

Türkiye diaspora Adıge (Çerkes) tarihinde 20 Mayıs 2012 önemli bir dönüm noktası oldu.
Çerden-çöpten yapılar çöktü.
Çerkesya (Adıge Heğegu) sevdalısı, Adıge (Çerkes) ulusunun çıkarları kendi önceliği olan kardeşlerimiz, dostlarımız, büyüklerimiz, beşikten mezara Çerkesya Yurtseverleri (Adıge Hekupseher) sağ olun, var olun.
***
Çöktü dediğim, diasporada oluşturulan kurumlarımızın üzerine biriken, çerden-çöpten yapılar. Kurumlarımızın, bizim halkımızın sırtından-cebinden, diktikleri binaları ayakta. Ve bize lazım olan sadece onlar.
Güçlü olduğumuzu artık sadece biz değil, diğer herkes te biliyor. Bu gücümüzü kontrollü kullanmamız gerekiyor. Politikamızı bunu uygun yapmalıyız. Çerkes(adıge) halkı ve Çerkesya (Adıge Heğegu) bizden bunu bekliyor.
***
Bizim üzerinde durduğumuz, bizi biz yapan, Çerkesleri Çerkes yapan en önemli şey kimliğimiz ve yurdumuz. Kimliğimiz ve yurdumuz üzerinde, Adıge (Çerkes) ve Adıge Heğegu (Çerkes ülkesi- Çerkesya) üzerinde, hakkında en ufak bir şaşma, sapıtma, yoldan çıkmanın karşısında son derece keskin duracağız.
İşte bunun üzerine hiç bir (politik davranıyoruz adına yapılan) saptırmaya izin vermeyeceğiz.
Böylesi sapkın davranışlarda bulunanlar beşikteki çocuktan, mezara bir adımını atmışa kadar kim olurlarsa olsunlar bilmeliler ki sosyal statüsüne, mal varlığına, mevkisine, yaşına, başına bakmaksızın karşılarında gücümüzün yettiği oranda bizi bulacaklar. 20 Mayısta buna gücümüzün yeteceğini de ortaya koyduk.
Ulusun kimliği konusunda, ulusun yurdu konusunda en ufak sapmalar dahi bu ulusa karşı yapılmış saygısızlıktır.
Milletimize karşı saygısızlık yapan herkes 'saygınlığını' bizim gözümüzde 'o an' yitirmiştir. Saygınlığını yitirmenin ne demek olduğunu bilmeyenlerle olan ilişkimizin temeli kesinlikle onları saymamaktan geçer.
Milletimizi bambaşka şey yapmak isteyenler her zaman karşılarında bizi bulacaklar, bunu unutmamalılar, ağızlarını açtıklarında akıllarına bizi getirmeli sonra konuşmalılar.
***
Milletimizin kimliği üzerinde politika yapılamaz.
Bu konuda şimdiye kadar gösterdiğimiz hoş görü biz Çerkesya yurtseverlerinin günümüze kadar Türkiyedeki yapının son derece yozlaştırılmasından kaynaklanıyordu. Biz yola çıktığımız ilk günden itibaren milli kimliğimiz ve yurdumuz hakkında son derece nettik.
Biz Adıge (Çerkes)iz. Ülkemiz Adıge Heğegu (Çerkes ülkesi – Çerkesya). Osetya, Abhazya, Çeçenistan, Dağıstan, Türkiye, Ürdün, Amerika, İsrail, Almanya, Suriye, Rusya bizim yurdumuz değil. Asetin, Abaza, Çeçen, Dağıstanlılar, Türkler, Araplar, Yahudiler, Almanlar vs. vs. bizim milletimiz değiller.
Bu ülkelerden herhangi birisini Adıge Heğegu (Çerkes ülkesi - Çerkesya)nın parçası imiş gibi gösteren tüm sapkın yaklaşımlar milletimize zarar verir. Bu ülkelerin milletleride bizim milletimiz değillerdir. Biz o milletlerin bir parçası da değiliz. Adıge (Çerkes) milleti, Adıge (Çerkes) milletidir.
Bunu kabul etmeyen dile getirmeyen herkeste Adıge(Çerkes) milleti, Adıge Heğegu (Çerkes ülkesi - Çerkesya) dışında bir şeye bağlıdır. Ve neye bağlı oldukları sadece kendi sorunlarıdır. Bu sorunu çözecek olan da sadece kendileridir.
Bu şekilleri ile, bizim milletimizin çıkarlarını gözetmek amacı ile oluşturulmuş yapılarımızın üzerinde biriken çer-çöpten ibarettirler.
***
Artık yolumuz açık ve ne yapmamız gerektiği net olarak önümüzde.
Nokta atışı ile, diasporada milletimizin yüzyıl içerisinde oluşturduğu yapıların üzerine yığılmış bu toz yığınını çer-çöpü temizleyeceğiz. Bu bizim boynumuzun borcu.
Unutmayın, önümüzdekiler sadece çer-çöp...
Tek-tek, göze batan her şeyi, herkesi gerektiği yerde hafif hafif üzerine üfleyerek gerektiğinde ise kerpetenle sökercesine temizleyeceğiz.
Bunu yapmadığımız müddetçe yolumuz aydınlığa kavuşmayacak, kurumlarımızın-yapılarımızın üzerinde bu çer-çöp yığını yük olarak durmaya devam edecek.
***
20 Mayıs 2012 ikiyüzlülere de yol vermemiz gerektiğini, artık buna ihtiyacımız olmadığını kanıtladı.
İkiyüzlülüklerini bilmemize rağmen ya bize söylediklerine inanıyorlarsa, ya çevre baskısı ile, amca-yeğen, patron-işçi ilişkisi ile öylede söylemek zorunda kalıyorlarsa diye müsamaha gösteriyorduk.
Artık buna gerek yok.
Mesela, Bursa - Ankara vb derneklerin yönetim kurullarının, Kaffedi oluşturan diğer yapılarda yer alan bazı kimselerin, ÇHİ’nin tutumları, bu kalemde ele alınabilir. Biz Adıgenin (Çerkesin) ne olduğunu biliyoruz, Adıgelerin (Çerkeslerin) ülkesinin de ne olduğunu biliyoruz Ammaaa..... İşte bu amadan sonrası bizi ilgilendirmiyor, ve biz bu amadan sonrasını bir bahane olarak görmüyoruz.
Bu yaptıkları politika değil, ‘Köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyelim’ yöntemi milli kimliğimiz üzerine ipotek kurulmasına sebep açan en yıkıcı yaklaşımdır.
Bu da bitmiştir. Artık onlara öyle, şunlara böyle, farklı farklı milli kimlik sunalım devri bitmiştir.
Adıge (Çerkes) olmak, ölü veya canlı olmak gibi birşeydir. Arası yoktur. Ya canlısınızdır ya da ölüsünüzdür. Ya Adıge (Çerkes)sinizdir, ya da bambaşka bir şeysinizdir.
Bazılarıda, mesela Kafkasya Formu - Vakıf gibileri tam tersine bambaşka şeylere inanmalarına rağmen Çerkes ve Çerkesyanın birliğinden bahsedip kendi inandıkları o şey ne ise bizim ulusumuzu - milletimizi ona angaje etmeye çalışıyorlardı. Bu da bitti.
***
20 Mayıs 2012 tarihinde ellerinde Adıge (Çerkes) bayrakları ile Çerkesya (Adıge Heğegu - Adıge Heku) sevdası içerisinde yürüyenlerden Allah razı olsun.
Çerkes soykırımına uğratılan, canından edilen Adıge (Çerkes) ulusunun tüm fertlerini ve kendilerini Çerkes (Adıge) ülkesinin kaderinin ayrılmaz bir parçası olarak gördükleri için Adıge(Çerkes)lerle birlikte soykırımı ve sürgüne uğratılan tüm etnik yapıları unutmadıklarını gösteren ÇERKESYA YURTSEVERLERİNDEN Allah razı olsun.
Bize artık nasıl davranmamız gerektiğini gösteren, yeni bir yol, ufuk, yöntem açan 20 Mayıs yürüyüşünüz yüreğimizi ağzımıza getirdi, sağ olun var olun.
Allah sizden razı olsun. Her birimizi de, milleti ve ülkesi için tertemiz duygularla yürüyen sizlere layık kılsın.
Siz yolumuzu açan ve genişletenlersiniz.
Yaşasın Adıge (Çerkes) kalma mücadelemiz!
Yaşasın çok etnikli Adıge Heğegu (Çerkes ülkesi- Çerkesya)!
Daima aşırıya kaçmamalıyız. Yurtsever hareket, tarihsel dostlukları bonkörce harcamak hakkına ve iznine sahip değildir.Ayrıca Çeçenler, Osetler, Abazalar bize yük değiller.Bizim lüzumsuz işgüzarlığımızın ve saflığımızın yükünü başkalarına yüklemeye gerek yok.Gürcülere de hakettikleri değeri evet vermek gerekir.Ama Kafkasya Dayanışması içinde tüm Kafkas halklarına saygı göstermek ve kardeşlik hisleryle yaklaşmamız gerek.Çerkes-Adiğe halkını değil başkaları biz bile yalnızlaştıramayız.Çünkü kardeşlik ve dostluk temelli ilişkiler sürecektir.Yeterki biz kendi milli menfaatlerimizi görelim, Çerkesyamızı önceleyelim.
02 Haziran 2012 Cumartesi Saat 19:06Hilmi Abi, kalemine sağlık. Bu 21 Mayıs süreci herkese doğruyu göstermektedir. Kafkas söyleminin çöktüğünü ve bir sonuca varmayacağını herkes biliyor. Gürcü kardeşlerimiz, Çerkes soykırımını tanıyarak Çerkes(Adige) Ulusal hareketinin elini güçlendirmiş ve dünya kamuoyuna duyurmamızı sağlamıştır. Türkiye içerisinde o kadar kurumun yıllardır yaratamayacağı etki, Çerkesya Yurtseverleri ve Gürcü kardeşliği-dayanışması sayesinde kısa bir sürede yaratılmaktadır. Kafkas Söylemi ile Oset, Abaza, Çeçenlerin Adigelerin sırtında yıllardır bir yük olduğu, ve Çerkes(Adige) ulusunun önündeki belki de en önemli engeli teşkil ettikleri aşikardır. Çerkes(Adige) hareketinin çıkarları şu an için Gürcü kardeşlerimizledir. Türkiye'de yaşayan Çerkes(Adige) halkı bu gerçeği er ya da geç görecektir. Nasıl ki tarihi düşmanlıklar bir fayda getirmiyorsa, tarihi kardeşlikler-dostluklar da bir fayda getirmez. Günceli okumak gerekir. Bu yüzden ben bu süreci şöyle yorumluyorum. Çerkes(Adige)-Abaza,Oset,Çeçen kardeşliğine mola, Çerkes-Gürcü kardeşliği zamanıdır. Karşılıklı çıkarlar için doğru olan budur.
02 Haziran 2012 Cumartesi Saat 05:01Hilmi abi merhabalar.
20 Mayıs Çerkes halkının yurtsever düşünceye cevaz verdiğini onu onayladığını kanıtladı.
Bunu bir kenara not edelim öncelikle. Bende yurtsever düşünceyi benimseyen biri olarak bir iki düşüncemi söylemeliyim müsaadenle yazınla ilgili olarak.
Abi insanlarımız henüz kim neyi söylüyor çok fazla ayırabilmiş değiller,
Kurumlarımız mehter marşı gibi bir ileri iki geri gidiyor
Çerkesya yurtsever düşüncesi doğru bir temeldir ama lütfen Hilmi abi köşenden ''meydan okuma'' gibi algılanacak şeylere fırsat verme derim.
Tabi senin kişisel yazılarına hiç bir şey endekslenemez çünkü sen elin yüreğinde heyecanlı yazıyorsun.Biz seni anlarız.
Ama anlamayanlar senin satırları çok güzel çarpıtabilir.
Sen yazdığın temel konularda doğrusun, hemde dosdoğru ama bazen doğruları sunuş tarzımızda daha yumuşak olabilse keşke diyerek yorumumu bitiriyorum.
Saygılar sunuyorum bütün yurtseverlere buradan.
