

Kaffed geçtiğimiz hafta Rusya Federasyonu Büyükelçisi Vladimir İvanovskiy ile görüştü. Temsil ettikleri kitleyi ve kamuoyunu bilgilendirmek için resmi sitelerinde konu ile alakalı Kaffed Basın’ın hazırladığı bir haber yayınladılar.
Ben Türkiye’de yaşamıyorum. Türkiye’de yaşadığım dönemde de öğrenci olduğum için Kaffed’e bağlı hiç bir derneğe resmi olarak üye olmadım. Fakat pratikte pek çok üyesinden daha aktif olarak çalışmalarına katıldım. Aynı zamanda Kaffed’in temsil ettiğini söylediği halk kitlesine dahil olduğumu düşünüyorum. Ayrıca bahsettikleri konularında benim ferdi olduğum milletimle ilgili olması hasebiyle böyle bir yazıyı kaleme almak gereğini duydum.
Kaffed bünyesinde yer alan Çerkes (Adıge) arkadaşlar, diğer Kafkasyalı dostlar ve kardeşlerime sesleniyorum, hatta yalvarıyorum, lütfen Kaffed yönetiminin Medvedev’e mesaj niteliğinde hazırladığı şu maddeleri (büyükelçi yazılı olmak üzere istemiş) yeniden gözden geçirmelerine yardımcı olun. Lütfen ikna etmeğe çalışın.
1 - Soçi olimpiyatlarında Çerkes sembolleri kullanılsın
2014 yılında yapılacak olan Soçi kış olimpiyatlarının yapılacağı yerler atalarımızın yerleşim yerleridir. Bu nedenle olimpiyatlarda Çerkes sembollerinin kullanılması, hatta oraya bir anıt dikilmesi bizler için önemli bir jest olacaktır.
Kaffed’in Çerkes deyince ne anladığını kendileri dahil olmak üzere kimsenin net bir şekilde ortaya koyamadığını hepimiz biliyoruz. Onlar bu kelime ile zaman zaman Çerkes(Adıge) leri zaman zaman Adıge ve Abazaları birlikte, Zaman zaman Adıge, Abaza, Asetin, zaman zamanda sadece otokton olan Kuzey Kafkasyalıları bazen de tüm kuzey Kafkasyalıları vb. anlıyorlar.
Bu yüzden tüm Kaffed üyesi ve çalışanlarından kendi adıma milletim adına rica ediyorum. Lütfen Kaffed yöneticilerinin Soçi olimpiyatlarında Çerkes sembolü kullanılsın ifadelerinde bahsettikleri Çerkesten Adıgeleri anlatmak istediklerinden emin olsunlar.
Yoksa Mesela Hloponin Alanya futbol takımını tutuyor diye veya olimpiyatlar Osetya’nın tanınmasına vasıta olsun diye üzerinde siyah benekler olan pars (kaplan) sembolünü önermesinler. Veya Çeçen mitolojisinde yeri var diyerek hemde Türkiye’deki Türk milliyetçileri içinde sembol niteliği taşıyan kurt’u bir taşla iki kuş vurmuş oluruz mantığı ile önermesinler. Veya Kuzey Kafkasya’da hiç bir karışıklığın olmadığı, çok az nüfusun yaşadığı, hatta Kafkasya kültür havzasına en uzak olan Kalmıkların Budist inancına gönderme yapan böylece hiç bir şekilde Kafkasya ile alakalı olaylara karışmama ilkelerini de yerine getirmiş olacakları inek sembolü önermelerine engel olun.
Ve Lütfen, eğer hiç olmazsa bu konuda Çerkes dediklerinde, Çerkes sembolü dediklerinde Adıgeleri kastettiklerine emin olursanız, Çerkes soykırımının Olimpiyatlar öncesinde Rusya hükümetince kabul edilmesinin gerçekten güzel bir jest olacağını, tüm dünyadaki Çerkesleri memnun edeceğini, Rusya’nın demokratikleşme anlamında ulaştığı seviyeyi göstermesi açısından olan önemine vb. dikkat çekin...
Dikilmesini önerecekleri anıtın Çerkes soykırımı, sürgünü ile alakalı olması hususuna da dikkat edilmesi gerektiğine inanıyorum, yoksa yukarıda bahsettiğim pars, inek, kurt gibi semboller bizimle alakalı diyerek böyle bir şeyin anıtlaştırılmasını da önermeleri mümkün.
2- Türkiye’ye ayrılan öğrenci kontenjanı artırılsın
Üniversitelerinizde Türkiye’den gelen öğrencilere ayırdığınız kontenjanları artırmanız bizle mutlu eder. Bu konuda birçok seçenek bulunabilir, ortak çalışma yapabiliriz.
Bu konuda da Lütfen Kaffed’i zorlayın. Alınacak kontenjanın, daha önce alınmış kontenjanın Kaffed yönetiminde olan, veya üye derneklerden birisinin yönetiminde olan, yakın çevresindeki insanlar arasından, akrabaları olan Kürt, Türk, Boşnak, Gürcü, Arnavut vb. diğer milletlerden öğrencileri Kafkasya’ya göndermemeleri hususunda onları zorlayın. Bunun gayet normal ve insancıl bir istek olduğunun altını çizin. Kafkasya’daki üniversitelerde Türkiye’den gelecek öğrenciler için ayrılan bu kontenjanların Kuzey Kafkasyalılara yönelik olduğunun muhakkak takipçisi olun. Elbette ki diğer uluslara mensup insanlarında Kafkasya’da verilen eğitimden faydalanma imkanları var. Ve bu Türkiye devleti ile Rusya Federasyonu arasında yapılan ilgili diğer anlaşmalarla sağlanıyor. Bizim özelimizle ilgisi yok.
3- Kafkasya’dan yapılan yayınlar Türkiye’den izlenebilsin
Kafkasya’da anadilimizde yapılan TV ve Radyo yayınlarının Türkiye’den bizler tarafından da izlenebilir hale gelmesinin çok yönlü yararları olacaktır.
Kaffed yönetiminin hangi konuda ne kadar uç davranacağını, uç noktadan olaya bakabileceğini kestirmemiz çok zor olduğu için; mesela soykırımı konusunda nerede ise soykırımı olmadı demeğe gelen söylemlerde bile bulunabildiklerini göz önüne getirerek bu konuyu da Kaffed bünyesinde yer alan tüm arkadaşlarımızdan sorgulamalarını rica ediyorum. Türkiye’de ötekileştirmeyelim berikileştirmeyelim söylemlerinin muallakiyetinin Kaffed yönetimi tarafından da benimsendiğini unutmadan, söz konusu yayınların Çerkesler ile ilgili yayınlar, TV kanalları olup olmadığını sorgulayalım. Yoksa mesela yüzyıllardan beri Çerkesler arasına karışmış, dili, dini, kültürü vs. ile artık tamamen Çerkes olmuş bir sülalenin adına ithafen gerçekte Çerkeslerle hiç alakası olmayan bir halkın TV’si içinde başvurmaları mümkün. Uzunyaylanın bilmem ne köyünde bir Kalmık aile var diyerek Kalmık televizyonu üzerine de konuşuyor olabilirler.
4- Abhazya’ya gidiş gelişlerde kolaylık sağlansın
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bizlerin Abhazya ve Güney Osetya’ya daha rahat gidebilmeleri için kolaylıklar sağlanmasını bekliyoruz.
Çerkeslere kardeş ve komşu olan Abhazya ve Güney Osetya için yaptıkları çağrıya katılmakla birlikte, Çerkeslerin kendi cumhuriyetlerine rahat gidebilmeleri, yerleşebilmeleri içinde çağrıda bulunmalarının gerekli olduğunu lütfen Kaffed yetkililerine hatırlatalım.
5- Gürcistan önce kendi yaptığı soykırıma baksın
20-21 Mart tarihlerinde Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te düzenlenen konferansın ardından Çerkes soykırımını gündemine alan Gürcistan, her şeyden önce kendisinin 1991-2008 yılları arasında Güney Osetya ve Abhazya’da uyguladığı soy kırımın hesabını vermelidir. Ancak, “Geçmiş ile hesaplaşmaya evet ama kavgaya hayır” görüşüyle hareket eden bizler, geleceğe bakıyoruz. Geleceğimiz, Türkiye-Rusya arasındaki ilişkilerin daha iyiye gitmesiyle doğru orantılıdır.
Gürcistan’ın 1991-2008 yılları arasında yaptıklarına dikkat çekmelerinin yanısıra geçmişle hesaplaşmanın aynı zamanda Çerkes soykırımı, sürgünü ile yüzleşmeyi de kapsadığını lütfen Kaffed’e anımsatalım. Çerkes ulusunun geçmişinin sadece 1991 yılında başlamadığını da anımsatalım.
6 - Adıge Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı’nın talebi sonucu Federal yönetim tarafından 2010 yılında Türkiye’de Adığe haftası düzenlenmesi söz konusu. Bu haftanın yapılmasına Büyükelçilik olarak destek vermenizden memnun oluruz.
Bu madde Kaffed yönetimince o kadar önemsenmiyor olmalı ki 5 mesajın içerisine alınmamış. Altıncı olmuş, yedek madde.
Düzenlenecek Adıge haftası içerisinde sergilenecek, ortaya konulacak dile getirilecek konuların Adıgelerle alakalı olması üzerinde lütfen ısrar ediniz. Yoksa Şımd, Lekuri, Apsua gibi Adıge halkoyunları ile ilişkili olan fakat Adıge halk oyunu olmayan dansların yapıldığı gösteriler yapılmasına engel olalım.
Böylesi önerilmesi bile komik, basit görülebilecek şeyleri dile getirmek zorunda kaldığım için Kaffed yönetiminin daha önceki icraatları hakkında bilgi sahibi olmayan okuyuculardan özür diliyorum. Çünkü Kaffed yönetimi ne yazık ki vermek zorunda kaldığım her örneğin bir benzerini daha önceleri sergilemiştir. Başka başka örneklerde vermek mümkün olmasına rağmen anlatmak istediğim şeyi anlatabildiğimi düşünerek burada kesiyorum.
