Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kaberdey-Balkar Yöneticisi, Tek Alfabe İçin Bütün Çerkeslere Çağrıda Bulunuyor
13 Ekim 2016 Perşembe Saat 17:54
Kuzey Kafkasya’daki Çerkes topraklarında, Moskova’nın Çerkes hareketinin yönetimini ele almak ve onu içten yok etmek stratejisinin, denenmiş -ve- doğru olduğu gözükmektedir. Bunu yapmak için Moskova, yönetici Yuri Kokov gibi belirli resmi figürlere, Çerkes milletinin yeniden doğuşu hakkında cüretkar vaatlerde bulunması için para ve güç bahşetmektedir. Aynı zamanda, bağımsız sivil aktivistlerin kuyusu kazılmakta, ortadan kaldırılmakta ya da kendi davaları aleyhine çalışmaları için taraf değiştirmeleri sağlanmaktadır.
 
Valery Dzutsati, 11 Ekim 2016
 
Kaberdey-Balkar Yöneticisi Yuri Kokov (Kaynak:Vestnik Kavkaza)
 
Uluslararası Çerkes Birliği’nin geçenlerde düzenlenen bir konferansında, Kaberdey-Balkar yöneticisi Yuri Kokov, bütün Çerkesler için yeknesak bir alfabe yaratılmasını önerdi. Bu düşünce yeni olmamasına rağmen Rusya Federasyonu’ndaki Çerkes cumuriyetlerinden birinin siyasi liderinin bunu desteklemek için meydana çıkması, ilk kez gerçekleşen bir olay olarak kayda değer. Çerkes aktivistler, Sovyetler Birliği’nin 1991 yılındaki çöküşünden bu yana birçok kez konuya parmak bastılar. Bu durum, Çerkeslerin çok sayıda taksimatlarının bulunması sebebiyle, Çerkesler için özellikle günceldir (Kavkazskaya Politika, 23 Eylül)
 
Kuzey Kafkasya’da Çerkesler, Kaberdey-Balkar,Karaçay-Çerkesya, Adigey ve Krasnodar bölgesi olmak üzere dört ana bölgeye taksim edilmiştir. Çerkes nüfusunun büyük bir kısmı Kuzey Kafkasya’daki vatanları dışında, çoğunlukla Türkiye’de mukimdirler. Böylelikle yeknesak bir iletişim ortamı yaratılması, bu bölünmüş halkın koordinasyonunda büyük bir vasıta olacaktır. Rusya dışındaki bir çok Çerkes aktivist Çerkes dili için Latin Alfabesi’nin benimsenmesinden yana tutum takınmıştır. 
 
Bazı Çerkesler, Arap, Latin ve Kiril Alfabelerinden önceki antik Çerkes alfabesine dönülmesini dahi önermişlerdir. Kuzey Kafkasya’daki bütün Çerkesler Kiril temelli alfabeler kullanıyor olsalar bile, bu alfabeler birbirinin aynısı değildir. Buna ilaveten dört bölgedeki Çerkesler, bazen yekdiğerini anlamakta kendilerine güçlük yaratan farklı diyalektler ile konuşmaktadırlar (Onkavkaz.com, 16 Haziran 2015).
 
Kaberdey-Balkar yöneticisi bütün Çerkesler için sadece Kiril alfabesi temelli aynı alfabeyi önermiyor, aynı zamanda Çerkeslerin kendi yönetimlerinde ve ülkeler arası sınırlarda henüz sahip olmadıkları ortak bir yazın dili yaratılmasını da öneriyor. Çerkes aktivist Asker Sokht’a göre, ortak bir alfabe tasarımı nispeten kolay bir görev; tanınmış dilbilim profesörü Muhadin Kumakhov zaten benzer bir iş için vakıf kurdu. 
 
Diğer yandan, otoriteler, bütün Çerkesler için ortak bir edebiyat dili uygulanmasına karar verir iseler, zorlu bir mücadele ile yüzleşecekler diyor Sokht. Aynı zamanda Sokht Adigey’den geldiğinden bu yana, bütün Çerkesler için Adige dialektinin “Çerkes Yazın Dili” haline dönüşmesinin savunuculuğunu yapmaktadır (Kavkazskaya Politika, 23 Eylül). Fakat bununla birlikte ortaya çıkan sorun, Kuzey Kafkasya’daki Çerkeslerin çoğunluğunun şu anda, Kaberdey dialektinin konuşulduğu Kaberdey-Balkar’da mukim olmalarıdır. Neden Çerkesler bu nedenle Kaberdey diyalektini “ortak edebiyat dili” olarak kabul etmiyorlar? Bu da bir sorundur, çünkü diasporadaki Çerkeslerin çoğu, Kaberdey dialektinden başka, diğer dialektleri konuşmaktadırlar. 
 
19. yüzyılda Rus İmparatorluğunun bütün Çerkes kabilelerini hedef almış olmasına rağmen, Karadeniz kıyısı ve çevresinde yaşayan Şapsığlar gibi kabilelere özellikle ağır bir şekilde darbe indirilmiştir. Rus Çarları, Karadeniz kıyı bölgesinin “istenmeyen halkı”nı tamamen temizlemek istediler, deniz ile bağlantısı olmayan bölgeler ise Moskova için bir parça daha az stratejik öneme sahip idi. Bu yüzden, tarihi Çerkesya’nın Karadeniz kıyılarından olan Çerkesler, Kaberdey-Balkar’ın mevcut olduğu Kuzey Kafkasya’nın ortalarında bulunan Çerkesya’nın iç bölgelerinden olan Çerkeslerden, şu anda daha fazla sayıda diasporada  bulunabilir. 
 
Kaberdey-Balkar şu anda, fiili olarak en fazla Çerkesin bulunduğu yerdir ve bu en üst pozisyonunu garanti altına almaya çalışmaktadır. Bu cumhuriyette yarım milyon Çerkes yaşamaktadır ki bu sayı Karaçay-Çerkesya’da mukim olduğu tahmin edilen 60.000 Çerkesten ve Adigey’de bulunan 100.000’ün üzerindeki Çerkesten daha fazladır. Krasnodar bölgesindeki Çerkes sayısı ihmal edilebilecek kadar az olup 4.000 civarındadır. Kokov’un beyanatını takiben, Kaberdey-Balkar Devlet Üniversitesi, üniversitede eğitim alacak diasporadan öğrencilere, Çerkes Dili’ni zorunlu müfredatın içerisine dahil eden bir duyuru yapmıştır(Kbrria.ru, October 7) .
 
Neden Kabardey-Balkar yönetimi aniden Çerkes dili hakkında endişelenmeye başlamıştır ? Bunun kısmi olarak bir sebebi, yönetimin sönükleşmekte olan ününü iyileştirme stratejisinde tezahür etmektedir. Kokov’un ortak Çerkes alfabesi hakkında duyuru yaptığı mezkur Uluslararası Çerkes Birliği, bir çok bağımsız Çerkes aktivist tarafından belirgin bir şekilde Moskova yanlısı eğilimi nedeniyle, şiddetle eleştirilmiştir. Şimdi ise Kokov, Uluslararası Çerkes Birliği platformunu kullanarak, bu organizasyonun, vatandaki ve yurt dışındaki Çerkesler arasındaki itibarını yeniden kazanması için yardım etmeye çalışmaktadır. 
 
Dil insiyatifinden başka, Kaberdey-Balkar yönetimi, Eylül ayında, Çerkes Günü (Den Dyga) kutlamasını önermiştir ,söylenenlere göre, Çerkes diasporasının ve cumhuriyetteki İslamcıların etkisini baltalamak için Çerkes Günü icat edilmiştir (Onkavkaz.com, 21 Eylül). 
 
Her daim gerçekleştiği üzere, Kaberdey-Balkar bürokrasisinin peşine düştüğü çeşitli projeler için Moskova’nın desteği, ve fakat bağımsız Çerkes aktivistler üzerinde de etkili bir baskı, sessiz bir şekilde sağlandı. Böylelikle, yakın zaman önce, Karaçay-Çerkesya’daki  Çerkes organizasyonunun yöneticisi  ve otoritelere karşı dobra sözlerle eleştiride bulunan muhalif Muhamed Çerkesov’un yerine, daha uysal olan Ali Aslanov getirildi. Daha evvel, Adam Bogus gibi çok aktif Çerkes liderler de Adigey’deki pozisyonlarından istifa etmeye zorlanmışlardı (Natpressru.info, October 9).
   
Kuzey Kafkasya’daki Çerkes topraklarında, Moskova’nın Çerkes hareketinin yönetimini ele almak ve onu içten yok etmek stratejisinin, denenmiş -ve- doğru olduğu gözükmektedir. Bunu yapmak için Moskova, yönetici Yuri Kokov gibi belirli resmi figürlere, Çerkes milletinin yeniden doğuşu hakkında cüretkar vaatlerde bulunması için para ve güç bahşetmektedir. Aynı zamanda, bağımsız sivil aktivistlerin kuyusu kazılmakta, ortadan kaldırılmakta ya da kendi davaları aleyhine çalışmaları için taraf değiştirmeleri sağlanmaktadır. 
 
Resmi olmayan ve az-çok bağımsız olan Çerkes organizasyonları, rutin bir şekilde devletten gelen baskıya maruz bırakılmakta ve otoritelere ve kendi kukla organizasyonlarına karşı gündemlerini kaybetmelerinin ardından ortadan kaldırılmaktadırlar. Geride kalanlar ise, verdikleri sözleri sulandırarak nihayetinde bu sözleri unutan, sadece Moskova’nın resmi organlarıdır. 
 
Söz konusu strateji, Kuzey Kafkasya’da Moskova için son derece iyi bir şekilde işlemektedir, ve bunun tekrar ve tekrar işlememesi için herhangi bir neden yoktur. Buna ilaveten, kendi rolleri için ek fonlar temin eden ve nispeten düşük bedellerle bağımsız Çerkes aktivistlerden kendi kendilerini temizleme kabiliyeti kazanan bölgesel otoriteler ve Moskova bakımından durum kazan-kazan vaziyetidir. 
 
Kaberdey-Balkar otoritelerinin apansız aktiviteleri ve Moskova’nın bu aktivitelerin paralarını ödemesi, Moskova’nın Çerkes problemini tamamen ciddiye aldığının ve Çerkesleri bastırmaya ve yanıltmaya gönüllü bölgesel aktörleri finanse etmek için hazırlandığının göstergesidir. 
 
 
 
 
Çeviri: Dr. Karden Murat Yıldırım
 
Cherkessia.net,13 Ekim 2016
 
***
 
Governor of Kabardino-Balkaria Calls for Unified Alphabet for All Circassians
 
By: Valery Dzutsati
 
October 11, 2016 
 
At a recent conference of the International Circassian Association (ICA), the governor of Kabardino-Balkaria, Yuri Kokov, proposed to create a unified writing script for all Circassians. Although the idea is not new, this marked the first time that the political leadership of one of the Circassian republics in the Russian Federation has come out in support of it. Circassian activists have raised the issue numerous times since the collapse of the Soviet Union in 1991. It is particularly topical for the Circassians due to this ethnic group’s multiple divisions (Kavkazskaya Politika, September 23).
 
Circassians in the North Caucasus are divided among four main territories, Kabardino-Balkaria, Karachaevo-Cherkessia, Adygea and Krasnodar region. A large part of the Circassian population also resides outside the Circassian homeland in the North Caucasus, mostly in Turkey. Thus, creating a unified medium of communication would greatly facilitate the coordination of this divided people. Many Circassian activists outside Russia have advocated for the adoption of the Latin alphabet for the Circassian language. Currently, Circassians in the North Caucasus use the Cyrillic alphabet. Some Circassians have even proposed to return to the ancient Circassian alphabet that was in use prior to Arabic, Cyrillic and Latin scripts. Even though all Circassians in the North Caucasus use alphabets based on Cyrillic, they are not identical. Moreover, Circassians across the four territories speak different dialects, which sometimes prevents them from understanding each other (Onkavkaz.com, June 16, 2015).
 
The governor of Kabardino-Balkaria proposed not only to provide the same writing script for all Circassians, based on the Cyrillic alphabet, but also to create a unified literary language, which Circassians across administrative and interstate borders still do not have. According to the Circassian activist Asker Sokht, devising a common alphabet is a relatively straightforward task; a well-known professor of linguistics, Muhadin Kumakhov, has already provided a foundation for such work. Yet, the authorities will face an uphill battle if they decide to implement a common literary language for all Circassians, Sokht says. At the same time, since Sokht comes from Adygea, he advocates for the Adygean dialect to become the “literary Circassian” for all Circassians (Kavkazskaya Politika, September 23). The problem with that is that the majority of Circassians in the North Caucasus currently reside in Kabardino-Balkaria and speak the Kabardin dialect. Why do the Circassians then not adopt Kabardin, as the common literary language? This is also problematic because the majority of the Circassians in the diaspora speak other dialects than Kabardin.
 
Although the Russian Empire targeted all Circassian tribes in the 19th century, those tribes that lived near the Black Sea coast, such as Shapsugs, were hit especially hard. The Russian tsars wanted to clear out the Black Sea coastal areas of “unwanted people” completely, while the landlocked territories were of somewhat less strategic importance to Moscow. Hence, more Circassians from the historical Circassia on the Black Sea coast can now be found in the diaspora than from inner parts of Circassia in the Central North Caucasus, where Kabardino-Balkaria is located.
 
Kabardino-Balkaria is currently de-facto the largest republic with a Circassian population and is trying to secure its top position. About 0.5 million Circassians live in the republic, which is much larger than the estimated 60,000 Circassians residing in Karachaevo-Cherkessia and the little over 100,000 Circassians inhabiting Adygea. The number of Circassians in Krasnodar region is negligibly small—about 4,000. Following Governor Kokov’s statement, Kabardino-Balkarian State University announced it would include the Circassian language in the mandatory curriculum for students from the diaspora who study at the university (Kbrria.ru, October 7).
 
Why did the government of Kabardino-Balkaria suddenly become concerned with the Circassian language? Part of the reason appears to be the government’s strategy to improve its tarnished reputation. The aforementioned International Circassian Association (ICA), where Kokov made his announcement regarding a common Circassian writing script, has been harshly criticized by many independent Circassian activists for the organization’s ostensibly pro-Moscow leanings. Now, in using the platform of the ICA, Kokov is apparently trying to help the organization regain its credibility among Circassians at home and abroad. Apart from the language initiative, the governor of Kabardino-Balkaria proposed to celebrate Circassian Day (Den Adyga) in September, which was reportedly invented to undermine the influence of the Circassian diaspora and of the Islamists in the republic (Onkavkaz.com, September 21).
 
As usually happens, Moscow’s support for various projects pursued by Kabardino-Balkarian officialdom are being accompanied by quiet, but effective pressure on independent Circassian activists. Thus, the head of the Circassian organization in Karachaevo-Cherkessia and an outspoken critic of the authorities, Muhamed Cherkesov, has recently been replaced with a more obedient activist, Ali Aslanov. Earlier, several overly active Circassian leaders such as Adam Bogus were also forced to resign from their positions in Adygea (Natpressru.info, October 9).
 
Moscow’s strategy in the Circassian lands in the North Caucasus seems to be the tried-and-true strategy of taking over the Circassian movement and destroying it from within. To do so, Moscow endows certain official figures, such as Governor Yuri Kokov, with money and power to make bold promises about the rebirth of the Circassian nation. At the same time, independent civil activists are undermined, removed or co-opted. Informal and more-or-less independent Circassian organizations routinely come under pressure from the government and are destroyed after “losing the agenda” to the authorities and their puppet organizations. But once the official agents of Moscow are the only organizations left, they end up toning down their promises and eventually forget them. The strategy has worked for Moscow in the North Caucasus fairly well, and there is no reason to suggest that it will not be used again and again. Furthermore, it is a win-win situation for the regional authorities, who receive additional funds for their role, and for Moscow, which is thus able to rid itself of independent Circassian activists at a relatively low price. The Kabardino-Balkarian authorities’ sudden activism and Moscow’s willingness to pay for it also indicate that Moscow is taking the Circassian question quite seriously and is prepared to finance regional actors willing to suppress and mislead the Circassians.
 
 

Bu haber toplam 3091 defa okundu.


Tıkhuj Sezgin Dokuz

Diasporada yazılı bir üretim yok.Bugune kadar yazılı varlıklarimiz kril alfabesi ile yazılmış ,yeni bir tartışma anlamsız.

17 Ekim 2016 Pazartesi Saat 12:23
hapi cevdet yıldız

İşin uzmanı değilim. Her dil ve dahası her lehçe, ağız kendine özgü kuralları olan bir varlıktır. TC kurulalı 90 yılı geçti, Türk ağızları kalktı mı? Kolay şey değil.

Ortak bir alfabe olabilir ama ses ya da harf sayısı artar. Şu anda iki alfabe var. Birkaç ses ve karşılığı harf dışında iki alfabe de aynı. Yazarın dediği gibi bu bir oyalama, hedef saptırma taktiği gibi geliyor bana.

2006'da işbirlikçi Kabardey kesimi ve Adıgeyli adamları Besleney (Kabardey dili) ağzı üzerinden ortak bir Adıgece diye kampanya açmışlardı. Adıge Cumhuriyeti Bilim Kurulu iki dilden ya da bir dilin iki ayrı lehçesinden üçüncü bir dil yaratılamaz. Bunun bir örneği yeryüzünde görülmemiştir.

Olabilecek olanı lehçelerden ya da dillerden biri diğerlerini yutar (asimile eder), işte o ortak dil olabilir. Biz kendi edebiyat dilimizden memnunuz, üçüncü bir dile ihtiyacımız yoktur diye öneriyi reddetmişti.

Hadi diyelim reddetmedi olabilir şey mi bu?

O sıralar bir Rus programı uygulanıyordu:

1. İlkokulda 1-4 sınıflar Adıgeceydi, daha yukarısında da Adıgece okutuluyor, Adıgeler ortaokul ve lisede de matematik ve Fan derslerinin Adıgece okutulmasını talep ediyorlardı.

2. Ortak dil kampanyası gölgesinde ilkokul Adıgece eğitimi kaldırıldı, haftada 3 saat seçmeli ders düzeyine düşürüldü.

3. Bu kadarlık, göstermelik bir ders saati ile iki edebiyat ya da resmi dil birleştirilebilir miydi?

4. Aynı sıralarda Adıge ve Karaçay-Çerkes, Hakas ve Altay gibi cumhuriyetlerin feshedilmeleri ve bir yerlere bağlanmaları gündemdeydi. Adıgey Krasnodar Kray, Karaçay-Çerkes de Stavropal Kray illerine bağlanacaktı. Anayasa değişikliği, toplu bir öfke oluştu.

Moskova-Kabardey şefleri oyunu sökmedi.

Şimdi de aynı oyun sahneleniyor gibi geliyor bana. Bakalım altından ne çıkacak? Kiril esaslı iki Adıge alfabesi birleşse ne yazar, değişen ne olur? Dil daha çabuk mu öğrenilir?..

Dikkat diyelim, bunun altından bir Çapanoğlu çıkmaz inşaallah. Sütten ağzımız yandı da yoğurdu üfleyerek yiyoruz.

Bu arada şunu da belirteyim: Krasnodar Kray'da Çerkes sayısı 4.000'den çok. Rus Şapsığ adına öyle diyor, doğru değil. Biz 14.000 sayısını bulduk. İsteyen Vikipedi Soçi (Сочи) ve Tuapse (Туапсе) maddelerinden araştırabilir.

14 Ekim 2016 Cuma Saat 12:58
burak demirci

Mr.Kokov kabardeyleri başımıza bey yapma derdindeyse ve kiril alfabesi temelli bu işi götürme derdindeyse boşuna uğraşmasın.
Kiril harfleri Rus hinterlandına ve rus hegemonyasına hizmet eder ve şunu çok net söylerim, diasporada karşılığı olmaz neden çünkü bu alfabenin sahiplerinin yani rusların dünyada bir karşılığı yoktur ve yakın bir gelecekte Rusya çok daha küçük ve zayıf olmaya mahkumdur. Çerkes halkı gelecekte var olmak adına bir kaygıya sahip ise, bu dünyaya entegre rahat öğrenilebilecek ortak bir alfabeden geçer. Dediğim gibi Kokov aldığı fonlarla kendine Zug'da bir dağ evi alabilir, ancak kiril alfabesi temelli Kabardey beyliği hayali kuruyorsa gitsin kumda oynasın.

13 Ekim 2016 Perşembe Saat 23:49
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net