak Dil) olabilmeyi başarıyor. O da
Adığebze. Wubıh büyüklerinin bir gecede aldığı bir karar olarak bunu görenler yanılıyorlar. Bu uzun ve büyük bir süreç. Tabii coğrafya, savaşlar, ticaret vb bir çok faktörle de doğrudan ilişkili.
Çerkesya Ulusal Bağımsızlık savaşında, Wubıhlar tümüyle Çerkes/ Adığe birliği içinde yer aldılar.
O dönemde Çerkes halk önderleri, yaklaşan tehlikeye görüyorlardı ama çareleri yoktu.
Ve tek kurtuluşun topyekün birlik olarak özgürlüğe erişebileceklerini düşünüyorlardı.
Kim istemez Wubıhya ve Wubıh halkının müstakil olarak dil, kültür, hukuk, politika bağlamında var olmasını?
Ama haydi olsun demeyle ne oluyor ki?
Daha 150 yıl öncesinde Wubıhlar ile diğer Adığeler her anlamda ruhen ve madden birleşmişlerdi.
2200 yıl önce Adığebze ile Wubıhabze ayrışmaya başlamıştı ama tamamen kopmamıştı ki.
Wubıh varlığı, Adığe varlığının da bir parçasıydı.
Orada zaten kimin Wubıh, kimin Şapsığ olduğu bile tam belli değil.
Örneğin bir Hakuç olarak, genellikle Şapsığlara bağlı olduğumuz düşünülse bile, Wubıh kökenli olduğumuz gibi bazı önermelerde vardır.
Ne farkeder? Geçmişe bu şekilde takılmaya gerek yok.
Çerkes Milliyetçiliği, Kabile/ Klan kan duyarlılığı değil ki!
Modern Çerkes Milliyetçiliğinin temeli çağdaşlık ile geleneksel değerlerin akılcı ve gerçekçi bir harmanlanması gibi gelişmekte. Üstelik...
Çerkesya'nın son başkentinin Soçi olması bile bize çok şey anlatıyor diye düşünüyorum.
Soçi halkının çoğu geçmişte Wubıhlar'dan oluşuyordu.
Bugün Soçi'de Wubıh sayısı kaç adet?
Eğer bir gün Wubıh müstakil varlığı olacaksa bile, önce Çerkesya ve Adığe birliği sağlanmak zorunda.
Yoksa bir tarafta Kabardey, öbür tarafta Şapsığ, Bjeduğ, Wubıh dersek, kabileden devlet çıkartamayız.
Bir ulus ve devlet olabilmenin esası, birlik içinde güç oluşturabilmektir.
Buna demokratik, insani değerleri de eklersek önümüzde tek yol "BİRLİK İÇİNDE ÇERKESYA" olarak görünmektedir.