Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Habraçö Murat Özden
Çerkeslerin Ulusal Politikası ve Örgütlenme Üzerine (3)
06 Temmuz 2010 Salı Saat 19:01
ÖRGÜTLÜLÜĞÜN YOL HARİTASI:

İşin en zor yanı Çerkesler için bir örgütlenme modeli önermektir.

Çünkü coğrafya olarak bütün dünyaya dağılmış olan bir halkın çocuklarını, aynı
yöne bakan, aynı yöne doğru yürüyen, bu insanlardan "Yeniden bir ulus inşa etme"
gibi bir iddia taşıyan zor ve karmaşık bir durumla karşı karşıyayız. Ve bu durumdan
bir örgütlenme çıkarmak durumundayız.

Zora talip olmak, adeta olanaksız olanı başarma meziyetini göstermemiz gerekmektedir.

Bir önerme yapmadan önce dünyada ve Türkiyede verilmiş mücadele örneklerini inceledik.

Örneklersek; Türkiye kurtuluş savaşı, Abhazya kurtuluş savaşı, Filistin, İsrail, İrlanda, Bask,
Güney Afrika, Ermeni, Kürt, Tamil ve Güney Amerika, Türkiye Devrimci Hareketleri, İslamcı
örgütlenme modelleri, Sovyetler Birliği, Çin ve Vietnam Kurtuluş Savaşına kadar.

Fakat Çerkeslerin konumu hiçbiriyle örtüşmüyor. Bölünmüş ve parçalanmış halklarla benzeşen
ve örtüşen yanları olmakla birlikte tamamen özgün bir yapı arzetmektedir.

Sayın Mümteha Gülsu'nun, birken azız ikiyken çok dediği gibi, Çerkes Halkı örgütlenmeye çok da
yatkın bir halk olarak görünmüyor.

Örgütlülüğümüzün ulaştığı noktaya bakarsak bunda çok da haksız olduğumuz söylenemez.

Bugün iki büyük örgütlenmemiz mevcut. Kaffed ve D.Ç.B.

Bugüne kadar yazılmış her harf, söylenmiş her söz, konulmuş her taş çok değerlidir.

Yaratılmış olan değerlirimizdir örgütlenmelerimiz.

Bu bakış açısıyla, emeğe asla saygısızlık etmeden değerlendirmeye çalışalım örgütlerimizi.

Kaffed'in oluşturulabilmesi yıllar almış ve çok uzun uğraşlar ve tartışmalar sonucu bugüne
gelinebilmiştir.

Örgütlülükte başarı ölçülebilir bir şeydir günümüzde.

Bunun da iki ölçütü vardır.

1- Örgütün adının ve amaçlarının gerek kendi kamuoyunda gerek ülke kamuoyunda gerekse
dünya kamuoyunda bilinirlik ve tanınırlık oranı.

2- Örgütlülüğün yaratmış olduğu maddi güç, insan gücü ve kurumlarıdır.

Bu açılardan kendi örgütlülüğümüzü, Alevilerin, Kürtlerin, Yahudilerin, Ermenilerin, Süryanilerin
örgütlülüğüyle kıyaslarak sınıfta kalmış olduğumuzu görürüz.

Kıyaslamaya kalkarsak Kaffed'i Adef'le kıyaslayabiliriz.

Adef ne diye soracaksınız şimdi. Adef, Amasya Dernekleri Federasyonu. 133.000 nüfuslu Amasya
ilinin oluşturduğu dernekler federasyonu.

Adef'in üye dernek sayısı 56.
Kaffed'in üye dernek sayısı 58.

Adef'in sitesinde internet üzerinden yayın yapan Adef Radyo
ve Adef TV var.

Kaffed'in sitesinde böyle bir yayın organı yok.

Adef ve Kaffed öyle birbirine benziyorlar ki. İnternet sitelerine girdiğinizde
iki hemşeri dernekleri federasyonu görüyorsunuz.

Amasyalıların sorunlarını çözmek için Adef yeterli olabilir.

Ama çok ağır bir soykırım ve sürgün yaşamış ve dünyanın dört bir yanına
dağılmış Çerkeslerin sorunlarını çözebilmek için Kaffed asla yeterli değildir
ve olamaz.

D.Ç.B ise maalesef Rusyanın vesareti altında rehine bir örgüttür ve herhangi
bir etkili karara ve işe imza atması mümkün değildir.

YENİ BİR ÖRGÜTLENMENİN YOL HARİTASI NE OLMALIDIR?

1-Çerkes sorununu siyasallaştırmalıdır:
Bir örgütün ve örgütlenmenin yeni ve farklı olabilmesinin şartı Çerkes sorununu
siyasallaştırmayı hedef olarak önüne koymasıdır.

Dernek duvarları dışına çıkıp önce demokratik Kamu oyuyla sonra bütün
toplumla bir diyalog kuracak bir yapılanma oluşturulmalıdır.

Bunun için siyası partiler, insan hakları kuruluşları, çeşitli kültürel dernekler ve etkinlikler
yerel yönetimler ve sendikalarda Çerkes kimliği ve örgütlülüğüyle çalışmalar
yapılmalı maddi ve manevi destekler sağlanmalıdır.

Bugüne kadar çerkeslerin yapmadığı sokak yazıları, Pankart,afiş gibi propoganda
yöntemlerini kullanmalıdır.

Kamuoyunda ses getirecek bir eylemlilik içerisinde ve korkmadan talep eden bir konumda
olmalıdır.

2- Mevcut durumu tespit etmeli, muhafaza etmeli ve geliştirmelidir:

Diyaspora ve anavatanda öncelikle örgütlülüğe hizmet edecek kişi ve kurumların
envanterini çıkarmalıdır.

Bu kişi ve kurumları örgütlülüğe dahil etmeli ve yeni kurumlar oluşturmlaıdır.

3- Çerkesler arasında çıkar birliği oluşturulmalıdır:

Klasik ulus tarifinde dört öğe sıralanır.

*Dil birliği
*Toprak birliği
*Çıkar birliği
*Ortak ülkü birliği

Toprak ve dil birliğini sağlamamıza daha zamanımız var gibi görünüyor.

Topraklar bizimdir hiç bir yere gitmezler.

Dilimizde kayıtlara geçmiştir. Tekrar öğrenilebilir ve geliştirilebilir.

Ancak çıkar birliği ve ülkü birliği oluşturulmazsa bütün söylediklerimiz su üstüne
yazı yazmaktan öteye gidemez.

Kafamızdaki Çerkes, Çerkes'e zarar verir, yük olur mantığını ve paradigmasını
yıkmak gerekmektedir.

İnsanlarımızın birbirine destek olduğu birbirine menfaat sağladığı ve iş ilişkileri nedeniyle
birbirleriyle daha sık görüştüğü ve birbirini denetleyebildiği bir iklimin yaratılması gerekmektedir.

Diyasporik halkları ayakta tutan en önemli etken çıkar birliğidir. Bizim de mutlaka bunu öğrenmemiz
ve diğer diyasporik halkların deneylerini incelememiz ve örnek almamız gerekmektedir.

4- Diyaspora anavatan arasında akışkanlık sağlamalıdır:

Diyaspora ile anavatan arasında birbirini tanıma ve algılama anlamında çok yönlü bilgi, kültür, sanat,
edebiyat, müzik gibi konularda çok yoğun bir akış sağlamalıdır.

İnsan akışı, turizm, ticaret, ticari tecrübe(know-how) gibi konularda etkinlik gösterecek ciddi yapılanmalar
ve kurumlar oluşturmalıdır.

5- Anavatanın nüfus problemini çözmelidir:

Bir ulusu yeniden inşa edebilmenin şartı belli bir toprak üzerinde nüfus çoğunluğunu sağlayabilmekten geçmektedir.

Bu da anavatanda gerçekleştirilebilir.

Ancak bölünmüş ve parçalanmış halkların sorunları inanılmaz derecede karmaşıktır.

Gidilen ülkelere kök salınmış, bırakılan topraklara başkaları kök salmıştır.

Arada oluşmuş olan sosyal ve kültürel farklılıkların giderilebilmesi için ciddi analizler
ve çalışmalar yapılmalıdır.

Konut ve iş problemini çözecek organizasyonlar oluşturulmalıdır.

Dönüş meselesine bugün gerçekleşecek gibi bakıp hayal kırıklıkları yaratmamalıdır. Uzun vadeli ve uzun soluklu bir
çalışmayı hedeflemelidir.

6- "Bağımsız Çerkesya" yolunun mücadelesini başlatabilmelidir:

Bütün ulusal mücadeler bağımsızlığı hedefler.

Çerkeslerin mücadelesi de bir ulus olma amacı da sonu özgürlüğe
giden bir yolu hedeflemelidir.

Tabi bu bir devlet kurabilmenin ağır sorumluluğunu yükler örgütün ve
örgütlenmenin üzerine.

Bir devlet olabilmenin ideolojisini, insan gücünü, kadrolarını, kaynaklarını ve mühimmatını temin edebilmeyi
hedeflemelidir örgütlenme.

Devam edecektir.

Bu yazı toplam 3380 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net