Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çetao Nadir Yağan
Mitingleri Destekleyelim!
11 Nisan 2011 Pazartesi Saat 19:42

Çerkesler Türkiye tarihlerinde  ilk defa geçen 12 Mart’ta  sokaklara çıktılar. Çerkes şarkıları söyleyerek anadil eğitimi, radyo ve TV yayını istediler. Dilimize ve kültürümüze yaşam alanı açmak amacıyla düzenlenen bu sokak gösterisine kadın - erkek, çoluk- çocuk, genç- yaşlı katıldılar. Toplumsal yaşam düzenli bir akış içinde yürümekte olduğu, sürdürdükleri yaşam olağandışı bir olayla sekteye uğramadığı sürece  sıradan insanlar  bu gibi konulara  pek ilgi göstermezler. Sıyasetten uzak bir hayat sürerler. Yine de mitinge yüzlerce kişi katıldı. “Ben gitmesem, bir kişi eksik olsa bir şey olmaz, Bana mı kaldı Çerkesleri kurtarmak ” demediler.

Çerkes analar, babalar çocuklar  sokağa çıkmışsa yola düşmüşse eğer  bu gelinen güzel bir  noktadır. Gündelik yaşamın ebedi düzeni yetmiyor, toplumda yaşanan sorunların sonucu kendilerine etki ediyor demektir. Bir eylemde kadın yürüyorsa  yaşlı yürüyorsa ve Çerkes bayrağını o  tutuyorsa fikir meşruiyet kazanmıştır.  Kadın, fikri yaşama geçirecek onu sonraki nesillere taşıyacak olan semboldür aynı zamanda. Zira değişim ancak  'analar' tarafından kabul edildiğinde süreklilik kazanabilir.

Mitinge katılan ağabeyim , dostlarım “Her yaştan  her cinsten her bölgeden her eğitim seviyesinden yüzlerce  farklı insan vardı  ve  eminim ki bu insanların arasında dindarlar, hiçbir dine inanmayanlar, farklı siyasi görüşleri savunanlar, hepsi evet hepsi vardı. “ diyorlar.

 “Anadilim onurum savaşırım korurum “ sloganlarını duyan  vatana dönüş yapmış çoğu kişinin yürekleri diaspora sözkonusu olduğunda ilk kez bu kadar  gururla doldu.

Hayatında daha önce belki de hiçbir mitinge gitmemiş, tek slogan atmamış ve hatta belki de  mitinglere gidenleri sevmeyen insanları oraya toplayan saatlerce ayakta tutan, Çerkes bayrağı sallatan neydi? Hangi güçtü?  Bunun tek bir cevabı var. Biraraya gelenlerin belki de tek ortak noktası ben Çerkesim  demekten çekinmeyen Çerkesya’yı ülkesi kabul eden bir ulus olmanın, gücünü ve atalarından miras aldıkları direniş gururunu hisseden insanlar olmasıydı ve o insanlar dahil olmakla gurur duydukları o değerlerin tehlikede olduğunu görmüştü. 

İnsanların yaşam tarzlarını  tehdit altında gördükleri zaman sokağa dökülmesi, demokrasinin en önemli sigortasıdır. Sokaklara dökülmek artık sorunların çözümünün dayattığını, halkın kaderine el koyduğunu , bıçağın kemiğe dayandığını anlatır bize. Sokaklar artık bir şey anlatmaya başladığı zaman Çerkes memuruyla, Çerkes işçisiyle, Çerkes öğretmeniyle, Çerkes doktoruyla Çerkes kadını, kızı, genci yaşlısıyla halk sokaklara çıktığı zaman belki de demokrasi için umut doğuyor demektir.

Sokak eylemleri, varlığını  ve değerlerini unutmaya başlayan etliye sütlüye karışmayan kendine yabancılaşan Çerkes  toplumunun çözülme başlangıcıdır. Toplumumuzda siyasal duyarlılığın artması , Ölü Canlar`ın ayağa kalkması, demokrat Türk kamuoyunun desteğini kazanmak  aciliyet sıralamamızda başta gelir.

Demokrat bilinci gelişmiş  bir Çerkes  karakterini  yaratabilecek bu faaliyetlere katılmazsak Türkiye’nin kaygan siyasal zemininde zamanın ruhuna uygun  günlük politikalar üretemeyen, dikkate alınmayan bir halk  oluruz. Çerkeslerin yeniden Çerkesleşmeleri  için gereken ivme bu mitingler aracılığıyla hızlandırılabilir. Bu eylemlerin  içinde yer alarak hem kendi halkımızın  hem  Türkiye demokrasisinin gelişmesine katkı sunmak, herhalde teorik mahkûmiyetlerimizle başbaşa evde oturmaktan bin kat daha iyi olsa gerek. 

Bu yazı toplam 3622 defa okundu.





sinem

Nadir abla tam oradaymışsın gibi anlatmışsın. Tam yazdığın gibi her kesimden insan demekki Çerkes olmakla ilgiliymiş. Çerkesya bayrakları adeta kapışıldı. Çerkeslerin olduğu sokaklar artık bayraklarımızla renklenecek. 25 Nisan Adıge bayrağı günü önemli bir gün bunun için.
Ben kendi adıma her gittiğim eylemde bir tane bayrak ediniyorum. 4 tane bayrağım oldu şimdiden.

16 Nisan 2011 Cumartesi Saat 16:47
SEMİH AKGÜN

Sizin bu yazınız ve önceki yazınızı okurken, daha çok gençken kaşenime yazdığım bir şiiri, nostaljik duygularla anımsayıverdim.
Paylaşıvereyim istedim.
Selamlar!

Konuşmak İstiyorum

Semih Akgün

Mimiklerde
Jestlerde
Bakışlarda konuşur
Biliyorum

Ama ben seninle
BAĞIRA
ÇAĞIRA
KONUŞMAK İSTİYORUM!

13 Nisan 2011 Çarşamba Saat 14:12
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net