

Yukarıda ki yazı bir mektuptan alıntıdır.Altında 50 RF milletvekili'nin imzası bulunan bir mektuptan alıntı.Çerkesleri RF'ye şikayet eden bir mektuptan alıntı..
Geçen yıl Kanjal Savaşı anma etkinliği düzenlemek için bir araya gelen Çerkeslerin yolu Köndelen köyünde Balkarlar tarafından kesilmişti.Polis gücünün Çerkesler ve Balkarlar arasına girmesi olası bir çatışmayı engellemiş , daha sonra iki toplum liderlerinin araya girmesi ve duruma müdahale etmesiyle olaylar yatıştırılmıştı.
İşte bu günden beri Balkarlar , toprak meselesini sürekli gündemde tutmak için ellerinden gelen herşeyi yaptılar.'Rusya ile ilelebet' diyen Balkarlar , Çerkesleri bölücülük ile suçladılar.Hatta daha ileriye gidip , ikinci dünya savaşında ki sürgünün faturasını da Çerkeslere yıktılar.Balkar STK'sı halklar arası gerginlik yaratacak birçok söylemlerde ve eylemlerde bulundu.
Bu geçen zaman zarfı içerisinde , yapılan tartışmalar iki halkı birbirinden daha fazla uzaklaştırmaktan başka hiçbir işe yaramadı.Köndelen olaylarından sonra Karaçay-Çerkeste ' ki siyasi anlaşmazlıklar üzerine birde KBR'de oylanan toprak yasası , gerilimi en üst seviyeye çıkarttı.
'Kabardey-Malkar’da ise haksızlık kol geziyor. Birbir aralarında sınır bütünlüğü olmamasına rağmen, Kabardey-Adige-Çerkez Birliğini oluşturmak isteyen ayrılıkçı güçler, kendilerini Gürcistan ile sınır komşusu yapıp, bu şekilde sınır bütünlüğü oluşturma gayesindedirler. Fakat arada kalan bölgede Malkarlılar ve Rus halkı yaşamaktadır. Kabardey bölgede yaşayan halkı kurutmak için her bir yolu denemektedir..' diye devam ediyor mektup.
Köndelen Köyünde'de bu düşünceler dile getirilmişti.'Çerkesler , diasporadakileri geri döndürerek denizden denize büyük Çerkesya kuracaklar..'
Buraya kadar susup olayları olgunlukla değerlendirenlerin bile sabır taşı çatlıyor.Çerkeslerin geleceklerini ne şekilde belirleyecekleri tartışmaya dahil edildiğinde artık bu kişilerin, amaçlarının ne olduğu çok net bir biçimde ortaya çıkıyor.Bu kişilerin amaçları halklar arası çatışma yaratmak , savaştırmak , birbirine kırdırmak..
İnguş-Oset çatışma senaryoları sonuç almıştı.Bu Kabardey-Balkar veya Karaçay-Çerkes'te tekrarlanır mı , bunu hep beraber göreceğiz.
Tüm bu olumsuz gelişmeler karşısında hakkını demokratik yollardan aramak isteyen Çerkesler birtakım girişimlerde bulundular.Forumlar ve Mitingler organize edildi.Yerel ve Federal yöneticilerin tüm engellemelerine rağmen Çerkesler bir araya gelerek yaşanan olayları protesto etti.
Demokrasi olmayan bir ülkede şiddet , o ülkenin yasasıdır.Ancak Çerkesler , tüm engellemelere rağmen haklarını aramakta ısrar edince Çerkes Ulusal Liderlerine saldırılar başladı.Önce 30 Kasım'da KBR Çerkes Kongresi Başkanı Ruslan Keshev ile Elberd Bora feci şekilde dövüldü.
Bu olayın şoku henüz atlatılmadan İbrahim Yağan'a yapılan saldırı meselenin farklı boyutlara taşındığı mesajı verdi.
Varlığını yüzyıllardır sağlanan barışa borçlu olan Balkarların , kukla lideri Zalihanov'un açıklamaları eylemleri suç ve tehdit unsuru olarak görülmezken , Çerkeslerin demokratik eylemleri suçlu ve tehlikeli bulunuyor.
Artık kimse red edemez ki , RF Çerkes meselesini acilen ve en kısa yoldan halletmek istiyor.Ne yazık ki RF'nin yönetim anlayışı şiddet ve baskı.Çerkesler miting yapmasın diye , yalan haberler yapılıyor.Gene de miting yapmak isteyenlere de , olaylar çıkartılacak insanlar göz altına alınacak silahlar patlayacak kan dökülecek diye psikolojik baskı yapılıyor.
Mesele böyle kötü bir hal almışken bakıyoruz Türkiye Çerkeslerine , çıt yok ! Bir protesto yok , toplantı yok.Onu da geçtim kınama metni bile yok.
Bugün Kafkasyada ki Çerkesler zor durumdalar.Zor günler geçiriyorlar.Eğer biz onlara bugün destek olmazsak eminim bizleri affetmeyecekler.Çerkesler mutlaka organize olarak , yaşanan gelişmelere tepkisini göstermeli ve Kafkasyadaki kardeşlerimize desteklerini göstermek zorundalar.
Böylece Kafkasyadaki Çerkesler yanlız olmadıklarını anlayacaklardır.Çerkeslere düşman olanlar da , onların yanlız olmadıklarını göreceklerdir.
