Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Açumıj Hilmi
Bazıları Taş Oldu Taş...
11 Kasım 2010 Perşembe Saat 12:05

Sahilde, Karadeniz kıyısı ile anılır benim mensup olduğum boy. Şapsığım ben. Annemde Abdzah. Babaannemde, babamın ninesi de Abdzah, ama ben Şapsığım.

Şapsığ ne demektir? Bu kelimenin bir kökü kökeni var mıdır, anlamı nedir? Elbette ki vardır.

Şapsığ benim, ben. Anlamı, kökeni, benim, atalarım, hala Şapsığım diyenler. Kendisini başka boya mensup hissetmeden Şapsığım diyen herkes, anlamı bu.

Tüm Şapsığım diyenler, annesi, babanesi, nenesi başka boylardan olsa ile hala Şapsığım diyenler.. İşte Şapsığ onlar...

***

Birisi bana, Şapsığ; sahilde elini deniz suyuna sokup ŞAP-ŞUP, Şap-Şuk diye sesler çıkartan orta Asya’nın bozkırlarından gelmiş öz be öz Türkoğlu Türkler’dir, bu şap-şuk sesinden de Şapsığ kelimesi türedi, dese, güler geçerim. Kabartaylar ‘Kabaran Tay’dan Abazalar ‘Abası az’ gibi kelimelerden türedi deseler, şaka olduğunu düşünürsem, gülerim belki... 

Kürtler, kart kurt diye kar üzerinde yürüyenlerdi yaa, işte onun gibi... Çerkesler, orta Asya’dan gelen Kıpçaklardı yaa, işte onun gibi... Şaka olduğunu düşünsen; güler, geçersin.  

Bunu söyleyenler, bunun böyle olduğunu iddia ediyorlarsa, birde kaynak gösteriyorlarsa, hele hele Türkiye gibi kart-kurttan Kürt türetilmiş bir ülkede böylesi kaynaklara ulaşmak hiçte zor değilse....Çerkesi, Çingene’den, Türk’e, Asetin’e hatta tüm Kafkasyalılara çevirebiliyorsa birileri....

Bunları ciddi ciddi söylüyorlarsa, dile getiriyorlarsa, en son ilenir; ‘ Allah taş etsin sizi, emii..’ der, geçersin...

***

Kürtlerin Kart-Kurtlukları, yok varsayılmaları imkansız olduğu içindi, var olan bir şeyi örtmek, maskelemek, yeni bir potaya sokmak içindi. 

Peki, bir şey değişti mi, ben kart-kurt’um diyen, kara basıldığında çıkan sesten türemiş ulusumun ismi, diyen Kürtler çıkmadı mı, çıktı tabii ki. Ama gerçek yine de gün yüzünü gördü.

Günümüzde, Türkiye’nin şartları bambaşka; Artık Kürtler, Kürt, Çerkesler Çerkes ve bu kimseyi rahatsız etmiyor. Devlet bile artık bu halkların sorunları ile ilgilenmeye başladı, başlatıldı, başlamak zorunda kaldı.

Bu gün tüm Türkiye’de Kürtlerin kart-kurt sesinden türemiş bir Türk boyu olduğuna dair pek çok (sözde) kaynağın olmasına rağmen bunu savunan kaç kişi çıkabilir ki... 

***

Çerkes’lerde yeniden yapılanmaya başladılar, ‘Çerkes-Adıge’ kimliklerini kurumsallaştırma çabası içerisindeler. Tek tek Türkiye’nin her tarafında kurumlarımız değişim geçiriyor, üzerlerindeki kabuğu yırtıyorlar.

Bu arada Çerkeslerin Türklüğünden, Araplığından, Şapşuk Türklerine, Kafkas birliğinin kutsiyetine, Kafkas=Çerkes=herkese atıf yapanlara kadar pek çok, söylediğine aslında inanmayan, bunun doğru olduğunu bile sanmayan hatta sanmadığını bile dile getirip yeni bir kavram arayanlara bile rastlıyoruz.

Ulusal inkar ile, uluslarını inkar etmekle, uluslarının sorunlarının çözülebileceğini (aslında buna inandıklarını bile sanmadığım insanlar) iddia ediyorlar. 

Bunu da taşların yerine henüz oturmamış olduğuna bağlıyorlar. Ortamın müsaade etmediğini, şartların uygun olmadığını iddia ediyorlar. İçinde yaşadıkları devletin Çerkes(Adıge)ce, devlet televizyonunda yayın yaptığı, Çerkes(Adıge)ce üniversitelerde bölümler açmaya hazırlandığı dönemde bu iddialarda bulunuyorlar.

Çok uzak olmayan bir geçmişte derneklerimizden ayrılıp kendi yapılarını kuran Abhaz, Çeçen, Asetin, Dağıstanlılar ve hatta biraz daha eski bir dönemde derneklerimize gelmekte olup ayrıldıklarını bile unuttuğumuz Kafkasyalı diğer uluslar mesela gürcüler, çoktan kendi derneklerindeler, yapılarındalar.

***

Bizim yapılarımızda, yakın bir gelecekte kendilerini bulacak ve olması gerektiği şekli alacaklar. Bu kaçınılmaz ve doğal olan bir süreç.

Bu süreci göremeyen, gördüğünde ise telaşlanan bir grup insan ise... Kendilerini yıpratıyorlar. Yarın Çerkes(Adıge) yapısını alacak kurumun içerisinde yer alırken, yarını görmedikleri, görmek istemedikleri için kendilerini eskitiyorlar. 

Büyük laflarla, aslında doğru olmadığını bildikleri tezlerle, söylemler sunuyorlar. Bu sözlerinden, kısa bir süre sonra utanacaklarını, kendi isimleri ile bu söylemlerinin anılacağını düşünmek bile istemiyorlar.

Birkaç yıl sonra, şimdi içerisinde yer aldıkları dernek, vakıf vs.’ye girdiklerinde bu gün söylediklerini, insanların onlara hatırlatabileceğini düşünmüyorlar...

Taşların yerine oturmasını bekleyenlerde var. Aslında yerine oturması gereken tek şey ise kendileri. 

Türkiye’de hiç bir dış faktör bu söylemin dile getirilmesine vesile olacak nitelikte değil. Türkiye’de ‘Kafkas’ ismi ile örgütlü olmayı isteyebilecek tek bir güç var, o da Türkiye’nin hemen hemen tüm yaşayanlarınca kurtulunmaya çalışılan ‘derin devlet’. Kendi ulusal kimliğimize sahip çıkmamamızı isteyecek Türkiye, Rusya, Ürdün gibi devletlerin derin yapılarıdır.

Ben elbette biliyorum ki böylesi komple teorileri yazmak gerçekleri yansıtmıyor. Sadece bunun bir çakışmadan ibaret olduğunu düşünmek istiyorum.

Çünkü biliyorum ki siz ne yaparsanız yapın diğerlerini de bu yaptıklarınız etkiler, birilerinin yararınayken diğerlerinin zararlarına olur. 

Örneğin bir Abhazya kurtuluş savaşını, Çeçenistan’daki mücadeleyi aklınıza getirin. Abhazya’da hemen hemen tüm kuzey Kafkasya’dan gelen gönüllülerin ve Abhazlar’ın mücadelesi neticesinde SSCB Karadeniz filosunun paylaşımı savaş olmasaydı olacağından çok daha farklı gerçekleşirdi. Abhaz ve Gürcüler barışla ayrılsalardı şu an SSCB mirası olan Karadeniz filosundan paylarına düşen şey daha fazla olurdu. Bunun anlamı tüm gönüllüler ve Abhaz halkı Karadeniz filosunun paylaşım savaşında isteyerek taraf oldular da demek değildir.

Türkiye’de derneklerin ulusal kimliklerini kabul etmemeleri, ulusal kimliğe dayalı bir yapılaşma içerisine girmemeleri için mücadele verenler farkında olmayarak başkalarına hizmet ediyor olabilirler. 

Kısaca ne yaparsanız yapın birileri bundan faydalanacaklar veya yapmanızı istemeyecekler.   

***

Tam tersi olaylarda gerçekleşecek, mesela Rusya federasyonu, yurtdışında yaşayan tatar, Rus, Belerus, Ukraynalı vs. olup günümüz Rusya sınırları içerisinde tarihsel olarak yaşamış ulusların Rusya dışında yaşayanlarını da kendi ülkesinde yaşayan ulusların soydaşı ilan etti. Bu ulusların fertlerinden Rusya’ya geri dönmek isteyenleri için programlar hazırlıyor. Dönmeyecek olanlar içinse yaşadıkları ülkelerde ulusal varlıklarını sürdürecek kurumlar oluşturmaları için destek vermeyi devlet politikası olarak benimsiyor. 

Almanya, Estonya, Litvanya, Polonya, Çekya vs. gibi ülkelerde bu yasanın kapsamına girenlerin çok az bir kısmının Rusya’ya geri dönmek isteyeceğini tahmin etmek zor olmasa gerek. Buralarda bu uluslara destek vermeyi taahhüt eden Rusya bir şekilde bu ülkelerde gücünü arttırmış olmayacak mı, evet olacak tabii ki.

Çerkesler’de bu yasa kapsamındalar ve enteresandır son bir kaç yıl içerisinde kendilerine tanınan özel kotalara rağbet etmeyerek, bir kaç milyonluk diasporadan bir kaç kişiyi geçmeyen müracaatları ile zaten Rusya Federasyonuna biz gelmeyeceğiz mesajını ilettiler. Bu kota ile sağlanan kolaylıklarda öyle olağanüstü derecede süreci hızlandırıyor da değildi ama Çerkes kökenli olmayan bir başka Türk vatandaşına göre kolaylıklar sağlıyordu. 

Bu kanunun sadece Çerkesler için, sadece Çerkeslerin çabalarıyla çıkartıldığını düşünmekte doğru olmasa gerek. Yasanın günümüzdeki şeklini alması için Adıge Xaselerden tutun Çerkes Devletlerine kadar herkes çaba sarf ettiğini de belirtmekte yarar var.

Peki, ne için, neden çıkartıldıysa da bu kanundan faydalanmaya çalışmak gerekmiyor mu. Elbette ki gerekiyor.Bu konu üzerinde senaryolar düşünüp öne sürmekte mümkün, zaten bazıları bunu yapmaya başladılar bile.

Sadece bu da değil. Türkiye’de olan olaylardan da komple teorilerine ulaşmak mümkün. Mesela; ‘Çerkes= Adıge+Abhaz +Asetin denklemini kuranlar için; Rusya’nın oyununu oynuyorlar, Çerkes ve Çerkesya tanımı içerisine Abhaz ve Asetinleri sokarak, onları Çerkesyalılaştırarak, Rusya’nın Abhazya ve Güney Osetyayı ilhak etmesine zemin hazırlamaya çalışıyorlar.’ demek mümkün mü, mümkün, ağzımız var ya, söylesek de olur. 

Çerkes=herkes diyerek ulusal kimliklere sahip kurumsallaşmanın önüne geçmeye çalışanlar için Türkiye’deki Kürtlerin, Kürt kimliğine sahip çıkma mücadelelerinde yalnızlaştırılmaları için, birde Çerkesler ortaya çıkmasın diyenlerin ekmeğine yağ sürülüyor veya kendini kesinlikle Çerkes saymayan Abhaz, Asetin, Karaçay, Çeçen gibi halklarla Çerkeslerin arasına nifak sokup Rusya Derin devletinin istemlerini yerine getiriyorlar demekte pek ala mümkün. 

Kısaca yaptığınız, yaptığımız her şey bir başkası ile başkalarının çıkarları veya zararları ile örtüşüyor olabilir. Bu yüzden yaptığımız, yaptıklarımız diğerlerinin yönlendirmeleri ile oluyor zehebine katılmak ta çok doğru değil. Biz, bizim için faydalı olacak şeylere yönelmeliyiz. 

Gerçekte Çerkes’in herkesten oluştuğuna inanıyor olduklarını ise kesinlikle sanmıyorum. Kendi ulusunu kendi kimliğini kabul etmediklerini veya kendi kimliğini başka uluslara dayatmaya çalıştıklarını fark etmiyor olduklarını düşünüyorum, böylece aslında yıprattıkları şeyin kendileri olduğunu da görmüyorlar. Bir kaç yıl sonra söylediklerine-yaptıklarına pişman olacakları şeyler yapıyorlar. 

***

En son ilenir; ‘ Allah taş etsin sizi, emii..’ der, geçersin, demiştik ya... Allah birimizin duasını kabul etti galiba. Bazıları taş oldu, taş, yerine oturmayan taş oldular. 

Onların yerine oturmasını ise artık kimse beklemeyecek, bunu görüyorlar mı derseniz; farkında da değiller, görmekte istemiyorlar. 

Taş oldular taş, tabandan, tavandan, vatandan, köyden, oturdukları dernek lokalinin içinden, baktıkları monitörlerden, her yerden gelen sesi duymamaya karar vermişlercesine, adeta taş olmuşçasına hareket ediyorlar. 

Onları değiştirmek, duymazlıklarına seslenmek, çokta gerekmiyor. Su akar yolunu bulur, taşlarda oturur yerlerine, taş olarak.


Bu yazı toplam 3602 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net