Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Habraçö Murat Özden
21 Mayıs’la 24 Nisan Arasında Bir Empati Denemesi
10 Mayıs 2010 Pazartesi Saat 18:37

24 Nisan Ermenilerin "Uluslararası soykırım günü"

21 Mayıs Çerkeslerin "Uluslararası soykırım günü"

Aynı coğrafyada yaşayan iki halk Ermeniler ve Çerkesler.

Birbirine yakın zamanlarda haksızlığa, zulme ve soykırıma uğramış iki halk.

Çerkeslerin soykırımı ve sürgünü tam 35 yıl sürmüştür. Zamanının en gelişkin ve büyük askeri gücü planlı ve kararlı bir şekilde Çerkesya'nın üzerine sürülmüştür.

Binlercesi ve milyonlarcası ölmüş ve teslim olmuş Çerkesleri vatanlarında barınmalarına imkan bırakılmamış ve sürülmüşlerdir. Ülkede yaşayan insanların %90'ı ülkelerinden kovulmuş ve yollarda binlrcesi daha ölerek yok olmuştur.

Çerkes soykırımının sorumlusu Çarlık Rusyasıdır.

Ermeni Soykırımı da tam 20 yıl sürmüştür. 1895, 1909 ve 1915 olmak üzere üç ayrı operasyonla Anadolu Toprakları Ermeniler'den arındırılmıştır.

Erzurum, Malatya, Van, Sivas, Elazığ, Diyarbakır, Konya, Kayseri ve Karadeniz’deki onlarca şehirdeki Ermeni, sürgüne ve saldırılara maruz kalmıştır.

Ve 24 Nisan'da Ermeni komiteleri kapatılmış, 2345 yönetici tutuklanmıştır.

1,5 milyon Ermeni Anadolu topraklarından kovulmuş ve Ermenilerin kökü kurutulmuştur.

Bugün artık hiçbir Anadolu şehrinde Ermeni kalmamıştır. İstanbul civarında sadece 30.000 Ermeni kalmıştır.

Hâlbuki o müthiş mimari dehaları ve güzel yemekleri, kültürleriyle Anadolu topraklarında yaşıyor olsalardı, inanın Anadolu bugünkünden çok daha güzel olurdu.

Ermeni soykırımının sorumlusu son dönem Osmanlı yönetimi, İttihat Terakki'dir.

Başlarına gelenlere nasıl tepki göstermiş bu iki halk; paralellikler kurmaya ve karşılaştırmalar yapmaya çalışacağız bu kısa yazımızın içinde.

Ermeniler kentli, sanatkar ve ticaretle uğraşsan ve sağlam bir ulusal bilince sahipler daha işin başında.

Çerkesler köylü, tarım ve hayvancılıkla uğraşan kapitalizmle ilişki kuramamış ulusal anlamda ne yapması gerektiğinin tarifini yapamamış henüz.

Ermenilerin kilisesi ve din adamları ulusal bilinç yaratmada doğal bir odak olmuş dini farklılık doğal bir koruyucu olmuş.

Çerkeslerin din adamları ülkenin terk edilmesinde önemli bir faktör olmuş, önemli olanın İslam kardeşliği ve takva olduğunu vurgulayarak asimilasyonun oluşmasında önemli işlevler yerine getirmişler ve getirmeye devam etmekteler.

Ulusal bilinç yaratmada Ermeni papazların sevabı, Çerkes imamların günahı fazladır.

Ermeniler soykırımdan hemen sonra bir kin ve nefret söylemini geliştirdiler. İntikam almanın peşine düştüler ve aldılar.

Soykırımdan 6 yıl sonra ittihatçıların soykırım kararını veren iki paşasını öldürdüler. 1921 yılında Cemal paşa'yı Tiflis'te, Talat paşa'yı Berlin’de vurdular.

Soykırım'ı kabul etmeyen Türkiye'yi her alanda köşeye sıkıştırdılar. Türk elçiliklerine saldırarak onlarca Türk diplomatını öldürdüler. Bu yolla Dünya'ya ermeni soykırımını duyurdular.

Çerkesleri ise soykırımdan sonra saran duygu korku idi. Ve bu korku hala devam etmektedir. Soykırım'ın üzerinden 125 yıl geçene kadar aslında hiç bir şey tarif bile edilemedi. 125. yıl haftasıyla birlikte 21 Mayıs gündeme geldi ve sürgün mü, göç mü, soykırım mı tartışılmaya başlandı.

Diyaspora tarihi boyunca, 1921 yılında Şark-i Karib Çerkesleri Temin-i Hukuk cemiyetinin Federe bir Çerkes devleti kurma talebi, Avrasya Feribot'unun kaçırılması, Swis otel baskını dışında ses getirecek hiç bir hareketi yok Çerkeslerin.

Ermeniler Birleşmiş Milletler dahil, bir çok uluslararası kuruluşa soykırımı kabul ettirdiler. Birçok devletin parlamentosu Ermeni Soykırımını kabul etti.

Her 24 Nisanda Türkiye’nin ağzı yüreğine geliyor. ABD Temsilciler meclisinden Ermeni soykırım tasarısı geçecek diye.

Ermeniler her alanda politik ve diplomatik ataklar yapıp soykırımı kabul ettirmeye çalışıyorlar.

Türkiye’de bu gerçeği kabul etme noktasına yaklaşıyor yavaş yavaş.

Çerkesler ise UNPO dışında hiçbir yere herhangi bir başvuru bile yapabilmiş değiller. Gürcistan Parlamentosu ise kendi çıkarları öyle gerektirdiği için Çerkes soykırımını gündemine alıyor. Maalesef içimizdeki bazı politika bilmezler hemen buna karşı çıkıyor. Tecavüzcüsüne aşık olan kadınlar gibi Rusya'ya toz kondurmuyor. Aman Rusya’yı kızdırmayalım tarzı itirazlar yükseliyor.

Maalesef herkesin çıkarı var. Ama bir tek Çerkeslerin çıkarı yok sanki. Rusya’nın, Amerika’nın, Gürcistan’ın, Türkiye’nin, Avrupa’nın çıkarları var. Sadece Çerkeslerin çıkarı yok. Akıllı politika Abhazyanın da çıkarlarını göz önünde bulundurmak, bu gelen pası gole çevirmektir. Yeni yeni parlamentoların gündemine taşımak olmalıdır Çerkes soykırımını.

Ermeniler Hrant Dink, Etyem Mahcupyan, Ara Güler, Alin taşçıyan gibi hem ulusal ve uluslararası bazda tanınmış, hem de Ermeni örgütlüğüyle içiçe aydınlar yetiştirilmişlerdir.

Çerkeslerin ise uluslararası bazda tanınmış ve Çerkes örgütlüğüyle bağlantısı olan aydınları yoktur.

Hrant Dink öldürüldüğü zaman tam 1.000.000 kişi "hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz" diye yürüdü. Türkiye'de yaşayan Ermeni sayısı 30.000'dir.

Acaba Çerkeslerin bir önderine saldırı olsa biz kaç kişiyi yürütebiliriz?

24 Nisan'da Taksimde Ermeni soykırımını protesto için oturma eylemi yapıldı. Türk olan aydınlar tarafından.

21 Mayıs'ta acaba kaç Türk ve diğer etnik topluluklardan insan bizim yanımızda olacak?

Ermeni soykırımının üzerinden 95 yıl geçti. Ermeni soykırımının tanınmasında sona yaklaşılıyor.

Çerkes soykırımının üzerinden 146 yıl geçti. Biz hala tanımlamasını yapmakla meşgulüz.

Ermeniler örgütlenerek, ölmeyi ve öldürmeyi göze alarak,  her türlü maddi ve manevi fedakarlıklar yaparak işkencelere ve hapis cezalarına çarptırılmayı göze alarak davalarını bugünlere taşımışlardır.

Çerkesler ise daha yolun başındadırlar.

Öncelikle yapmaları gereken korkuyu yenmektir!

Ulusal kimliği olmadan yaşamaktansa, hiç yaşamamak daha iyidir!

Bir dava, uğruna ölebilen ve ölebilecek insanları varsa davadır!

Bir dava, uğruna hapse girmeyi göze alabilecek insanları varsa davadır!

Bir dava, uğruna maddi ve manevi fedakarlıkları yapabilecek insanları varsa davadır!

Bir dava örgütlü bir mücadele ise davadır!

21 Mayıs Çerkeslerin örgütlü mücadele bayrağının yükseltildiği gün olsun!


Bu yazı toplam 3721 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net