Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çetao İnal
Diaspora’ya 12. (Son) Mektup: Sorular-Yanıtlar
26 Eylül 2011 Pazartesi Saat 00:34

Beni direk olarak arayan 16 dernek başkanı veya yöneticilerine cevabım:

Görüyorum ki sizde gidişattan dünyadaki gelişmeler karşısında kurumların durumundan hoşnut değilsiniz. Dernek olarak elinizden bir şey gelmediğini, bağlı olduğunuz üst kurumlarında bir şey yapmadığını böyle devam ederse dernek ve dernekçiliği bırakıp kurultay çalışmalarına başlamak istediğinizi söylüyorsunuz.

Değerli dostlar: Bu konuda yerden göğe kadar haklısınız. Her ne kadar içlerinde iyi niyetli arkadaşlarımız olsa da, Federasyonların ve DÇB'nin bu günkü yapısı ve durumu ile toplum adına bir şey yapacağına yapabileceğine benimde bir umudum kalmadı. Bir kurum hangi konuda olursa olsun bir şeyi yapması için öncelikle bir hedefi bir planı bir projesi olması gerekir değil mi? Oysa bu kurumların ortaya koyduğu ne bir plan proje ne de bir çabaları var. Eğer olsa idi son Moskova da ki oldubitti ile kotarılan toplantıda hazırlanmış bir proje veya bir talepleri olurdu değil mi? Sayın Şık Çiçek hanımdan başka elinde bir proje ile toplantıya katılan en azından sesini çıkarabilen bir kişi veya kurum oldu mu? Olmadı olamazdı çünkü bu kurumların toplumun geleceği için ne bir planları veya hedefleri vardı ne de niyet ve çabaları.

Dernek ve dernekçilikten vazgeçme fikrinize gelince böyle bir şeye gerek olmadığı aksine Çerkesya ideali ile çalışmak isteyen arkadaşlara görev verilerek derneklerin işlevlerine devam etmeleri sağlanmalıdır. Hedefini doğru koyan dernekler belki de yapılacak olan bir kurultayın itici güçleri olacaklardır. Bu arada şunu da belirtmem gerekiyor benim ısrarla söylediğim kurultay derneklere alternatif bir kurum değil. Kurultay öyle Federasyon veya DÇB gibi bir oluşumda değil. Birilerinin direktifleriyle yöneticileri seçilen veya birilerine yağcılık, yalakalık yapması için oluşturulan bir kurum hiç değil. Bahsi edilen kurultay tam bağımsız ve bağlantısız gerçekten tüm dünyada ki Çerkes’lerin onayı ve katkısı ile oluşacak bir yapı olmalı. İşte bu yapının temel taşları da neden yüzleri Çerkesya’ya dönük dernekler olmasın. Not: Bana direkt yazan dernek başkan ve yöneticilerinin isimlerini etik olmayacağı nedeniyle yazmadım. Ancak bu yöneticilerin arasında Reyhanlı Derneğinden kimsenin olmadığını söyleyebilirim.

***

Bazı site, grup veya oluşumlarda bulunan arkadaşların sorularından biri:

Neden yeni bir kurultayda ısrar ediyorsan da, mevcut bir kurumda toplanılmasını istemiyorsun?

Aslında cevabı ortada ve bir kaç defa bu konuya dokundum ama daha açık bir cevap vermekte de bir mahzur yok. Şu anda  mevcut gruplardan bir kaçına göz atarsak; Örneğin birinin işlevi sabah akşam sürgün ve soykırımı kabullenmediği için Rusya'ya çatmak ve küfür etmek. Bununla birlikte bu gerçeği gündemine almayanlara da diğer yönden bu gerçeği gündemine alıp yol yöntem belirleyip harekete geçenlere de eleştiri bazen de küfürlere varan söylemleri var. Yani bu grup en doğrusunu en iyisini kendisi bilir. Kendisinin dışındakiler ya yanlış yoldadır, ya satılmıştır ya haindir.

İyi de adama sormazlar mı kardeşim o kötü bu kötü peki senin hedefin ne, varmak istediğin nokta neresi; masa başında oturup birilerine sövmekle sorun çözülecek mi? RF senin bu sövgülerinden usanıp (Gel kardeşim senden özür diliyorum) diyeceğini mi düşünüyorsun? Velev ki RF özür diledi kapıları sonuna kadar açtı, buyurun dedi. Ondan sonrası için planın ne? Plan yok proje yok, ilerisi için bir düşüncende yok-Yok diyorum çünkü bu konuda yani ilerisi için ortaya koyduğun ne bir hedef ne de bir söylemin var.

***

Bir başka grup ise 30 yıl öncesinde söylenen bir şarkıyı hala mırıldanarak vatan kurtarma peşinde. Önce tüm dünyada demokrasiyi hakim kılacak sonra sıra Çerkeslere gelecek.

Tabii ki o zamana kadar Çerkes denen bir varlık kalmış ise. Kardeşim senin bu demokrasi, eşitlik, özgürlük söylem ve eylemlerine itiraz eden yok. Aklı başında olan biri bunların karşısında olabilir mi? Ama bu yöndeki uğraşların arasında bir nebze olsun kendi toplumuna kendi vatanına yönelik bir proje olsun demek kötü bir şey mi? Hayır biz önce Çerkeslerin yaşadığı ülkelerde kralları diktatörleri

Yıkıp buralara demokrasiyi getireceğiz sonra RF’yi de demokratik bir ülke yapacağız, ondan sonra Çerkeslere “buyurun isteyen vatanına dönebilir”

diyeceksiniz. Peki ya siz diye soranlara biz burada rahatız diyeceksiniz öyle mi? Ve bu anlayıştaki bir grubun büyüyeceğini, güçleneceğini

Çerkes toplumu içinde bir yer bulacağına inanacaksınız. Böyle bir şey olabilir mi?

 ***

Bir başka gruptaki arkadaşlar ise " Sen çözüm kişilerle değil kurumsal bir yapı ile olabilir diyorsun ama birçok kuruma çatıyorsun" diye serzenişte bulunuyorlar.

Değerli arkadaşlar; Uzun yıllar önce bir derneği kurup bir süre başkanlığını da yapan, gerek Ankara gerekse İstanbul’da ki derneklerin kıyısından köşesinden geçen 30 yıllık gözlemlerinden dersler çıkarıp neyin yanlış neyin doğru olduğunu veya olabileceğini (kişisel fikirlerini) söylemek kurumlara çatmak mı oluyor? Bunları yazmak söylemek bana zevk mi veriyor sanıyorsunuz? Aksine ben 30 yıl öncesinden kendi adıma verdiğim sahnede yeteri kadar oyuncu var birileri de arka planda destek olmalı ve bu oyunu izleyecek seyircilerde bulunmalı kararımı bozmadan devam etmek istiyorum. Ne var ki önümdeki sahnede o kadar çok oyuncu oldu ki, sahneye sığmayıp neredeyse aşağıya yuvarlanmak üzereler.

İşte benimkisi bu arkadaşlara "ya sahne çökecek ya da düşeceksiniz " ikazında bulunmak ve işte bunun içindir ki mevcut kurumlardan birinin toparlanma şansı varsa ne ala. Değil ise yeni bir kurultay gerekli diyorum.

Kuğu gölü bir yönetmen ve kırk kişi ile oynanabilir. Ama kırk yönetmen ve dört yüz oyuncu ile oynanmaz. Eğer böyle bir oyun oynanır ise onun adı kuğu gölü değil kuruyan göl olur.

Bir kaç kişinin ısrarla söylediği falan grubun Rus filan grubun Amerikan çıkarlarına hizmet ettiği, bu grupların ihanet içerisinde olduğu iddiaları. Yapmayın beyler. Her toplumun içinden çıktığı gibi, Çerkes toplumunun içinden yolunu şaşırmış, kişisel çıkar peşinde koşan birileri çıkabilir. Bu tipler zaman içerisinde deşifre olurlar. Ama bir grubun içinde bir çürük var diye o grubu toptan mahkûm etmek haksızlık değil mi? Bana göre yapılması gereken bu tür çürükler ile uğraşılacağına o grubun içindeki iyi unsurların kazanılmasıdır. Sonuç olarak şu bir kaç örnek grubun hal ve tavırlarını gördükten sonra, bunların bir araya gelmesi ve sayıları onları, yirmileri bulan diğer grupları da bir araya getirip Anavatana yönelik yeni bir hedef belirleme olasılığı var mı?

***

Bir kısım aklı evveller " Vatan vatan diyorsun ama henüz ne bağımsızlığını kazandı ne de demokrasi var. Önce bunlar bir gerçekleşsin ondan sonra insanlar belki Vatana döner " diye saçmalıyorlar. Bu tiplere nasıl bir cevap verilebilir? En hafif deyimiyle bu aptallar; seyirci koltuğunda oturacak, birileri bağımsızlığı daha sonra demokrasiyi gerçekleştirecek ondan sonrada belki de birilerinin Vatana dönüşünü seyredecek. Belki döneriz demiyor, belki dönerler diyor. Yani kendileri yine seyirci kalacak.

Ey mübarek; senin evini birileri yaktı ve ailenin fertleri bir yerlere dağıldı, bir süre sonra annen bir ayağını baban bir elini kaybetmiş olarak geri dönüp yakılan evi şöyle böyle onarmış şimdi çocuklarını geri çağırıyor. Yani sana sesleniyor “gel evimizi eskisinden daha güzel yapalım” diyorlar.

Peki, sen ne yapıyorsun? Sığıntı bir şekilde yaşadığın yerden bakıp bir ayağı olmayan annenden, bir eli olmayan babandan utanıyorsun. Kendi evini onarmayı, ailenle birlikte yaşamayı istemiyorsun öyle mi? Her şeyi annen ve baban yapacak sonra beğenirsen belki de evine döneceksin. O zamana kadar Sığındığın yerde önüne gelen herkesin tekmelediği bir asalak gibi yaşamaya devam edeceksin. Bu yetmezmiş gibi başkalarını da senin gibi asalak bir yaşama Sürüklemek için ortalıkta gezinip ahkâm keseceksin. Bilmiyorum bu tiplere ne denir? Nasıl bir cevap verilir gerçekten bilmiyorum?

Neden Cherkessia.net'te yazdığımı merak edenlere ve diğerleri kötü de bir tek Cherkessia.net mi iyi diye soranlara;

Eğer yazdıklarımdan bütün kurumları kötülediğim anlamı çıkıyorsa demek ki ben derdimi iyi anlatamadım ve bunun günahı da bana ait. Bundan sonra yazacak olursam daha edebi ve felsefi yazarım. Ancak herhangi bir kurumu kuruluş amacına uygun çalışmıyor diye eleştirmek o kurumun kötü olduğu ilanı mı oluyor? Bir kurum iyi veya kötü olmaz, bütün kurumlar iyi niyetle kurulur. Ölçüt o kurumun yaptığı çalışmalardır. Bir horoz sevenler derneğini düşünün. O dernekte Her gün horoz dövüşleri yaptırılıyor ise sanırım öncelikle yapılanların doğru olmadığını söyler, eleştirirsiniz. Değil ise bu kurum iyi ismi de güzel diyerek Sessiz kalır iseniz öncelikle kendinizi kandırırsınız. Defalarca belirttim. Bir kişi veya kurum " benim amacım gölgelik bir yerde bir hamak kurup yatmak" diyor ise ona iyi uykular dersiniz. Ama birileri veya bir kurum ortaya çıkıp, ben senin ve toplumun adına iyi bir şeyler yapacağım diye boy gösterip ne benim ne de toplumun adına bir şeyler yapmadığı gibi yanlış bir hedefe yönelmiş ise onu ikaz etmek eleştirmek hakkım değil mi?

***

Cherkessia. Net’in iyi mi kötü mü olduğu sorusu iyi düşünülmüş gayetle eksantrik bir soru. Birincisi her ne kadar organik bir bağım yok ise de ben yazdım onlar yayınladı. Övgüye de yergiye de açık oldukları için ne yazdı isem o yayınlandı. Ama daha önemlisi Cherkessia.net yıllar önce birçok kurumun yapması gerekeni yaptı. Çerkes toplumunun ayağa kalkması için gereken yeni bir vizyon,yeni bir söylem ve yeni bir hedef ortaya koydu. Kim ne der ise desin kısa bir sürede epeyde yol aldı. Kendi adıma bir çok kuruma sözlü veya yazılı on yıllar önceki belirlediğiniz hedefleri yeniden gözden geçirip bu güne ve yarına yapmayı düşündüklerinizi halka açıklayın ısrarıma rağmen bırakın halka açıklamayı o kurumların yöneticileri bile kendi aralarında bu konuyu konuşmadılar. Öte yanda Cherkessia.net hedeflerini gayet açıklıkla söylüyor. Cherkessia.net'çiler kendilerine övünme payı çıkarmasınlar diye (Laf aramızda kalsın) benim birçok düşüncemi Cherkessia.net yazarları benden önce gündeme getiriyor. Cherkessia.net’in  yazarlarını ,yazılarını, hedeflerini beğenirsiniz beğenmezsiniz. Eksik veya fazla bulursunuz.

***

Bunun takdiri elbette sizindir. Ancak bir çok kurumun yürümeye korktuğu yolda Cherkessia.net’in azimle yürüdüğünü görüyoruz. Yanlışları ve hataları var ise ikaz etmekte bizim görevimiz. Ben Cherkessia.net’in söylemlerini diğerlerine göre daha gerçekçi ve uygulanabilir olduğuna inanıyor ve bunun için de Çerkesya Yurtseverlerini destekliyorum.


Bu yazı toplam 4334 defa okundu.





Tley Mete

Türkiyede kendisini Çeçen, Abaza, Oset ve başka her şey zanneden Çerkesler okusun bu yazıyı. Hemde iki kere.
İnal Çetaoya yürekten saygılar

30 Eylül 2011 Cuma Saat 17:28
Tsey İbrahim

Yazı yeteneğim olsaydı bu yazıyı ben yazmak isterdim İnal bey.
İçten ama ders vermeden dümdüz ve açıkça.
Bircan kardeşimin yazdığı gibi Çerkesyanın kendisini sahiplenecek gerçek Adıgelere ihtiyacı var. Aynı sizin gibi. Saygılar. Selamlar.

28 Eylül 2011 Çarşamba Saat 20:10
irfan kosak

teşekkür ederım.
ilk defa benım gibi duşunen bir yazı okudum, eline koluna saglık.

28 Eylül 2011 Çarşamba Saat 14:37
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net