

Çerkesya karşıtları ne yazık ki sadece yabancılardan çıkmıyor. İçimizden de Çerkes ve Çerkesya karşıtları var. Bu kişiler Çerkesya hareketini zararlı bir oluşummuş gibi gösterip halkı oyalama peşindeler.
Halkımızın duygularını kamçılayarak gerçek dışı ancak mantıklı(ymış gibi) sözler söyleyerek topluma yön verme çabası içerisinde olanları bugünlerde daha sık rastlıyoruz. Her ne kadar mantıklı gibi görünse de bunların boş laf olduğu ve yanıltmaya yönelik olduğu çok geçmeden anlaşılacaktır. Bu yalancılar hiçbir zaman yeni gerçekleri söylemezler, sadece bilinen gerçeklerden yararlanarak yarım yamalak bilgilerle hakikati saptırmak için çabalarlar.
Çerkesya hareketine karşı duranların sık sık söylediği şeylerden birisi, milliyetçi - makro milliyetçi olduğu ve bölücülüğe zemin hazırladığı görüşüdür. Çerkesya hareketinin milliyetçi hatta ırkçı bir çizgide olduğu iddiası yalan olduğu kadar çirkin bir iddiadır. Bu iddiaları kanıtlayamadıkları gibi, sırf yalancılıkta başrolü kapmak için yazı yazma yarışına girenler var.
Çerkesya Hareketinin mücadelesi çok eskilere dayandığı gibi, sürekli kendini yenileyen - gelişmeleri takip eden güncel bir oluşumdur. Bunun görmezlikten gelinmesini , tüm insanlığın lanetlediği ırkçılıkla bu hareketin bir tutulmasını ve halka bu şekilde yansıtılmasını ben nereye koymalıyım bilemiyorum..
Milliyetçiliği nasıl olur da ırkçılıkla bir tutabiliriz? Bunlar birbirine çok ters kavramlar. Biz g2a geni taşıyanların üstün ırk olduğu argümanı peşinde koşmuyoruz. Kaldı ki dünyada 3 insan ırkı var(1- Caucasoid , 2-Negroid 3-Mongoloid) , bu ırklardan meydana gelmiş onlarca millet var.
***
Biz Çerkesya hareketi içerisinde yer alanlar kendimize 'Çerkesya Yurtseverleri' diyoruz.
Benim 'yurtsever' kimliğinden anladığım şudur;
Yurtsever; yurdunu, milletini büyük bir tutku ile seven, bu uğurda her türlü özveriye katlanan kimsedir. Bunu Çerkes Yurtseverliği olarak ele aldığımızda ise, kötü halk yoktur kötü insan vardır öğretisinin temelini oluşturduğu, vatan üzerinde yaşayan tüm halkları-kimlikleri-siyasi görüşleri-dini profilleri ayrım yapmaksızın kucaklayan bir yapılanmadır.
Aslında genel olarak ele aldığımızda Yurtsever kimliği de farklı siyasi görüşü barındıranlar için değişiklikler arz edebiliyor. Örneğin solcu kesimin düşüncesine göre vatanperver, vatansever kelimelerini fazla milliyetçi bulunduğu için yurtsever kelimesi kullanılır.
Aynı zamanda sağ görüşlü bir insan için bu kavramlar radikal olabiliyor.
Ancak biz Çerkesya Yurtseverleri için durum daha farklı. Yurtsever kimliği, toplumun tümünü kapsayan kucaklayan bir terim. İçinde sağcısının da solcusunun da, dini hassasiyetleri yüksek olanla, ateistin de bir arada bulunduğu - bulunabileceği bir platform. Nitekim yurtsever kadromuzda da bu düşünce çeşitliliğini görmek mümkündür. Çerkes felsefesi, tek bir meyve ağacı yerine farklı tatlarda değişik meyve ağaçlarının tek bir bahçede yaşaması gerektiğini savunur.
Dolayısıyla dünyada kabul görmüş ve kalıplaşmış kavramlar ile Çerkes toplumu için kullanılan kavramlar buna göre farklılık arz ediyor.Sanırım bu da bizi bazı toplumlardan ayıran en önemli özellik..
Olaya ben bu pencereden baktığımızda milliyetçiliği de ayrı bir yere koymamız gerekiyor.
Çerkes(Adıge) Milleti, yıllardır ulus olma mücadelesi veriyor ve takdir edersiniz ki bu mücadele herkesin güç birliği yapıp sahiplenmesi gereken bir dava. Bu davaya milliyetçiler de destek olacak, solcular da. Müslüman olanlar da, Hıristiyan olanlar da, Ateist olanlar da.
Hedefimiz belliyken, yolumuz bir iken bu tür tartışmaları son derece gereksiz ve zararlı buluyorum.
Çerkes ulusunun var olması için bunların da var olması gereklidir;
- Toplulukta ortak bir dilin konuşulması,
- Topluluğun tarihsel geçmişe sahip olması,
- Şimdi bir arada yaşayan bu topluluğun, gelecek için de bir arada yaşama inancında olması,
- Topluluktaki bireylerin birlik ve beraberlik içinde, ortak duyguları paylaşması,
- Toplulukta kültürel ortaklık bulunması
***
Ulus ve devlet yapılarını tamamlamış toplulukları incelediğimizde, milliyetçilik akımının kesinlikle gerekli olduğunu görüyoruz. Kaldı ki imparatorluk sistemini yıkan ve ulus toplum kavramının temelinde yatan akım Milliyetçilik akımıdır.
Tüm dünyada kabul görmüş bu argüman için verilen ilk örneklerden birisi Fransız Devrimidir ancak, onların yaptığı devrimden seneler önce Kabardey yöresi Çerkesleri derebeylik sistemine baş kaldırmış, insan hak ve özgürlüklerini elde etmek için isyan etmiştir. Bu isyanlarda birçok Adıge kabilesinden insan birleşmiş tek bir amaç uğruna savaşmışlardır. O dönem feodal Çerkes düzenini düşündüğümüzde böylesine bir birlikteliği tetikleyen duygular arasında , - günümüz terimleriyle ifade etmek gerekirse - milliyetçilik ve devrimcilik yok muydu?
Aynı şekilde Çerkesya dediğimiz oluşum, tarihte milli briliğe dayanan bir oluşum değil midir? Milli iradeye dayanan, halkın söz sahibi olduğu bir oluşum değil midir?
Diğer toplumların tarihlerinden öğreneceğimiz çok şey olduğu kadar kendi tarihimizden öğreneceklerimiz de var. Öyle ki sadece Çerkes tarihinin objektif olarak analiz edildiğinde, milletimizin bu tür tartışmaları aşacağı inancını taşıyorum.
Çerkesya dediğimiz hareket içerisinde olmazsa olmazlardan birisi eğer 'milli birlik' ise, kimse Çerkes milliyetçiliğini, bizi yoldan çıkarabilecek birşey gibi gösterme hakkına sahip değildir.
***
Bazı insanlarımızın kafasında ki 'yurtsever' kimliği K.Kafkasya yurtseverliğidir. Hani yurtsever kimliği bazılarının ifade ettiği gibi vatan millet gibi şeyler için değil, verili coğrafyadaki insanların kurtuluşu için savaş vermenin ideolojisidir ya..
Kabul etmemiz gerekiyor ki, bugüne kadar yapılan şey bazıları tarafından konmuş kaidelerin sürekli bir şekilde ezberletilmesiydi. Akla mantığa sığmayan hayali ve popülist söylemlerle halkımız yıllarca etkisiz kılındı. Birçok insanımızı bu boş hayaller uğruna feda ettik.
Daha halkının isminin ne olduğuna karar verememiş bu kişilerin, halkı için gelecek projeleri ne derece ciddiye alınıyor hepimiz görüyoruz. İçimizde ki Çerkesya karşıtlarının, halkımıza verdiği zarar, yabancıların verdiği zarardan bu nedenle daha fazladır.
İçimizde ki Çerkesya karşıtlarını şimdilik bir kenara bırakıyorum. Gelecek yazımda, yabancıların Çerkesya hareketine karşı yürüttüğü propagandayı işlemeye devam edeceğim.
