Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çetao Nadir Yağan
Biraz Gürültü Yapsak İyi Olur
10 Şubat 2011 Perşembe Saat 14:54

Türkiye’de son yıllarda açılımdır referandumdur yeni anayasadır derken  Çerkesleri de  teslim alan  Türk egemenlik sisteminin asimilasyoncu mantığında son derece önemli  gedikler  açıldı. Gerçi hala hakkıyla, dürüstçe, hakkaniyet çerçevesinde dahi bu ülkede “Çerkes Halkı” var diyemiyorlar.”Çerkes kökenli yurttaşlarımız “ diyorlar ama yine de Kürt, Çerkes, Laz, Gürcü pek çok halkın sorunlarının çözümünü isteyen, herkesin kendi kendini ifade etme, yaşatma özgürlüğünü tanıma ortamı yaratılmalı diyen daha fazla insan var. Gerek Alevi inancına dair talepler ve gerekse Kürt halkının ulusal demokratik talepleri toplumun büyük ekseriyeti nezdinde makul görülmektedir.

Beraberinde kimsenin önceden bilemediği yan getirileri oldu bu açılım paketinin. Cin şişeden çıktı, cumhuriyet tarihinde hiçbir dönemde rastlanmayan bir açıklıkla halkların sorunlarını her boyutu ile tartışma imkanı çıktı.  Herkesi Türk görme, asimilasyon, baskı, kimlikleri red ve inkar dönemi epeyce  sarsıldı.. Türkiye toplumu artık eski kalıplarına sığmıyor. Yüzyıllık otoriter, tepeden inme, Türk milliyetçisi askeri sistem en ince köklerine dek sarsılıyor. Umarız seksen küsür yıldır süren bu sistemin artık sonuna geliniyordur.

Sürecin değişimi bir zorunluluk olarak dayatması ve sorunların açık bir biçimde tartışılması kuşkusuz sevindirici bir olaydır. Bu zaman diliminin Çerkesler(Adıgeler) için diğer dönemlerden ayrılan en belirgin özelliği, eğer taleplerini dile getirip bir varlık gösterebilirse bu varlığın artık hiçbir biçimde yadsınamayacağı ve her çevre tarafından değişik biçimlerde bile olsa kabul edileceğidir.

Tarihin karanlık zaman tünelinden Kürtlerin çeyrek asırlık mücadelesi sayesinde gelindi bugünlere. Ortaya çıkarttığı sonuçlardan Çerkesler de yararlanıp kendileri ile ilgili örgütlenip yazmaya, anlatmaya ve gizlendikleri yerlerden yavaş yavaş çıkarak çevrelerine daha fazla görünmeye başladılar ama yüz elli yıllık entegrasyon ve asimilasyon politikalarına henüz yeterli bir karşı duruş sergileyebilmiş değiller. Bilinci uyanmış, dikkati bilenmiş okuyan yazan araştıran birkaç bin kişiyi saymazsak büyük kitle talepsiz ve hala kendi gerçeğine yabancı duruyor.

Gerçek bir Çerkes diasporasının varlığından söz etmek isteniyorsa Türkiye’deki demokratik-kültürel haklar karşısında sivil ve demokratik ciddi bir inisiyatif ya da bir hareket geliştirebilmeli, süreçte aktif yer almalıyız.

Çerkesce isim ve soyadı taşıyabilmek, kendi dilimde eğitim almak kısacası kendim olmak istiyorum, “Ne mutlu Türküm diyene” dediğimde mutlu olmuyorum, devletin benim bu talebime kulak vermesi, kimliğimi ve dilimi anayasal koruma altına alması, kültürümü desteklemesi, gerekir diyebilmeliyiz.

Kimliğimize ve dilimize anayasal güvence, devlet desteği ile alınacak mevziler, kısmen veya tamamen asimile olmuş Çerkesleri kökleri üzerine dikerken dil ve asimilasyon sorununu birkaç on yılda kökten bir biçimde esastan çözecektir. Dil ve kültürüyle tamamen Çerkes olan ama politik olmayan insanlarımıza diaspora karakteri kazandıracak, Çerkes halkının ana vatanındaki sorunlarının çözümüne katkı konusunda bilinçlendirecektir.

Diaspora Çerkes kurum ve kadroları aralarındaki anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp sessizliği bozmalı,  daha etkin bir tavır almalı, atalarımızın kararlı, onurlu ve direngen duruşuyla sürece müdahil olmalıdırlar.

Malcolm X’in dediği gibi “Birşeyler elde etmek istiyorsak biraz gürültü yapsak iyi olur.”


Bu yazı toplam 4552 defa okundu.





Bircan Tuğ

Nadir hanım yazılarınıza neden ara verdiniz bu kadar?
Sorumu mazur görün ama yazılarınızı takip etmeye çalışan bir okurunuz olarak, yenilerini görmek istediğimi söylemeden geçemeyeceğim.
selamlar

01 Nisan 2011 Cuma Saat 13:11
elif birkan

şu çerkes ünlüleri diye gösterilen kişileri gördüğümde adige olmaktan utanıyorum..değersiz şahsiyetleri değermiş gibi göstermekten ne zaman vazgeçerse çerkesler o zaman bir adım yol almışız diye sevineeceğim.hangi mantıkla sergilenir o insanalr anlamıyorum bukadarmı aciz olunur bu kadarmı saflık olur..o sergilenen insnların çoğu asimilasyon politikasının bizzat yasa koyucuları..hem asimilasyondan şikayet edilip hemde o insanları çerkes diye sergilemek hangi akıl kabul eder..zeka özürlü insanlar bile anlar bunun mantıksızlığını..orada o ünlüler durduğu sürece özgürlük için verdiğinizi sandığınız tüm çabaları boş ve fos buluyorum.

03 Mart 2011 Perşembe Saat 02:46
badinokue

Burada yazarin kaleme aldigi gibi bircok Adighe sorunun cözümünde metodik hatalar yapiliyor,ideolijik olarak kabullenilebilir ise de!

Kafder,Birkaflar su yada bu kaflari revize etmeye calismak yerine kendi kendine bir an önce örgütlenilmesi lazim.Bosa gidecek bir sürü zaman,enerji,ümit ve jenerasyonlar...

Kücük karelerde düsünmeyi terk edelim artik.

15 Şubat 2011 Salı Saat 01:08
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net