Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Köklere Dönüş mü Yoksa Gelenekten Kopuş mu? Modern Gençlik Adıge Cegu.
07 Ocak 2024 Pazar Saat 22:13
Adıge cegu (Çerkes oyunu), 20. yüzyılda neredeyse tamamen unutulmaya yüz tutmuş, ancak bugün özellikle gençler arasında yeniden popülerlik kazanan geleneksel Adıge kültürünün büyük ölçekli fenomenlerinden biridir. Adıge oyunlarını yeniden canlandırma süreci, Kuzey Kafkasya'da Adıgelerin yoğun olarak yaşadığı her yerde gerçekleşti. Son birkaç yılda Adıgey, KBC ve KÇC’de neredeyse düzenli yapılan bir etkinlik haline dönüştü.
 
Modern cegu genellikle Adıge gençlik örgütlerinin inisiyatifiyle düzenlenmektedir. Ayrıca bu cumhuriyetlerde cegu, resmi tatiller, festivaller, halk kutlamaların ve halka açık etkinliklerin vazgeçilmez bir özelliği haline gelmiştir. Aile düğünü kutlamalarıyla ilgili değil, özellikle resmi tatillere denk gelecek şekilde ayarlanan halka açık gençlik oyunları ve cegu hakkında konuşacağız.
 
Böyle cegu’ler birçok katılımcı ve izleyiciyi cezbederken, bazı gözlemciler aşırı olumsuza kadar karışık tepkilere neden olmaktadır. Örneğin: "Ne kadar boş gençlerimiz var, tek yapabildikleri dans etmek. " Veya: "Ne kadar harika gençlerimiz var, halk geleneklerini canlandırmaya çalışıyorlar!" Bu tür kutupsal değerlendirmelerin sebebinin ne olduğunu anlamaya çalışalım.
 
Gerçek şu ki, çoğu modern Adıge ne yazık ki atalarının oyun düzenlemeye ne kadar derin bir anlam yüklediğini bilmiyor. Bu, toplumu güçlü bir pozitif, yaratıcı enerji yüküyle besleyen, neredeyse kutsal bir eylemdi. Cegu, bunu organize etmek için ciddi kolektif çaba gösteren insanları bir araya getirdi. Oyunlara en seçkin aristokratlar, halktan kişiler, halkın ünlü kahramanları, saygın ak saçlı erkekler ve genç kızlar katılırdı.
 
Oyunlar davranış normlarını kontrol eden bir mekanizma içeriyordu. İnsanlar bunları Adıge toplumu için ahlaki kuralların kaynağı olarak görüyorlardı. Cegu etnik değerlere özel saygı duyulan bir yerdi. Oyunlara katılmak toplumun yüklediği bir görevdi. Cegu'e gelen herkesin belirli, çok katı kurallara uyarak eğlenceye katılması gerekiyordu. Hiç kimse kendisini bu kuralların dışında sayamaz. Oyunlar arasında şarkılar, danslar, atletik yarışmalar, at yarışları ve ziyafetler yer alıyordu. Ancak, kural olarak, şenlikli eylemin özü, geniş bir daire içinde gerçekleştirilen danstır.
 
Doç. Zarema TSIEEVA-Adıgey Devlet Üniversitesi.
 
 
Cegu'de tüm kutlamaların konuk sunucusu olan ceguako vardı. Eskiden ceguako’lar gelenek ve görenekler konusunda uzmandı. Onlar sadece cegu zamanında değil, aynı zamanda Adıge toplumunun günlük yaşamında da önemli bir rol oynadılar. Geçmişin efsanevi ceguako'ları adıgağa’nın koruyucuları ve savunucuları olarak muazzam bir yetkiye sahipti. Bunlar derin anlamlarla dolu sanatsal ifadenin ustalarıydı. Birçoğu, insanın asil eyleminin yüceltildiği ve değersiz olanın tüm toplumun önünde kınandığı şarkılar besteledi. Ceguako, insanın değerli davranışlarından dolayı alenen yüceltebilir veya ona sert bir nitelendirme verebilir. Danslar sırasında ceguako, yardımcılarıyla birlikte erkekleri ve kızları dans alanına yönlendiren hatiyako yöneticisi rolünü oynadı.
 
Ancak Adıge cegu uzun yıllar boyunca yok olması nedeniyle halk kültüründeki işlevleri tamamen unutuldu. Bu nedenle modern Çerkeslerin önemli bir kısmı cegu yalnızca dans olarak algılıyor. Aynı zamanda Adıge gençleri arasında bu muhteşem ve devasa halk kültürü olgusunu yeniden canlandırmak için oldukça önemli çaba sarf ediliyor. Son yıllarda halk danslarını mükemmel sergileyen birçok gencin ortaya çıkması ve oyunlarda sanatını sergilemeye çalışması memnuniyet vericidir. Ustaca hareketleri, ulusal tarzdaki güzel kıyafetlerle birlikte çok etkileyici ve estetik görünüyor. Ancak modern cegu'n tüm güzelliğine rağmen, kişinin kendi geleneksel kültürü hakkında bilgi eksikliği olması çoğu zaman oyunların dışsal resmi tarafının yeniden üretilmesine yol açıyor. Ne yazık ki, bu durumda Adıge cegu'n doğasında var olan derin anlamların ciddi bir şekilde çarpıtma söz konusudur. Bu durumda, uyumlu eyleme katılmanın beklenen duygusu yerine, cegu'n birçok katılımcısı ve izleyicisi rahatsızlık ve hayal kırıklığı hissedebiliyor. Bunun nedeni, cegu yürütmenin basit ama önemli kurallarına temel düzeyde uyulmamasında yatmaktadır. Üstelik bu kurallara bilgisizlikten veya bilinçli olarak uyulmayabiliyor.
 
Örneğin geleneğe göre erkekler, evlenme çağındaki erkek çocuklar ve evlenmemiş kızların oyunlarda dans etme hakkı vardı. Cegu'n doğasında bulunan anlamlardan biri, kızların potansiyel talipleriyle daha sonra tanışmak ve iletişim kurmak için kendilerini toplum içinde gösterme fırsatıydı. Bu nedenle evli kadınlara seyirci rolü verildi. Günümüzde, sanal iletişimin hakim olduğu çağda, Adıge oyunları, kız ve erkek çocuklar arasındaki "canlı" tanışmalar için değerli bir kanal olmaya devam ediyor. Bu bağlamda, aile hanımların halka açık cegu’lerde aktif olarak dans ettikleri, mütevazı bir şekilde dans etme sırasını bekleyen kızları bir kenara ittiği durumları görmek kafa karıştırıcıdır. Adıge oyunlarında çocuklar her zaman sadece seyirci olarak vardı. Cegu'e katılmadan önce kelimenin gerçek ve mecazi anlamıyla "büyümeniz" gerekiyordu. Oyunda daire içine giren kişi, kendisini izleyenlerin onun görünüşünü, dans becerilerini, toplum içindeki tavrını vb. değerlendireceğini çok iyi biliyordu. Bu nedenle, toplumsal değerlendirme için henüz sosyal ve fiziksel olarak olgunlaşmamış olan çocukların dans pistine çıkmasına izin verilmedi. Çocuklar cegu'n yetişkinlere, kelimenin geniş anlamıyla büyüklere yönelik bir aktivite olduğunu açıkça anladılar.
 
 
Bugün tam tersini görüyoruz, bence olumsuz bir eğilimdir: Çocuklar sadece yetişkinlerle eşit olarak dansa katılmakla kalmıyor, aynı zamanda onlarla rekabet etmeye çalışıyorlar. Günümüzde aşırı hareketli çocukların, annelerinin aktif desteğiyle, yetişkin cegu katılımcılarının sıralarını dirsekleriyle bir kenara ittiklerini sıklıkla görebilirsiniz. Kelimenin tam anlamıyla çoğu zaman sıra dışı dans alanına koşuyorlar. Çocuklar kurallara uygun davransalar bile, küçük kız ve erkek çocuklarla dans eden yetişkin erkek ve kız çiftleri oldukça garip görünüyorlar. Cegu dansı, çocukların varlığının kesinlikle uygunsuz olduğu, erkek ve kadın ilkeler arasında bir diyalogdur.
 
Çocuk koreografi grupların bazı liderleri, öğrencilerinin başarılarını kamuoyuna göstermek için ısrarcı davranıyorlar ve görevlileri atlayarak çocukları kişisel olarak dans dairesine yönlendiriyorlar. Sonra cesaretlendirilen çocuklar kendilerini ilginin merkezinde hissederek artık durdurulamaz, kelimenin tam anlamıyla alanı "işgal ediyorlar". Elbette dans eden çocuklar seyirciler arasında sevgi uyandırır, ancak genç yetişkinler sıkılmaya ve hayal kırıklığına uğrayarak festivalden ayrılmaya başlıyorlar.
 
Böyle bir durumda Adıgelerin geleneksel kültüründe var olan büyüklere saygı ilkesi göz ardı edilmekte, yaş durumu ve ondan kaynaklanan toplumsal rollere ilişkin fikirler çarpıtılmaktadır. Elbette, bir zamanlar cegu'de var olan tüm kuralları sarsılmaz bir biçimde korumak imkansızdır ve gerekli değildir, zaman kendi ayarlamalarını yapar. Ancak görünen o ki kurulu düzenin bu kadar radikal bir şekilde bozulması, cegu'u bir tür dans partisi ile çocuk koreografi grupların konserinin bir melezi haline getiriyor. Bunlar tamamen farklı türlerdir.
 
Ayrıca son zamanlara cegu’e davet edilen gençler,danslar sırasında kutlamanın ev sahiplerinin ilgisinden mahrum bırakıldıklarından şikayet ediyorlar. Üstelik bu, düğünlerden başlayarak diğer bölgelerden veya diasporadan gelen Adıge misafirlerin davet edildiği cegu gibi büyük ölçekli olanlara kadar her formattaki oyunlara özgüdür. Oyunların organizatörleri çoğu zaman arkadaşlarını ve tanıdıklarını dansa yönlendirir, gerisini neredeyse görmezden gelirler. Hayal kırıklığına uğrayan misafirler sanki bir ziyafete davet edilmişler, masaya oturmuşlar ama yemek yememişler gibi hissederler. Organizasyona ev sahipliği yapanların bu tür davranışları yalnızca cegu kurallarının ağır bir ihlali değildir: Aynı zamanda Adıge görgü kurallarının temel ilkelerinden biri olan misafirlere saygıyı da ihlal ediyorlar.
 
 
Bu durumda tüm bu müzik, dans ve kostüm ihtişamı, Adıge ahlakı ve halk gelenekleri açısından değerini hemen kaybediyor. Cegu'daki bu tür anlar, orijinal işlevini tamamen bozuyor: Oyun, kültürel kodların koruyucusu ve tercümanı olmaktan çıkıp, dairenin merkezinde en iddialı olanların hâkim olduğu bir tür modern dance-battle (dans savaşı), bir dans gösterisine dönüşüyor. Modern oyunların olumsuz değerlendirmelerinin o kadar da haksız olmadığı ortaya çıkıyor mu? Sonra şu soru ortaya çıkıyor. Günümüzün cegu gerçekten geleneksel kültürün yeniden canlanmasına ve aktarılmasına katkıda bulunuyor mu, yoksa sadece modern çağın resmi gelenek olarak paketlenmiş ikame bir ürünü mü? Günümüzün gençlik cegu, Adıge halk oyununun ruhuyla doğrudan çelişen bir şeye mi dönüşüyor?
 
Doğal olarak bu tür olaylar geleneksel değerler krizinin doğrudan bir sonucudur. Cegu bir ayna gibi modern toplumun durumunu yansıtıyor. Pek çok Adıge genç için cegu, halk oyunları ve etnik kıyafetlere yönelik modaya uygun bir hobi, kendini tanıtmak için uygun bir platform olduğu açıktır. Yeniden canlanan oyunlardan daha derin bir içerik beklenemez.
 
Bununla birlikte Adıge genç kuşağın temsilcileri arasında geçmişle kültürel diyalog konusunda gerçek talepte bulunan pek çok kişi vardır. Etnik kimliklerini erişilebilir yollarla ilan ederek, kişiliksizleştirici küreselleşmenin akışına kapılmış modern dünyaya uyum sağlamaya çalışıyorlar. Dolayısıyla bu ortamda geleneksel kültüre ilişkin bilgilerin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Oyundaki pek çok şey ceguako 'nun kişisel niteliklerine ve bilgisine bağlıdır. Açıkçası günümüzde ceguako 'nun rolleri önemli ölçüde değişti, pek çok işlevi artık tarih oldu. Bunun nesnel nedenleri vardır. Ancak gençlik ortamında bu tür bilgilerin rehberi olabilecek ceguako 'lardır. Eğer ceguako, Adıge etik ilkelerini ve görgü kurallarını derinden anlayan yetkili eğitimli yöneticiler tarafından yönetilirse, birçok olumsuz olgu ortadan kaldırılabilir ve oyunu geleneksel kültürel köklerine daha da yakınlaştırabilir. Bugün Adıge toplumunda buna yönelik bir talep vardır. Ceguako, sadece cegu’n geleneksel biçimine uygunluğuna değil, her şeyden önce oyunun içsel, anlamsal bileşenine de dikkat etmekle yükümlüdür. Bu olmazsa, cegu kaçınılmaz olarak toplumun gözünde değer kaybetmeye başlar.
 
Son yıllarda, Adıge toplumunda bu kadim kurumun hâlâ bir miktar güce sahip olduğuna dair umut veren gençler arasından ceguako 'ların ortaya çıkmaya başlaması sevindiricidir. Parlak, karizmatik, Adıgebze (Çerkesçe) iyi dileklerde bulunan, dans eden ve şarkı söyleyen genç ceguako 'lar, bugün Adıge bayramlarını süslüyor. Aynı zamanda, birçok modern ceguako'nun geleneksel kültür alanındaki bilgilerini ciddi şekilde derinleştirmesi gerektiği açıktır. Adıge oyununun, içerdiği anlamları bozmadan modern yaşam koşullarına uyarlanması açısından bu son derece önemlidir.
 
Elbette bu kolay bir görev değildir. Etnik kültürel kodların doğal aktarım kanallarının artık çalışmadığı bir durumda, geçmişin deneyimlerini zamanımızın gerçeklerine aktarmak oldukça zordur. Ancak halk kültürünün kuruyan ağacın yeni, sağlıklı ve yaşayabilir sürgünler üretip üretmeyeceğine, ya da modern topraklarda asla kök salmadan nihayetinde yok olup olmayacağına, Adıge gençliğinin konumuna bağlı olacaktır...
 
Doç. Zarema TSIEEVA, Tarih Bilimleri, Adıge Tarihi ve Kültürü Bölümü
 
Adıge Devlet Üniversitesi Gazetesi No. 10, Aralık 2018
 
 
Çeviri: Beşto Yılmaz Beştepe
 
Cherkessia.net, 8 Ocak 2024

Bu haber toplam 3348 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net