

Çerkes Sorunu Uluslar arası Bir Sorundur,
21 Mayıs’ta “Uluslar arası Çerkes Soykırım Günü” Olmalıdır.
Önce kendimizden çekindik.
Başımıza gelenin ne olduğunu söylemeye .
Tecavüze uğrayan bir genç kız gibi sakladık.
Başımıza gelene bir ad koyamadık.
Utandık.
Sıkıldık.
Soyumuzu kırdılar diyemedik.
Yıllar yılı biz göç ettik canım dedik. Sanki Çorum'dan İstanbul'a gelmişiz, sanki Türkiye'den Almanya'ya gitmişiz gibi. Zaten bizim kimseye zararımız yok. Döneceğiz anavatanımıza dedik. Milyonlarca insan dönerse buyurun gelin demeyeceklerini bile bile.
Sonra biraz daha yüreklenince, yok canım bu göç değil sürgün demişiz.
Demişiz ama bu da yetmiyor Çerkeslerin durumunu anlatmaya.
Sürgün bir suç işleyene verilen cezadır.
Biz ne suç işlemişiz ki?
Anavatanımızda mutlu, sakin, kendi halinde yaşamak istemişiz. Bütün suçumuz bu.
Dünyanın en barışçı, kendi halinde yaşayan halkına saldırdılar.
Tam 35 yıl boyunca, adım adım, köy köy, bütün Çerkesya'yı yaktılar.
Dünyanın en gelişmiş ordularıyla, dünyanın en orantısız gücünü kullandılar.
Değil insanları, hayvanları öldürdüler. Saklanmasınlar diye, ormanlarını yaktılar Çerkesya'nın.
Bakmayın siz şöyle savaştık, böyle kahramanlık yaptık laflarına Çerkeslerin, dünyanın en ağır ve orantız yenilgisini yaşadık.
Binlercesi, milyonlarcası ölerek teslim olmuş bir halkı, vatanlarında barındırmadılar.
Köklerinden kopararak, gemilere doldurdular. Binlercesi daha gemilerde öldü.
Osmanlı topraklarında, sıtmadan, vebadan, açlıktan kırıldı binlercesi.
Bu nasıl göçtür?
Bu nasıl sürgündür?
Bu bal gibi soykırımdır.
Bu bir insanlık suçudur.
Bu suçun müsebbibi Çarlık Rusyasıdır.
21 Mayıs 1864'te olan bir soykırımdır.
Ve 21 Mayıs "Çerkes Soykırımı günü" olarak tescil ettirilmelidir.
24 Nisan nasıl Ermenilerin, uluslararası soykırımı günüyse, "21 Mayıs'ta Çerkeslerin uluslararası soykırımı " günüdür.
Bu hem Çerkesler tarafından, hem Çerkesler'in dostları tarafından, hem de Çerkesler'in düşmanları tarafından böyle bilinmelidir.
Yaşanan bu soykırım sonucu, Çerkesler bölünmüş bir halk olarak dünyanın çeşitli ülkelerine dağılmışlardır. Çerkes sorunuda bunun için, uluslararası bir sorun haline gelmiştir.
Bu sorun, Rusya'yı ilgilendirmektedir, Türkiye'yi ilgilendirmektedir, Gürcistan'ı ilgilendirmektedir, Ürdün’ü ilgilendirmektedir, Suriye’yi ilgilendirmektedir, İsrail'i ilgilendirmektedir. Amerika’yı ilgilendirmektedir, Avrupa'yı ilgilendirmektedir, Birleşmiş Milletleri ilgilendirmektedir.
Çerkesler'in asıl sorunu, muhataplarına politik ve diplomatik yollardan sorununu iletecek ve kabul ettirecek profesyonel bir örgütlülükten yoksun olmasıdır. Asıl hedef, profesyonel bir örgütlülüğün yaratılmasıdır.
Bugünlere kolayda gelmedik.60’lı, 70’li, 80'li yıllarda ben bugün ki gibi 21 Mayıs anma yıldönümlerini hatırlamıyorum.
Meselenin özünü saptırmada olan ustalığımız burada da devreye giriyor. Yok, Kefken’de mi analım, Taksimde mi analım, Rus Konsolosluğu önünde mi analım yoksa kapalı salon toplantılarında mı analım?
Bunların hepsi teferruat.
Kefken anıtı, Türkiye Çerkeslerinin birikimidir. Hiçkimsenin onun üzerine çizgi çekmeye hakkı yoktur, olamaz.
O bölgedeki Çerkes dernekleri, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Hendek gibi dernekler, Kefken'de anma toplantısı yapsın.
Ama İstanbul dünyanın kalbidir ve dünyanın en büyük Çerkes şehridir. İstanbul Çerkesleri de 21 Mayıs'ı içeriğini doldurarak, Çerkeslere yakışan bir şekilde anma toplantısı yapsın. İstanbul'dan verilen ses, bütün dünyada yankı bulur. Bunu kimse unutmasın!
Ayrıca Türk ve dünya entelektüellerinin katıldığı, kapalı salon toplantıları ve panellerde yapılsın.
Çerkeslerin yaşadığı bütün ülkelerde, belirli bir koordinasyon içerisinde, 21 Mayıs anma toplantıları yapılarak, Çerkes soykırımının anlatılması ve dünya parlamentolarının gündemine taşınması sağlanmalıdır.
Ulusal ve uluslararası medyada mümkün olan en fazla yankıyı sağlayacak bağlantılar yapılmalı, ses getirilmelidir. Ben de, 21 Mayıs günü Yaşam Radyo 89.4 'te 21 Mayıs özel programında 15 - 17 arası konuk olarak bulunacağım.
Yeter artık! Körün fili tarifinden vazgeçelim. UNPO'nun kabul ettiği Gürcistan Parlamentosunun gündeme getirdiği, Çerkes Soykırımı'nı, onlarca ve yüzlerce parlamentoya taşıyıp, muhatabımız Rusya'yı dize getirmemiz gerekiyor.
Yoksa Gürcistan parlamentosuna çatıp, asıl tecavüzcü Rusya'yı utandırmayalım, kızdırmayalım tavrı
Çerkeslerin tavrı olamaz!
Olmamalıdır!
21 Mayıs bütün dünyada Çerkes Ulusal sorununun çözümünün tartışılacağı bir platform olsun.
Şehitlerimizin anıları, yolumuzu aydınlatsın!
