Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Huşt Semih Akgün
Fındık Kabuğunu Doldurmaz Bizim Kavgalarımız
03 Mart 2011 Perşembe Saat 21:36
I 

Bahardı güzel mevsimdi

Her yanı çiçekti sokakların

El eleydi karıkoca dolaşıyorlardı

Bahçeli evler arasında 

Yeni tanışmış bir çift

Sarmaş dolaş

Sevgili gibiydiler... 

II 

Müstakildi evler

Rüya gibiydiler

Konforlu olduğu okunuyordu

Bir bakışta hepsinin

Bahçelerden çiçekler

Kaldırımlara taşıyordu 

Ağaçlarda deli

Gümrah açmışlardı

Hayallerinden söz ediyordu adam

Kadın sessizce dinliyordu. 

III 

Sonra her nasılsa

“Akasya! ” dedi adam

Kokuyu derinden içine çekerek 

“Hayır! ” dedi kadın

“Mor salkım” horozlanarak 

“Akasya! ” dedi adam ısrarla

Kadınsa tepesi atmıştı

O daha da ısrarlıydı

Mor salkıma ait olduğu 

Konusunda kokunun 

Tam on dakika sürdü

Kılıç şakırtıları 

Dillerinden saçılan kıvılcım... 

IV 

Sessizce dinledi

Sokak söylenenleri 

Düşündü sonra öyle ya

On dakika büyük zamandı ki;

İçine çektikleri

Çiçekten b.ka

Çevrilmişti

Çiftin ilişkileri… 

Değerli okuyucu, tarzıma alıştınız mı(?) bilmem.

Ancak yazılarımla şiirlerim böyle kucak kucağa.

Belki bu durum, şiirlerimi yaşayan bir dünyalı olarak görüyor, onlara bir canlıymış gibi özen gösteriyor olmamdan kaynaklanıyor.

Fena da olmuyor ne dersiniz? 

Biz bebeyi seviyoruz, fakat bugün küçük bebe altına etti… Ortalığa pisledi.

Kusura bakmayın yazıya böyle başlangıç yapmak istemezdim.

“Çerkes”  kavramı ve daha başka anlaşmazlık noktaları üzerinde, giderek uzatılan tartışmalar ben de böyle bir izlenim bıraktı. 

Yine de tüm bu olanlarda fazla yanlış bir şey yok.

Neden mi dersiniz?

Çöpsüz üzüm, dikensiz gül bahçesi olmaz… Değil mi ama?

Üstelik bebe,  anasının(yaşamın) memesine sıkı sıkıya sarılıyor, emdikçe emiyor.

Büyümek için başka çaresi olmadığını  biliyor.

Her çocuk gibi yiyor, içiyor, uyuyor, kavga ediyor ve büyüyor çocuk. 

Eh bu çocuk; kimi kusacak, kimi orta yere pisleyecekte.

Bütün bunlar doğanın sistemik etkisi ve olması da normal.

Yeni yeni iki ayağı üzerine kalkmaya çalışan Çerkes halkı için de, olumsuz gibi görünen, istemediğimiz, zorluk ve engellerle karşılaşılması doğal.

Her kesin her konuda anlaşması, birbirine “evet, efendim” demesi, kaldı ki yanlış.

Çerkesler’in ortak düşünce, inanç, kanaatleri olduğu gibi ayrılıkları da olacaktır.

Kendi  içinde ve komşularıyla tartışmaları da.

Asıl tehlike, tepkisizlik, sessizlik, itirazsızlıkta…

Korkuyorum fırtına öncesi sessizlikten ya da ölüm sessizliğinden…

Yanlış anlamayın, hiçbir şekilde ölümden değil.

İçerimizde bir şeylerin çürümesinden, ideallerimizin solmasından, inançlarımızın zayıflamasından… 

Önemli olan doğal, sistemik, trendi olanla çatışmamak.

Demokratik temayüllere uymak, yanındakine ya da karşındakine saygı göstermek.

Oyunu kuralları ile yürütmek.

Ve tabii geçmişten ders almak ve yinelenmesine izin vermemek. 

Çerkesler; artık içsel bir dil de geliştirmek gereksinimi duyuyorlar.

Bugüne kadar koşulların kendi lehlerine çalışmadığının farkındalar.

İstekleri, dilsel / kültürel yönden toplumsal / kurumsal varlıklarını kurmak, korumak ve kollamak kadar, geliştiğini de görmek.

Bütün bu değişim, dünyayı ve uluslar arası temayülleri reddetmek, kendi içine kapanmak anlamına gelmiyor. 

Çerkes varlığı, yöresel kalıplara kendini hapseden değil, evrensel değerleri benimseyen bir açılıma sahip.

Geçmişi de, geleceği de, bugünü  de gözeten ve hiçbir şekilde belli bir noktaya saplanıp kalmayan bir vizyonda.

Doğal olarak kanatları olan, değişik renkleri içinde barındıran bir yapı olmaya adaydır.

Gökkuşağının tüm renklerini, belli bir harmoni içerisinde bir araya getirmiş yapı, hiçbir şekilde dağınık, özensiz biçimde renkleri birbirine bulaştırıp, karıştıran bir yapıya dönüşmemelidir.

Ancak gücünü anayurda bağlılığından, halkından ve içtenlikli sevgisinden alan bir yapı olmalıdır. 

Bu güne kadar olan tembellik ve ataleti üzerinden atma iradesini gösteren bu yapı, yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştır.

Bu yapı kimilerini rahatsız etse de, hem Çerkes, hem Türkiye, hem de dünya halkları için kaçınılmaz ve olumlu sonuçları olacaktır.

Şimdi gereksiz alınganlıkları, kişisel çatışmaları ve ayrıntıda farklılıkları bir tarafa koyup derlenmenin, toparlanmanın ve kendimize çeki düzen vermemizin tam zamanı. 

Ateşin, dumanın ve yok oluşun ardından, küllerin arasından yeniden doğan bu yapıyı kutsamak, bayraklaştırmak ve yaşamın içine almak için, kadını, erkeği, genci, olgunu, Ubıh’ı, Kabardey’i, köylüsü, kentlisi, dindarı, laiki, öğrencisi, öğretmeniyle, her kese, her Çerkes’e iş düşmektedir.

Anayurdu “Birleşik ve Özgür kılmak”,  Türkiye’de demokratik süreçlere katkı sağlamak ve “Çerkes’in olduğu her yeri “Anayurdun gölgesi kılmak” için göreveeeee! 

Bu yazı toplam 5126 defa okundu.





tseyilhan mafexabl

Tarzinizi sahsim adina fazlasiyla beninsedim,Sorunlara tebessumle bakip ciddi cozumleri siirsel anlatabilmekte guzel bir yetenek.Insani daha sakin bir sekilde yorumlamaya ve dusunmeye cekiyor.Bakin taze bir ornek,Blenao kardesim kendi celiskisini ne kadar kibar ve net anlatmis.demekki basarili ve etkilisiniz,saygilar.

11 Mart 2011 Cuma Saat 13:53
Blenawo Erkan

Semih abi barışık yazılarını seviyorum. Her ne kadar senin ölçülerinde her şeyle barışık olamasam da. Bunun da nedenini az çok tahmin edersiniz. Sürekli derneklerde söylenileni yapmaktan başka konum bulamamış ve büyüklerin müsaade ettiği ölçülerde sesini çıkarabilmiş Çerkes gençliği biraz da öfkeli artık.
Çerkes gençliğinin önüne bir ideal koymamışlara,
Çerkes gençliğinin enerjisini başka mecralara taşımaya devam edenlere,
Kaskasyalılık gibi ne olduğu belirsiz bir söylemi ve halkı tarifleyip yıllar yılı kendi sorunlarımızdan uzak şaşkın ve biçare bırakanlara,
Çerkes gençliğini dans-oyun ve süs gibi görenlere,
öfkeliyim Semih abi. size saygılar selamlar.

04 Mart 2011 Cuma Saat 18:02
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net