Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mıshe Berslan
Gur K’odıme Şır Çejırep!
22 Aralık 2010 Çarşamba Saat 18:55

Şu sıralarda yaşını başını almış, fikir adamı ve toplum önderi diye bildiğimiz birçok kişi Çerkes isminin ne manaya geldiğini ve kimleri temsil ettiğini belirleyebilmek ( ya da ideolojilerine kılıf uydurmak ) için müthiş bir çaba harcıyorlar. Çerkes kelimesinin kökenine inerek, nasıl türediğini araştırarak, tarihsel ve bilimsel gerçeklere ihanet edercesine yorumlarda bulunuyorlar.

Ben de bu yazımı Çerkes ismini “tarihsel” ve “bilimsel” kaynakları referans göstererek-süsleyerek, istediğim konuya çekebilirdim. Çerkes ismi üzerinden ideolojik savaşımı verebilirdim, ama yapmayacağım.

Çünkü bu tartışmalar esnasında toplumumuzu yönlendiren bu kişilerin aslında ulusal meselelere ne kadar da uzak olduklarını anladım. Bunca yıl Çerkes toplumu içerisinde olan bu insanlar, 2010 yılında hala Çerkes ismi kimleri kapsar tartışması yapıyorlar. Biz de bu sayede onların bunca yıl halkımıza gerçek manada neler verebildiklerini de görmüş oluyoruz. Bu insanlar günün gerçeklerine çok uzaklar; çünkü hayallerinde canlandırdıklarını insanlara kabul ettirmenin peşindeler.

Bir düşünceyi savunuyorsanız eğer, söylemlerinizde ve faaliyetlerinizde o düşüncenin hakkını vermek zorundasınız, aksi takdirde ciddiye alınmazsınız. Çerkes ismi ne yazık ki bazılarımız tarafından oyuncak haline getirildi. Çerkes kimi zaman Adıge ve Abhaz oluyor, kimi zaman bu ikiliye Oset de katılıyor. İstedikleri zaman da tüm K.Kafkas halkları = Çerkes oluyorlar. Bu ciddiyetsiz söylemler üzerine şimdi de tarihsel ve bilimsel kaynakları alet ederek insanlarımızın kafalarını karıştırıyorlar.

Madem Çerkes=Herkes ve Kaf-Fed Türkiye’deki Çerkeslerin çatı örgütü, Abhazya’nın bağımsızlığının desteklenmesi için „siyaset“ sınırları aşılırken aynı özveri neden bağımsızlık yanlısı Çeçenler için gösterilmiyor? Neden Çerkes liderler saldırıya uğradıklarında veya vahşice katledildiğinde tepki koyulamıyor? Veya ancak Rusya’nın Osetya’yı tanımasının ardından birden yükselen Osetya tezahuratları duyuyoruz. Peki ya Dağıstanlılar? Onlar da K.Kafkasya coğrafyasında yaşıyorlar; yani onlarda Çerkes değil mi (?)

Abhazların çıkarları için Rusya Federasyonu yetkilileri ile görüşülebiliyor da neden Çeçen çıkarları için Gürcü yetkilileri ile görüşülmüyor? Yoksa Çeçenler Abhazlar kadar bağımsızlığı hak etmiyor mu? Bunu da geçtik, soykırım gibi ciddi bir mesele için Gürcistan yetkilileri ile seviyeli bir ilişki kuran Adıge soydaşlarımıza gösterilen tepkilerden şunu mu çıkarmalıyız: Abhaz çıkarları için gerekirse Adıge ulusal çıkarlarını bile görmezden geliriz!

Cevabı duyar gibi oluyorum, biz siyasi meselelerle uğraşmıyoruz! İşte iki yüzlü politika!

Ya Kafkasya’yı tümden kurtarma ve birleştirme hayali kuran kuruluşlara ne demeli? Her defasında halkların kardeşliğine vurgu yapan bu kişiler, halklar arası husumetlerin çözümü üzerine tek kelime söylediklerine veyahut yazdıklarına şahit oldunuz mu? Onlar bu söylemlerinde samimiyseler eğer, bu husumetlerin çözümü için proje geliştirmeleri gerekmez mi? Bugün Çerkes topraklarının kardeş diye bildiğimiz Karaçay-Balkar-Çeçen halkları/liderleri tarafından çeşitli hilelerle ele geçirilmek istendiğini hanginiz konuşabildi? 

Abhazya’nın  Çerkes meselesinin konuşulmasından rahatsız olduğunu; dahası Çerkesleri Abhazya’da istemediğini hanginiz söyleyebildi? Veya bunlardan haberiniz var mı? Hayatında belki de bir kez olsun anavatanda yaşayan soydaşlarıyla iletişim kurmamış birçok hayalperestin oturduğu yerden soydaşlarımız adına karar alması kabul edilebilir bir şey mi?

Eğer K. Kafkas Kültür Dernekleri sadece kültürel faaliyetlerde bulunacaklarsa bunu anlamak mümkündür. Diasporada birçok konuda kader birliği yapmış bu insanların bir araya gelerek kendi kültürlerini bu çatı altında yaşatmalarına kimsenin itirazı olamaz. Bu kültürel faaliyetlere elbette Çerkes-Abhaz-Abaza-Çeçen-Oset halkından olanlar birlikte katılabilir. Ancak bu dernek kültürel faaliyetlerin dışında siyasi-politik meselelere girecekse buna kesin bir itirazımız var. 

Birbirinden farklı Abhaz ve Çerkes siyasi meseleleri aynı çatı altında masaya yatırılamaz! Biz Yurtseverlerin anlatmak istediği budur! 

Bu, anlaşılması güç bir şey olmadığı halde, bu düşünceyi faşizmle bir tutmak, halkların birliğine ve bütünlüğüne tek engelmiş gibi lanse etmek en hafif deyimiyle iki yüzlülüktür.

Çerkesya Yurtseverlerini dinlemeden, anlamadan iftira yarışına giren bu insanlar halkımızı kışkırtmak için bizleri faşist-bölücü-rusçu-amerikancı gibi sıfatlarla itham ediyorlar. Böyle büyük laflar etmek şimdilik onlar için övünülecek bir şeymiş gibi gözükse de ileride bu iddiaları kanıtlayamadıkları zaman toplum önüne çıkacak yüzleri olmayacak. Keşke fitne ve fesat üretmede sınırları zorlayan bu insanlara halkımızın aydınları, kurumlarımıza da halkımızın evi diyebilseydim… !

***

Ağızlara sakız olan bu kimlik meselesi bizim için önemlidir çünkü uluslaşma süreci birbirinden farklı  toplumları bir araya getirerek üst kimlik üzerine inşa edilemez. Türkiye Cumhuriyeti de uluslaşma süreci içerisinde birbirinden farklı toplumları tek bir üst kimlik altında birleştirerek yeni bir ulus yaratmak istedi ancak bugün istenildiği gibi bir ulusun var olmadığını hepimiz görüyoruz.

Birçok aydınımızın kimlik meselesine bakış açısı özetle şöyle: „Kimlik meselesine bakış ve değerlendirme anayurtta ve diasporada farklılıklar gösterebilir“.

Hayır ! Kimlik meselesine bakış ve değerlendirme değişiklik gösteremez ve nereye giderseniz gidin asla kimliğinizi değiştiremezsiniz. Belki vatanınızı kaybedebilirsiniz, yeni vatanlarda yaşayabilirsiniz ancak kimliğinizi değiştiremezsiniz; tıpkı anne ve babanızı değiştiremeyeceğiniz gibi. Benim kimliğim, başkalarıyla bir arada olma uğruna, kültürel kimlik düzeyine indirgenemez. Bunun uğraşı içerisinde olanlar kendilerine başka bir isim bulmalılar.

Anavatanda sadece Adıgeleri, diasporada ise herkesi kapsayacak bir kimlik olamaz.

Gur K’odıme Şır Çejırep!

Bizler en başından beri Çerkeslerin uluslaşma yolunda hızlı ilerlemesi için artık kendi yolundan gitmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Bu bizim rotasından şaşmayacak en temel politikamızdır. Halkımız yıllarca yaşanan gelişmelerden uzak bir şekilde oyalandı ve uyutuldu. Belki de bu yüzden insanlarımız sürgün hayatını ve ezilmişliği kabul etmiş bir biçimde hep eskileri yad ederek yaşıyor. Bizler, insanlarımıza bugünün gerçeklerini anlatıyoruz ve ümidi tükenmek üzere olan bir halka „evet istersek ve çalışırsak başarıya ulaşabiliriz“ diyoruz.

Sovyet döneminden bu yana anavatanda Çerkes kimliği parçalanmış, yeni yeni kimlikler türetilmiş ve bu kimlikler siyasallaştırılmaya çalışılmıştır. Şapsığ, Kabardey, Adıge, Çerkes diye 4 isme ve bölgeye parçalanan Çerkes milleti bugün tek bir kimlik ve bölgede buluşmak istiyor. Bunun için Çerkeslerin uluslaşma sürecini hızlandırması ve bu hedef üzerine yoğunlaşması gerekiyor. Eğer diaspora bu hareket içerisinde yer almazsa anavatandaki soydaşlarımız bu mücadeleye tek kol ve bacak ile devam etmek zorunda kalacaktır.

Yapılan halk kongrelerinde, mitinglerde ve toplantılarda Çerkes halkının büyük desteğiyle karara varılmış bir milli hedef belirlendi. Çerkes milletinin kabilecilik dönemlerinden kalma alışkanlıklarından vazgeçerek, gerçek bir ulus olması ve tüm dünya Çerkeslerinin Çerkes kimliği altında tarihi Çerkesya toprakları üzerinde bir arada yaşaması!

Biz Çerkesya Yurtseverleri olarak bu milli hedef için bir araya geldik! Kimseyi birbirinden ayırmak, halkların kardeşliğini bozmak, birilerinin ajanı olmak, yalanlarla halkımızı uyutmak için değil!

Her şey gayet açık ve net! O halde anlaşılmayan nedir?


Bu yazı toplam 4206 defa okundu.





SEMİH AKGÜN

Yine bir eski şiir.
Ancak eskimemiş anlaşılan.

"
Kalkacağız Saygıyla Ayağa

Semih Akgün

İzin istemek ne demek?
Dost destursuz girer bağa

Hem bilgi ver
Hem eğil ne demek?
Sen yeter ki gel huzura

Kim mecliste varsa
Hep beraber saygıyla
Yürekten alkışlarla
Kalkacağız ayağa!
"

27 Aralık 2010 Pazartesi Saat 17:31
Şevcen Burhan

Gur k'odıme Şır Çejırap - B'zer kodıme zıfır şıajap.

Allaha emanet ol güzel kardeşim.

24 Aralık 2010 Cuma Saat 15:15
Mine Jan

Anneannemin bir sözü vardı biz küçükken. ''Wuigu wumğakodı si nanuv'' derdi. Yani türkçesi ''Yılgınlığa kapılma çocuğum'' gibi bir şey. O öldü, benim için çocukluğumun tanıdık Adığabze tınılarıda bir bir yok oldu.
Bu sene zor ama seneye mutlaka anadilimi tekrar öğrenmeye ve hatırlamaya bir kursa başlayacağım.
Nıbjoğ Berslan Wopsaw.

24 Aralık 2010 Cuma Saat 02:35
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net