Karakter boyutu :
Çerkeslerin Ulusal Politikası ve Örgütlenme Üzerine (5)

22 Temmuz 2010 Perşembe Saat 19:09

POLİTİKANIN ANA HATLARI
1-Politika imkan yaratma sanatıdır:
Bütün dünyada ulusları kalkındıran, onlara öncülük eden, kaynak yaratan, çare bulan ve umut olan kurum politikadır.
Herşey politikacının talip olmasına ve güçlü bir enerjiyle yola çıkmasına bağlıdır.
Politikanın ve politikacının amacı ve hedefi çare bulmaktır. Ve çare olacak araçları elde etmektir.
Yani kaynak yaratmaktır.
Daha önceki örgütlülüğün yol haritası yazımızda "Diaspora ve anavatanda öncelikle örgütlülüğe hizmet edecek kişi ve kurumların envanterini çıkarmalıdır. Bu kişi ve kurumları örgütlüğe dahil etmeli ve yeni kurumlar yaratmalıdır" demiştik.
Öncelikle nerelisin, kimlerdensinden önce ne işe yararsın, ne iş yaparsın sorusunu sormayı öğrenmemiz ve öğretmemiz gerekiyor.
Her insan bir dünyadır. Ve o insanların dünyasında Çerkes davasına katabilecekleri çok şey vardır.
Yeter ki zorlamasını bilelim. Zorlamanın ne demek olduğunu öğretelim.
Boğazda Çerkeslerin bir araya gelip mehtap gezisi yaparak Çerkes olunamayacağını, dernekte kahvaltı edip Çerkes olunamayacağını, bir dernek gösterisini izleyip Çerkes olunamayacağını öğrenmemiz ve öğretmemiz gerekiyor.
Maliyenin duvarlarında "İradesiyle kendini vergilendiren halk, millettir" yazar.
Yani ulus olmanın bedeli var. Bu bedeli ödemeden ulus olamayacağımızı öğrenmemiz ve öğretmemiz gerekiyor.
Fedakarlık yani bedel şu şekillerde olur:
1-Parasal destek
2-Ayni destek(mal olarak)
3-Düşünsel destek
4-Emek
5-Zaman
6-Özgürlük
7-Can
Kim ne verebiliyorsa ortaya koyar. Ortaya devasa bir kaynak çıkar.
Ama yetmez.
Vermeyenlerden de almasını bilmek ve başarmak gerekir.
Yine yetmez.
Yerel yönetimlerin ve devletin imkanlarından yararlanmayı başarmak gerekmektedir.
Yine yetmez.
Diğer yan yolları da zorlamak gerekmektedir.
İşte bu işleri becerebilip ortaya ciddi bir kaynak çıkarabilirsek su üstüne yazı yazmaktan kurtuluruz.
"Çerkes ulusunun yeniden inşası projesinde önemli bir dönemeci aşarız."
Ben Çerkesim diyen ve sorumluluk duyan herkes, Çerkes halkının politikacısıdır aynı zamanda.
Politikacılar çare üretirler, imkan yaratırlar.
Haydi o zaman, imkanları seferber etmeye, kaynak yaratmaya.
2-Politika tüm sanatların bileşkesidir:
Politika tüm sanatların ve zanaatların bileşkesidir.
Politika ve politikacı halkına ulaşabilmek için her yöntemi kullanmak zorundadır.
Bunun için sanatın tüm dallarını bilmek, yorumlayabilmek, kullanabilmek için bir senteze ulaşmak gereklidir.
Edebiyatı, şiiri, romanı, hikayeyi, tiyatroyu, sinemayı, resimi, heykeli bilen ve yorumlayabilen bir politikacı mı girebilir halkın kalbine, yoksa hızar almaz bir kasaba politikacısı mı?
Aynı zamanda üretimi, tarımı, hayvancılığı, sanayiyi, teknolijiyi, ihracatı, maliyeyi, hesabı kitabı bilmek ve sorunlarına çözüm üretmek zorundadır.
İşte sanatı ve hayatın gerçeği üretimi bilen ve yorumlayabilen politikacılar, halka ayna tutabilmektedirler.
3-Politika örgütlenme yeteneğidir:
Düşünce örgütlenirse politika olur. Örgütlenip ete kemiğe bürünüp teçhizat, araç ve kaynaklarını yaratırsa politika olabilir.
Çerkeslerin ulusal politika yaratabilmelerinin birinci şartı düşünceden, sözden, yazıdan çıkıp örgütlenmeye başlamalarıyla olur.
Çerkeslerin bir çok kişisel yetenekleri vardır. Ancak en yeteneksiz oldukları konu örgütlenme konusudur.
Diaspora tarihinde yapabildiğimiz tek örgütlenme biçimi dernekçiliktir. Dernek örgütlenmesi en basit ve zahmetsiz örgütlenme biçimidir.
Daha nitelikli ve kapsamlı örgütlenme biçimlerini bulmak, ortaya çıkarmak ve başarıyla yürütmek durumundayız.
Edison elektriği ararken onbinden fazla deney yapar. Dostları onunla alay etmeye başlamışlardır.
Yine elektriği bulamadın diye. O, her seferinde asla umutsuzluğa düşmeden "Elektriğin nasıl
bulunmayacağı konusunda yeni bir yol buldum dermiş."
Denemezsek bulamayız!
Denemezsek yeteneklerimizi geliştiremeyiz!
Denemezsek ustalaşamayız!
Yürümeye yeni başlayan çocuklar düşerler. Ama kalkıp yine yürürler.
Hata da yapabiliriz.
Düşüp kafamızı da yarabiliriz.
Edison gibi tekrar tekrar deneyerek bugüne kadar yapılmış hatalardan ve yapacağımız hatalardan dersler çıkararak örgütlenme yeteneğimizi geliştireceğiz.
Politika bize örgütlenme yeteneğimizi geliştirmeyi öğretecektir.
Yeter ki cesaretle ve umutla deneyelim.
4-Politika mücadelenin sembolüdür:
Politika ve örgütlülük, mücadelenin kristalize olmuş şeklidir.
Yani sembolüdür.
Dünya siyasi ve bağımsızlık mücadeleleri tarihi bunun örnekleriyle doludur. Öyle örnekleri vardır ki bu politikaların ve örgütlenmelerin adı geçtiği zaman dostları gurur ve güven duyar, düşmanları korku ve nefret duyar.
Türkiye ve dünya için kuvay-ı milliye,
Kosova Arnavutları ve dünya için U.Ç.K,
Nikaragua ve dünya için Sandinista,
Basklar ve dünya için ETA,
Kürtler ve dünya için PKK,
Tamiller ve dünya için Tamil Kaplanları,
Kuzey İrlandalılar ve dünya için, İRA
Filistinliler ve dünya için FKÖ,
Güney Afrika ve dünya için Mandela,
neyi ifade ediyorsa bizim örgütlülüğümüzün de hem halkımız için hem de dünyadaki dostlarımız ve düşmanlarımız için aynı şeyi ifade etmesi gerekir.
Onun için sembol olacak bir mücadele ve örgütlenme yaratmak için ileri!
5-Politika savaş kazanabilmektir:
Savaş,politikanın silahla yürütülmesidir.
Bunu söylerken biz silahlı mücadeleyi mi savunuyoruz?
Şimdilik hayır.
Ancak, dostumuzun da düşmanımızın da bilmesi gereken bir şey var.
Öncelikle tüm barışçı, demokratik ve hukuki yolları deneyeceğiz.
Dileğimiz, sorunumuzu barışçı yollardan çözebilmemiz.
Dileriz, silaha ihtiyaç duymayız.
Tüm alanlarda kültürde, politikada, uluslar arası hukukta, savaş kuralları gibi, seferberlik gibi hareket etmemiz gerekmektedir.
Her alanda yürüteceğimiz, savaşımızı kazanacağımıza olan inancımız sonsuzdur.
Devam edecektir.
1-Politika imkan yaratma sanatıdır:
Bütün dünyada ulusları kalkındıran, onlara öncülük eden, kaynak yaratan, çare bulan ve umut olan kurum politikadır.
Herşey politikacının talip olmasına ve güçlü bir enerjiyle yola çıkmasına bağlıdır.
Politikanın ve politikacının amacı ve hedefi çare bulmaktır. Ve çare olacak araçları elde etmektir.
Yani kaynak yaratmaktır.
Daha önceki örgütlülüğün yol haritası yazımızda "Diaspora ve anavatanda öncelikle örgütlülüğe hizmet edecek kişi ve kurumların envanterini çıkarmalıdır. Bu kişi ve kurumları örgütlüğe dahil etmeli ve yeni kurumlar yaratmalıdır" demiştik.
Öncelikle nerelisin, kimlerdensinden önce ne işe yararsın, ne iş yaparsın sorusunu sormayı öğrenmemiz ve öğretmemiz gerekiyor.
Her insan bir dünyadır. Ve o insanların dünyasında Çerkes davasına katabilecekleri çok şey vardır.
Yeter ki zorlamasını bilelim. Zorlamanın ne demek olduğunu öğretelim.
Boğazda Çerkeslerin bir araya gelip mehtap gezisi yaparak Çerkes olunamayacağını, dernekte kahvaltı edip Çerkes olunamayacağını, bir dernek gösterisini izleyip Çerkes olunamayacağını öğrenmemiz ve öğretmemiz gerekiyor.
Maliyenin duvarlarında "İradesiyle kendini vergilendiren halk, millettir" yazar.
Yani ulus olmanın bedeli var. Bu bedeli ödemeden ulus olamayacağımızı öğrenmemiz ve öğretmemiz gerekiyor.
Fedakarlık yani bedel şu şekillerde olur:
1-Parasal destek
2-Ayni destek(mal olarak)
3-Düşünsel destek
4-Emek
5-Zaman
6-Özgürlük
7-Can
Kim ne verebiliyorsa ortaya koyar. Ortaya devasa bir kaynak çıkar.
Ama yetmez.
Vermeyenlerden de almasını bilmek ve başarmak gerekir.
Yine yetmez.
Yerel yönetimlerin ve devletin imkanlarından yararlanmayı başarmak gerekmektedir.
Yine yetmez.
Diğer yan yolları da zorlamak gerekmektedir.
İşte bu işleri becerebilip ortaya ciddi bir kaynak çıkarabilirsek su üstüne yazı yazmaktan kurtuluruz.
"Çerkes ulusunun yeniden inşası projesinde önemli bir dönemeci aşarız."
Ben Çerkesim diyen ve sorumluluk duyan herkes, Çerkes halkının politikacısıdır aynı zamanda.
Politikacılar çare üretirler, imkan yaratırlar.
Haydi o zaman, imkanları seferber etmeye, kaynak yaratmaya.
2-Politika tüm sanatların bileşkesidir:
Politika tüm sanatların ve zanaatların bileşkesidir.
Politika ve politikacı halkına ulaşabilmek için her yöntemi kullanmak zorundadır.
Bunun için sanatın tüm dallarını bilmek, yorumlayabilmek, kullanabilmek için bir senteze ulaşmak gereklidir.
Edebiyatı, şiiri, romanı, hikayeyi, tiyatroyu, sinemayı, resimi, heykeli bilen ve yorumlayabilen bir politikacı mı girebilir halkın kalbine, yoksa hızar almaz bir kasaba politikacısı mı?
Aynı zamanda üretimi, tarımı, hayvancılığı, sanayiyi, teknolijiyi, ihracatı, maliyeyi, hesabı kitabı bilmek ve sorunlarına çözüm üretmek zorundadır.
İşte sanatı ve hayatın gerçeği üretimi bilen ve yorumlayabilen politikacılar, halka ayna tutabilmektedirler.
3-Politika örgütlenme yeteneğidir:
Düşünce örgütlenirse politika olur. Örgütlenip ete kemiğe bürünüp teçhizat, araç ve kaynaklarını yaratırsa politika olabilir.
Çerkeslerin ulusal politika yaratabilmelerinin birinci şartı düşünceden, sözden, yazıdan çıkıp örgütlenmeye başlamalarıyla olur.
Çerkeslerin bir çok kişisel yetenekleri vardır. Ancak en yeteneksiz oldukları konu örgütlenme konusudur.
Diaspora tarihinde yapabildiğimiz tek örgütlenme biçimi dernekçiliktir. Dernek örgütlenmesi en basit ve zahmetsiz örgütlenme biçimidir.
Daha nitelikli ve kapsamlı örgütlenme biçimlerini bulmak, ortaya çıkarmak ve başarıyla yürütmek durumundayız.
Edison elektriği ararken onbinden fazla deney yapar. Dostları onunla alay etmeye başlamışlardır.
Yine elektriği bulamadın diye. O, her seferinde asla umutsuzluğa düşmeden "Elektriğin nasıl
bulunmayacağı konusunda yeni bir yol buldum dermiş."
Denemezsek bulamayız!
Denemezsek yeteneklerimizi geliştiremeyiz!
Denemezsek ustalaşamayız!
Yürümeye yeni başlayan çocuklar düşerler. Ama kalkıp yine yürürler.
Hata da yapabiliriz.
Düşüp kafamızı da yarabiliriz.
Edison gibi tekrar tekrar deneyerek bugüne kadar yapılmış hatalardan ve yapacağımız hatalardan dersler çıkararak örgütlenme yeteneğimizi geliştireceğiz.
Politika bize örgütlenme yeteneğimizi geliştirmeyi öğretecektir.
Yeter ki cesaretle ve umutla deneyelim.
4-Politika mücadelenin sembolüdür:
Politika ve örgütlülük, mücadelenin kristalize olmuş şeklidir.
Yani sembolüdür.
Dünya siyasi ve bağımsızlık mücadeleleri tarihi bunun örnekleriyle doludur. Öyle örnekleri vardır ki bu politikaların ve örgütlenmelerin adı geçtiği zaman dostları gurur ve güven duyar, düşmanları korku ve nefret duyar.
Türkiye ve dünya için kuvay-ı milliye,
Kosova Arnavutları ve dünya için U.Ç.K,
Nikaragua ve dünya için Sandinista,
Basklar ve dünya için ETA,
Kürtler ve dünya için PKK,
Tamiller ve dünya için Tamil Kaplanları,
Kuzey İrlandalılar ve dünya için, İRA
Filistinliler ve dünya için FKÖ,
Güney Afrika ve dünya için Mandela,
neyi ifade ediyorsa bizim örgütlülüğümüzün de hem halkımız için hem de dünyadaki dostlarımız ve düşmanlarımız için aynı şeyi ifade etmesi gerekir.
Onun için sembol olacak bir mücadele ve örgütlenme yaratmak için ileri!
5-Politika savaş kazanabilmektir:
Savaş,politikanın silahla yürütülmesidir.
Bunu söylerken biz silahlı mücadeleyi mi savunuyoruz?
Şimdilik hayır.
Ancak, dostumuzun da düşmanımızın da bilmesi gereken bir şey var.
Öncelikle tüm barışçı, demokratik ve hukuki yolları deneyeceğiz.
Dileğimiz, sorunumuzu barışçı yollardan çözebilmemiz.
Dileriz, silaha ihtiyaç duymayız.
Tüm alanlarda kültürde, politikada, uluslar arası hukukta, savaş kuralları gibi, seferberlik gibi hareket etmemiz gerekmektedir.
Her alanda yürüteceğimiz, savaşımızı kazanacağımıza olan inancımız sonsuzdur.
Devam edecektir.
Bu yazı toplam 3542 defa okundu.
Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
