Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
K'enet Recep Genel
Zordur, Başka Bir Hayat İstemek
22 Kasım 2010 Pazartesi Saat 10:19

Başka bir hayat arzu etmek, başka bir dünya istemek kolay değildir. Çok sıklıkla herkesin diline dolanmış olsa da, şarkıların nakaratı olsa da gerçekte yeni bir hayat, başka bir dünya istemek herkesin harcı değildir.

Örneğin, acılara boğulmuş, terk edilen sevgili, kolayına yeni aşklara yelken açmak istemez. Her ne kadar "yeni bir aşk, yeni bir ben" dese de asıl beklentisi, eski sevgilinin tüm kusurları ile geri dönmesidir. Sadece eski sevgili meselesi de değil bu. Hayatın her alanında aynı duyguyu yaşıyoruz. Aslında herkes biraz "eski ayakkabısının rahatlığını arar".

Eski, her ne kadar yıpranmış, içinden çıkılmaz sorunlarla dolu olursa olsun, adına kurulu düzen demekten vazgeçmeyiz.  Gizliden gizliye, ideallerimizi öldüren, içimizdeki yaşama sevincini bile örseleyenin o kurulu düzenin ta kendisi olduğunu elbette biliriz. Ama sıra düzeni bozmaya geldiği vakit, muhasebe defterlerini kapatıp, "aslında" diye başlayan cümleleri ardı ardına sıralayarak "kurulu düzeni" aklar, olmadı, katlanılır kılarız. 

Kurulu düzen, öyle kutsal bir şeydir ki, ne kadar kötü olursa olsun, katlanılası sürdürülesi bir zorunluluk gibi gelir çoğumuza... Çünkü değişimden, yeniden gizliden gizliye korkarız.  Yeninin hayatımızı alt üst etmesinden, beterin beteri olacağımızdan kaygı duyarız. Gidebileceğimiz hiç bir yer kalmadığı, değişimin artık mutlak bir zaruret olduğu anlar da bile, sür git alışkanlıklarımızın kölesi olur, yeniyi yaratmak için çaba harcamak yerine eskinin içinde boğulmayı tercih ederiz.

Aslında, insanı  öldürüp bitiren, onun kendini yenilemesini, hayatını elden geçirmesini önleyen şey kurulu düzenin ta kendisidir.

Toplumsal hayatta çoğunlukla aynı dinamiklerden beslenir. Statüko kutsanır, değişen her şeye kuşkuyla bakılır. Korku, kuşku duyulan şey öyle devrimlerle filan gelen siyasal altüst oluşlar da değildir. Otobüs saatlerinin ya da yemek saatlerinin değişmesi, yıllardır oturduğumuz apartmandan ayrılmak gibi sıradan şeyler için bile ciddi bir direnç gösterir, onların hayatımızın ne kadar vazgeçilmez ayrıntıları olduğunu mırıldanıp dururuz.

Bir İngiliz atasözü, yeni hayat arayışlarını teşvik etmek istercesine; "Uzaktaki otlaklar her zaman daha gürdür" diyor. Aslında ihtiyacımız olan şey de bu. Kendi hayatımızın küçük ayrıntılarında bile yeniliğe, değişime tahammülü olmayanların, dünyayı değiştirmek için yola çıkabileceklerine inanmak mümkün mü? Tabi ki asla ve kataa böyle bir adım atamazlar.

"Dün dün de kaldı, cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım" diyor Mevlana. Yaşamın dinamiği bu sözlerde gizli değil mi. Artık yeni şeylere kulak kabartmanın vakti gelmedi mi?  İçinde dönüp durduğumuz bu kısır döngüden kişi olarak da, toplum olarak da bıkmadık mı?

Hayat, her gün yeniden inşa ediliyor. O yüzden kurulu düzen diye bir şey yok. Aslında her her gün, aynı yanılgıları tekrar etmeyi bıraktığımızda yeni bir hayat kurmanın kapılarını da aralamış oluruz.

Yeni bir dünya, yeni bir hayat idealini öldürenlerin yapabileceği en iyi şey ise yeninin önünde durmamak, değişim için yola çıkanlara yol vermekten başka bir şey değil...


Bu yazı toplam 3339 defa okundu.





Albek Tokmak

Uzunyayla'yı biranda sırf birilerini örnek alıp boşaltmamız bu mantığı biraz yaralıyor düşüncesindeyim.Kendi köyümden bir çok hane bilirim ki rahatları yerinde iken nedensiz,plansız şehir varoşlarına çoluk çocuk mesleksiz,sanatsız... bir kamyona yüklenip varoşlara kaçarcasına geldiler.

30 Kasım 2010 Salı Saat 19:24
Meretko

Değişimden korkmak ve başka bir hayat üzerine 3leme roman dahi yazılabilir Sayın Genel.
Sizin makalede bu roman temasının konsanter hali gibi.
Baki selmlarımla.

29 Kasım 2010 Pazartesi Saat 17:05
selma şen

Bu yol uzun ve zor. Değişimden, yeniden gizliden gizliye korkarız. Yeninin hayatımızı alt üst etmesinden, beterin beteri olacağımızdan kaygı duyarız.Özgürlük köleler için değil,köle olduğunu bilenler içindir. Demiştir yıllar öncesinde Karl Marx

29 Kasım 2010 Pazartesi Saat 12:20
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net