

Üzerinde konuşmanız gerekmeyen gerçekliği, gerekliliği tartışalamayacak derecede sabit olan şeyler hakkında söz beyan etmek zordur.
Tüm dünyadaki Çerkesler için şu an üzerinde en çok durulması gereken konu tartışmasız Suriye’deki Çerkeslerin içine düştükleri durum hakkında yapılacak, yapılması gerekli olan şeylerdir.
Türkiye’de bu konuya duyarlı olan çerkeslerin ellerinden gelen ölçüde bir araya geleceklerini ve İstanbulda 29 Ocak tarihinde seslerini duyuracaklarını biliyorum.
Neden, niye, niçin, nasıl ve benzeri hiç bir soru kaldırmayan, nedeniyle niçiniyle nasılıyla çok net olan bu eylemin başarılı ve gerekli tüm makamlarca duyulur olmasını canı gönülden diliyorum..
Herkesin elinden geleni yapacağından da eminim.
Bu eyleme katılacak olan tüm insanlarımızdan, katılamıyor olduğum için özür diliyorum. Katılımcıların her birisine hatırlatmak istiyorumki benim gibi pek çok kişi de gönülleri ile yanınızda olacak. Her birinizin, benim gibi, İstanbula gelememiş bir kaç kişinin yüreğini de yanınızda taşıdığınızı unutmayacağınızı umuyorum.
Sağ olun var olun, hep olun... Olumsuzluklar hep sizden uzak olsun...
ZAMANI GELDİĞİNDE....
Bir büyük kuruluşumuz zamanı geldiğinde hareket edecekmiş, kıpırdayacakmış, titreyip kendisine gelecekmiş...
Zamanı geldi... Ama, yanımızda olmanızın zamanı değil gelen... Sizler için bambaşka bir şeyin zamanı geldi... Kaffed’in Dünya Abaza Birliğine başvurma zamanı geldi... Zaten bunu yeni çalışma planınızda dile getirmiştiniz, bunu arzuladığınızı amaçladığınızı söylüyordunuz..
Bakın, ne güzel Suriyedeki olaylarda sizi bu mecraya sürüklüyor... Türkiyedeki Abhaz-fed örgütü başkanı önünüzü açtı.
Tam zamanı, Şapsığlarında Abhazya vatandaşı olmalarının kolaylaştırılması konusunu gündeme taşıyan insana teşekkürlerinizi sunmanın vakti geldi. Eee, size bağlı derneklerde yer alan Abaza ve Şapsığların sayılarını alta-alta yazar üst-üste çıkartırsınız...
Tam zamanı, bırakın Suriye için eylem yapmayı, yapanları desteklemeyi...
Tam zamanı, haydi bir an evvel Dünya Abazaları Birliğine katılma çalışmalarını başlatın. Tam zamanı... Zaten niyetinizi açıklamıştınız...
Çerkeslerin yakasından düşmeye de niyetiniz varsa, onu da açıklayın, sabırsızlıkla bekliyoruz...
AĞIZDAN ÇIKAN LAF VE SÖZ ÜZERİNE....
Söz, ağızdan çıkan laf tüm dinlerce çok önemlidir. Müslümanlık, Hristiyanlık, Yahudilik gibi büyük dinlerde insan söylediği söz ile, laf ile dinden dahi çıkabilir. Hatta mesela islamiyette dinli olmak dahi söylenen lafla sabit olur. Diğer dinler de söylediğimiz laflara çok önem verirler.
Milli geleneğe sahip olan her toplumda da ağızdan çıkan lafa önem verilir. Çerkeslerde, Abazalarda ağızdan çıkan laf, yazılı pek çok evraktan kanundan daha önemli ve bağlayıcıdır.
Ağızdan doğru olarak çıkmayan laf, yalan, tüm dinlerce aşağı görülen, öbür dünya da cezalandırılacak şeylerdendir. Öbür dünya inancı olmayan dinlerde dahi, yalan, örneğin bir sonraki yaşamda bilmemne böceği olarak doğulmasına bile vesile olacak bir suçtur.
Kısaca, bırakın milli konuları, ucunda ölüm olmayan en basit hususlarda dahi ağızdan çıkan doğru olmayan laflar hiç bir görüş tarafından tasvip edilmezler.
Sanıyorum anlatmak istediğim şeyleri izah edebildim.
ah hilmi abi ah. bizim insanımız özellikle Türkiyede çok bilinçsiz.
gider Dünyayı kurtarmak için yürür. Suriyede ki kendi insanı için yürümez.
çelişkiden ve hep başkaları için her şeyini feda eden insandan çok ne var bizde. 200 kişi yürümüş koskoca 200 farkında yürek. üzülsem mi, sevinsem mi bilemiyorum.
selam olsun Suriyed ki Çerkeslerle dayanışan bütün yüreklere.
