Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mıshe Berslan
Gerçek Yiğit Düşman Arayan Değil, Dost Arayandır!
11 Mayıs 2011 Çarşamba Saat 00:58

Bir fikri layığı ile savunabilmek kolay iş değildir. Her şeyden önce bir fikri neye karşı savunacağını bilmeli insan.. Karşıt bir fikri savunan kişi sadece kendi fikrini açıklamakla kalmayıp karşı fikrin yanlışlıklarını da ortaya koymalıdır. Bu da ancak savunulan fikir kadar karşıt fikir argümanlarının da iyi bilinmesi ile gerçekleşebilir.  

Bir fikir hakkında ‘fikri’ olmayan kişi/kişilerin sözde ‘karşıt fikir’ ortaya koyması/savunması, üzerinde konuşulan meseleleri çıkmaza sokar. Ayrıca bir fikri savunmanın da ahlaki sınırları vardır. Karşıt fikir, fikri savunana karşı değildir sadece fikre karşıdır. 

Guğem Yimezax filmini bilmeyeniniz yoktur eski bir film olmasına rağmen çok değerlidir. Fimi değerli kılan sahnelerinden birisi de, ölüm döşeğinde olan Jambotun, Alkhas ve Yemzağa söylediği son sözleridir: ЛIы шъыпкъэр пый лъыхъурэр арэп ! Ныбджэгъу лъыхъурэр ары нахь! ( Gerçek yiğit düşman arayan değil, dost arayandır! ) 

Kendilerine dost değil düşman arayanların son gözdesi Çerkesya Yurtseverleri. Takip edebildiğim kadarıyla ajanı olmadığımız ülke, bölmediğimiz halk, kırmadığımız kalp, yapmadığımız provokasyon kalmamış. 

Bizim fikirlerimiz hakkında bir fikir edinemeyenler kavramları da karıştırıyor. Milliyetçilikten bahsedilmeye çalışılırken Şovenizm tarif ediliyor ve Çerkes olmayan halkları karaladığımız sonucuna varılıyor. 

Peki ama neden Çerkesya Yurtseverlerine saldırılıyor? 

Çünkü biz;

Çerkes Cumhuriyetlerinin bir araya gelmesini istemeyenleri yazıyoruz.

Mahalli iktidar peşinde koşturanların  Çerkes topraklarını ne tür hilelerle ele geçirmek istediklerini yazıyoruz.

Çerkes milletinin bir araya gelmesini istemeyenleri yazıyoruz.

Soçi olimpiyatları üzerinden kendisine çıkar sağlayanları yazıyoruz.

Tarihimizi çarpıtıp, gerginlik çıkartmak isteyenleri yazıyoruz.

Halklar arası huzur ve barışın özellikle bu sebeplerden dolayı bozulmak istendiğini yazıyoruz. 

Çerkes halkını kafalarına göre kategorilendirenleri yazıyoruz.

Çerkesya için yoktu diyenleri yazıyoruz.

Çerkesya bayrağı için masonların işi diyenleri yazıyoruz.

Çerkesya haritası için uyduruk diyenleri yazıyoruz. 

En önemlisi de;

Çerkesleri uluslaşma yolundan alıkoymak isteyenleri yazıyoruz. 

Ama ne yazık ki fikirlerimizi anlamayanlar, yazdıklarımızı da çarpıtıyor. Bize düşmanlık sergileyenleri biz teşhir ettikçe, daha fazla halkları dışlamakla suçlanıyoruz. Tüm komşu halklar gibi bizde kendi yolumuzdan gitmek istediğimizi yazdıkça daha fazla bölücülükle suçlanıyoruz. 

Bizim bu iftiralara karnımız tok. Bizler hiçbir zaman ilkelerimizden, ideallerimizden vazgeçmeyeceğiz. Doğruları, gerçekleri halkımızla paylaşmaya devam edeceğiz. Çerkes milletinin uluslaşması için gereken neyse onu yapacağız. Gerisi sadece laftır! 

*** 

21 Mayıs 1864 hepimizin bildiği  üzere Çerkesya’nın yıkıldığı, tamamen işgale uğradığı – Çarlık Rusya’sının da işgali tamamladığı, zaferi kutladığı gündür. Bu nedenle 21 Mayıs’ı Çerkes Soykırımı ve Sürgünü günü olarak kabul ediyoruz. 

Ancak 21 Mayıs bizim için ağlama günü değildir. Öte yandan hakkın ne olduğunu bilmeden, hak aramaya kalkma günüde değildir. 

21 Mayıs, özgür Çerkesya için mücadele eden Tığujjıko Khızbeç, Şırıxhuko Tığujj, Granduk Berzeg, Havdıko Mansur, Xhırtsıjj Ale, Aleceriyeko Kuşıkupş, Boletıko Canbolet, Hatxı Muhamed, Selecerıyeko Degu, Kaytuko Aslanbek, Şutsejko Tseyko, Kocaberdıko Muhamed ve nicesinin yolundan ilerleyerek onların hedefledikleri idealler için ulus olma mücadelesi vermek demektir. 

21 Mayıs, tarihin yazmaya cesaret edemediği korkunç bir soykırım neticesinde dünyanın dört bir tarafına bir daha asla bir araya gelmemeleri için sürülen atalarımız için ağlamak değil, onlara bu acıları yaşatan sebeplerin hesabını sorma günüdür.  

21 Mayıs, bu günün anlamına aykırı bir takım politik hedefleri sergilemek değil, atalarımızın yarım kalan uluslaşma mücadelesini sürdürmek, yaşasın Çerkesya diyebilmektir ! 

21 Mayıs öncesi bu yanlışları sürdürenleri uyarmamıza rağmen hala bunda ısrar ediyorlar ve oturup konuşmayı bile kabul etmedikleri gibi iftiralarla saldırıyorlar. Taksim birçok karşıt görüşlü grupların toplanıp seslerini duyurmak için eylem yaptıkları bir yerdir. Dolayısıyla Taksim kimsenin tapulu malı değildir. Farklı fikirlerimize bölücü-ayrıştırıcı-ajan projesi yaftası vurduktan sonra Taksimde birlik olmayı beklemek en hafif değimiyle samimiyetsizliktir.. Eğer toplum olarak farklı fikirlere ve kişilere saygılı olmayı öğrenebilseydik, oturup konuşarak halledemeyecek bir şeyimiz kalmazdı. Bu nedenle köprüleri atanların, masumane birlikçi  tavırları beni ziyadesiyle güldürüyor. 

Ancak beni çok üzen bir nokta daha var. 

Soçi Olimpiyatlarının yapılmasına çok kısa bir süre kala halkımızın bölünmüş olması, sadece Çerkeslerin soykırım meselesini dünya gündemine taşımasından korkan RF’nin işine yarayacaktır. Çerkesler arasında ki iç çekişmeler ne derece şiddetlenirse farklı grupların çoğalmasına neden olacak sonuçta Çerkes ulusal hareketi büyük bir zarar görecektir. 

Benim gönlümden geçen 21 Mayıs, tüm düşünce farklılığına rağmen tüm Çerkeslerin(Adıgelerin) ortak sorumluluk bilinciyle hareket edip atalarının vasiyetleri doğrultusunda bir olmaları idi. Olmadı, ancak bu olmayacak anlamına da gelmiyor. Bu sene olmazsa seneye olacak, seneye olmazsa bir daha ki seneye mutlaka olacaktır.. Çünkü böyle olmak zorunda ! 

Çerkesya Yurtseverleri bu süreç içerisinde üzerine düşeni her zaman yaptı. Çerkes(Adıge) milletinin çıkarlarını savunan her kim, hangi etkinliği yapıyorsa ona elinden geldiğince destek verdi. Yanlışları olduğunda eleştirdi, doğruları olduğunda belirtti. Benim bu yüzden içim rahat hesabını veremeyeceğim hiçbir şey yok ancak bölücülükten dem vurup asıl bölücülüğü yapanlar için aynı şeyleri söylemeyeceğim. 

Çerkesya Yurtseverlerini eleştirmek, yanlışlarını söylemek gerekli bir şeydir. Ancak hakaret ederek, iftira atarak kendi politikalarına da ihanet etmekle kalmıyorlar, halkımızın da aklını karıştırıyorlar. 

Daha evvel defalarca yazdık, defalarca altını çizdik. Çerkes(Adıge) halkının kendi tarihi topraklarında, tek bir millet olarak barış ve huzur içerisinde yaşamaları için çabalıyoruz ve biz buna uluslaşma politikası diyoruz. 

Bizler hiçbir zaman diğer halkları küçümsemedik, aksine önemsedik. Halklar arası çatışma yaratmaya çalışan ancak bugüne kadar teşhir edil(e)memiş kişileri/kurumları da ortaya çıkararak halklar arası çatışmaların önüne geçilmesi için de ayrıca mücadele ediyoruz. Çerkes(Adıge) milletinin ulus olması böylesine ucuz, basit ve mahalli iktidar hevesleri ile zaten mümkün olamaz. Aksine halklar arası sorunların çatışmaya dönmesi Çerkes(Adıge) milli çıkarlarına terstir. Ancak halkımıza, topraklarımıza, bayrağımıza ve tarihimize dil uzatanları elbette teşhir edeceğiz ki, mensubu oldukları halk bu kişilerin gerçek yüzlerini görsün ve bu kişilerin oyunlarına gelmesin. 

Çerkes Soykırımı meselesi, Çerkes(Adıge) milletinin ulus olamamasında ki en büyük etkendir. Çerkes Soykırımı RF tarafından tanınmadığı sürece ve ulusal hak taleplerimizi elde edemediğimiz sürece Çerkesler çok daha uzun bir süre %90’ı diasporik olan bir halk olmaya devam edecektir. 

Ulusal hakların elde edilmesi ancak ve ancak ata toprağında yaşayan soydaşlar ile uyum ve birliktelik içerisinde hareket etmekle mümkün olabilir. Ne ata toprağında ki soydaşlar, nede diasporadakiler birbirlerinden ayrı-özerk ve farklı politik kulvarlarda koşmamalı, sadece atalarımızın gerçekleştirmek istedikleri ulusal birliktelik hedefi etrafında birleşilmelidir. 

Bu nedenle biz Çerkesya Yurtseverleri, Çerkes Soykırımının tanınması için başta  RF, AB, Türkiye ve Gürcistan devletleri yetkili makamlarına 21 mayıs öncesinde resmi başvurular yapmaya hazırlanıyoruz. 

21 Mayıs günü 15.00’de Taksim Meydanında toplandıktan sonra RF İstanbul Başkonsolosluğu önüne yürüyerek siyah çelenk bırakacağız ve ulusal hak taleplerimizi-kararlılığımızı belirten bir mektubu RF başkanına ulaştırılmak üzere vereceğiz. 

Daha sonra KAF-FED’in Beşiktaş’ta düzenlemiş olduğu anma etkinliğine ellerimizde ki pankart ve dövizlerle halkımızın birliği ve bütünlüğü için yürüyeceğiz. 

Halkımızın kafasını  yalanlarla,iftiralarla karıştırmak isteyenler-bölmek isteyenler- başardıkları oranda kalabalık toplayıp diledikleri kadar protesto eylemi yapabilirler, ancak hiçbir şey Çerkesya Yurtseverlerinin kararlılığını ve mücadelesini engelleyemeyecektir. 

21 Mayısta sokağa çıkacak tüm gruplara başarılar! 

21 Mayıs’ta ‘Çerkesya’ için saat 15.00’te Taksim’de buluşmak dileğiyle..


Bu yazı toplam 4926 defa okundu.





Hatko Timaf

Sayin Deniz Bulut. Adige-Cerkesya bayraginda bulunan 12 yildizdan bir tanesi Vubihleri temsil etmektedir yani Vubihlara aittir.

Bence Vubih kökenli Insanlarimiz bunu örnek alabilirler. Ben hicbir zamanda Adigelerin Vubihlari kendilerinden ayirdiklarina sahit olmadim nasil Abzahlar, Sapsihlar Adigeyse benim icin Vubihlarda Adigedir ve 12 Kabileden veya Yildizdandirlar. Kendini Adige görmeyen Vubihlarda olabilir ( ben sahsen cok az olduklarina inaniyorum) buna benim saygim var eger kendilerini Vubih olarak adlandirmak istiyorlarsa kendi secimleridir. Ben sahsen "Adige-Vubih" ayrimina karsiyim ve mesela Adigeyde hala bircok Vubih kökenli Insanlar vardir hatta Geri Dönüs yapan Diyaspora Adigelerinin arasindada bircok Vubih Kökenli Insan vardir ve kimse onlari dislamamaktadir buna zaten bir nedenleride yok.

Saygilarimla

12 Mayıs 2011 Perşembe Saat 18:15
Jago Macit

İyi günler, Uzun bir süredir sitedeki yazıları takip ediyorum ellerinize saglık, fakat bu süreçte anlayamadıgım nokta devamlı bir savunma, açıklama durumunda olmanız ve farklı gruplardan, kurumlardan kötü bir şekilde bahsetmeniz. Birlik içeren yazınızın devamı öncesiyle savaşıyor..

Çok mu eleştiri alıyorsunuz.. , bazen yazılarınızda bilgi almam gerekirken, farklı kuruluşlardan bu kadar eleştiri alıyorsa gerçekten eksiklik mi aramam lazım diye düşünüyorum (?)

Takip eden bir okur olarak bu düşünceler sizin yansımanız, lütfen yanlış anlaşılmasın.
sağlıcakla

12 Mayıs 2011 Perşembe Saat 00:03
Blenawo Erkan

Kabardino kardeş. Şu içinde bulunduğun manasız kompleks den çıkarsan belkide anlarsın bu sitede yazılanları ne dersin? Böyle ruhsatsız direkt içgüdüsel suçlamayla yorumlar döşersen pek kimsenin seni kaale alacağını sanmıyorum. İyi yine adminler sizin bu bağcı dövmek yorumlarınızı düşürüyorlar. Ben olsam içinde fikir kırıntısı olmayan böyle amaçlı yorumları siteye düşürmem bile. Hangi örgütmüş o Çerkesya için her şeyi yapıp bitirmiş olan? Birde üretip sunun diye fetva vermişsiniz ya ben size ne diyeyim artık. Burada da üretip sunulmadığını iddia ediyorsanız bize daha iyi bir yerin adresini verinde orayı okuyalım sayın fetva sever Kabardino kardeş.

11 Mayıs 2011 Çarşamba Saat 16:24
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net