Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Synduk Ergün
Mutlu Çerkeslerin Günü 12 Mart
14 Mart 2011 Pazartesi Saat 00:04

Ankara 24 yıl yaşadığım gri şehir. Orta Anadolu’nun bozkırını tüm yeşillendirme çalışmalarına rağmen hep hissettiğim kent. Aram iyi değildir Ankara’yla. Başkent işte! Yüzü asıktır, yorgundur, heyecansızdır.

12 Mart sabahı Çerkesya Yurtseverleri’yle indiğimiz şehir bana ayrı geldi. Televizyondan son iki üç gün kar-tipi-fırtına haberlerini izlediğimiz Ankara sabah ayazına karşın üşütemedi beni. Umutluydum çünkü. İçimi ısıtan bir heyecan vardı. Bugün Çerkesler için güzel şeyler olacağını hissediyordum.

12 Mart’ta Ankara’da olmak “Sanırım her şey bitti bizim için” diye düşündüğüm zamanlardan utanmamı sağladı.

12 Mart’ta Ankara’da kasıtlı olarak olmayanlar çok şey kaybetti.

“Samimiyetle orada olmanın vicdani rahatlığı” var artık içimde.

Şurada burada “20.000 kişiyi toplayacaktınız hani ne oldu?” diye yazan çizenler içimi acıtıyor. Bu miting kararının duyurusundan beri kendi adıma 50 kişi de olsa orada olmak gerektiğini düşündüm. Böyle düşünmeyenleri miting öncesinde de anlayamamıştım hala da anlamlandıramıyorum. Halkım adına en namuslu duruş orada bulunmaktı. Bu yürüyüş ve mitinge karşı olanlar neyin hesabı peşindekiler ki ısrarla katılımcı sayısı konusunda spekülasyonlar yapıyorlar.

Diyelim ki Sıhhiye’de 250 Çerkes toplandı bu durum mitingin haklılığını, söylenenlerin doğruluğunu, Türkiye diyasporasında Çerkes halkının anadilleri konusundaki demokratik taleplerini dile getirdikleri ilk sokak eylemi olması gerçekliğini değiştirir mi?

Çerkes Halkı büyük bir adım attı 12 Mart’ta. Bunu hiç kimse inkar edemez. Bu büyük gün için toplanan Çerkesleri “cılız bir kalabalık”, “birkaç yüz kişi”, “kandırılmış kitle” gibi manasız tanımlamalarla ifade edenleri en terbiyeli söylemle “iyi niyetli” olarak görmem mümkün değildir.

Bu yürüyüş ve mitinge kasıtlı olarak katılmayanlar adına gerçekten üzgünüm. Gelselerdi önemli tarihi tanıklıkları olacaktı.

 “Her zaman her yerde, Anadilim Çerkesce” diye slogan atan Uzunyaylalı orta yaş üstü hanımın ne kadar inanarak bunu söylediğini duymak ve görmek bana yetti!

Bir oğlu Keşanda, bir oğlu İzmirde üniversite öğrencisi olan, miting alanında slogan atarken tanıştığım Çorumlu Besleney Babanın evlatlarıyla birlikte Adıge bayrağı sallayıp bir yandan da bana “Buraya bugün gelmeyeceksek, torunlarıma yarın bunun hesabını nasıl verirdim?” demesinin gönencini yaşayamazdım.

Ak parmaklı Çerkes kızlarının soğuğa-ayaza aldırmadan 10 m2 lik branda afişleri gururla 1 kilometre taşıyıp, miting alanında iki saat ellerinden bırakmadan direnmelerini göremezdim.

Milli kıyafetleri içindeki, ayağında incecik kuzu derisi çizmeleriyle mitinge katılan genç Çerkes kardeşimin “Üşümedin mi?” sorum karşısında “Ayaklarım az üşüdü abi ama olsun değer bugün üşümeye” cevabı karşısında boğazıma saplanan keyifli yumruğu da hissedemezdim.

Yaşlısı, genci, kadını, erkeği, çocuğu, Maykoplusu, Londralısı, Uzunyaylalısı, Reyhanlılısı, Çorumlusu, Tokatlısı, Samsunlusu, Amasyalısı, Ankaralısı, İstanbullusu, üniversitelisi, emeklisi, çalışanı, işsizi, zengini, fakiri ile onurlu bir kitle vardı 12 Mart’ta Ankara, Sıhhiye’de. İsteklerini anlaşılır ve net bir şekilde dillendirdiler. Ulusal görevlerini layıkıyla yerine getirdiler. Demokratik taleplerini kamuoyu ve medyaya açıkladılar, iyi niyetle anlattılar.

12 Mart iddia edildiği gibi Çerkes halkı için yeni bir yara, nur topu gibi bir sorun, sabah erken kalkan birkaç maceraperestin ya da çıkarcının organizasyonu değil, yaşadıkları ülkeden onurlu duruşlarıyla Anadilleri konusunda ilk “net”, “anlaşılır”, “halka inmiş” taleplerini haykıran insanların mutlu günüdür.

Gelin bu mutluluğa ortak olun. Karalamak yerine sahiplenin. Oraya gelen kitle klavye savaşlarının, en iyi ben yazarımların, en fildişi kulede ben oturuyorumların derdinde değil. Olan bitenler, sosyal paylaşım sitelerinde, mail gruplarında verilen şahane cevaplar, ‘katılmıyorum çünkü şundan şundan’ açıklamaları hiç birinin umurunda değil.

Bu halk samimiyetle dilleri, Çerkesceleri yok olmasın istiyor.

Bu halk her sabah evlatlarının varlığını  birilerine armağan etmek istemiyor.

Bu halk elbette Boğaziçi Üniversitesi’nde Adige Dili Kürsüsü açılsın istiyor ama önce köydeki ya da şehirdeki çocuğu kreşteki arkadaşıyla anadilinde konuşarak patates baskı yapsın, resim çizsin istiyor.

Hem de bunları acilen istiyor. Hemen istiyor.

İşte bu kadar yalın, açık ve net. 

Bu yazı toplam 4094 defa okundu.





nesrin

20 yıl önce de cesaret edememişlerdi anadilde eğitim talebine, çerkes ''ileri gelenleri''..şuanda yapılanı da beğenip desteklemiyorlar..herkimler düzenledi,tanımam bile..ama anadil talebini duyunca gittim mitinge..geç kalınmış olmakla birlikte, yerinde talepti..neden katılmayayım..?artık örgütlerimiz de şu korkaklığı atsalar üzerinden bence..heba olan kuşakların vebalini nasıl ödeyecekler..?
birşey yapmayanlar, yapanlara da engel olmamalı..çamur atmak yerine, taktir etme erdemliliğini gösterebilmeli..

14 Mart 2011 Pazartesi Saat 22:38
KUŞHA Faruk Özden

Yiğitçe ayağa kalkmak vede bende varım demek 12 Mart Eylemi.
Bazı nedenlerle katılamadığım,fakat kendi adıma desteklediğim bir eylem.
Kim tarafından düzenlemdiği değil,taleplerin haklılığının öne çıktığı bir eylem.
Önceki yıl DİÇEG imza kampanyası içinde katılım az diye kona yakılmıştı
bazıları tarafından.
İnsiyatifin sözcüleri kim:Murat,Kenan,Enver.Bizim arkadaşlarımız.Talepleri
ne?
Öncelikle dilimizin,Çerkesçe nin yeni kuşaklar tarafından öğrenilebilmesi
için T.C.nin göreve çağrılması,
Bazıları tarafından öküzün altında buzağı aranıyor.Kimilerine göre ÇHİ nin eylemi ile Gürcistan ın Çerkes soy kırımına sahip çıkmasını özdeşleştiriyorlar.Kim söylerse söylesin Çarlık Rusyası nın 19.y.y.daki
uygulaması SOYKIRIMDIR vede kalanlarında sürülmesi Çerkes Halkının
dünyanın dört bir yanına savrulmasıdır.Bunu kim dillendiriyorsa Tarihi
bir gerçeğin dillendirilmesidir.
Kaffed daha büyük katılımlı bir miting için çalışmalara başlamış.Kim
istemez ki 50 bin,100 bin katılımlı bir mitingi.
Bir avuç katılımcıyla da olsa 12 Mart bir ilktir.Halkımızın demokratik bazı taleplerinin dile getirilmesidir.

14 Mart 2011 Pazartesi Saat 16:33
SEMİH AKGÜN

Çerkes Çıkını

Semih Akgün

Bir çıkın saklıdır onda
Erteletir hep yarına
Patlar günü geldiğinde
Benzer volkan dağlarına

Anadoluda ki bu deyiş
Gerçeği seslendiriş
Çoğu tezcanlılar için
Dağlar gibi direniş…

******

Değerli Ergün selamlar kardeşim.
Aynı yolda, aynı bayraklar altında, aynı adımları atmanın kıvancıyla yazmış olduğun bu yazı için seni yürekten kutluyorum.

Ve sana sonuna kadar katılıyorum.
Nicelikten önce niteliktir aslolan.
Kuru bir kalabalık, bir sürü, bir güruh olmaktansa, bir avuç olmayı yeğlerim.

Fakat biz orada bir avuç değildik.
800.metreden uzun bir kortej oluşturduk.
Sanırım gelmeyen, gelemeyen insanlarımızı, Çerkes halkının tümünü de temsil ettik.

Hatta sanırım bu yürüyüşe mesafeli duran, mitingin ruhunu kavrayamamış insanlarımızda, orada olmadıklarına üzülseler de, içten içe mitingin olmasına sevindiler.

Yanılıyor muyum acaba?

14 Mart 2011 Pazartesi Saat 12:56
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net