

"Merakını yenemeyenler şunu bilsinlerki bu oluşumun arkasında sadece Çerkesler var. İyi niyetli ve yürekli Çerkesler.
"Çerkes Hakları İnisiyatifi" hiçbir kurumun, hiçbir ideolojinin tekelinde veya emrinde değildir.
Ama "Çerkes Hakları İnisiyatifi"bütün kurumlardan, bütün ideolojilerden, bütün guruplardan katılımcıları içinde barındıran demokratik bir yapıdır.
"Çerkes Hakları İnisiyatifi”nin hedefi nedense Ankara’nın devlet binalarından görülemeyen Çerkes Halkını artık "Görünür kılmaktır".
“Çerkes Hakları İnisiyatifi"nin misyonu "demokratik kitlesel eylemler" düzenlemektir.”
"Çerkes Hakları İnisiyatifi"nin vizyonu devlet eliyle anadil eğitimi ve öğretimi ile 7/24 anadilde radyo ve TV yayın yapıldığını" görmektir." diye yola çıkan "ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ" baştan hedefini koydu. Nartların meşalesini Ankara Abdi İpekçi Parkına dikti.
"ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ'nin amacı Çerkes meselesini sıkıştığı dernek duvarlarından çıkararak, işçilerin, köylülerin, emekçilerin, esnafın, gençlerin, kadınların tüm Çerkes halkının ve Türkiye'nin sorunu haline getirmektir. Bu, toplumdan izole olmuş bir biçimde dernek duvarları arasında olamazdı.
Meydanların enerjisini, coşkusunu, yürekliliğini ve onurunu halkımıza hedef olarak göstermek ve hep birlikte yürümektir.
Muhatabımız tüm Çerkes halkı ve Türkiye halklarıdır.
Gözleri kör, kulakları sağır olmuş ve kalbi mühürlenmişlere Çerkes Halkı'nın varlığını göstermek ve asimile olduğunu haykırmaktır.
Hedefimiz Çerkes sorununu tüm Türkiye’nin ve Dünyanın gündemine sokmaktır.
12 Mart Eylemi bunun ilk adımıdır. Hem Adıge Anadili Gününü kutlayacağız, hem de Çerkesleri görmemekte inat edenlerin gözüne sokacağız varlığımıza.
Bu oluşumun çalışmaları yapılırken topluma emek vermiş tüm kişi ve kuruluş yayın organlarına ulaşıldı. Öneri ve katkı koymaları istendi.
Çünkü onlar bizim birikimlerimizdi. Bizim için çok değerliydiler. Biz o kurumlarda yetiştik, yöneticilik yaptık.
Halen de birçoğunun üyesiyiz.
Ancak bizlerde örgütlenme ve politika konusunda farklı birikimlere de sahibiz. Bunlar da toplumsal kazançlarıdır.
Bu birikimlerimizi ve tecrübelerimizi toplumumuzla ve kurumlarla paylaşmak istedik. Yapmak istediğiniz sadece budur.
Ancak insan öğrenen bir varlık. Ben de bu süreçte inanın çok şey öğrendim. Ve öğrenmeye devam ediyorum.
Toplumun önderi olduğunu söyleyen kurumlarımızın, toplumumuzun önünde bir tıkaç olduklarını öğrenmiş bulunuyoruz mesela.
Birbirinin gözünü oyan, birbirine her konuda rakip olan federasyonlarımızın 12 Mart eylemine karşı nasıl da ittifak haline girdiklerini öğreniyoruz acı acı gülümseyerek.
Şimdi yalan söylüyorsunuz desem, ayıp olacak, siz her zaman en doğruyu söylersiniz(!)
Korkaksınız desem yine ayıp olacak çünkü siz en kahramansınız(!)
Yayınlanan KAFFED bildirisi maalesef GAFFED bildirisi olmuştur. Bu bildiriyi tartışacak bile değilim.
Çünkü gerekli cevaplar verilmiştir.
Oluşumumuza binlerce destek mesajı yağmaktadır. Onlarca derneğimizin başkanları, yöneticileri ve üyeleri 12 Mart yürüyüşüne katılacağını ifade etmektedir.
Çerkesler Diaspora tarihinde ilk defa kendileri için bir şey istiyorlar. Tarihe not düşüyorlar. Tarihi yeniden yazıyorlar.
Tarihe tanıklık etmenin heyecanı tüm toplumumuzu sarmış durumda. Abdi İpekçi Parkı'nda yanan Nartların meşalesine doğru yürüyüşe geçmek için sabırsızlanıyorlar.
Hala vakit varken gelin, vazgeçin bu inadınızdan.
13 Mart sabahı bizler başımız dik ve gururla yolumuza devam ederken, sizlerin başınızın eğik olmasını istemiyoruz.
Gelin kendinizi ve sizin sözünüze inanarak küçük bir grubu da bu tarihi buluşmadan eksik bırakmayalım.
Hep birlikte 12 Mart'ta Abdi İpekçi Parkı'nda Nartların meşalesi altında toplanalım. Çerkesler Haklarını istiyorlar diye haykıralım.
Haydi yolumuz aydınlık olsun!
Abide Zeki yazdıklarına imzamı atarım nıbceğu.
Adıge diline bizler sahip çıkacağız bir Adıge olarak onu yaşatmak için
Abhaz diline Apsuwalar sahip çıkacak. Çeçenceye noxçiler sahip çıkacak.
örnekler bir çok olabilir.
Aslında bizler Çerkesce için yürürken Dünyada ki bütün diller içinde yürümüş olcağız. Sayın Özden' selam ve saygılar.
Degerli thamatemiz Murat Ozden,
Hani sesleniyordunuz ya Turkiyeli Cerkeslere;
"Ben anadilimde rüya görmek istiyorum
Ben anadilimde hayal kurmak istiyorum
Ben anadilimde okumak istiyorum
Ben anadilimde yazmak istiyorum
Ben anadilimde şiir yazmak istiyorum
Ben anadilimde aşkımı anlatmak istiyorum"
diyerek. Anlamini ancak onu yasayanlar bilebilir. Keske her Cerkes (Adige) anadilinde bunlari yapabiliyor olsaydi. Ancak o zaman nelerden mahrum birakildiklarini anlarlar, kahrolurlardi. Iste o zaman olumu pahasina herkes anadili icin mucadele ederdi.
Yine de inaniyorum, kendilerinden onceki kusagin bu kotu mirasini kabul etmek zorunda birakilan Cerkesler, en azindan cocuklarini, onlar da olmazsa torunlarini bu lezzetlerden mahrum birakmamak icin 12 Martta Ankara'dan tum dunyaya bunu haykiracaklar. O gun orada binlerce Cerkes, onlari mideleri ve cuzdanlari ile dusunmeye zorlayan Turkce, Arapca, Ingilizce gibi yabanci diller yerine, kalpleri ile dusunup konusmalarini saglayan biricik dile -Adigabze'ye- sahip cikacaklar.
Murat abi dinamo ruhu olan bir yazı yazmışsın. Hangi nedenden olursa olsun bu yürüyüşe gelemeyenlerinde bir gün bunun doğru olduğunu anlayacaklarını biliyorum. Worapsaw Adığabzer,worapsaw Adığeğar,worapsaw Adığexar
01 Mart 2011 Salı Saat 16:33