

Yola yeni çıkan "Cherkessia" platformundan tüm dostlara selam olsun.
Cherkessia, uzun soluklu, onurlu, yürekli ve Çerkes Ulusal Sorununun çözümünde iz bırakan bir platform olsun.
Yeni bir yazıya başlarken, insanlar her zaman zorlanır. Ben de yazacaklarımın kafamda çok net olmasına rağmen, neresinden başlayacağıma karar vermekte zorlanıyorum.
Önce bir analizle başlayalım. Biliyorsunuz, Çerkes ulusal sorunun çözümünde bugüne kadar üç çizgi formüle edildi:
1-Bağımsız Kafkasya idealini savunanlar.
2-Dönüş tezini
savunanlar.
3-Yaşanılan ülkelerde demokrasi ve devrim mücadelesinde yer
alarak ulusal
kimliğin ve hakların kazanılmasını
savunanlar.
Birbirinden farklı noktalarda duran bu üç çizgi de 1989'da Berlin Duvarının yıkılması ile maalesef çökmüştür.
Bağımsız Kafkasya idealini savunanlar, Komünizmin yıkılmasıyla birlikte bağımsızlığın geleceğine inanıyorlardı. Ama Sovyetler Birliği, kansız bir biçimde çökmüş fakat bağımsız Kafkasya kurulamamıştır.
Dönüş tezini savunanlar, yumuşamanın oluşmasıyla birlikte binlerce kişinin anavatana döneceğine inanıyorlardı. Maalesef, dönen kişi sayısı dramatiktir.
Bütün dünyada sosyalist bir devrimin olacağına inanan sol kesimin bu tezi tamamen belirsiz bir tarihe ertelenmiştir. Sosyalizmin gelişi ile elde edilecek haklar da maalesef suya düşmüştür.
Her üç çizgide de yeterince derinlik yoktu. Altları boştu ve yeterince politik tahlilleri yoktu. Maddi temelleri eksikti.
Bölünmüş halkların, sürülmüş halkların, soykırıma uğramış hakların meseleleri çok büyük dramlar içermektedir. Çözümü yüzyıllara dayanmaktadır. Ya da çözülemeden tarihin karanlık sayfaları arasında kaybolup gitmektedir.
Bölünmüş halkların meselelerinde, gidilen ülkelere kök salınmakta, ayrılınan topraklara ise başkaları kök salmaktadır. Geri dönüş ise çok problemli olmaktadır. Dönüşün maddi ve psikolojik koşullarını oluşturmadan dönüşün olamayacağı gerçeğini kabullenip uzun vadeli hazırlıklara girişilmelidir.
Yaşanılan ülkelerin demokratikleşmesi ise varoluşumuz için ekmek kadar, su kadar, hava kadar önemlidir.
Onun için yaşadığımız ülkelerin demokratikleştirilmesi mücadelesinden de asla geri durmamalıyız.
Bir dönüşçünün veya bir Çerkes solcusunun anavatanın bağımsızlığını istememesi mümkün mü? Bağımsız Kafkasya düşüncesini savunan, sağ çizgideki arkadaşlarımızın Çerkeslerin lehine olacak, demokratikleşme ve kazanılacak haklara hayır demeleri mümkün mü?
Onun için bu üç çizginin tek çizgide birleştirilmesi gerekmektedir.
Bununla ilgili tezimiz "Çerkes ulusunun yeniden inşa projesidir."
Bu tez uzun vadeli bir projedir. Bu projenin hayata geçirilebilmesi için Çerkes Hareketi aşağıda sayacağımız maddeleri gerçekleştirmelidir.
1-
Bağımsız Çerkes ulusal politikası oluşturulmalıdır.
2-Profesyonel Çerkes
politikacıları yetiştirilmelidir.
3-Profesyonel yazar, şair, ressam,
eğitimci, tv programcısı, radyo programcısı, yapımcı, müzisyenler
yetiştirilmelidir.
4-Profesyonel Çerkes diplomatları
yetiştirilmelidir.
5-Profesyonel Çerkes kurumları
oluşturulmalıdır.
6-Profesyonel mali kaynaklar
oluşturulmalıdır.
(Bu saydığımız maddelerin her biri ayrı bir yazı konusu yapılacaktır.)
Bu koşulları yerine getiren Çerkes Ulusal hareketi Çerkes ulusal kurtuluş savaşını başlatabilir.
Koşulların olgunlaştırılması, iradi müdaheleler yapılmadan mümkün değildir. Koşulların olgunlaşması için ise, hem kendi içimizde, hem kendi dışımızda amansız bir mücadele vermeliyiz.
Bu anlatmaya çalıştıklarımızı gerçekleştirebilirsek, dünden gelen mirasımızı yarınlara aktarabiliriz.
