Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
K'enet Recep Genel
Çerkesler Takipçisi Olacak
14 Mayıs 2011 Cumartesi Saat 02:39

Bir insanın hayatı boyunca yapmak istediği, yapmadığı, yapamadığı taktirde içinde uhde kalacak şeyler vardır. Benim için bu listede yer alan şeylerden birini 12 Mayıs 2011’de  gerçekleştirdim. Çok mutluyum…

Mutluyum… Bunca yıllık hayatımda, ilk kez, sabaha karşı İstanbul’da gökyüzüne bakıp, kendi kendime “Bu ülkeye sürgüne gönderilen atalarım adına bir adım attım. Onların davalarının takipçisi oldum” dedim. Ruhumun kapakları aralandı, karanlık bir yerlerde sakladığım bir sıkıntı, ne yapacağını, kime anlatacağını bilmezlik sabahın serinliğine karışıp gitti.

Emin ki; dava arkadaşlarım,Tarık Topçu, İnal Tamzok, Ömer Deniz, Hamit Levent Aytekin ve Erdinç Ünsalan da 12 mayıs gecesi başlarını huzur içinde yastığa koydu. 

100 yıllık bir özgürlük savaşının ardından, Baksan’ı terk edip sürgün yoluna düşen, büyük dedelerime karşı vicdani bir sorumluluğu yerine getirdim. Babam hayattayken, ne zaman kendi kimliğinden duyduğu gurura vurgu yapmak istese Rus-Çerkes Savaşı’na katılan büyük babasına atfen “Aslengeriy’in torunlarıyız… Biz savaşcıyız” derdi.

Evet, cepheden cepheye at süren atalarımız, özgürlük savaşçılarıydı. Ancak ben, özgürlük savaşçısı atalarımdan duyduğum gurur kadar, her daim “vatansız” kimliğimi ardımda sürükleyerek yaşamanın acısını da yanımda taşıdım. Bizim kimliğimiz yersizlik, yurtsuzluk üzerine inşa edildi. Uzaktaki vatanımız hakkında hikâyeler, kulaklarımıza fısıldanarak büyüdük.  Nereye gitsek, nereyi kendimize yurt tutsak, orada bir misafir gibi yaşar olduk. 

Her şeye yitirdiğimiz bir şeylere bakar gibi bakmaya, her yerde az sonra terk edip gidecek gibi yaşamaya alıştık.

Sürgünde yaşayanlar, nesiller boyunca genetik bir miras gibi  parçalanmışlıklarını, yurtsuzluklarını birbirlerine devreder. Doğduğunuz andan itibaren bu kırılmanın yarattığı, o dipsiz kuyuyu yanınızda taşıyarak yaşamak zorunda kalırsınız. Ve hiçbir şey o kör kuyuyu doldurmaya, doyurmaya yetmez. Diasporada yaşayan Çerkeslerin benliğini şekillendiren en önemli şey budur.  

Bu yüzden olsa gerek, çocukluk günlerimden bu yana sürgünler, mülteciler, göçmenler ilgi sıralarımın hep üst sıralarında yer aldı. Yani sürgünde olmanın nasıl bir duygu olduğunu çok iyi biliyorum.

Soykırım ve sürgünün 147. yılında kendi adıma küçük, ama tarihsel bir adım attım.  Babamın gurur duyduğu sözlere bir ilave yaptım: “Ben K’enet Aslengeriy’in torunuyum. 147 yıldır yurtsuz ve sürgünde yaşıyoruz. Ve artık, atalarımın uğruna can verdiği ülkemi geri istiyorum. Kabardey’de yaşayan akrabalarımla kucaklaşmak, dilediğim zaman kendi ülkeme gitmek, ülkemin pasaportunu cebimde taşımak istiyorum” dedim.

Bütün bunları Rusya Parlamentosu’ndan, Rusya Başbakanı Medvedev’den şahsen talep ettiğim için, mutluyum, gururluyum. Ancak 6 kişinin yaptığı bu başvuru sadece bize ait değil.  Anavatanda ve sürgünde yaşayan milyonlarca Çerkes’in bu başvurunun müdahili olacağını, Rusya’nın, Türkiye’nin Avrupa ülkelerinin ve dünyanın bu davaya nasıl yaklaştıklarını yakinen takip edeceklerini çok iyi biliyorum.

147 yıldır, Rusya topraklarında sürgüne giden bir halkın hayaleti kol geziyor.  147 yıldır, vatansız Çerkesler, anavatan hayaliyle dünyanın dört bir yanında yaşıyor.

Çerkesler, özgürlüğün bedelini fazlasıyla ödedik. Artık özgür bir ulus olarak dünya devletleri arasındaki yerimizi almak istiyoruz. Biz sürgünde doğan, sürgünde yaşayan Çerkesler, bunca acı, bunca yıkımdan sonra anayurdumuzda özgürce yaşamayı fazlasıyla hak ettik.  Ve Dünyanın en yıkıcı savaşlarına tanıklık eden Kafkasya da barışa ve özgürlüğe susadı.

Nasıl ki, milyonlarca Çerkes aradan geçen bir buçuk asra karşın, halâ atalarımıza reva görülen zulmün takipçileriyse, Rusya da Çerkes Sürgün ve Soykırımı’nın tarihsel muhatabı olmaya devam ediyor. Ve er ya da geç, Çerkes Sürgün ve Soykırımı’nın yarattığı sonuçlarla yüzleşmek zorunda kalacak.  Ne dünya, ne de Rusya sürgünde yaşamaya mahkûm edilen milyonlarca Çerkes’i daha fazla görmezden, duymazdan gelemez.

Savaşların, yıkımların bittiği bir Kafkasya için, küllerinden yeniden doğacak Çerkesya için, demokratik bir Rusya için bu davanın seyri çok önemli olacak.


Bu yazı toplam 4784 defa okundu.





DEGUF Gamze

Recep bey'in yazılarını özledik...

05 Temmuz 2011 Salı Saat 22:57
Blenawo Erkan

Sayın Teoman size soracak değiliz. Nereye dönüp dönmeyeceğimizi.
Recep abi'nin hiç de provakatif olmayan yazılarına böyle yorum yaptığınız için biraz utanmanız lazım.
Birde gülme işareti koymuşsunuz ? Böyle siteleri gezip uyduruk yorumlar yapacağınıza biraz okuyun. okuyun.okuyun.

03 Haziran 2011 Cuma Saat 14:10
teoman koman

insallah en kisa zamanda gercek ulkenize geri donersiniz///tabii laf kalabaligi yapmayip hemen ucak bileti alirsaniz)))))

27 Mayıs 2011 Cuma Saat 22:30
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net